Tarİhİn En BÜyÜk SavaŞÇilari "moĞollar"

'Tarihi Bilgiler' forumunda NeslisH tarafından 27 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Tarİhİn En BÜyÜk SavaŞÇilari "moĞollar" konusu [​IMG]
    kökenleri:Moğollar ırklarının Börte Çine(Mavi Kurt) ile Koa Maral(Beyaz Keçi)’den geldiğine inanmaktadırlar.Kimi tarihçiler Moğollar’ın Türk soylu olduklarını söyleseler de bu kanıtlanabilmiş değildir.Ancak Moğolistan’da yaşayan kavimler arasında Tuğrul Han önderliğindeki Karaitler gibi bazı Türk boyları olduğu bilinmektedir.

    b.Yaşadıkları alan:Moğollar,bugunün Moğolistan sınırları içindeki Onon ve Kerulen nehirleri çevresinde yaşamaktaydılar.Bu alan,etrafında Gobi Çölü olduğundan ve ırmakları verimsiz olduğundan tarıma elverişli bir alan değildi ve bu nedele burada hayvancılıkla beslenilmekteydi.Burada yaşayan göçebe kavimler hayatlarını bu şekilde sürdürmekteydi.

    c.Dilleri ve Yazıları: Moğollar yazılı kültür sahibi olan nadir topluluklardan birisiydi.Moğolca dili Ural-Altay dil ailesinin Altay bölümüne mensuptu ve yazıları Moğolca ise 10. yüzyılda bulunmuştu.Moğollar yazı kullanan nadir nomad kavimlerden bir tanesiydi.

    d.Yaşam Şekilleri:Moğollar,”yurt” adı verilen dayanıklı kumaştan yapılan çadır-evlerde yaşarlardı.Bu evler türlü eşyalarla donatılırdı,göçebe bir kavim oldukları için yaşam şekillerine de uygundu bu yurtlar.Moğollar,çok eşli olurlardı.Özellikle savaşlarda esir olarak aldıkları kadınları eşleri veya kumaları yaparlardı.Buna rağmen Moğollar’da tek bir ana eş olurdu.Yani bu eşlerden bir tanesi “gözde” olarak seçilir ve mallar ve şan şöhret,o eşten olma oğullara geçerdi.Bir birlik halinde olmayan Moğol ve o bölgede yaşayan göçebe Türk-Çin kavimlerinin tek amacı,karınlarını doyurup yaşamlarını südürmekti.

    e.Ordu Düzeni ve Taktikleri: Moğol ordusu yüzde 70 çok hafif zırhlı atlı okçulardan, yüzde 30 ise orta derecede zırhlı atlı süvarilerden oluşmaktaydı. Moğollar, hayvancılıkla yakından ilgili oldukları için, atları çok etkili olarak kullanmış, hız kavramı Moğol fetihlerinin en önemli ögesi olmuştur. Aynen 2.Dünya Savaşı’ndaki gibi bir “Blitzkrieg”(Yıldırım Savaşı) taktiğiyle vur-kaç yaparak, sonra düşman kovalamaktan vazgeçince, bir kez daha vurup kaçarak hızlı birliklerle rakibin üzerine çökerek onlara açık alanda Tatar oku adı verilen ve en kalın zırhı bile delebilen sivri oklarını yağdırarak düşmanı, özellikle de ağır zırhlı yavaş birlikleri dağıtmışlar,sonra da süvarilerle kalan safları temizlemişlerdir. Türkistan bölgesinin fethinden sonra ise buradaki silah yapımcılarından yararlanarak kuşatma araçları yapmayı öğrenmişler, kale önü savaşlarında bu araçları ve neft(yanmış toprak) gibi bazı yanıcı maddeler de kullanmışlardır. Moğollar ta ki Kubilay dönemine kadar asla piyade birliklerine sahip olmamışlardır.

    f.İmparatorluğu oluşturan kavimler:İmparatorluk,genel olarak Türk nüfüsundan oluşmaktaydı.Moğolistan’da pek çok boya ayrılmış ve değişik hanların emrinde toplanmış olan Türk,Moğol,Tatar ve bazı Çingene(Kıbti) kavimleri yaşamaktaydı.Bir bütün olarak imparatorlukta ise,Çin,Türk,Tatar,Peştun ve Gur(Afgan,Pakistan yerlileri),Slav,Acem,Arap,Hint ve Moğol kavimleri bulunmaktaydı.Moğollar’a tabiyetini sunmuş Türk boyları arasında Uygurlar,Kırgızlar ve Karluklar da vardı

    g.Cengiz Han öncesi:

    Cengiz Han Moğollar’ı bir birlik altında toplamadan önce Moğollar, pek çok değişik hanın emri altında yurt- kentlerde toplanmış olarak yaşamlarını sürdürmekteydi. Zamanında Cengiz Han’ın ataları Kutula Han gibi, Cengiz’in babası Yesügey gibi bazı nüfuzu kuvvetli kimseler olmuştu, fakat bunların etkileri çok kısa soluklu olmuş,pek bir etki yaratmamıştır.Buradaki Türk,Tatar,Çingene ve Çin kavimleri de Moğollar’la kaynaşmış durumdaydı, ancak kavim sayısı o kadar çoktu ki bu kavimleri bu birlik altında toplamak neredeyse imkansız görünüyordu.


    a. Temuçin:
    Onon Irmağı kıyısında, büyük Moğol İmparatorluğu’nun kurucusu ve güneşi olan Timuçin, Yesügey ve Hoelün’den 1155 yılında doğdu. Çocukluğu abileri ve annesinin yanında avlanmayı ve hayvan otlatmayı, balık tutmayı öğrenerek, zaman zaman da kabile reisi olan babasına gezilerinde eşlik ederek geçti. Yesügey nüfuzlu bir kabile reisiydi ve evinin etrafında kabilesinden pek çok insan ve yurtları vardı. Timuçin 10 yaşında babasıyla beraber hayatını değiştirecek bir seyahate çıktı. Babasıyla Ongirat Hanı Dey Seçen’in yanına gidip kızları Börte’yi Temuçin’e istediler. Dey Seçen teklifi kabul etti,Temuçin bir süre Dey Seçen’in yanında kalacaktı. Ancak Yesügey dönmek zorundaydı. Yesügey dönüş yolunda Merkitler tarafından konuk edilme bahanesiyle yemekte zehirlendi ve Temuçin için çocukluğun zorlu bir evresi başlamış oldu. Han’ın akrabalarından, daha sonra ailenin bakımını üstlenecek olan Mönglik, Temuçin’i Dey Seçen’in yanından alıp yurda geri getirdi. Ancak, Yesügey’in ölümünden sonra ise etrafındakiler yurtlarını terkettiler ve Yesügey’in ailesi ırmak kıyısında yalnızlığa terk edildi. Bu süre içinde Temuçin ve kardeşleri büyükten küçüğe Bekter, Belgütey, Kasar, Kaçiun ve Temüge, ailenin geçimini sağlayabilmek için avdan ava koştular ve bu sıralarda hayvan bakımını ve silah kullanmayı öğrendiler. 1166’da Temuçin daha sonra da bahsi geçecek olan Camuka ile tanıştı ve kan kardeşi(anda) oldular. 1167 yılında ise büyük bir felaket oldu. Kasar ve Temuçin, anlaşamadıkları bir türlü anlaşamadıkları abileri Bekter’i bir av sırasında çıkan anlaşmazlık sonucu vurdular. Bu Temuçin’in kardeş katili damgası yemesine sebep olduysa da Yesügey’in kumasından oğlu olan üvey oğlu Bekter’in ölümüne öz kardeşi Belgütey bile ses çıkarmamıştı. 1171 yılında ise Temuçin, tehlike olmadan onu etkisiz hale getirmek isteyen Tayiçiutlar tarafından ağır bir direniş sonrası tutsak edildi. Ancak buradan da kaçmayı başaran Temuçin, at hırsızlığı yaparken gelecekte en yakın arkadaşı olan Borçu ve daha sonra da Urgankay kavminden Celme ile tanıştı ve bunlar imparatorluk süresince Han’ın değişmez arkadaşları ve komutanları oldular. Celme’den sonra kardeşi Subutay da Cengiz Han’a katıldı. Tahminen 1180 yılında ise, Temuçin daha önce söz verildiği üzere Börte ile evlendi. Bu tarihten sonra Temuçin, kardeşleriyle beraber güçlü bir Moğol Hanı olan ve babasının andası olan Tuğrul Han’ın hizmetine girdi ve uzun süre onun hizmetinde kalarak onun saflarında savaştı. Tuğrul Han, ona babasıyla olan ve Moğollar’da çok şerefli sayılan andalığının etkisiyle Temuçin’e hanlığını kurtarıp iade edeceğine söz verdi.Ancak Timuçin burada da rahat bırakılmadı. Börte, Yesügey’in Merkit kabilesinden zorla kız kaçırmasına öç olarak Merkitlerce kaçırıldı. Bunun üzerine Camuka’ya haber yollayan Temuçin ve Tuğrul, ordularını Camuka ile birleştirip Merkitler’e saldırarak Börte’yi kurtardılar, Börte bir süre Camuka’nın konuğu olarak kaldı. Bu kurtarmadan bir süre sonra Cengiz Han’ın ilk oğlu olan Cuci doğdu.(1182). Bu nedenle Cuci’nin Cengiz Han’ın değil de Camuka’nın oğlu olduğu söylenmektedir, fakat bu kesin değildir, yine de Cengiz Han onu oğlu olarak kabul etmiştir ancak tarihçilere göre Cuci ve Cengiz Han arasındaki bağlar hep zayıf olmuştur ve Han, diğer oğullarına gösterdiği sevgiyi ona göstermemiştir. Bundan sonra Cengiz Han halkını ve eski aşiretini, akrabalarını etrafında toplamaya başlar ve babasının andası Tuğrul Han’ın korumasından da bir süre sonra çıkarak Onon ve Kerulen Irmakları arasında yurdunu kurar. Bu sırada oğulları Çağatay(1184), Ögedey(1186) ve Tuluy(1193) dünyaya gelir. 1184’te ise Timuçin ile Camuka kendi kaderlerini ve yurtlarını ayırırlar. Gitgide gücü büyüyen Cengiz Han, pek çok Moğol önderini etrafında topladı ve pek çok kavim ona bağlılıklarını bildirdi. Cengiz Han da bu sırada boş durmayarak büyük askeri gücü ve siyasi etkisiyle her geçen gün yüzlerce Moğol kavminin daha çoğunu egemenliği altına almaya başladı. Bunun için de pek çok irili ufaklı kavimle tanıştı ve askerleriyle beraber ganimetlerini, servetini ve sahip oldukları kuma sayısını artırdılar. Bu seferlerde ünlü general Cebe gibi pek çok değerli askeri veya bilge insanları da yurtlarına alarak aralarına kattılar. Karaitli Tuğrul da onu desteklemeye devam etti, bunun ödülünü, ilerde Naymanlar tarafından mağlup edildiğinde Temuçin’in ona ülkesini geri vermesiyle alacaktı, ancak daha sonra o da daha çok güç elde etmek için Timuçin’e ihanet edecek ve öldürülecektir. Bu yıllarda Dağınık bir şekilde yaşayan göçebe Moğollar ise doğal olarak güçlü ve etkin bir lider arayışındaydı. Bunun için iki aday vardı: İki anda Temuçin ve Camuka. En sonunda 1196 yılında daha çok liderin desteğini almış ve daha etkin olan, daha güçlü orduya sahip Temuçin, Kağan ilan edilir ve bundan sonra Cengiz adını alır. Bundan sonra 40 yaşındaki Temuçin, Cengiz Han olmuştur.

    “Tanrı bana dedi ki: Timuçin ve çocuklarına yeryüzünü verdim”
     

Bu Sayfayı Paylaş