Tatarköy Hakkında Bilgi Lüleburgaz Kırklareli

'Kırklareli Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 10 Haziran 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Tatarköy Hakkında Bilgi Lüleburgaz Kırklareli konusu Lüleburgaz Tatarköy Köyü - Tatarköy Köyü Hakkında - Tatarköy Köyü Tanıtımı - Tatarköy Köyü Resimleri




    Tatarköy, Kırklareli ilinin Lüleburgaz ilçesine bağlı bir köydür.

    Köy Muhtarı: Şefik AZMAN

    Muhtarlık Erişim Bilgileri:

    Telefon:
    463 82 02

    Tarihi

    Köyün kuruluşu 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı (Rumi 93 harbi diye bilinir.) Bulgaristan'ın Kızanlık kasabasının Doymuşlar ve Midrezli(Kıdrezli) köylerinden göç eden yaklaşık 70-80 hane tarafından kurulduğu yaşlıların anlatımından öğrenilmiştir. Osmanlı'nın Balkanlardaki bu ilk en büyük bozgunu sonucu Lüleburgaz köylerinin hatta Trakya köylerinin çoğunun tarihi bu başalangıçladır. Bulgaristan'ın Kızanlık kasabasının bu iki yakın köy göçmenleri kendilerine gösterilen Lüleburgaz2ın Kuzeybatısındaki bu alana yerleşmişlerdir. Bu yerin yani Tatarköy'ün adı KAZAKKORU'dur. Bu esnada burada (KAZAKKORU)Osmanlı zamanında daha önce iskan edilmiş bulunan yaklaşık 10-15 hane Tatar Türkü köyün yerleşim yerinin batı yönündeki çatak içinde yaşamaktaymışlar. Gelen bu yeni insanları kabul etmekte haklı olarak biraz zorlanmışlar. Bu konuda Tatar türkü yerleşimciler ile Kızanlık göçmenleri bir çatışma yaşamışlar. Sayıca fazla olan yeni göçmenler Tatar Türklerini yerlerinden yurtlarından çıkarmak için mücadeleye girişmişler. 1984 yılında yaklaşık 103 yaşında vefat eden Abdullah BATMAZ(Tatarköylü emekli) öğretmenin babası Çanakkale, Yemen gazisi Galip BATMAZ'ın anlatımıyla gece Tatarları Kadın elbisesine bürünerek evlerine yaklaşmışlar ve o'nun anlatımıyla kovalamışlar ve buranın tek sahibi olmuşlar. Bu tarihten sonra Tatarlar dan sonra bu yerin adı Tatarların köyü Tatarlardan alınan köy anlamına geldiği için Tatarköy adıyla anılmaya başlanmıştır. Tatarköy daha sonra Balkan Harbinde (1912), ve Kurtuluş Savaşı yıllarında iki defa göç yaşamıştır. Bunlar Adapazarı ve Manisa'ya olmuştur. Bu göçler zamanından kalan bazı Tatarköylülerin akrabaları halen Manisa civarında yaşamakta ve eski kuşaklar ile iletişim bu yıllarda azalmasına rağmen devam etmektedir. Tatarköy Kurtuluş savaşı yıllarında Lüleburgaz ve çevrei ile birlikte Yunan işgali yıllarını yaşamıştır. Bu esnada kuzey komşusu Celaliye Köyü eski ismi YUVANKÖY ismini Yunan işgal gücünün yerleşim yerinden almıştır. İşgal birliklerinin merkezi konumundaki Yuvanköy(Şimdiki Celaliye)aynı zamanda erzak deposu ve erzak nakil yolu üzerindedir. bu erzak yolu üzerinde bulunan Tatarköy yerleşiminin doğusundaki şimdiki Tatarköy Göleti ayrımında Yunan erzak arabasından bir çuval un çalan kendisinin civar köylerden biri olduğu söylenen erkek Yunan askerleri tarafından un çuvalını kaçırırken sırtından vurulur. O zamanda sahibi çıkmayan bir yakını olmayan bu kişi öldürüldüğü yere köylülerce gömülür. 1980 li yıllara kadar yerden hemen her gece bir ışık belirir ve Turgutbey Köyü sınırlarına kadar gece atlayarak hareket ederd. Bu olayı köyün o yıllarda doğmuş tüm halkı bilmektedir. Bu IŞIK BABA diye anlatıla gelmiş bir gerçektir. Ta ki İstanbul'dan köyle hiç alakası olmayan bir kadın rüyasında burada bir mezar olduğunu ve bu yeri koruma altına alıncaya kadar. Mezar yeri belirlenen Tatarköy ile özdeşleşen IŞIK BABA artık geceleri ışığı ile çıkmamaktadır. . 8 Kasım 1922 tarinde Lüleburgaz'ın düşman işgalinden kurtuluşu ile Tatarköy de düşmandan temizlenmiş, macırlığa(Muhacirliğe) giden köylü yerine yurduna gelmiştir. 1353 yılında Osmanlı'nın Rumeli'ye çıkışı ile Avrupa'da Anadolu'nun en seçkin, zanaatkar, dürüst, cesur, Osmanlı'yı müslümanı en iyi temsil edecek "İlahi Kelimetullah" için kılıçla değil insanlıkla medeniyetle örf ve adetle İslamlaştırma politikasının seçkin seçilmiş Anadolu evlatları Rumelili olmuş ve 550 yıl gibi asırlarca ifade edilen bu zamanı Rumeli de geçirmişlerdir. Tahminen Karamanoğulları kökenine dayanan Tatarköy tarihi bu 500 yıllık Rumeli hayatından sonra şimdiki vatan topraklarında devam etmektedir. Köye önce 1950 li yıllarda daha sonra da 1970 li yıllarda Bulgaristan yine Kızanlık civarından birkaç hane göç gerçekleşmiştir. Tatarköy 1914-1918 yılları arasında geçen 1.Cihan harbi ve özellikle Çanakkale Cephesinde hemen her haneden bir şehit veya gazi vermiştir. Bunlardan Galip Batmaz isimli gazimiz 1980 li yıllara kadar yaşamış ve canlı bir tarih olarak Yemen ve diğer cephelerde yaşanan kahramanlıkları ve yokluk içindeki Türk milletinin azmini ömrünün yettği kadar anlatmıştır. Yine Tatarköy den 1950 li yıllarda Türkiye'nin katıldığı Kore savaşına katılıp bizzat muharebelere katılmış olan ve 11 Ekim 2007 Perşembe günü Ramazan Bayramı arefesinde ezan vaktinde aranızdan ayrılan Selahattin KURT adındaki gazimiz 12 Ekim 2007 Cuma günü askeri tören ile tüm köy halkının katıldığı büyük bir törenle toprağa verilmiştir. Halen köyümüzün yine 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'na katılmış ve cephede savaşmış Mustafa KURT ve İsmail HIRA isminde iki gazimiz. bulunmaktadır. Allah onlara uzun ömür versin. Tatarköy Cumhuriyet döneminde gelişimini sürdürmüş ülkenin şartlarında tarım ve hayvancılık ile geçinen namuslu ve dürüst insanların, örnek dayanışma, birlik ve beraberliğin sergilendiği, küçüklerin büyüklere saygı gösterdiği Güzel ülkemizin güzel insanlarının yaşadığı, dost yanlısı, tipik Rumeli hoşgörüsü sergleyen, misafirperver, vatanını seven ve yeri geldiğinde ecdadı gibi ölmesini bilen insanların yaşadığı bir Atatürk milliyetçisi köydür.Tatarköy komşusu tüm köylerle iyi ilşkiler içinde olan, kız alıp kız veren, toprağı ile kaynaşmış bir köydür. Köyün ismi 1976-1982 yılları arasında muhtarlık yapan Mürsel ARSLAN tarfından değiştirilmek için teşebbüste bulunulmuş fakat İçişleri bakanlığı tarafından bu istek geri çevrilmiştir. Bu isim değiştirme istekleri daha sonraki yıllada görev alan muhtarlar tarafından yetkililere iletilmiş fakat kabul görmemiştir. Tatarköy topraklarında 1200 megawat gücünde elektrik üreten, Türkiye'nin ilk özel sektör tarafından Yap-İşlet-Devret politikasıyla zamanın Başbakanı Turgut ÖZAL tarafından büyük önem verilerek yaptırılan ve hala ülkemiz için vazgeçilmez bir zenginlik olan HEAŞ Hamitabat Elektrik santralini bulundurmaktadır.. Tatarköy Muhtarı Şefik AZMAN ve köy İhtiyar Meclisi üyeleri tarafından 2004-2009yılları arasında, köyün alt yapısı yani kanalizasyon projesi hayata geçirilmiş,sadece köylünün değil başta İlçemiz Lüleburgaz olmak üzere HEAŞ santrali vatandaşlarımızın da hizmetinde olan Mezbahane hayata geçirilmiştir. Bu mezbahane Kurban Bayramındaki kurbanlık kesim ihtiyacını hijyenik ve modern bir ortamda gerçekleştirme fırsatı vermektedir. Köyün meydanı ve ana yolların önemli bir bölümü bu çalışkan yöneticiler tarafından kilit taş yapılmıştır. Medeniyetin gereği olan bu yeniliklerin köyde gerçekleşmesi köy halkı ve gelen misafirler tarafından memnuniyetle karşılanmakta ve takdir görmektedir.

    Bu çalışkan yöneticilerimiz ellerinden geldikleri hizmetleri süreleri içinde gerçekleştirerek görevlerini tamamlamışlardır.
    Şimdi ise 26 Mart 2009 Yerel seçimlerinden sonra göreve gelen Muhtar Bahtiyar YAVUZ ve İhtiyar Meclisi üyeleri Hasan DERİN, Ahmet Engin UZUN, Ali ALKAN, Seçkin AKAR ve Mehmet DİNÇ Tatarköyümüzün yönetimine seçilmişlerdir. Bu yöneticilerimizden de öncekil görev yapan tüm muhtar ve azalar gibi başarılı olup hizmet beklentileri mevcuttur. Tatarköy'ün en güzel toplumsal davranış örneği seçime saygı gösterme ve demokrasiyi özümsemiş olmak olarak belirtebiliriz. Yani seçim bitti, kaybeden kazanan tarafı tebrik eder ve bölünmüşlük olmadan yola devam edilir. Bunun nedeni bence(İ.A.) köydeki hemen herkesin yakın akrabalık ilişkisi içinde olması ve hoşgörülü olmaktan gelmektedir. Zaten Rumelili olmak demek Hoşgörü ve medeni olmak demektir. Bizim ecdadımız İstanbul'un fethinden yüz yıl önce 1353 Rumeliye geçerek balkanlara yerleşmesi, buralarda onlarca etnik ve dini inanışa sahip insanlarla bir arada yaşama becerisini kazanmış olmasıdır. Biz Rumeliliyiz, hoşgörümüz, yönetme isteğimiz hep buradan gelmekte değil mi?

    Kültür

    Tatarköy, gelenek ve göreneklerine bütün bu iletişim araçlarındaki gelişme ile birlikte yine de sıkı sıkıya bağlı bir kültür örneği sergilemektedir. Bu konuda en belirgin özelliklerinden birisi kadınlarına has sadece Tatarköy kadınları tarafından giyilen ferace (Tatarköy Feracesi) örnek gösterilebilir. Bu giysi tamamen köy kadınlarına has bir giysidir. Siyah renli kumaşı, ve diğer Lüleburgaz köylerinin feracelerinde olmayan sırt kısmında omuzdan ekli ve neredeyse yere kadar uzanan ilave bir parçası(Kapağı) ile çarşıda pazarda kolayca ayırt edilebilen bir özellik arzeder. Yine Tatarköy'e kadınlarına genç kızlarına mahsus baş örtüsü bağlama şekli, genç kızların ve yeni evli gelinlerin orta yaşlara kadar özellikle kına geceleri ve köy düğünlerinde mutlaka başlarına bağladıkları GREPLERİ (oyalı yazma), Tatarköy kadın terzilerinin biçip diktikleri şalvarları. bu şalvarların kesimleri, paçalarının büzgüleri, dikiş özellikleri tamamıyle köye mahsusu bulunmaktadır. Kına geceleri Tatarköy için folklorik özelliklerin hala canlı örneklerini sergileyen bir tarihi belge niteliğindedir. Bu geceler kız evinde, kız tarafının ve erkek tarafının yakını olan kadınlarının genellikle kırmızı-al renkli URBA(Şalvar ve üstü takım kadın elbisesi)düğünün başladığı ilk gece yani Perşembe günü geçesi gerçekleşmektedir. Kına gecesinde kız evinde oğlan tarafı misafir edilir. Bu gece kız tarafı istekleri öncelikli olarak onların havaları çalınır, oynanır. Kırmızı rengi bu gece temizliği saflığı bakireliği temsil eder. Bu renk evli genç ve orta yaşlı kadınlar tarafından giyilerek neslin devamında evlilik töreninin önemini genç kızlara örnek olsun diye tercih edilmektedir. Gecenin sonuna doğru gelin kıza arkadaşları yani sağdıçları tarafından eğil kadınların rehberliğinde kız annelerini ağlatacak şarkı ve türküler söylenerek KINA TÖRENİ yapılır. Kına kızın namusunun sembolüdür. Kız ailesi kızını telli duvaklı gelin etmenin mutluluğunu köy halkı ile paylaşır ve yeni nesillere örnek olunur. Kına gecesinde gelin başına kırmızı örtü örtülür ve hüzünlü şarkılarla ağlatılır. Kız anneleri de bu ağlamadan nasibini alır. Tatarköyde Düğünlerin Çarşambası, ORTASI, Cumartesi ikindi namazı çıkışından sonra damat evinde yapılan Damat Traşı, Pazar günü İkindi Namazını müteakip gerçekleşen GELİN ALICI (Alay), düğün bitim gecesi gerdekten önce damat evinde verilen GÜVEY YEMEĞİ(Damat Yemeği)törenleri hep Tatarköy'e has özellikleri olan düğünün bölümleridir. Üç gün üç gece düğün yapma geleneği sadece Tatarköy'de devam eden bir gelenek olarak sürdürülmeye çalışılmaktadır. Son yıllarda şehir salon düğünleri maalesef bu kültürümüzü baltalamaktadır. Tatarköy düğününden sonra köy komşuları katkıları ile yeni çift eşya ve maddiyat olrak yeni bir aile olmanın gerektirdiği ihtiyaçları karşılanmış olarak toplumdaki yerlerini almaktadırlar. Yine Tatarköy'e mahsus ASKERE GEÇİRME, HACI GECİRME-KARŞILAMA, YAĞMUR DUASI, NİŞAN, SÖZ gelenekleri yeni nesillere öğretilerek yaşatılmaya çalışılmaktadır. Geçmişte önemli yer tutan İMECE yok olmuş sayılabilir. Tatarköy'de köy halkı yedisinden yetmişine "Sevinçler paylaşıldıkça artar, üzüntüler paylaşıldıkça azalır" sözünden hareketle düğünler de, cenazelerde de birlikte olunur. bu Köyün çok anlamlı ve örnek olan, takdir gören güzel bir geleneğidir. Yine köy halkı tarihsel olarak, köken olarak ekseriyeti akrabalık bağları ile birbirine bağlı, birbirini seven ve sayan insanların yaşadığı örnek bir köydür. Tarımsal faaliyetlerde alet kulanımı gibi yardımlaşma, paylaşma gelişmiştir. Yine köyde şu anda sadece hıdrellez gecesi ateş üzerinden atlama ve sabahı derede birbirini ıslama ve söğüt dalı kapılara asma geleneği devam etmektedir. Bu hıdrellez şenlikleri eskiden maniler, tıkırıngaç dönmeler, salıncak kurmalar gibi etkinliklerle kutlandığı elli yaş üzeri sakinlerin anlatımlarında yaşamaktadır.

    Coğrafya

    Kırklareli iline 45 km, Lüleburgaz ilçesine 8 km uzaklıktadır. Köyün en yüksek noktası 25 m ile yerleşim yerinin Kuzeybatı kısmındaki Kocatepe'dir. Burada Traklar zamanından kaldığı sanılan küçük bir höyük şeklindeki 6m yüksekliğinde bir yükselti mevcuttur. Bunun zamanında ateş yakarak, davul çalarak haberleşmek amacıyla oluşturulduğu düşünülmektedir. Tatarköy Ergene Havzası'nın kuzey ucunda yer almaktadır. 16.000 dekar (1.600 hektar) araziye sahiptir. Bu arazinin şu anda yaklaşık 12.000 dekarı işlenmektedir. Tatarköy'de 1971 yılında DSİ tarafından Kuzeydoğu komşusu Yenitaşlı sınırının keşiştiği yerde yapılan Tatarköy sulama göleti, yapıldığı tarihten beri köyün yaklaşık 2-3 bin dekar arazisini sulamada kullanıldığı için hayvancılık gelişmiştir. Sulana arazilere yılda iki ürün ekimi yapılmaktadır. Tatarköy'de buğday, ayçiçeği, mısır(Slajlık), arpa tarmı yapılmaktadır. Büyükbaş ahır hayvancılığı gelişmekle birlikte son yıllarda hayvan ve süt miktarında önemli miktarda düşüş gözlemlenmektedir. Yine köyde 5-6 hanenin geçimini sağladığı küçükbaş koyun ve keçi sürüleri mevcuttur. Mera miktarı azaldığı için koyunculuk can çekişmektedir. TatarköyÜn arazisi tarıma elverişli kepir, boz toprak ve kumsal olarak nitelenen toprak çeşitlerine sahiptir.

    İklim

    Köyün iklimi, Trakya Karasal iklimi etki alanı içerisindedir.

    Nüfus

    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007
    2000 1044
    1997 984

    Ekonomi

    Köyün ekonomisi tarım hayvancılığa , dayalıdır.


    Altyapı bilgileri

    Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur(yeni yapıldı 2007 ) şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.KÖYDE DOĞALGAZ YOKTUR.Köyde orta okul yoktur.



    Kaynak : Yerel Net , Vikipedi, özgür ansiklopedi



    Köyünüze Ait Bilgi ve Resimleri Bu Konu Altında Paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş