Tarihteki İlkler Arşivi

'Tarihi Bilgiler' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 12 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Tarihteki İlkler Arşivi konusu
    Tarihteki İlkler

    İlk Reklam Şirketi
    Resmi kayıtlara göre, bilinen en eski reklam şirketi, 1786 yılında, Londra'da kuruldu. Şir- ketin sahibi William Tayler , özellikle yerel ba sında sayısız ilan yayınlattı. İlk ilan metinleri, genellikle "duyuru" biçimindeydi . 1809 yılın- dan itibaren reklam ajansları, metinlerde vurucu sloganlara yöneldiler. Bu akımı ilk başlatan metin yazarı ise James White'ın reklam ajansında çalışan Charles Lamb oldu. Lamb'in yazdığı ilk orijinal reklam metninde, bir eşya piyangosunun tanıtımı yapılıyordu. 1880'lerden itibaren gazete ilanlarında, biçim olarak da yaratıcı zekânın ürünleri sergilenmeye başlandı. 1889'da İngiltere'de Thomas Smith, kurduğu reklam ajansını "yaratıcı metin ve mizanpaj kuruluşu " olarak tanımlıyordu . Amerika'da J. Ayer tarafından kurulan reklam ajansı, ilk metin yazarını 1892, ilk grafi- keri ise 1898 yılında kadrosuna aldı.

    Amiral Thomas Cochrane'den, Fransız halkına seslenen bazı bildirilerin dağıtılmasını istediler. Donanma Komutanlığı, söz konusu bildirilerin İngiliz kıyılarında avlanan Fransız balıkçılarına verilmesini ve kendilerinden bu bildirileri yurttaşlarına dağıtmalarının isten- mesini öneriyordu. İngiliz Cochrane ise, Fransız balıkçılarının, düşmanları tarafından ellerine zorla tutuşturulan kâğıtları, kendi yurttaşlarına ileteceklerine hiç inanmıyordu. Bu yüzden, teslim edilen emanetleri, Fransa'ya ulaştırmak için başka bir yöntem aramaya başladı. Daha önceki yıllarda, Kraliyet Donanması'ndan "Pallas" adlı geminin güvertesinde uçurduğu dev uçurtmalarla, tekne- nin hızını artırabilmek için bazı deneyler gerçekleştirmişti. Bu deneyler ona esin kaynağı oldu ve küçük uçurtmalar yaptırttı. Bildiriler, bu uçurtmaların kuyruklarına düğümlendi. Gemi, Fransız sahillerinde dolaşmaya başladı. Belirli aralıklarla, uçurtmaların ipleri bırakıldı ve böylece İngilizlerin bildirileri, Fransız sahillerine ulaşmış oldu.

    İlk Havadan İlaçlama
    Tarım ürünlerini zararlılardan korumak için ilk havadan ilaçlamayı 3 Ağustos 1921 günü Teğmen John B. Macready ABD'de, Ohio'nun Troy yöresinde gerçekleştirdi. Dünya yükseklik rekorunun da sahibi olan Teğmen Macready, Ohio Tarımsal Deneyler İstasyonu adına, Curtiss JN6 tipi uçağıyla 24 dönümlük bir katalpa ormanını ilaçladı. Yerden yaklaşık 10 metre yüseklikte giden uçaktan bo- şaltılan 80 kilo toz kurşun arsenatla, 4 bin 815 ağaç ilaçlanmış oldu. Bu ilaçlama işlemi, bir dakikadan bile daha az sürmüştü.

    İki gün sonra, bu projenin fikir babası olan Ziraat Mühendisi C.R. Nellie, ağaçlar üzerinde bir inceleme yaptı ve katalpa ağaçlarına büyük ölçüde zarar veren böceklerden yalnızca yüzde birinin sağ kaldığını saptadı.

    Ticari amaçlı ilk tarımsal ilaçlama şirketi ise, ABD'nin Georgia eyaletinde C.E. Woolman tarafından 1925 yılında kuruldu. Daland Dustters İnc. adlı bu şirket, Petrel türü tek uçağı ile boşalttığı kalsiyum arsenat sayesin- de, Georgia'daki pamuk tarlalarını büyük ölçüde zararlılardan kurtardı.

    Kürtaja İzin Veren İlk Ülke
    Sovyetler Birliği, kürtaja izin veren ilk ülkedir. Bu ülkede, 1920 yılında, çocuk aldırmak yasal olarak serbest bırakıldı. Ancak, tüm kadın doğum doktorlarına birer genelge gönderilerek, hastalarını, özellikle ilk hamilelikleriyse, ameliyattan vazgeçmeye ikna etmeye çalışmaları istendi. Ancak, hamilelik iki buçuk ayı geçmemişse, doktorun, hastanın arzusuna karşı çıkması olanaksızdı. Yani, son söz annedeydi. Kürtajın serbest bırakılması üzerine, Sovyetler Birliği'nde çocuk aldıran annelerin sayısı hızla arttı. 1934 yılında, yalnızca Rusya Sosyalist Cumhuriyeti'nde 700 bin kürtaj olayı kayıtlara geçti. Bu gelişmeden endişe duyar, yetkililer, 1936 yılında yasada yaptıkları bazı değişikliklerle, kürtaj için bazı koşullar getirdiler. Buna göre, bir annenin çocuğunu aldırabilmesi için, hamilelik nedeniyle yaşamının "ciddi bir tehlike" altında olması ya da bebeğin hastalıklı doğacağına ilişkin bazı belirtiler bulunması gerekiyordu. Bu koşullar, 1955 yılına kadar geçerliliğini korudu. O yıl, Kürtaj Yasası'nda bazı değişiklikler yapıldı. Bugün Sovyetler Birliği'nde, resmi kayıtlara geçen yıllık kürtaj sayısı. 6 milyon civarındadır.

    Mediko-sosyal nedenlerle, kürtajı yasal hale getiren ilk ülke ise, İzlanda'dır. 28 Ocak 1935 günü kabul edilen 38 sayılı yasaya göre, eğer doğum annenin bedensel ya da ruhsal sağlığı açısından ciddi tehlikeler taşıyorsa ve hamileliğin ilk 28. haftası geçilmemişse, çocuk alınabiliyor. Batı Avrupa'da, yine medikososyal nedenlerle kürtajı yasal hale getiren pek çok ülke, kendilerine İzlanda'daki uygulamayı örnek almıştır.



     
  2. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Havadan Uçakla İlk Propaganda

    Havadan, uçakla ilk propaganda, 1911-1912 yıllarında, Türk-İtalyan savaşı şırasında ger- çekleşti. İtalyan havacılık teşkilatı olan"Italian Servizi Aeroriautici", Libya üzerinde iken uçakla Tripolili Araplara seslenen, "Tripoli, 15 Ocak 1912" tarihli ve "Cavena" imzalı bildiriler attılar. Bu bildirilerde, teslim olan herkese bir "Napolyon altını" ile bir çuval buğday ya da arpa vaat ediliyordu


    Savaşta Görev Yapan İlk Uçak
    Türk-İtalyan savaşı sırasında, Tripoli'deki İtalyan Hava Kuvvetleri'nin komutanı Binbaşı Piazza, 23 Ekim 1911 günü "Bleriot XI" türü uçağıyla, Aziziye'deki Türk birliklerinin üzerinde bir keşif uçuşu yaptı. Bu, bir savaşta uçak tarafından yerine getirilen ilk görev oldu.
    Savaşta Yaralanan İlk Havacı

    31 Mart 1912 günü. Tobruk'taki Arap siperlerini bombalayan bir uçağın ikinci pilotu Yüzbaşı Montu, yerden açılan bir ateşle vuruldu. Teğmen Rossi kumandasındaki uçak, yerden 600 metre yükseklikteyken, dört kurşun yarası aldı ve bunlardan biri Yüzbaşı Montu'ya isabet etti.
    Havadan İlk Askeri İndirme

    Havadan ilk savaş operasyonları, İtalyan Ordusu’ndaki havacılık gönüllüleri tarafından yine 1911-1912 yılları arasında Türk-İtalyan savaşı sırasında, Libya üzerinde gerçekleştiril*di. Tripoli’ye gönderilen İtalyan hava birliğin*de (19 Kasım 1911), 10 subay, 29 er ve 9 uçak vardı (2 Bleriot, 2 Etrich, 2 Henri Farman ve 3 Nieuport). Bu birlik, daha sonra birkaç Deperdussin ve hava gemisi ile takviye edildi. İtalyanların Libya’daki hava kuvvetleri, kısa zamanda bir savaş uçağı taburu, bir hava ge*misi taburu (4 Mart 1912′de faaliyete geçti), bakım ve onarım için bir fabrika ve deneysel çalışmalar için bir laboratuvardan oluştu. Ha*vacı gönüllülerin görevleri ise, beş ana nok*tada odaklanıyordu. Havadan keşif, fotogrametri, topçulara hedef tayin etme, ha*vadan propaganda ve hava saldırılan. Görül*düğü gibi, bu birlik hava kuvvetlerinin günümüzdeki işlevlerinden yalnızca ikisini ye*rine getiremiyordu: Son derece hafif olan uçaklarla, asker ve cephane nakli mümkün de*ğildi ve havada başka uçaklarla savaş olanak*sızdı. Eğer o dönemde Türklerin de savaş uçaklan olsaydı, belki bu ikinci olasılık da ger*çekleşebilirdi.

    İlk Hava Saldırısı
    1 Kasım 1911 günü, Teğmen Giulio Gavotti, "Etrich" türü uçağıyla, Tripoli'den havalandıktan sonra, Ain Zara'daki Türk mevzilerinin üzerine, yaklaşık iki kiloluk "Citelli" tipi bir bomba attı. Mevzilerin üzerinde dolaşıp yaptığı tahribatı gördükten sonra, Tagiura üzerine yöneldi ve yanındaki üç bombayı da buraya fırlattı.

    Üç gün sonra, Ain Zara'ya düzenlenen ikinci bir hava saldırısı, Türklerin çok şiddetli protestolarına neden oldu. İtalya, Cenevre Konvansiyonu'na aykırı davranmakla suçlandı. Havadan yapılan bombardımanın tahrip gücü, yalnızca Türk ve İtalyan gazetelerinde değil, tüm dünya basınında günün konusu oldu.
    İlk Esir Pilot

    Libya'daki Türk-İtalyan savaşı sırasında, İtalyan Hava Kuvvetleri'nden ölen olmadı. Ancak, Teğmen Moizo, 11 Eylül 1912 günü Nieuport türü uçağıyla Aziziye yakınlarında zorunlu iniş yapınca , "savaş tarihinde esir olan ilk pilot" unvanını kazandı. Tripoli'ye ilk gelen pilotlardan biri olan Moizo, 11 aylık görev süresi içinde 82 hava saldırısıyla birlikte bir rekor kırmıştı.

    İlk Telsiz Telgraf


    Irak Posta Direktörü Douglas Gumbley, ilk telsiz telgraf gönderen kişi olarak tarihe geçti. Gumbley, 1933 yılı Şubat ayında, buluşunu Londra'da kendi adına tescil ettirdi. Daha sonra telsiz telgraf, posta amacıyla 15 Temmuz 1933'ten itibaren Irak Postanesi'nde kullanılmaya başlandı.
     
  3. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Uçağa Parayla Binen İlk Yolcu
    İngiltere'de 1911 yazında, Keith Prowse and Co. adlı bir şirket, eğlenmek amacıyla uçağa binmek isteyenleri, 2 İngiliz altını karşılığında gezdiriyordu.
    Belirli bir ücret karşılığında bir yerden bir yere gitmek isteyen ilk yolcuyu ise, 17 Mayıs 1911 günü, J.V. Martin taşıdı. Martin, yolcusunu G.W. Farman tipi uçağıyla, İngiltere' nin Brooklands yöresinden Hendon'a götürdü.


    1280 İlk gözlük İtalya'da yapıldı.

    * 1450 Johannes Gutenberg'in baskı makineleri kitap üretiminde çığır açtı. Bunun sonucunda yeni icatlar hakkındaki bilgilerin yayılması hızlandı.
    * 1453 Copernicus, gezegenlerin Dünyanın etrafında değil, Güneş'in etrafında döndüğünü ortaya atan kuramını yayımladı.
    * 1592 Galileo, cisimleri 30 kez büyüten bir teleskop yaptı.
    * 1614 İskoçyalı matematikçi John Napier logaritma cetvelini icat etti.
    * 1618 Johannes Kepler, gezegenlerin Güneş'in çevresinde çizdikleri elips biçimindeki yörüngeleri betimleyen yasaları yayımlar.
    * 1622 Blaise Pascal, babasının vergi hesaplarında kullanması için bir toplama makinesi icat etti.
    * 1643 Evangelista Torricelli, hava basıncını ölçmek için şimdi civalı barometre denilen cihazı icat etti.
    * 1656 Christian Huygens, Galileo'nun fikirlerine dayanan hassas bir sarkaçlı saat tasarladı.
    * 1668 Isaac Newton ilk aynalı teleskopu yaptı.
    * 1682 Edmond Halley, daha sonra kendi adıyla anılacak bir kuyrukluyıldızın yörüngesini çizip betimledi.
    * 1687 Newton'un, evrensel çekim yasalarını formülleştirdiği Principia başlıklı kitabının yayımladı.
    * 1690 Edmund Halley, dalış makinelerine hava pompalayacak bir yöntem geliştirdi.
    * 1698 Thomas Savery'nin yaptığı ilk buhar makinesi, su altında kalan madenlerdeki suyu dışarı pompalamada kullanıldı.
    * 1733 İngiliz bir dokumacı tarafından icat edilen "uçan mekik" adındaki alet bir kişinin bir günde üretebileceği kumaş miktarını ikiye katladı.
    * 1752 Benjamin Franklin, yıldırımın elektrikten kaynaklandığını gösterdi.
    * 1783 Marquis de Jouffroy d'Abbans ilk buharlı gemiyi yüzdürdü.
    * 1783 Montgolfier Kardeşler bir sıcak hava balonunu başarıyla uçurdu.
    * 1789 Lavoisier'nin, 33 elementi sıraladığı ve bu elementlerin adlandırılması ile ilgili modern sistemi sunduğu "Kimyasal Adlandırma Yöntemi" yayımlandı.
    * 1796 Edward Jenner, bir çocuğu çiçek hastalığına karşı aşıladı.
    * 1799 Alessandro Volta, ilk elektrik bataryasını yaptı.
    * 1801 İlk denizaltılardan olan Nautilus ilk yolculuğunu tamamladı.
    * 1804 Richard Trevithick raylar üzerinde giden ilk buharlı lokomotifi yaptı.
    * 1814 Friedrich König elle çalışan matbaadan çok daha hızlı olan buharlı matbaayı geliştirdi.
    * 1819 Augustus Siebe basınçlı bir dalgıç elbisesi tasarlayarak insanların daha derinlere dalabilmesini sağladı.
    * 1820 Hans Oersted, elektrik akımının pusulanın iğnesi üzerinde manyetik etki yarattığını gösterdi.
    * 1821 Charles Babbage, karmaşık matematiksel tabloları otomatik olarak hesaplamak için tasarladığı "fark makinesi" nin üzerinde çalışmaya başladı.
    * 1826 Fransız fizikçi Joseph Niepce tarihteki ilk fotoğrafı çekti.
    * 1829 George Stephenson, en iyi buharlı lokomotif tasarlama ve yapma yarışmasını kazandı. Rocket adlı bir lokomotif üretti.
    * 1830 İlk dikiş makinesi Fransız terzi Barthelemy Thimonnier tarafından tasarlandı.
    * 1836 Samuel Colt, yaptığı hızlı ateş eden tabanca "altıpatlar" ın patentini aldı.
    * 1837 Isambard Kingdom Brunel, ilk kıtalararası buharlı gemiyi yüzdürdü.
    * 1837 İki İngiliz mucit William Cooke ve Charles Wheatstone ilk elektrikli telgraf makinesini yaptı.
    * 1838 Samuel Morse kendi geliştirdiği Morse alfabesini ilan etti.
    * 1839 Louis Daguerre vesikalık fotoğraflarda çok tutulan daguerrotype fotoğraf tekniğini icat etti.
    * 1841 Michael Faraday, hareketli bir mıknatıstan elektrik akımı elde etti.
    * 1843 Samuel Morse, telgraf mesajlarında kullanılmak üzere nokta ve çizgilerden oluşan ünlü mors alfabesini icat etti.
    * 1846 Amerikalı bir dişçi bir çene ameliyatında acıyı hissettirmemek için eter kullandı.
    * 1848 İlk yürüyen merdiven, New York'ta turist çekmek için kuruldu.
    * 1849 Çengelli iğne icat edildi.
    * 1857 New York'ta bir dükkân asansörü olan ilk bina oldu.
    * 1860 Belçikalı Etienne Lenoir ilk içten yanmalı motoru yaptı.
    * 1863 İlk metro (yeraltı demiryolu) hattı Londra'da işletmeye açıldı.
    * 1868 Gregor Mendel, bezelye bitkileriyle yaptığı, modern genetik kuramının temellerini oluşturan araştırmalarını bitirdi.
    * 1868 Bir gazetenin yazı işleri müdürü olan Christopher Sholes ilk kullanışlı daktiloyu yaptı.
    * 1872 Fotoğrafçı Eadweard Muybridge ilk ardışık fotoğraflar dizisini çekti.
    * 1876 Alexander Graham Bell ilk telefon konuşmasını yaptı.
    * 1877 Edison fonografı icat etti.
    * 1878 Joseph Swan elektrik ampulünü icat etti.
    * 1879 Ernst von Siemens elektrik döşenmiş bir hat üzerinde giden ilk elektrikli treni sergiledi.
    * 1881 Emile Berliner, yassı plaklar kullanan ilk gramofonu yaptı.
    * 1885 Louis Pasteur, bir dizi aşı yaparak, kuduz bir köpek tarafından ısırılmış bir çocuğun yaşamını kurtardı.
    * 1885 Fizikçi Heinrich Hertz elektromanyetik dalgaların varlığını gösterdi.
    * 1885 Avusturyalı kimyacı Carl Auer, muma göre daha kullanışlı ve güvenli olan bir havagazı lambası icat etti.
    * 1886 Linotip adlı makine, gazetelerin ve kitapların daha hızlı hazırlanmasını sağladı.
    * 1888 George Eastman, Kodak no.l adlı fotoğraf makinesini üretti ve müşterilerinin filmlerini banyo etti.
    * 1889 Edison'un yardımcısı Charles Batchelor sinema filmlerinin seslendirilmesi üzerine deneyler yaptı.
    * 1890 Daimler motor şirketi, dört tekerlekli ve akaryakıtla çalışan otomobil üretimine başladı.
    * 1890 Herman Hollerith'in icat ettiği elektrikli sayma makinesi sayesinde Amerika'da nüfus sayımı işlemi çok hızlı bir şekilde sonuçlandırıldı.
    * 1895 Paris'te Lumiere Kardeşler 10 hareketli filmden oluşan bir gösteri yaptı.
    * 1895 Wilhelm Röntgen, X-ışınlarını buldu.
    * 1898 Valdemar Poulson, modern teybin öncüsü olan bir cihaz yaptı.
    * 1901 İlk radyo transistörünü Marconi geliştirdi.
    * 1902 İtalyan Guglielmo Marconi, Manş Denizi üzerinden radyo dalgalarıyla mesaj iletmeyi başardı.
    * 1903 Amerikalı Wright Kardeşler ilk motorlu uçağın uçuşunu gerçekleştirdi.
    * 1903 Henry Ford, yeni araba fabrikasıyla seri üretim tekniğini getirdi.
    * 1903 Willem Einthoven, kalbin işleyişini kaydeden elektrokardiyografi cihazını icat etti.
    * 1904 John Fleming'in geliştirdiği cam diyotlar radyo cihazlarının vazgeçilmez parçası oldu.
    * 1908 Adını mucidinin adından alan Geiger sayacı radyasyonu saptamak ve ölçmek için kullanılmaya başlandı.
    * 1910 Fransız Henri Fabre, tekerlekleri olmayan ve su üzerinde seyredebilen bir uçak geliştirerek ilk deniz uçağını icat etti.
    * 1911 Marie Curie, radyoaktiflik konusunda kendi başına yaptığı çalışmalardan dolayı Nobel Ödülü aldı; böylece de bu ödülü iki kez alan ilk kişi oldu.
    * 1911 Ernest Rutherford, atomun merkezinde bir çekirdek olduğunu gösterdi.
    * 1919 Einstein, "Genel Görelilik" konusundaki yazısını yayımladı.
    * 1921 Philip Drinker, hastaların solunum yapmasına yardım etmek için "demir ciğer"i icat etti.
    * 1922 İlk mikrofilm tanıtıldı.
    * 1926 John Logie Baird ilk televizyon görüntüsünü başarıyla iletti.
    * 1926 Robert Goddard ilk sıvı yakıtlı roketi fırlattı.
    * 1926 ABD'li Profesör Robert Hutchinson Goddard ilk sıvı yakıtlı roketi geliştirdi. Gaz ve sıvı oksijenle işleyen roket, 12,5 metre yüksekliğe çıktı ve 56 metre yol aldı.
    * 1928 Bugün penisilin dediğimiz bir oluşumun bakterileri öldürmesi Alexander Fleming'in dikkatini çekti.
    * 1933 İki Alman bilim adamı Max Kroll ve Ernst Ruska elektron mikroskobunu yaptı.
    * 1935 Alman şirketi AEG, sesi kaydetmek için plastik manyetik teyp bandını geliştirdi.
    * 1938 Macar mucit Lazlo Biro, bıro da denilen bilye uçlu tükenmez kalemi icat etti.
    * 1938 Amerikalı Chester Carlson ilk fotokopi makinesini icat etti.
    * 1939 İgor Sikorsky adlı bir Rus mühendis tarafından ilk helikopter yapıldı.
    * 1940 İlk elektronlu mikroskop Philedelphia'da tanıtıldı.
    * 1942 Wernher von Braun, Almanya'nın ilk uzun menzilli füzesi olan V-2'yi fırlattı.
    * 1942 Enrico Fermi, ABD'nin Chicago kentinde, nükleer enerjinin denetim altına alınabildiği bir nükleer reaktör yaptı.
    * 1943 Jacques-Yves Cousteau ve Emile Gagnan, ilk dalış tüpünü tasarladılar.
    * 1945 Amerikalı mucit Percy Spencer, ilk mikrodalga fırını tasarlayarak patentini aldı.
    * 1946 John Mauchy ve John Eckert'in geliştirdiği, Amerika'nın ilk elektronik bilgisayarı ENIAC halka gösterildi.
    * 1947 Edwin Land bir dakikadan az bir sürede siyah beyaz fotoğraf çıkaran polaroid makineyi icat etti.
    * 1953 Francis Crick ile James Watson DNA molekülünün yapısını keşfetti.
    * 1957 Sovyetler Birliği tarafından Dünyanın çevresinde dönen insan yapımı ilk cisim Sputnik I fırlatıldı.
    * 1960 Theodore Maiman ilk lazeri yaptı.
    * 1962 Telefon konuşmalarının yanında canlı televizyon görüntülerini de ileten Telstar adlı uydusu fırlatıldı.
    * 1977 Dünyanın tekrar kullanılabilen ilk uzay gemisi olan Uzay Mekiği, ABD tarafından fırlatıldı.
    * 1982 Philips ve Sony şirketleri kompakt diski çıkardı.
    * 1987 İlk sayısal ses bantları (DAT) üretildi.
    * 1990 Yüksek netlikte televizyon (HDTV) yayını ilk kez yapıldı.
     
  4. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Siyaset-Yönetim
    -İlk anayasa Babiller tarafından oluşturmuştur.
    -Almanya'nın, ilk kadın Başbakanı Angela Merkel'dir.
    -Yazılı ilk anayasa olan Amerika Birleşik Devletleri Anayasası, 1787 yılında kabul edilmiş ve 1789 yılında yürürlüğe girmiştir.

    Askeriye
    -Tarihte bilinen ilk büyük ve düzenli orduyu Akadlar kurmuştur.
    -V2 füzeleri Hitler'in savaş sırasında yaptırdiğı tarihteki ilk balistik uzun menzilli füzelerdir.

    Ekonomi

    -Parayı ilk kez Lidyalılar bulmuştur. (M.Ö. 700)

    Bilim

    -El Harezmi (Ebu Abdullah Muhammed bin Musa el Harezmi) "sıfır"ı kullanıp, cebir işlemlerini geometrik düşüncelerle temellendirdi.
    -Battani, ilk trigonometrik bağlantıları bugün kullanılan şekliyle formülleştiren bilimadamıdır.
    -El Biruni trigonometriye sekant, cosecant ve cotangent fonksiyonlarını eklemiştir.
    -İtalyan Armati ilk gözlüğü icad etti. (1280)
    -Dünyanın ilk haritası ünlü Türk denizci Piri Reis tarafından çizildi.
    -Hollandalı gözlükçü Hans Lippershey ilk teleskopu yaptı.
    -İngiliz James Watt uzun süreli çalışan buharlı makinayı yaptı. (1777)
    -Fransız Montgolfier Kardeşler ilk uçan balonla yolculık yaptılar. (1783)
    -İngiliz Richard Trevithick ray üzerinde 16 Km hızla giden ilk lokomotifi icad etti.
    -Fransız terzi Berthelemy Thimonnier ilk dikiş makinasını yaptı, ancak üretip satan ilk kişi ABD'li Isac Singer'dir. (1830)
    -İsveçli Alfred Nobel dinamiti icad etti. (1865)
    -İskoç asıllı ABDli Alexander Graham Bell ilk telefonu icad etti. (1876)
    -İngiliz Joseph Swan elektrik ampulünü icad etti. )1878
    -Hiram Maxim tam otomatik makinalı tüfeği yaptı.(1884)
    -Rus İgor Skorsky VS 300 adlı ilk modern helikopteri yaptı. (1935)
    -ABD li Robert Oppenheimer ilk atom bombasını geliştirdi.
    -Alman asıllı Vernher von Braun'untasarladığı roket sistemleriyle uzaya ilk uydu fırlatıldı. (1958)
    -Uzaya çıkan ilk insan Rus kozmonot Yuri Gagarin'dir
    -Uzaya çıkan ilk kadın Rus Valentino Kreskivo'dur.
    -Ay'a ayak basan ilk insan Neil Amstrong'tur.

    Yapı-Bina

    Dünyada bilinen ilk kilise Hatay'daki Senpiyer Kilisesi'dir.


    Tarihte Türk adıyla kurulan ilk devleti Göktürk'lerdir.
    -Musevilik'i resmi din olarak kabul eden ilk Türk devleti Hazarlar'dır.
    -Osmanlı Devleti'nin ilk halifesi Ridaniye Savaşı ile Yavuz Sultan Selim'dir.


    ilk para-lidya
    ilk yazı-sümer
    ilk kanun-urugakina
    ilk takvim-sümer
    ilk barut-çin
    ilk matbaa çin
    ilk kağıt(ipekten) çin
    ilk parşömen- Bergama krallığı
    İlk imparatorluk Akadlar
    İlk aspirin ve parfüm- Antik mısır
    İlk tanrıça heykelciği Kybele
    İlk resmi yıllık- Hitit


    ilk kez hristiyan olan şehir devleti (süryani kral abgar'ın yönettiği)-urfa
    ilk üniversitenin kurulduğu yer-urfa


    -İlk Türk deniz savaşını ilk amiral olan Çaka Bey yapmıştır.
    -Osmanlı Devleti, uçağı ilk kez I. Dünya Savaşı'nda kullanmıştır.
    -İlk dokuma fabrikası Nazillli'de, şeker fabrikası Uşak'ta, demir-çelik fabrikası Karabük'de açılmıştır.İLK STAND BY 1961

    Düzenli orduya ilk metehan zamanında geçilmiştir.

    Kale surlarının yıkılacağının anlaşılması ilk fatih zamanında istanbulun fethi ve orta avlupa feodalitenin sonu....


    -İlk kurulan Spor Kulubü Beşiktaş'tır. (1903)
    -Everest'e tırmanan ilk Türk dağcı Nasuh Mahruki'dir.
    -İlk kurulan futbol kulübü Galatasaray Spor Kulübü'dür. (1905)


    -İlk Osmanlı Şeyhülislam'ı Bursa'da yaşayan Molla Fenari'dir. (1424)
     
  5. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    MECLÎS'E GİREN İLK KADIN MİLLETVEKİLLERİ

    Mebrure Gönenç (Afyon )
    Hatı Çırpan (Ankara )
    Şükran Orsbaştuğ (Antalya )
    Sabiha Gökgül (Erbay ) (Balıkesir )
    Şekibe İnsel (Bursa )
    Hatice Özgener (Çankırı )
    Huriye Öniz (Diyarbakır )
    Fatma Memik (Edirne )
    Nakiye Elgün (Erzurum )
    Fakihe Öymen (İstanbul )
    Benal N. Anman (İzmir )
    Ferruh Güpgüp (Kayseri )
    Behire Morova (Konya )
    Mihri Pektaş (Malatya )
    Meliha Ulaş (Samsun )
    Esma Nayman (Seyhan )
    Sabiha Görkey (Sivas )
    Seniha Hızal (Trabzon )

     
  6. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Türk Tarihinde İlk Kadınlar

    İlk Kadın...

    İlk kadın opera sanatkârı Semiha Berksoy
    İlk kadın Yüksek İdare Mahkeme Başkanı Firdevs Menteşe
    İlk kadın Sendika Başkanı Dervişe Koç
    İlk Türk kadın pilot Sabiha Gökçen
    İlk kadın Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesi konusundaki öncü Prof. Dr. Afet İnan
    ilk kadın Sayıştay üyesi Fahrünisa Yetmen
    İlk kadın Danıştay üyesi Şükra n Esmerer
    İlk kadın radyo spikeri Emel Gazimihal
    İlk kadın TV spikeri Nuran Emren
    Dünya Güzeli ilk Türk kadını Keriman Halis
    ilk kadın bakan Prof. Türkan Akyol
    İlk kadın TBMM Başkanvekili Neriman Neftçi
    İlk kadın Belediye Başkanı Sadiye Ardahan
    İlk kadın muhtar Gül Hanım
    İlk kadın savcı N. Meliha Sanu
    İlk kadın avukat Süreyya Ağaoğlu
    İlk kadın jet pilotu Leman Altınçeki ç (Bozkurt )
    İlk kadın subay Ülkü Sema Toksöz
    İlk kadın emniyet müdürü Ş. Feriha Sanerk
    İlk kadın polis memuru A. Betül Diker
    İlk kadın zabıta memuru Afife İpek
    İlk kadın çöpçü Elif Yazgandır
    İlk kadın büyükelçi Filiz Dinçmen
    İlk kadın Hazine Genel Müdürü Aysel Gönül Öymen
    İlk kadın hesap uzmanları Müşerref Çallılar Güzide Amark
    İlk kadın genel müdür Mükerrera Aker
    İlk kadın Yüksek Mühendis Sabiha Ecebilge (Güryaman )
    İlk kadın yüksek mimar Münevver Gözeler
    İlk kadın Doktor Fıtnan Celal Taygun
    İlk kadın Dişhekimi Ferdane Bozdoğan Erberk
    İlk kadın eczacı Ruki e Kanat Arran
    İlk kadın hostes Adile Tu
     
  7. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    İLK ZİRAAT OKULU

    1863 yılında İstanbul' da açıldı. Yeşilköy yakınlarındaki Ayamama Çiftliği' nde kurulan bu okul, ileride gerçekleştirilecek bir basma fabrikasının işleyeceği pamukları, çağdaş teknik ölçülerle yetiştirmek amacıyla eğitime başladı. Ancak, umulan sonuç alınamadığından, 4 yıl sonra okul kapandı.

    İLK YERLİ FİLMİN ÇEKİMİ


    Birinci Dünya Savaşı' na Osmanlıların girmesinden sonra oldu. İlk film de, Almanya' nın yanında Rusya'ya resmen savaş açılmasından üç gün sonra çevrildi. İlk savaş günlerinin coşkusuna kapılan bir topluluk, İstanbul yakınlarındaki Ayastefanos ( Yeşilköy )' de bulunan bir Rus anıtını yaktı. Anıt yakılırken, yedek subaylığını yapmakta olan Fuat Uzkınay da "alıcısı" ile bu olayı görüntüledi. Böylelikle, 14 Kasım l914' e Yeşilköy' deki "Rus Anıtı'nın Yıkılışı" adıyla 150 metrelik ilk Türk filmi meydana gelmiş oldu.


    İLK YÜZME SPORU

    Çağdaş anlamda ilk kez 1910 yılında yapıldı.Yüzme sporunun Türkiye' ye yayılıp tutulmasına büyük katkıda bulunanlar Selahattin Türsen (ilk direnme yüzücümüz), Sait Selahattin Cihanoğlu (ilk sürat yüzücümüz) , Kema l Bey (ilk kule ve tramplen atlayıcımız), Galatasaraylı Şeref Hüsamettin Bey ile "Yedibela " Fahri Avad ' dır.
    Yurdumuzda ilk yüzme yarışı, Galatasaray Kulübü' nce 15 Eylül 1923 günü İstanbul Büyükada' da düzenlendi. Nejat Abut, Hikmet Melih ve onların ardından Suat Erler, o dönemin unutulmaz yüzücüleridir.
    Türkiye'de ilk yüzme havuzu, Ekrem Rüştü Akömer' in uğraşıyla 17 Temmuz 1931 günü Büyükdere' de açıldı. 25 metre genişlik ve 50 metre uzunluktaki havuzda o gün yapılan yarışları, Beylerbeyi yüzücüleri kazanmışlardı. Yüzme dalında ilk dış karşılaşma, 1934 yılında Moskova' da yapıldı. Bunu, daha sonra Leningrad' da yapılan izledi. Bu yarışmalara katılan takımlarımız, ne yazık ki bir varlık gösterememişlerdi.
    İlk yüzme takımımız, şu sporculardan oluşuyordu:
    "Fenerbahçe' den Leyla Asım Turgut , İstanbul Yüzme Kulübü' nden Cavidan Erbelger, Galatasaray' dan Naili Moran, Suat Erler, Halil Dalhan, Mehdi Ağaoğlu, Orhan Saka, İzmir Karşıyaka' dan Alparslan, Beykoz' dan Safvan Serim, Karamürsel' den İhsan Keskin ve Beykoz' dan Adnan. "
    Ülkemizde, yüzme dalında ilk yabancı karşılaşma ise 1937 yılında İstanbul Moda Yüzme Havuzu' nda Macaristan ile yapıldı.
     
  8. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    İLK VOLEYBOL OYUNU

    1919-1920 yıllarında oynanmaya başladı. Bir Amerikan örgütü olan YMCA' nın, basketbolün yanı sıra voleybole de önem vermesi ve bir özel salon açtırmasıyla bu spor türü yurdumu za girdi. Salonun müdürü olan Amerikalı Dr. Driver' in bu konudaki çabaları, voleybolün sevilmesine yol açtı. Dr. Driver' e yardımcı olan kişi ise Selim Sırrı Tarcan' dır. Bu oyun ilk kez, Erkek Öğretmen Okulu' nda Türkler tarafından oynandı.
    Türkiye'd e ilk kez Suphiye Rifat adında bir kız, Fenerbahçe Erkek Takımı' nda voleybol oynadı ve 1928 yılında bu takım, İstanbul şampiyonu oldu. Bu olay, Türk voleybol geçmişinin ilginç unutulmaz bir anısıdır. Suphiye, Fenerbahçe Kız Voleybol Takımı' nın da kaptanıydı.

    İLK KADIN VETERİNER
    1933 yılında Erenköy Kız Lisesi' ni bitirdikten sonra, "doktor" olmayı düşünürken, fikir değiştirerek Yüksek Ziraat Enstitüsü' ne kaydını yaptıran Sabire Aydemir, okuldan mezun olduktan sonra "ilk Türk kadın veterineri " unvanını aldı. 2 yıl çeşitli laboratuvarlarda çalıştıktan sonra, tekrar okuluna "asistan" olarak dönen Aydemir, 1945 yılına kadar bu görevini sürdürdü. Daha sonra Pendik, İnebolu, Ünye,Fatsa ve Samsun' da 1920' ye kadar mücadele veterinerliği yapan Aydemir, emekli oldu.

    İLK YAZ SAATİ UYGULAMASI

    1 Temmuz 1940 günü yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu kararıyla başladı. Bir çeşit elektrik kısıtlaması olan yaz saati uygulamasında yur dumuzda ilk kez saatler bir saat geri alınmıştı.

    İLK ÜNİVERSİTE

    14 Ocak 1863 günü öğretime başlayan Osmanlı Darülfünunu' dur. İstanbul' da Ayasofya dolaylarında ünlü İtalyan mimarı Fosatti' nin yaptığı bu yapı, üç kat ve 25 odalıydı. 1933' te yandı. Türkiye' de Batılı anlamda "ilk üniversite", Maarif Nazırı Saffet Paşa' nın uğraşı ile 1870' te Sultanahmet Türbesi yanında açıldı.Başına da "rektör " olarak Yanyalı Hoca Tahsin Efendi getirildi. Sınavla alınan 450 öğrenciyle öğretime başladı. Tahsin Hoca' nın, bir güvercini fanusun içine koyarak, "havasız yerde canlıların yaşayamayacağını " tanıtlamaya çalışması ve Afganlı Prof. Cemalettin Efendi' nin "Peygamberlik bir sanattır " şeklindeki konuşması, Darülfünun' un 1871' de kapatılmasına neden oldu. İki hoca da Osmanlı Devleti sınırları dışına sürüldü.

    İLK VİSKİ

    1963 yılında satışa çıkarıldı. Genellikle arpadan yapılan viskinin yurdumuzda üretimine, 1955' ten sonra geçildi. İlk viskimiz de, 1963' te "Ankara" markası ile satılmaya başlandı.

     
  9. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    İLK TÜRK PİLOTLARI

    İlk Türk pilotları Süvari Üsteğmeni Fesa Bey' le İstihkâm Teğmeni Yusuf Kenan Bey' dir. 1911' de havacı yetiştirilmek için gönüllü subaylar arandı. Paris' te Bleno Havacılık Okulu' na gönderilen bu iki gönüllü Türk subayı, 1912' de okulu bitirdiler. O yılın Şubat ayında Fransa' dan alınan iki uçakla Fesa ve Yusuf Kenan beyler, uçmaya başladılar.


    UÇAĞA BİNEN İLK KADIN

    Uçağa binen ilk kadın Belkıs Şevket' tir . "Müdafaa-i Hukuk Nirva " denilen Kadın Hakları Koruma Derneği üyesi olan Belkıs Şevket, 1913' te Fethi Bey' in yönettiği uçağa binerek, İstanbul üzerinde do- laştı.

    ULUSLARARASI OLİMPİYAT KOMİTESİ'NDE İLK TÜRK


    Türkiye' yi uluslararası Olimpiyat Komitesi' nde temsil eden ilk Türk, Selim Sırrı Tarcan' dır. Tarcan, 1908-193 0 yılları arasında, sıkı olimpiyat kurallarını yerine getirerek Türkiye' yi temsil etme hakkını elde etti. Onu, 1930-33 yıllarında Kemalettin Sami Paşa, 193?- 52 yıllarında da Reşit Saffe Atabinen ve 1955' ten sonra da Suat Erler izlediler.

    İLK TÜRKÇE BASIMEVİ


    Osmanlılarda basım işleminin Türkçe olarak yapılması, ilk kez Macar asıllı İbrahim Müteferrika tarafından başarıldı. İstanbul' da bir basımevi kurmak isteyen Sait Efendi ile tanışınca, Türkçe basımevi açmanın yollarını araştıran Müteferrika' ya, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa yardım etti. Dış ülkelerden araç ve gereçler satın alındı. Yalova' da bir de kâğıt fabrikası kuruldu. Bütün eksikler tamamlanınca, ilk Türk basımevi, Müteferrika' nın Sultanahmet' teki evinde çalışmalarına başladı. 1727 yılında da dizgiye geçildi. Basılan ilk kitap ise, Vankulu Mehmet Efendi' nin iki ciltlik " Lûgat- i Vankulu " (Vankulu' nun Sözlük Kitabı ) adlı sözlüğüdür. Bu sözlük 1729' da yayınlanmıştır.

    İLK TÜRKÇE SÖZLÜK

    Kaşgarlı Mahmut' un Araplara Türkçe öğretmek amacıyla 1072 - 1074 yıllarında yazdığı " Divan-ı Lûgati' t - Türk " (Türk Dilleri Sözlüğü) adlı eseridir. 7 bin 500 sözcük içerir.
     
  10. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    İlk Fırlatmalı Pilot Koltuğu
    Bu tür koltukların ilki, sıkıştırılmış hava ile çalışıyordu ve 2 Nisan 1941 günü Rostock- Marienehe seferini yapan Alman Heinkel He 280 jet savaş uçağına takıldı. İlk kullanımı ise 13 Ocak 1942 günü, Almanya'da Rechlin üze- rinde oldu. Şiddetli buzlanma nedeniyle uça- ğın yere çakılacağını anlayan pilot Binbaşı Schenk, 2 bin 625 metre yükseklikte koltuğunu fırlatarak kurtulmayı başardı. "He 280" tipinde tek olan bu uçağın yapımına, daha sonra Messerschmitt tipi jet savaş uçakları tercih edildiği için devam edilmedi.

    Bir patlayıcı gücüyle havaya fırlayan ilk pilot koltuğu ise, ilk kez 30 Temmuz 1943 günü uçan İsveç yapımı Saab-21 türü uçağa takıldı. Bu koltuk, daha sonraki benzerleri için de ilham kaynağı oldu.

    Fırlayan pilot koltuklarıyla üretilen ilk uçak ise Heinkel He 162'dir. Bu uçak, ilk uçuşunu 6 Aralık 1944 günü yaptı ve 14 Nisan 1945 günü Alman Luftwaffe Birliği L/JGI'de hizmete girdi. Toz şarjlı balistikkatapult tipi fırlayan koltuklar, toplam 116 uçağa monte edildi. He 162'den önce geliştirilen Saab 21 ise, 1945 yılı Aralık ayına kadar İsveç Hava Kuvvetleri'nde hizmete konmadı.



    KAÇIRILAN İLK UÇAK
    Havacılık tarihinde kaçırılan ilk uçak, Cathay Pasifik Havayolları Catalina'ya ait "Miss Macao" adlı uçangemidir. 16 Haziran 1948 günü, Hong Kong'a gitmek üzere Macao'dan havalanışından az sonra Wongyu Man adlı bir toprak işçisinin önderliğindeki bir grup Çinli tarafından ele geçirildi. Korsanlar, yolcuları rehin almak istiyorlardı. Ancak, pilot direndi. Korsanlar, silahlarını ateşlediler ve uçak düştü. Kurtulan tek kişi ise, korsanların lideri Wongyu Man oldu. Önceleri kimse onun korsanların başı olduğunu anlamadı. Uçağın enkazındaki kurşun deliklerini bulan polis, bir adamını Hong-Kong'daki hastanede yatmakta olan Vong-yu Man'ın yanındaki yatağa yatırdı. Çok geçmeden, Wong-yu Man'ın "çenesi düştü" ve tüm olup biteni yatak komşusu "hasta"ya anlattı. Öyküyü tümüyle barıda alan Hong-Kong polisi de, gerekeni yaptı.

    İLK TÜRKÇE GAZETE

    1 Kasım 1831' de özel bir emirle yayınlanan " Takvim- i Vekayi " dir. Yönetiminden Esut Efendi sorumluydu. Konuları dış olaylar, alım - satım ve devletle ilgiliydi. Padişahlığın kaldırılışına kadar yayımlandı. 4068. sayısından sonra TBMM Hükümeti tarafından "Resmi Ceride" adıyla çıkmaya başladı. Günümüzde "Resmi Gazete" olarak yayınını sürdürüyor.



    İLK TOPLU SÖZLEŞME


    Dünyada ve Türkiye' de ilk toplu sözleşmenin 1776 yılında Kütahya'da yapıldığı sanılmaktadır. Halen, aslı Kütahya Arkeoloji Müzesi' nde bulunan bir belgeye göre Türkler, işçi haklarına öncülük etmiştir. İngilizlerin ilk sözleşmenin 1815 yılında İngiltere' de yapıldığını iddia etmelerine karşılık, yapılan araştırmalar, ilk toplu sözleşmenin, Kütahya'da yapılan "Fincancılar Anlaşması " olduğunu ortaya çıkardı. Seriye Mahkemesi sicillerinin tasnifi sırasında bulunan anlaşma metnine göre, 1776 yılında Kütahya' da mevcut 24 çini ve fincan atölyesinde çalışan çok sayıda usta ve işveren ile Anadolu Valisi Ali Paşa zamanında bir sözleşme yapılarak işçi hakları tescil edildi.
     
  11. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    İLK TV YAYINI

    Ülkemizde ilk televizyon yayınlarını, İstanbul Teknik Üniversitesi başlattı. Yayınlarla ilgili çalışmalara 1950 yılında geçildi. Projenin uygulama alanına girmesi, verici cihazlarının gelmesi 1952' de tamamlandı. Aynı yıl da yayına geçildi. Yayınlar, cihazların yetersiz oluşu ya da tahsisat yokluğu nedenleriyle daha çok stüdyo çalışmalarıydı. Ancak, bir keresinde kamera, Taşkışla' daki Teknik Üniversite binasının damına çıkarıldı ve Mithatpaşa Stadyumu' nda oynanan bir futbol maçı, oradan görülebildiği kadarıyla seyircilere iletildi. Teknik Üniversite' nin yayınlarını izleyenlerin sayısını kesin olarak söylemek mümkün değildi. Zira, TV sahiplerinden hiçbirinin PTT' ye kaydı yoktu.
    Bununla birlikte, İstanbul' da o yıllarda iki bin televizyon alıcısının bulunduğu tahmin ediliyor. Her cihazın en azından 5 kişi tarafından seyredildiği düşünülürse, Teknik Üniversite' nin televizyon yayınlarını on bin kişinin izlediği söylenebilir. TV yayınlarının yayın çevresi de kesin olarak bilinmiyordu. Ancak, TRT Televizyonu, 1964' te resmen kuruldu. İlk kuruluş yeri, Ankara' daki Mithatpaşa Caddesi' nde bulunan stüdyo idi. 31 Ocak 1967 akşamı ilk resmi televizyon yayını, Ankara' da yapıldı.1968' de Almanya' dan sağlanan 5 KW' lik verici ile kapalı yapılan yayınlar, devreden çıkarıldı. 31 Ocak 1968' de ise TV deneme yayınları haftada 3 gün olarak başladı. Bu deneme yayınları 3 yıl sürdü.
    Yayınlar, 31 Ocak 1971' de 4 güne, 21 Haziran 1972' de de 5 güne çıkarıldı. 1971 Ekim' inde İstanbul - İzmir - Ankara radyolink sistemi, TV nakline müsait hale geldi. TRT, Ankara programlarını 1 Aralık 1971' de Çamlıca' daki PTT radyolink terminali vasıtasıyla İstanbul' a aktardı. Bu yayınlar, 26 Ağustos 1972' ye kadar İstanbul seyircisine yine İstanbul Teknik Üniversitesi Televizyonu aracılığıyla seyrettirildi. 30 Ağustos 1972' den itibaren ise Çamlıca' daki istasyon, 2.5 KW güçlü yayına geçti.
    TV ' nin kendi ürettiği programlar, yayınların yüzde 72' sini, dış kaynaklı yayınlar ise yüzde 28' ini teşkil ediyordu.
    Mahmut Tali Öngören, TRT' nin ilk Program Dairesi Başkanı ve Ankara Televizyonu' nun ilk müdürü oldu.İlk müdür olan Naum Efendi, tiyatrosunda ilk kez yabancı tiyatro kumpanyalarının temsillerini oynattı.
    Beyoğlu yakasında 1862' ye kadar yabancı dilde oyun oynatma yetkisi, Naum Efendi' ye verilmişti. Bu süre, beş yıl uzatıldı. 1870' te çıkan bir yangında, Naum Tiyatrosu kül oldu.Yerine, ünlü Hristaki Pasajı yapıldı.
    Naum Tiyatrosu' nun Türk seyircisinden gördüğü büyük ilgi üzerine Güllü Agop, İstanbul Gedikpaşa' da bir tiyatro açtı. O da Ermenice oyunlara yer verdi. Türkiye' de Türkçe oyun " ilk kez " Güllü Agop' un tiyatrosunda oynandı. Bu oyunun adı, " Sezar Borjiya " idi. 1868 yılında sahnelendi . Namk Kemal ve Âli Bey' in de desteklediği Gedikpaşa Tiyatrosu, bir süre sonra yalnız yerli oyunları sergilemeye başladı.
     
  12. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    İLK KADIN TV SPİKERİ

    Türkiye' de ilk deneme TV yayını başladığı srada, Ankara Üniversitesi Dil - Tarih ve Coğrafya Fakültesi İngiliz Filolojisi' nde okuyan Nuran Emren (Devres), spikerlik için açılan sınava katıldı. Sonuçlar açıklandığında, büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Kazananlar arasında adı yoktu çünkü. Ancak, 3 gün sonra sınav iptal edildi ve yeni sınavı kazanmayı başaran, biri erkek, öteki bayan iki kişiden biri oldu. Nuran Devres, böylece " İlk kadın TV spikeri " olma unvanını aldı. Ancak, 3 yıl sonra evlendi ve mesleğini bıraktı.


    İLK TELEFON

    Yurdumuzda ilk telefon, Meşrutiyet' in ilanından sonra girdi. İlk telefon santralını da, İstanbul' da 1911' de İngilizler kurdu. İkinci telefon santralı İzmir' de, üçüncüsü de 1926' da Ankara' da açıldı. Ankara santralı, ülkemizin ilk " otomatik " telefon santralıdır.


    İLK SİNEMA GÖSTERİSİ

    İstanbul Galatasaray' da, ünlü Sponek birahanesinde Polonyalı Vaynberg tarafından düzenlendi. Bu olayı, Ercüment Ekrem Talu, " Perde - Sahne " dergisine yazdığı " İstanbul' da ilk sinema ve ilk gromofon " başlıklı yazısında şöyle anlatır:
    "Çocuktum, sekiz - dokuz yaşlarında vardım. Tam tarihini söyleyemeyeceğim ama, sanırım 1896 - 97 yıllarıydı. Bir cumartesi günü, rahmetli ağabeyim Nejat' la birlikte okuldan çıktık. Cihangir' deki evimize gidecektik. Yatılı olmayan arkadaşlarımızdan birisi, ' Duydunuz mu? ' dedi. ' Şurada Sponek' in salonunda bugün sinematograf (sinema sözcüğünün kısaltılmamışı) göstereceklermiş. İlginç bir şeymiş diyorlar, yeni bulunmuş... Fotoğrafın canlısı gibi bir şey imiş '. Ağabeyimle ben, çocuk, bizimle alay ediyor sandık, ama o içtenlikle konuşuyordu. ' Saa t 4' te başlıyormuş, ben gideceğim ' diye sözünü tamamladı. "
    Ercüment Ekrem Talu, ilk sinema gösterisini, yukarıdaki cümlelerle anlattıktan sonra, şöyle tamamlar:
    " Bütün gösteri, yarım saat sürdü. Seans, geceye de birkaç kez yinelenecekti. Çıktık. Fennin bu buluşunu birbirimize anlatmaya, çözümlemeye çalışıyorduk. Aklımız bir türlü eriniyordu. İstanbul halkının çoğunluğu da bu konuyu konuşuyordu. Kimi, bu sihirli buluşu günah sayıyor; kimi, gidip gördüğünden ötürü tövbe edip, Tanrı' ya bağışlanmasını yakarıyordu. İşte ilk sinema, sinematograf adıyla İstanbul' a böyle geldi. "

    İLK SİNEMA SALONU

    1908' de açıldı. İstanbul' da, Tepebaşı Şehir Tiyatrosu' nun eski komedi binasında Pate şirketinin Türkiye temsilcisi Vaynberg tarafından yaptırıldı. " Pate " adlı bu ilk sinema salonunun mimarı, Kampanaki idi. Sinemanın adı sırasıyla Pate, Anfi, Asri ve Ses olarak değişti. 1912 yılında İzmir Kordon' da açılan ikinci sinemadan sonra, 1914 başlarında İstanbul Beyoğlu' nda " Palas " sineması kuruldu. Onu, Taksim Alanı' nda şimdiki Devlet Tiyatrosu salonunun yanındaki yerde bulunan " Majik " sineması izledi. İlk Türk sinema salonu ise, 19 Mart 1914 günü " Milli Sinema " adıyla İstanbul' da Fevziye Kıraathanesi' nde açıldı.

    SESLENDİRİLEN İLK FİLM

    Senaryosunu Nazif Tepedelenlioğlu' nun yazdığı " Bir Millet Uyanıyor " adlı filmdir. 1932 yılında çevrilen film, Türkiye' de seslendirildiği ve Muhsin Ertuğrul' un en önemli yapıtlarından birisi olduğu için ilginçtir. Filmin belli başlı oyuncuları Ferdi Tayfur, Atıf Kaptan, Naşit Özcan, Emel Rıza ve Kevser' di. Mustafa Kemal Atatürk' ün Söylev' inden derlenmiş olaylardan esinlenerek yazılmış senaryonun, sağlam bir yapısı olmadığı için bu film, beklenen başarıyı elde edemedi.
     
  13. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    İLK SESLİ FİLM STÜDYOSU

    1932 yılında İpek Film Şirketi kuruldu. İstanbul' da Nişantaşı' ndaki bir büyük fırın, yeni baştan düzenlenerek " stüdyo " durumuna getirildi. Bu sesli film stüdyosunun ilk eseri, Muhsin Ertuğrul' un yönetmenliğini yaptığı, " Bir Millet Uyanıyor " adlı filmdi. Sesli film stüdyosunun yönetmeni ise, Morhen adlı bir Alman ses mühendisiydi.

    İLK KADIN SİNEMA OYUNCUMUZ


    " Ateşten Gömlek " te oynayan Bedia Muvahhit ile Neyyire Neyir (Ertuğrul)'dir. Sahnede olduğu gibi beyazperdede de o zamanlar, Müslüman kadınların çalışması yasaktı. 1918' de bazı Türk kızları, öğrenci olarak " Darülbedayi "ye alınmışlarsa da, bunlar sahneye çıkamamışlardı. İçlerinde Afife Hanım, 1920' de Kadıköy' deki Apollon (Hale ) Tiyatrosu ' nda " Jale " takma adıyla sahneye çıkınca, işe polis karışmıştı. 1921' de Darülbedayi' de Müslüman kadınların çalıştırılmaması, resmi yoldan bildirildi, ancak aynı yıl Afife ile Şaziye Moral hanımlar, bir başka temsilde oynadılar. İki sanatçı da, bu yüzden mahkemelik oldular.
    Muhsin Ertuğrul, " Ateşten Gömlek " i çevirirken, filmin ulusal konusundan cesaret alarak, başlıca kadın kahramanlar olan Ayşe ile Kezban' ı, Türk oyuncularının canlandırmasına çalıştı. Ayşe için Darülbedayi oyuncularından Muvahhit' in eşi Bedia Muvahhit seçildi. İkinci rol için gerekli kimse bulunamayınca, gazetelere ilan verildi. Vasfi Rıza Zobu, bir anısındaki ikinci rol için, " nasıl kız oyuncu " bulunduğunu şöyle anlatır:
    "İkinci rol için genç bir Türk kızı bulunamamıştı. Gazetelere ilan ettiler. Ertesi gün tek bir Türk kızı başvurdu. Kemal Film' in bürosu, Sirkeci' de, Ali Efendi Sineması' nın üstündeki iki küçük odanın içinde idi. O gün, büroya uğradığımda, Neyyire' yi gördüm. Kolejde öğrenciymiş. ' Film için müracaat etti. Muhsin' i bekliyor ' dediler."


    TÜRK TARİHİNDE İLK SANSÜR

    Türk tarihinde basına " ilk sansür ", 11 Mayıs 1876 'da " Âli Kararnamesi " ile konuldu. Gazetelerin, yayınlanmadan önce denetlenmesini emreden bu kararname üzerine, " Basiret "
    gazetesi şöyle bir ilanla çıkmıştı: " Matbaamızın makinesii bozulduğundan, gazetemiz birkaç gün yayınlanmayacaktır. "
    " Sabah " gazsetesi ise ilk gün " sansür " ün yasakladığı yazıların yerini " boş " bırakarak yayınlandı. Ancak, tüm bu direnişler, tarih boyunca hemen her dönemde, sansürün basının üzerinde " Demokles' in Kılıcı " gibi sallanmasını önleyemedi.
     
  14. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    TÜRK TARİHİNDE İLK SEÇİM

    II. Abdülhamit' in tahta geçmesinden kısa bir zaman sonra, Kanun-ı Esasi kabul edilerek Osmanlı Devleti' nde meşruti bir idare başladı. Kanun- ı Esasi' de seçim yapılarak bir meclisin kurulması öngörülmüştü. Bu nedenle, Türk tarihinde ilk seçim 1877' de yapıldı. Ancak, bu seçimler bir seçim yasasına göre gerçekleştirilmedi. İllere, önemlerine göre kaç milletvekili çıkarabilecekleri bildirildi. İlk seçimlerde halk, oy kullanmadı. İl meclisleri seçim yaptı. Bu seçimler sonunda seçilen temsilciler, padişahın tayin ettiği Âyân Meclisi üyelerinden meydana geldi. İlk Milli Meclis de 19 Mart 1877' de Dolmabahçe Sarayı' nda ilk toplantısını yaptı. Daha sonra Sultanahmet' teki Darülfünun binasında çalışmalarına başlayan bu meclisin ilk görevi, bir seçim kanunu hazırlamaktı. Ancak, 1877-78 Osmanlı - Rus Savaşı' nın başlaması üzerine, Meclis 20 Haziran' da dağıldı. Aynı yıl içinde yine seçim kanunu olmadan, birinci seçimde olduğu gibi yeni bir seçim daha yapıldı. Türk tarihinde ilk " Seçim Kanunu " da, bu ikinci meclis tarafından yapılmıştır. Ama, bunun ömrü de uzun sürmedi ve II. Abdülhamit tarafından feshedildi.

    SATRANÇ ŞAMPİYONASI


    Satranç oyununun ülkemizdeki geçmişi oldukça eskidir. Bu gerçeği, günümüzden 450 - 500 yıl önce yazılmış yapıtlardan öğreniyoruz. Bunlardan ilki, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Seferihisarlı İsmail Şaban' ın derlediği elyazmasıdır. Bu kitap, satrancın yararları ve geçmişini anlatmaktadır. İkinci kitap da, 1680 yılında Kahire Mevlevihanesi Şeyhi Vanlı Dede' nin Mısır Valisi Abdurrahman Paşa' ya gönderdiği kitaptır. Bu kitapta, oyunun ilk kez Hindistan' dan çıkıp, İran' a, oradan da Anadolu' ya geçtiği anlatılmaktadır. Türkiye' de ilk ferdi satranç yarışması ise, 1965' te yapıldı. Bu ilk yarışmayı, Seracettin Bilyap kazanmıştı.
     
  15. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    İLK RESİMLİ MİZAH GAZETESİ

    Tarihimizde ilk resimli mizah gazetesi, " Diyojen" dir. 19. yüzyılda mizah ve oyun yazarlarından Kayserili Teodor Kasap tarafından yayınlandı.

    İLK RESİMLİ POSTA PULU

    Edirne' nin düşman işgalinden kurtarılışının anısına çıkarıldı. 1913 yılına gelinceye kadar Türk pullarında resim kullanılmadı. Bu ilk resimli posta pulumuz, Londra' da bastırılmıştı. Edirne' deki Selimiye Camii' nin resmiyle süslüdür.


    TARİHİMİZDE İLK RASATHANE

    1575 yılında, III. Murat tarafından İstanbul' da Tophane Tepesi' nde yaptırıldı. " İstanbul Rasathanesi " adıyla anılan bu kuruluşun başında, Takiyüttin Mehmet bulunuyordu. 15 bilginin katıldığı çalışmalarda, gözlemler ve yıldızların belirli zamanlardaki yerlerini gösteren çizelgeler yapıldı. 1580 yılında Şeyhülislam, padişaha sert bir mektup gönderdi. Bunun üzerine; III. Murat, rasathaneyi, Kılıç Ali Paşa' ya verdiği buyrukla yıktırdı. Türkiye' de çağdaş anlamda ilk rasathane,1911 yılında İstanbul 'da, Kandilli sırtlarında Eatin Hoca diye anılan Fatin Gökmen tara fından kuruldu. Günümüzde de hizmet veren bu rasathane, Türkiye' nin en büyük gözlemevidir.


    İLK RENKLİ FİLM


    1953 yılında Muhsin Ertuğrul' un yönettiği " Halıcı Kız " dır. Fotoğraf yönetmenliğini Ahmet Cezmi Ar yapmıştı. İçinde renkli bir parça bulunan ilk Türk filmi de, 1949' da çevrilen '' Çıldıran Kadın" dır. Filmdeki renkli parçada, İstanbul' daki Kızkulesi' nin çok az süren bir görüntüsü yer almıştı.

    İLK RENKLİ BELGESEL FİLM

    1953 yılında Ali İpar' la, İlhan G. Arakon' un hazırladıkları " Bir Şehrin Doğuşu " adlı filmdir. İstanbul' u anlatan film, Berlin Uluslararası Film Şenlikleri' ne katıldı, ancak derece alamadı. Gerçek anlamda ilk belgesel Türk fimi ise, Mazhar Şevket İpşiroğlu ile Sabahattin Eyüboğlu' nun birlikte düzenledikleri " Hitit Güneşi " dir. Bu film, 1956 yılında Berlin Film Şenlikleri' nde ikinci gelerek " Gümüş
    Ayı " armağanını aldı. Siyah - beyaz olarak çekilen film, Anadolu' da arkeolojik kazılarda ortaya çıkan eserleri konu almıştı.
     
  16. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    İLK RADYO YAYINI

    Ankara ve İstanbul' da PTT 'nin posta görevlerinde yararlanmak amacıyla kurduğu 5' er kilovat gücündeki verici istasyonlarından, 1927' yılında yapıldı. Deneme niteliğindeki bu yayınları, 1936' ya kadar Türk Telsiz Telefon Kuruluşu yönetti .
    İlk radyo istasyonu da, Ankara' da kuruldu. 28 Ekim 1938 günü sürekli yayınlara başlayan bu yeni radyo, uzun dalga " Türkiye Radyosu " ve kısa dalga " Ankara Radyosu " adıyla görev yapıyordu. İstanbul Radyosu' nun sürekli yayına başlayışı ise 1 Eylül 1949 günü gerçekleşti.


    İLK PAZAR TATİLİ UYGULAMASI


    Türkiye'de ilk pazar tatili uygulamasına, 29 Mayıs 1935 yılında yürürlüğe giren yasa ile başlandı. Bu yasa çıkmadan önce, hafta sonu dinlenme tatili cuma idi.


    İLK PETROL ARAMALARI


    1887' de Ahmet Necati Bey tarafından İskenderun çevresinde başlandı. Derin olmayan sondajlamayla yapılan bu ilk araştırma, istenilen başarıya ulaşamadı. II. Abdülhamit dev rinde, 1890 yılında Musul ve Bağdat' ta doğal biçimde sızan petrollerden yararlanıldı. 1892' de Mürefte dolaylarında görülen petrol belirtilerinden sonuç elde etmek için bir şirket kuruldu ama, araştırma yapılmadı. 1897' de çıkarılan bir buyrukla, buradaki petrolü çıkarma işi Halil Rıfat Paşa' ya verildi. 1900' de Horadere' de açılan bir kuyudan petrol alındı. Günde iki ton üretilmeye başlandı, ancak 1901' de verim düşünce, bu kuyu kapatıldı. Cumhuriyet' in ilanına kadar yapılan çeşitli aramalardan sonra, 1926' da çıkarılan Petrol Yasası ile, her çeşit aramanın yapılması ve yürütülmesi yetkisi devlete verildi. 1935' de kurulan Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü (MTA), altın ve kömürden sonra, petrol arama ve işletmesini de üzerine aldı. MTA' nın yürüttüğü çalışmalar ve petrol bulunan Raman - Garzan bölgeleri ile Batman' da kurulan petrol rafinerisi, 1954' te çıkarılan bir yasa ile Türkiye Petrolleri A.Ş. ' ye devredildi .

    İLK NÜFUS CÜZDANI


    Türk tarihinde ilk nüfus cüzdanı, 1863 - 1864 yıllarında yapılan sayımdan sonra verildi. " Osmanlı Tezkiresi " denilen bu nüfus hüviyet cüzdanlarının çizgili, düz bir kâğıt belge niteliğinde birer pusula oldukları, tarihçi Lütfi Efendi tarafından yazılmıştır. Cumhuriyet' ten sonra 1927 yılında yapılan ilk nüfus sayımından sonra , her yurttaşa " nüfus cüzdanı " verildi.

    İLK NÜFUS SAYIMI


    1831 yılında yapıldı. Ancak, bu nüfus sayımı, yalnız erkekleri kapladı ve Anadolu ile Rumeli sancakları, sayımın dışında tutuldu. 1844' te yapılan sayımda ise, kadınlar da sayıldı. Osmanlı sınırları içinde nüfusun 36.5 milyon olduğu, yaklaşık olarak saptandı. 1884' te yapılan üçüncü nüfus sayımında, imparatorluk sınırları içinde kalanların sayısı, 28 milyon 900 bin kişi idi.
    Cumhuriyet döneminde, 28 Ekim 1927 yılında yapılan ilk nüfus sayımında ise, Türkiye' de 13 milyon 648 bin 720 kişinin yaşadığı belirlendi. 1935 yılında yapılan ikinci sayımdan sonra, her 5 yılda bir düzenli olarak nüfus sayımları gerçekleştirildi. Nüfus sayımlarını düzenleyen kuruluş, Devlet İstatistik Enstitüsüdür.
     
  17. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    İLK OSMANLI SARAYI

    Osmanlı Devleti' nin ikinci hükümdarı Orhan Bey, ilk Osmanlı başkenti Bursa' da, ilk sarayın yapımını başlattı. Beyazıt zamanında tamamlanan " Bursa Sarayı ", " Timur' un orduları tarafından yıkıldı. Başkentin Edirne' ye taşınmasından sonra, burada da saraylar yaptırıldı . Fatih Sultan Mehmet, İstanbul ' u aldıktan sonra kenti Osmanlı Devleti' nin başkenti yaptı. Bu tarihten sonra da Osmanlıların en ünlü ve büyük sarayları, bu ilimizde inşa edildi.


    ONDALIK KESİRLERİ UYGULAYAN İLK TÜRK


    Dünyada ve Türk tarihinde, matematikte " ondalık kesirler kuralı " nı ilk kez uygulayan Türk, matematik ve astronomi bilgini Cemşit' tir. Cemşit, " Sayı Anahtarı " adlı ünlü eserinde, herhangi bir dereceden kök almanın yollarını anlattı. Avrupalı matematikçiler, Cemşit' in bu buluşlarını ancak bir yüzyıl sonra öğrenebildiler. Doğum tarihi kesin olarak bilinmeyen Cemşit, 1437' de Semerkant' ta ölmüştür.


    İLK MİLLİ MARŞ

    1921 yılında, Milli Eğitim Bakanlığı' nca milli marş için bir yarışma düzenlendi ve 500 lira ödül kondu. Yarışmaya 724 şiir katılmıştı.
    Mehmet Akif Ersoy , yarışma ödüllü olduğu için girmemişti. Zamanın Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver, ünlü ozana 5 Şbat 1921 günü ödül konusunda kaygılı olmamasını önerince o da, " Kahraman Ordumuza " diye sunduğu "İstiklal Marşı " başlıklı şiirini, yarışma kuruluna gönderdi. TBMM' nin 12 Mart 1921 günkü toplantısında İstiklal Marşı, ulusal marş olarak kabul edildi.
    Marşı besteleme yarışmasına ise 24 besteci katıldı. Kurtuluş Savaşı nedeniyle besteleme işi yarıda kaldı. Seçiciler Kurulu, 1924 yılında Ali Rıfat Çağatay' ın bestesini benimseyerek okullara duyurdu. Bu marş, 1930 yılına kadar çalındı. Yine aynı yıl, bu bestenin yerine Cumhurbaşkanlığı Orkestrası Şefi Zeki Üngör' ün bestesinin çalınması istendi. Bu tarihten sonra da Üngör' ün bestelediği İstiklal Marşı, " milli marş " olarak benimsendi.


    İLK MORS TELGRAF SİSTEMİNİN KULLANILIŞI

    Türk tarihinde Mors Telgraf Sistemi' nin ilk kez uygulanışına, 1855 yılında, yani Kırım Savaşı sırasında başlandı. Haberleşme alanında büyük kolaylıklar sağlayan bu buluş, adını, kendisini yayan Amerikalı Samuel Mors' tan almıştır.


    İLK MUZUN YURDA GETİRİLİŞİ VE ÜRETİMİ

    1870 yılında, Osmanlılar döneminde yurdumuza girdi. Muz, İskenderiye' den Antalya' ya süs bitkisi olarak getirildi. Bu tür muza " Musa Conson " denir. Yine 1870' te, Musa Kavendiş adlı bir başka türün meyveleri, küçük, fakat güzel ve kokuluydu. Ancak, yine de muzun dışarıdan alımı kolay ve ucuzdu. Gerçek anlamda muz üretimine, 1950' li yıllarda Antalya, Anamur, Alanya, Dörtyol, Fenike ve Adana' da başlandı. Üstün nitelikleriyle Anamur' da yetiştirilen muz, ülkemizde en çok tutulanıdır.
     
  18. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    İLK MİLLİ BASKETBOL TAKIMI

    İlk Milli Basketbol Takımımız, ilk karşılaşmasını Yunanistan' la, 24 Haziran 1936 günü, Beyoğlu Halkevi Spor Salonu' nda yaptı. Bu maçı 49 - 12 kazanan takımımızın kaptanı, Naili Moran idi. Öteki oyuncular ise Sadri Usuoğlu, Nihat Ertuğ , Jak Habib , Hazdayi Penso , Feridun Koray, Dionisos Sakalak ve Hayri Ersebük' tü .
    Basketbolün resmen kuruluşu, 1 Mart 1959' da gerçekleşmiştir. 1936' da kurulan bir federasyonla, voleybol ve eltopu (handball) ile birlikte yürütülen basketbol, bu tarihte ayrı bir dal olarak Türk sporuna eklendi.




    LATİN HARFLERİYLE İLK KİTAP

    Ülkemizde Dil Devrimi' nden, yani 1928 yılından sonra yarısı eski, yarısı Latin harfleriyle basılmış kitapları ilk kez Maarif Kitaphanesi (Yayınevi) çıkardı. Bugün de Cağaloğlu' nda yayınım sürdüren bu yayınevi, aynı zamanda en eski yayınevidir. Bu yayınevini 1895 yılında ilk Türk kitapçılarından Hacı Kasım Efendi kurmuştur. Yayınevi ayrıca, çıkardığı " Saatli Maarif Takvimi "yle ünlüdür.


    MÜSLÜMANLIĞIN ANADOLU' YA İLK GİRİŞİ

    Selçuklu Hükümdarı Alparslan' ın, 1071' de kazandığı Malazgirt Savaşı, Türklerin ilk din savaşıdır. Müslümanlık, bu savaştan sonra ilk kez Anadolu'ya girmiş oldu.



    İLK MAVZER

    Türk tarihinde ilk mavzerin kullanılışı, 1886' dan sonradır. 1871' de Almanlar tarafından yapılan bu tüfek, 1886' dan sonra Türk Ordusu' nun en önemli silahı oldu.




    İLK "LİRA" BASIMI

    Sultan Abdülmecit devrinde, 5 Ocak 1843 günü basıldı. Adı " Osmanlı lirası " idi. 2 Haziran 1854' te çeyrek liralar (25 kuruşluk altınlar), 18 Şubat 1855' te de iki buçuk liralıklar çıkarıldı.

     
  19. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    İLK LALENİN GELİŞİ

    Türk tarihinde ilk " lale " çiçeğinin, IV. Murat devrinde bir Hollanda elçisi tarafından getirildiği öne sürülür. Oysa, Anadolu' da çok eski zamanlarda bile dağlarda, bayırlarda," dağ lalesi , berri lale, kara lale " gibi lale türlerinin var olduğu bilinir. İran Selçukluları' yla Büyük Selçuklular' ın sanat eserlerindede lale motifinin, özellikle yer aldığı görülür. Osmanlılarda bu çiçek, " Lale Devri " diye anılan dönemde büyük değer ve önem kazandı. 1718 - 1730 yılları arasında Padişah III. Ahmet döneminde, İstanbul' da lale üretme ve yetiştirme bir salgın halini aldı.


    İKİ KITAYI BAĞLAYAN İLK KÖPRÜ

    Asya ile Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan " ilk köprü " olan İstanbul Boğaziçi Köprüsü, 1973 yılında Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından açıldı. Cumhuriuyet' in 50. yıldönümünde hizmete giren köprüden ilk yıl 11 milyon 318 bin 139 araç geçti ve hasılatl 62 milyon 901 bin 943 lirayı buldu.


    STANDART TÜRK KLAVYESİNİN İLK KULLANILIŞI

    Daktilolarda kullanılan " Standart Türk Klavyes i" nin uygulanışı, ilk kez 20 Ekim 1955 günü alınan bir kararla gerçekleştirildi. Bu tarihe kadar, daktiloların klavyeleri, çeşit çeşitti. Türk alfabe kurallarına göre düzenlenen yeni bir daktilo yazma yöntemi, 1943 yılında başlayan çalışmalar ve araştırmalardan sonra saptandı.


    İLK KIZ LİSESİ

    İstanbul' da " İnas İdadisi " (Kızlar Lisesi) adıyla 1911' de açıldı. Önce Kabasakal semtinde öğrenime geçen okul, bir yıl sonra yandı. Bunun üzerine de, 1913 yılında Beyazıt' ta öğretime başladı. Öğrenci sayısı artınca da, Aksaray' da büyük bir konağa taşındı. 1915' te " Bezm- i Âlem Valide Sultanî " adıyla şimdiki kız lisesinin olduğu yerde ahşap bir yapıya, oradan da Süleymaniye' ye yerleşti. Yine yangın çıktı. İstanbul Kız Lisesi adını alarak, Vefa Lisesi' nin bulunduğu yerde öğretimi sürdürdü. Bugün İstanbul' da, Cağaloğlu' ndaki binasında öğretim yapan lise, " Cağaloğlu Anadolu Lisesi " oldu.


    KONUT KREDİSİ VEREN İLK TÜRK BANKASI

    Emlak Kredi Bankası' dır. Yurdumuzda yerleşim sorununa yardımcı olmak ve konut sahibi olacakları desteklemek amacıyla kurulan ilk banka olan " Türkiye Emlak ve Eytam Bankası" dır. 1927 yılında faaliyete geçti. Bankanın adı, daha sonra " Emlak Kredi Bankası " olarak değiştirildi.

     
  20. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    İLK KÖY ENSTİTÜLERİ

    1940 yılında, İsmail Hakkı Tonguç' un yönetiminde eğitime başladılar. Köy çocuklarının bölgelerinde kalarak yetişmelerini sağlamak amacıyla kurulan enstitülerde okutulan derslerin yarısı kültür, dörtte biri tarım, dörtte biri de teknik derslerden oluşuyordu. Enstitülerin, kendilerine özgü çalışma yöntemleri vardı. Her öğrenci, köyünün ekonomik ve toplumsal yaşamını ayrıntılarıyla saptamak zorundaydı. " İş içinde iş yaparak öğrenmek " amacını güden enstitülerin kurulduğu yerler, köylerin yakınında, uygulamanın yapılabileceği en verimli kesimlerdeydi. 1943' te de, bu enstitülere öğretmen yetiştirmek için Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü kuruldu. Buraya girebilmek için, köy enstitüsünü bitirmiş olmak gerekiyordu.



    İLK KÖRLER OKULU

    1899 yılında kuruldu. Gözleri görmeyen çocukların ilk ve ortaöğretim yapmalarını sağlamak amacıyla İstanbul Ticaret Okulu Müdürü Grati Efendi 'nin girişimleriyle açılan bu okul, Ticaret Okulu' nun bir bölümünde öğretime geçti. 1910 yılında Alber Karamona adlı bir Musevinin İzmir' de sağır ve dilsizler için açtığı özel okulu, Sağlık Bakanlığı devraldı ve 1927' de körler bölümünü kurdu. 1951 yılında okul, Milli Eğitim Bakanlığı' na bağlanınca, Sağırlar Okulu İzmir' de kaldı, Körler Okulu Gaziantep' te eğitime başladı.


    İLK KONSERVATUVAR

    1913' te, İstanbul Şehzadebaşı' nda " Darü'l Bedayi " adıyla açıldı. Batı Müziği okulu niteliğinde bulunan " Mızika-i Hümâyun ", Darü'l Bedayi' den çok önce, 1831 yılında açıldıysa da, Mehterhane' nin kaldırılması üzerine saraya ve askeri bandolara eleman yetiştirmek amacıyla kurulmuştu. İlk devlet konservatuvarı, " Darü'l-Elhan ", 1917 yılında yine İstanbul' da kuruldu.



    KÖMÜRÜ İLK BULAN KİŞİ

    Padişah II. Mahmut zamanında, 1829 yılında " Uzun Mehmet " adlı bir deniz eri, Havza' da ilk kömür yatağını keşfetti. Karadeniz Ereğlisi' nden, İnebolu' ya kadar 180 kilometrelik bir uzunluk ve 50 kilometrelik derinlikten oluşan ilk kömür yatağından çıkarılan kömürlerden, donanma yararlanmıştı. Bölgede yeni kuyular açılarak üretimin artırılmasına, 1893 yılında başlandı. Günümüzde kömür üretimi, Türkiye Kömür İşletmeleri' nin tekelindedir.

    İLK KIZILAY DERNEĞİ

    11 Haziran 1868' de İstanbul' da, " Osmanlı Mecruhini Askeriye Cemiyeti " adıyla çalışmalarına başladı. " Osmanlı Hilâl-i Ahmer Cemiyeti ", " Türkiye Hilâl-i Ahmer Cemiyeti " ve "Türkiye Kızılay Cemiyeti " ad- larını alan bu kuruluşun adı, 1947 yılında " Türkiye Kızılay Derneği " oldu. Genel Merkezi ise, 1925 yılında İstanbul' dan Adana' ya taşındı. Kızılay, tüzel kişilikleri, özel hukuki yargılara bağlı bağımsız bir kuruluştur.

    İLK KEZ KAVUK GİYEN PADİŞAH

    Türk tarihinde ilk kavuk giyen padişah, I. Beyazıt' tır. Yanlarına pamuk doldurularak keçeden yapılan kavuğun rengi, biçimi ve adı, kullananların durumuna göre değişirdi.


    İLK KARİKATÜR

    Teodor Kasap' ın " Diyojen " adlı mizah dergisinde yayınlandı. Kimin tarafından yapıldıkları bilinmeyen imzasız üç örnek, Türk karikatür sanatının ilk ürünleridir. Ülkemizde karikatürde ilk imza ise, Cem' e aittir. Cem, " Kalem " dergisinde, karikatür sanatının güçlü örneklerini çizmişti. İlk karikatür ustası da odur.

    İLK KEMAN

    Yurdumuzda ilk keman yapımına, 1944 yılında Alman ustalarından Christian Kertel tarafından kurulan Ankara Devlet Konservatuvarı Keman ve Viyolonsel Atölyesi' nde başlandı. Keman yapımında, Almanya' dan özel olarak getirtilen ladin çamı ve akağaç kullanılmaktaydı.

    İLK KAHVENİN GELİŞİ

    1540 yılında Kanuni Sultan Süleyman' ın Habeşistan Beylerbeyi Özdemir Paşa tarafından getirildi. Evliya Çelebi, " Seyahatname " sinde, İstanbul'da o zamanlar 300 kahve deposu olduğunu ve kahvenin kantarla satıldığını yazar. Kahveden, vergi de alınırdı.


    İLK KAFETERYA

    İkinci Dünya Savaşı' ndan sonra İstanbul, İzmir ve Ankara' da açıldı. İtalyanca '' caffette - ria " sözcüğünden dilimize aktarılan kafeterya, herkesin elinde bir tepsiyle, seçtiği yemekleri alarak masasına götürdüğü bir tür lokanta anlamına gelir.

    İLK KAZI


    1871' de Truva' da, Şiliman tarafından yapıldı. Bu ilk kazı, bilimsel araştırma yöntemlerinden uzaktı. Sonraları, Alman Dörfelt, yine Truva' da daha düzenli kazılar yaptı. Günümüzde kazılar, Türk Tarih Kurumu' ndan izin belgesi alınarak yapılmaktadır.


    İLK KALP NAKLİ

    Ülkemizde ilk kez bir insandan diğerine kalp naklini, 22 Kasım 1968 tarihinde Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi' nde Dr. Kemal Beyazıt gerçekleştirdi. 14 yaşındaki fırın işçisi Erdal Yıldırım' ın kalbi, 3 çocuklu bir anne olan 41 yaşındaki Maviş Karagöz' e takıldı. Ancak hasta, yeni kalbiyle birkaç saat yaşayabildi.
    25 Kasım 1968 günü, bu kez İstanbul Haydarpaşa Göğüs Cerrahisi' nde, Dr. Siyami Ersek, Türkiye' de ikinci kalp nakli ameliyatını yaptı. Ersek, trafik kazasında ölen 50 yaşındaki bir bekçinin kalbini, 26 yaşındaki Ali Akgül' e taktı. Bu hasta da, 39 saat yaşayıp, öldü.

    İLK KARAGÖZ OYUNU

    Bu gölge oyunu, Yavuz Sultan Selim' in 1517' de Mısır' ı Türk topraklarına katmasından sonra, bu ülkeden getirttiği sanatçılarla Türkiye' ye geldi. Ancak Türkler, 17. yüzyıldan başlayarak kendi yaratıcı güçlerinin katkısıyla Karagöz' ü " bir Türk gölge oyunu " durumuna getirdiler. Karagöz' ün kim olduğu, nereden geldiği konusunda değişik görüşler vardır. Hatta, yaşayıp yaşamadığı bile, kesinlikle belli değildir. Karagöz, ülkemizde öylesine sevilmiştir ki, Bursa' da, adına bir de mezar yaptırılmıştır.
    İlk " Karagözcü " lerin, 16. yüzyıldan kalan bir belgede şu kimseler olduğu yazılır:
    " Şahkulu, Sekoglu, Kör Hasatan, Yenikapılı Ahmet, Çalık Ali Bali, Mehmet Bursavi, Yenikapılı Hasan, Arap Mehmet, Vakoğlu Mehmet, Çalık Osman, Uzun Ali."


    İLK KAHVEHANE


    1554 yılında İstanbul' da açıldı. Bu ilk kahvehaneyi açanların biri Şamlı, öteki de Halepli idi. Halk, kahvehanelere ilgi gösterince, kısa zamanda sayıları çoğaldı. Kanuni' nin doktoru Bedrüttin Kusuni, kahvehane açılmasının sağlık yönünden sakıncası olmadığını belirten bir rapor verince, yüksek görevli devlet memurları bile buralara gelmeye başladılar. Sonraları, din adamlarının, hem kahve içimi, hem kahvehane açılmasına karşı çıkmaları ve bazı padişahların burada sakıncalı siyasal konuşmalar yapıldığı yolundaki baskılar sonucu, çeşitli dönemlerde kahvehaneler, zaman zaman kapatıldı. Ama, asılmaya varan cezalar bile, bu yasakları sürekli kılmadı.


    İLK KAĞIT FABRİKASI

    İzmir' de, Halkpınar semtinde 1846 yılında kuruldu. Bu fabrika, buhar makinesiyle işliyor, hammadde olarak kullandığı paçavra kâğıt hamuru, fabrikada hazırlanıyordu. Kapitülasyonlar' dan yararlanan Avrupa kâğıtçıları, daha ucuza kâğıdı Osmanlı Devleti' ne sokarak ilk kâğıt fabrikamızın 1887 yılında kapatılmasını becerdiler. Bu fabrikadan önce ise, bazı yörelerde kurulan kâğıthaneler, Türk matbaacılığının gereksinimini karşılamaya çalışıyordu.
    Cumhuriyet' in ilanından sonra ise, kâğıt fabrikası kurulması, sanayi planına alındı. Etüt ve projeleri, kâğıt mühendisi Mehmet Ali Kâğıtçı tarafından hazırlanan ilk kâğıt ve karton fabrikasının temeli, İzmit' te 1934' te atıldı. İnşaatı ve makinelerinin montajı, 20 ay sürdü. Sonunda ilk Türk kâğıdı, 18 Nisan 1938 (resmi açılış 6 Kasım 1938)' de yapıldı. Aynı tarihte, ikinci kâğıt fabrikasıyla, paçavra, saman ve odun selülozları fabrikalarının da temeli atıldı. Bu fabrikanın açılış töreni ise 1944 yılında yapıldı. İzmit' te kurulan ilk fabrika, zamanla genişletilerek, 1954' te üçüncü, 1957' de dördüncü ve 1959' da da beşinci kâğıt fabrikaları ve bunların ek tesisleri hizmete geçti. İlk kâğıt fabrikasının 1934' teki adı, Sümerbank Kâğıt ve Karton Fabrikası idi.

     

Bu Sayfayı Paylaş