Tapu Siciline Güven İlkesi

'Hukuk' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 29 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Tapu Siciline Güven İlkesi konusu Menkul mallar üzerindeki aleniyeti zilyetlik sağlarken, gayri menkuller üzerindeki ayni haklarda bu işlevi tapu sicili görür.

    Tapu Siciline Hakim Olan İlkeler:

    1-Aleniyet: Tapu sicilinde kayıtlı olan ayni hakkın bilinmediği iddiası hukuk tarafından dikkate alınmaz.

    2-Tescil: Gayri menkuller üzerindeki ayni haklar tapu siciline yapılacak tescil işlemi ile kurulur, değiştirilir, sınırlandırılır yada ortadan kaldırılır.

    3-Ayrı Aleniyet İlkesi: Tapu siciline kaydedilen her gayri menkul içinayrı bir sayfa açılır.

    4-İlliyet İlişkisi: Tescil işleminin geçerliliği kendisine sebep teşkil edenhukuki işlemin geçerliliğine bağlıdır.

    5-Tapu Siciline Güven İlkesi: Tapu sicili kayıtlarına güvenerek hak iktisap etmiş olan kimseler iyi niyetli kabul edilerek bu iktisaplarında korunmuşlardır.





    Mk md. 1023: Tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan 3. kişinin bu kazanımı korunur.

    Şartları:

    1_ Yolsuz bir tescile dayanmalıdır. Mesela C, B'nin temsilcisi gibi görünen bir şahıstan taşınmazı satın alıyor ya da D, sahte bir veraset ilamı ile babası B'nin malını C'ye satıyor. Bu durumlarda tapudaki tescil geçersiz bir sebebe dayandığı için yolsuzdur. C'nin bu durumda iyi niyeti korumaz. Onun güveni tapu kütüğüne değildir.. onun güveni sahte verasetnameyedir. C malik olmamasına rağmen ona tapu kütüğünün düzeltilmesi davası açılmazsa onun bu yolsuz tesciline iyiniyetle güvenerek taşınmazı satın alan D'nin iyi niyeti korunacaktır.

    2_Ayni bir hak iktisap edilmiş olmalıdır. Tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak bir şahsi hak kazanılamaz.

    3_ 3. kişinin iyi niyetli olması gerekir. Bu iyiniyet Mk md. 2 kapsamında belli bir durumu bilmeme ve bilmesinin de beklenmemesidir. Bunu hakim re'sen dikkate alır, inceler. Yargıtay, hayatın olağan akışına göre yüzdeyüz iyi niyetli olması gerekir, diyor. Eğer hayatın olağan akışına göre şüphelenmesi gereken bir durum varsa biz bu kişiyi iyiniyetli kabul edemeyiz.



    Tapu kütüğünün düzeltilmesi davası:

    Ya tescil daha başlangıçta yolsuzdur ya da sonradan yolsuz hale gelmiştir. Bir tescil her ne şekilde yolsuz olmuş olursa olsun bunu ya bir akitle ya da bir davayla düzeltmemiz gerekir.

    Yolsuz tescil beni rahatsız eder. Neden??

    Çünkü Mk md.1023'e göre 3. kişiler iyiniyetle hak iktisap edebilirler. Yine Mk md.712'ye göre 3. kişiler olağan kazandırıcı zamanaşımı ile iyiniyetle hak iktisap edebilirler. Yine Mk md.713'e göre olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ile 3. kişiler hak iktisap edebilirler.

    Eğer dava yoluyla tescilin düzeltilmesi yoluna gidilecekse Tapu Kaydının Tashihi davası açılır. Bu dava Mk md. 1025'de düzenlenmiştir.

    Mk md. 1025: Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin edilmiş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden ayni hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir.
    İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları ayni haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır.


    Tapu Sicilinin Tutulmasından Devletin Sorumluluğu:

    Mk md. 1007: Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.
    Devlet, zararın doğmasından kusuru bulunan görevlilere rücu eder.
    Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.

    Devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluktur. Zarar başka bir şekilde giderilemiyorsa devlet tapu siclinin tutulması bir hak kaybına neden olmuşsa bundan sorumludur.

    Alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş