Tahkim

'Hukuk' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 29 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Tahkim konusu TAHKİM
    Hakkına tecavüz edilen kişinin (davacının), hakkının tanınması için, ancak
    devletin mahkemelerine başvurabilir. Bunun tek istisnası tahkim
    müessesesidir.
    Bir hak üzerinde uyuşmazlığa düşmüş olan iki tarafın anlaşarak, bu
    uyuşmazlığın çözümlenmesini özel kişilere bırakmalarına ve uyuşmazlığın bu
    özel kişiler tarafından incelenip karara bağlanmasına tahkim denir.
    Uyuşmazlığın çözümlenmesi kendilerine bırakılan bu özel kişilere de hakem
    denir. Hakemler o uyuşmazlık bakımından sanki mahkeme olmuştur. Hakemlere,
    hakem mahkemesi de denir.
    İhtiyari tahkim: Burada taraflar bir davanın çözümlenmesi için hakeme
    başvurmaya mecbur değildirler. Dava normal olarak mahkemelerde görülür.
    Ancak taraflar anlaşarak bir davayı tayin edecekleri hakemlere
    götürebilirler.
    Mecburi tahkim: bazı hallerde bir uyuşmazlığın çözümlenmesi için hakeme
    başvurmak mecburidir. Taraflar devlet mahkemelerinde dava açamazlar.
    Tahkim sadece, çekişmeli yargıya giren hukuk uyuşmazlıkları hakkında
    mümkündür. Cezai veya idari yargıda tahkim caiz değildir.
    İhtiyari tahkim sözleşmeye dayanır. Buda başlıca iki ayrı sözleşmeden
    ibarettir.
    1.tahkim sözleşmesi: bununla taraflar aralarındaki bir uyuşmazlığın
    çözümlenmesi için tahkim yoluna yani hekeme başvurmayı kararlaştırırlar. Bu
    sözleşmenin tarafları bizzat uyuşmazlığın taraflarıdır.
    2.hakem sözleşmesi: bu sözleşme, taraflar ile hakemler arasında yapılır.
    Bununla taraflar aralarındaki uyuşmazlığın hakemlerce çözümlenmesini teklif,
    hakemler de hakem olarak o uyuşmazlığa bakmayı kabul ederler.
    Hakem-bilirkişiler, hakemlerden tamamen farklı kişilerdir. Hakem tıpkı hakim
    gibi vakıaları kanun veya tarafların kararlaştırdıkları norm çerçevesinde
    icra ederek bir hüküm vermekle mükellef olan kimsedir. Halbuki
    hakem-bilirkişi bir hukuki meselenin halli kendisine bağlı bulunduğu vakıayı
    tayin ve tespit etmekle vazifelendirilen kimsedir. Hakem-bilirkişiler haklar
    ve hukuki münasebetler üzerinde karar veremezler. Bunlar ancak bir zararın
    vukuunun miktarı, bir şeyin kıymetini, bir kusurun mevcudiyetini
    ihtisaslarına binaen tayin ve tespit ederler.
    Hakem-bilirkişilerin görevi, sadece kendilerine havale edilen hususu tespite
    münhasırdır. Hakem-bilirkişiler mesela sigortalı malın hasarını tespit
    ettikten sonra bu hasarı kimin ödeyeceğine karar veremezler.
    Hakem-bilirkişilerin yaptıkları iş sadece bir tespitten ibaret olduğundan
    kararlar doğrudan doğruya icra edilemez. Hakem-bilirkişilerin kararları
    temyiz edilemez.
    TAHKİM SÖZLEŞMESİ: Tahkim sözleşmesi ile taraflar, aralarındaki bir
    uyuşmazlığın çözümlenmesi için tahkim yoluna, yani hakeme başvurmayı
    kararlaştırırlar.
    Tahkim sözleşmesinin çeşitleri: 2 şekilde yapılması mümkündür.
    1.müstakil bir sözleşme olarak: taraflar doğmuş olan bir uyuşmazlığın
    tahkim yolu ile çözümlenmesi için ayrı bir sözleşme yapabilirler. Bu
    sözleşmenin konusu münhasıran tahkimdir. (dar anlamda tahkim sözleşmesi)
    2.tahkim şartı: taraflar yaptıkları bir sözleşmeye bu sözleşmeden doğacak
    uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözümleneceğini şart olarak koyabilirler.
    Burada tahkim, o sözleşmenin yalnız başına konusu olmayıp, o sözleşmenin
    yalnız bir şartını teşkil etmektedir.
    Tarafların bir tahkim sözleşmesi yapmak istediklerinin başka bir deyimle
    aralarındaki uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesini istediklerinin,
    tahkim sözleşmesinde açıkça belirtilmesi gerekir.
    Tahkim sözleşmesinin şartları:
    Yazılı şekil: tahkim sözleşmesinin yazılı şekilde olması lazımdır. Yazılı
    yapılmayan tahkim sözleşmesi geçersizdir.
    Konusu: tahkim sözleşmesi tarafların iradesine tabi olan uyuşmazlıklar için
    mümkündür. İki tarafın iradesine tabi olmayan, tarafların dava konusu
    üzerinde kabul veya sulh yolu ile serbestçe tasarruf edemeyecekleri hallerde
    tahkim mümkün değildir. Mesela boşanma ve ayrılık davaları, iflas davalar ve
    çekişmesiz yargı işleri için tahkim sözleşmesi yapılamaz. Buna karşılık
    taraflar aralarındaki uyuşmazlık üzerinde serbestçe anlaşabiliyorlar ve bu
    anlaşma bir mahkeme kararı olmaksızın geçerli ise tahkim sözleşmesi caizdir.
    Mesela alacak, menkul ve gayrimenkul mal davaları hakkında tahkim sözleşmesi
    yapılabilir.
    Uyuşmazlık belirli olmalıdır: ancak belirli bir uyuşmazlık hakkında tahkim
    sözleşmesi yapılabilir. Taraflar tahkim sözleşmesi yaparken hangi uyuşmazlık
    hakkında bu sözleşmeyi yaptıklarını bilmelidirler. “bundan sonra aramızda
    çıkacak bütün uyuşmazlıklarda tahkim yoluna başvurulacaktır” şeklindeki
    genel bir tahkim sözleşmesi geçerli değildir.
    Tahkim sözleşmesinin etkisi:
    Taraflar tahkim sözleşmesinin konusu olan uyuşmazlık hakkında dava açmak
    isterlerse tahkim yoluna gitmek zorundadırlar. Yani davayı genel
    mahkemelerde değil, hakemlerde açabilirler.
    Ancak davacı tahkim sözleşmesine rağmen davasını mahkemede açmış ise mahkeme
    tahkim sözleşmesini kendiliğinden gözeterek görevsizlik kararı veremez.
    Mahkemenin tahkim sözleşmesini gözetebilmesi için davalının “davanın tahkim
    yolu ile çözümlenmesi gerekir” şeklinde bir tahkim itirazında bulunmuş
    olması gerekir. Davalının, esasa cevap verdikten veya esasa cevap süresini
    geçirdikten sonra yaptığı tahkim itirazı dinlenmez, mahkeme davaya bakmaya
    devam eder.
    Davalı, esasa cevap süresi içinde tahkim itirazında bulunursa mahkeme, dava
    dilekçesini “ uyuşmazlığın çözümlenmesinin hakeme ait olduğu” gerekçesiyle
    reddeder. Bu ret kararı temyiz edilebilir. Davalı bu ret kararının
    kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde tahkim yoluna başvurursa, bu halde
    hakemlerde açılan dava mahkemede açılmış olan davanın devamıdır. Davacı 10
    gün içinde tahkim yoluna başvurmazsa davacının mahkemede açmış olduğu dava
    açılmamış sayılır. Ve dava açılması ile meydana gelen zamanaşımı kesilmesi
    hükümsüz hale gelir.
    Bir uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenip çözümlenmeyeceğine ilişkin
    uyuşmazlık mahkeme tarafından çözümlenir.
    Hakemlerde açılan bir davaya karşı, davalı “ bu davanın mahkemede açılması
    gerektiği” hakkında hiç bir itirazda bulunmazsa, hakemler bakmakta oldukları
    davanın tahkim sözleşmesi kapsamına girmediğini kendiliğinden gözeterek dava
    açmaları için süre veremezler; davayı esastan inceleyip karara bağlamak
    zorundadırlar. Bu hal de yargıtay da, davaya hakemlerde bakılamayacağı
    gerekçesiyle hakem kararını bozamaz. Çünkü davalı bu hususta bir itirazda
    bulunmamakla, taraflar arasında o davanın da tahkim sözleşmesinin kapsamına
    girdiği hususunda zımni bir anlaşma meydana gelmiştir.
    HAKEM SÖZLEŞMESİ VE HAKEMLER
    Hakem sözleşmesi taraflar ile hakem arasında yapılan bir akittir. Bir
    vekalet veya hizmet sözleşmesidir. Hakem sözleşmesi yazılı şekle tabi
    değildir.
    Hakemler mahkeme tarafından seçilse bile taraflar ile hakem arasında bir
    hakem sözleşmesi yapılmış sayılır.
    Hiç kimse hakemliği kabul zorunda değildir. Sözleşme hakemin kabulü ile
    meydana gelir. Hakem, hakemliği kabul edince artık sözleşme gereğince
    hakemlik yapmak zorundadır. Hakemler, memurlar gibi cezai sorumluluğa
    tabidir.
    Hakemler:
    Hakem sözleşmesi ile iki taraf arasındaki bir uyuşmazlığı çözümlemek
    görevini üzerine alan kimseye hakem denir. Hakem, kendisine açılan davanın
    hakimidir. Hakimden farkı, hakemin bu hususta hiç bir resmi sıfatının
    bulunmaması ve tamamen tarafların iradesi ile tayin edilmiş olmasıdır.
    Fiil ehliyetine sahip her gerçek ve tüzel kişi hakem tayin edebilir. Hakem
    üçüncü kişi olmalıdır. Taraflar veya vekilleri hakem olamazlar. Hakimler ve
    savcılar hakem olamaz. Avukatlar ve noterler hakemlik yapabilir.
    Hakemlerin seçimi:
    –hakem tahkim sözleşmesinde ismen gösterilmiştir. Bu kimse hakemliği kabul
    etmez istifa eder veya ölürse tahkim sözleşmesi hükümsüz kalır. Davanın
    mahkemede açılması gerekir. Tahkim sözleşmesinde birden fazla hakem ismen
    gösterilmiş olup da, bunlardan biri hakemliği kabul etmez istifa eder veya
    ölürse tahkim sözleşmesi gene hükümsüz kalır.
    –hakem sözleşmesinde hakemlerin taraflarca seçileceği kararlaştıralabilir.
    Taraflar arasında eşitliğe uyulması gerekir. Ekseriya tarafların birer hakem
    seçecekleri kararlaştırılır. Bu halde dava açmak isteyen taraf kendi
    hakemini tayin ederek, karşı tarafa hakemini tayin emesi için 7 günlük bir
    süre verir. Karşı taraf bu yedi gün içinde hakemini tayin edip bildirmezse,
    onun hakemi mahkeme tarafından seçilir. Karşı taraf 7 gün içinde hakemini
    tayin etmezse artık bu hakkı düşer.
    –tahkim sözleşmesinde hakemin kimin tarafından seçileceğine ilişkin bir
    açıklık yoksa, hakemler, davaya bakmaya yetkili ve görevli olan mahkeme
    tarafından seçilir. Tahkim sözleşmesinde hakemlerin adedi hakkında bir
    açıklık yoksa, mahkeme 3 hakem seçer.
    –tahkim sözleşmesi ile hakemlerin seçimi bir üçüncü kişiye bırakılmış ise,
    hakemler bu üçüncü kişi tarafından seçilir. Bu üçüncü kişinin hakem
    seçiminden kaçınması veya ölmesi halinde tahkim sözleşmesi hükümsüz kalır.
    Hakemler nasıl seçilirse seçilsin ancak iki tarafın muvafakatıyla
    azlolunabilir. Hakemlerden biri ret veya istifa nedeniyle ayrılırsa yerine
    bir başkası seçilir.
     
  2. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Hakemlerin reddi:
    Hakemlerin tarafsız olmaları gerekir. Taraflar hakemin seçildiğini
    öğrendikleri tarihten itibaren 5 gün içinde ret talebinde bulunabilirler.
    Ret sebebi davaya bakıldığı sırada öğrenilmiş ise usule ilişkin yeni bir
    işlem yapılmadan önce derhal ret talebinde bulunmak gerekir. Ret talebi
    davaya bakmaya yetkili ve görevli olan mahkeme tarafından incelenir. Ret
    talebi hakkında bir karar verilip bu karar kesinleşinceye kadar hakemler
    davaya bakamazlar, davanın ertelenmesi gerekir.
    Hakem ücreti:
    Hakemler gördükleri hizmete karşılık bir ücret alırlar. Taraflar hakem
    ücretini kararlaştırmış olabilirler. Taraflarca kararlaştırılmamış ise hakem
    ücreti, hakemlerdeki dava karara bağlandıktan sonra hakemlerin yetkili ve
    görevli genel mahkemede açacakları bir eda davası üzerine mahkeme tarafından
    tayin edilir.
    TAHKİM USULÜ
    Dava açılması: dava hakemler tamamen belli olup hakem kurulu oluştuktan
    sonra açılır. Hakemelr mahkeme tarafından seçilecekse dava hakemlerin tayini
    için mahkemeye başvurulduğu tarihte açılmış sayılır. Hakemlerin tayini
    taraflara ait ise, davacının hakemini seçip, davalıya hakemini seçmesini
    tebliğ ettiği tarihte dava açılmış sayılır. Hakemlerin tayini bir üçüncü
    kişiye ait ise, hakemlerin tayini için üçüncü kişiye başvurulduğu tarihte
    dava açılmış sayılmalıdır.
    Hakemler tahkim sözleşmesinde ismen tayin edilmişlerse, dava hakemlerin işe
    başlamalarının kendilerine tebliğ edildiği tarihte açılmış sayılmalıdır.
    Hakemlerde dava açılması ile de zamanaşımı kesilir. Hakemlerde dava
    açıldıktan sonra davacı, davalının açıkça rızası olmadıkça davasını geri
    alamaz. Buna karşılık taraflar hakemlerin uygulayacakları yargılama usulünü
    tespit etmemişler ve hakemlerde usul hükümleri ile bağlı olmadıklarına karar
    vermişlerse davalı muvafakat etmese bile, davacı davasını değiştirebilir.
    Yargılama usulü: hakemlerin uygulayacakları yargılama usulünü, taraflar
    tahkim sözleşmesinde tespit etmiş olabilirler. Hakemler tahkim sözleşmesinde
    tespit edilen yargılama usulünü uygularlar. Hakemlerin bu usule aykırı
    hareket etmiş olmaları bir temyiz sebebi sayılmamıştır.
    Tahkim sözleşmesinde yargılama usulü hakkında bir açıklık yoksa, hakemler,
    uygulayacakları yargılama usulünü kendileri belirler.
    Her iki halde de hakemler bir yargılama usulünün ana kurallaına uymak
    zorundadırlar. Hakemler her iki tarafa da eşit işlem yapmakla yükümlüdürler.
    Hakemler kural olarak dosya üzerinde inceleme yaparlar. Duruşma yapmalarına
    da bir engel yoktur.
    40 milyon liradan yukarı hukuki işlemlerin, hakemlerde de senetle ispat
    olunması gerekir. Hakemler ihtiyadi tedbir ve ihtiyadi haciz kararı
    veremezler bu kararları vermek yetkisi nahkemeye aittir.
    Üçüncü kişiler hakemlerde açılmış bir davaya müdahale edebilirler.
    Tahkim süresi: hakemler 6 ay içinde hüküm vermek zorundadırlar. Bu süre
    içinde hüküm verilmemişse, hakemelrin yapmış oldukları işlemler batıl olup
    davaya yetkili ve görevli mahkeme tarafından bakılır. Tahkim süresi
    geçtikten sonra karar verilmiş olması bir temyiz sebebidir.
     
  3. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Tahkim süresinin başlangıcı:
    1.birden fazla hakem varsa, hakemlerin ilk toplantılarını yapmış
    oldukları tarih
    2.hakemin bir kişi olması halinde, hakemin bazı usul işlemleri için ilk
    tensip kararını verdiği tarihtir.
    Taraflar tahkim süresini uzatabililer. Tahkim süresi, tahkim sözleşmesinde
    gösterilmiş olsa bile taraflar bunu uzatabilirler.
    Hakemlerden birinin ret veya istifa nedeniyle ayrılması, hakimin tahkim
    süresini uzatabilmesini haklı gösteren bir sebep sayılmıştır. Hakimin tahkim
    süresinin uzatılmasına karar vermesi tarafların bu hususta anlaşamamaları ve
    taraflardan birinin sürenin uzatılmasını hakimden istemiş olması halinde
    mümkündür. Hakimin tahkim süresinin uzatılmasına ilişkin kararları temyiz
    edilemez.
    Bazı hallerde tahkim süresi durur, yani işlemez.
    Hakem kararı: hakemler adalet ve nısfet esaslarına göre karar vermekle
    yükümlüdürler.
    Hakemler iki tarafın iddialarından her biri hakkında karar vermekle
    yükümlüdürler aksi hal bir bozma sebebidir.. bundan başka hakemler
    kendilerinden talep edilmemiş olan bir şey hakkında ve tahkim sözleşmesi ile
    kendilerine verilen yetki dışında karar veremezler.
    Hakem kararlarında şunların bulunması lazımdır:
    1.uyuşmazlığın neden ibaret olduğu
    2.gerekçe
    3.davanın esası ve yargılama giderleri
    hakemler kararlarını oy çokluğu ile verbilirler. Karara muhalif olan hakemin
    kararı imza etmemesi onun geçerliliğini etkilemez. Yani kararı geçersiz
    kılmaz.
    Hakem kararı kendisine verilen mahkeme, hakem kararının kendisine
    verildiğini ve kararın neden ibaret olduğunu iki tarafa da yazılı olarak
    tebliğ eder. Hakem kararına karşı temyiz süresi bu tebliğ tarihinden
    itibaren işlemeye başlar. Karar hakkında zamanaşımı kararın verildiği
    tarihten itibaren işlemeye başlar ve karar atrihi ile tebliğ tarihi arasında
    on sene geçtiği takdirde hakem kararı zamanaşımına uğrar.
    Hakem kararları ancak kesinleştikten sonraicra edilebilir. Kesinleşen hakem
    kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. Hakem kararı aynı taraflar
    arasında aynı konuda açılan yeni bir davada kesin delil teşkil eder.
    HAKEM KARARLARINA KARŞI KANUN YOLLARI:
    Temyiz: hakem kararlarına karşı temyiz yolu açıktır. Temyiz mercii
    yargıtaydır. Hakem kararları hakkında temyiz (bozma) sebepleri, mahkeme
    kararlarındakinden çok daha dardır.
    Ancak aşağıdaki hallerde bozulabilir:
    1.tahkim süresi bittikten sonra karar verilmiş olması: tahkim süresi
    uzatılmışsa uzatılan süre içinde hakem kararı bozulamaz. Tahkim süresi
    uzatılmamışsa, süre geçtikten sonra verilen hakem kararı hükümsüzdür. Bozam
    üzerine, davaya yetkili ve görevli mahkeme tarafından bakılır.
    2.talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması: örneğin davacı
    tarafından faiz istenmediği halde hakemlerin faize de karar vermiş olmaları
    bozma sebebidir.
    Hakemlerin talepten fazlaya hüküm vermiş olmaları, 850.000.000 lira
    istendiği halde, hakemlerin 950.000.000 liraya hükmetmiş olmaları
    3.hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan bir konuda karar vermiş
    olmaları: taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi yoksa hakemler
    yetkileri dahilinde olmayan bir konuda karar vermiş olurlar ve kararları
    bozulur.
     
  4. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    4.hakemlerin iki tarafın iddialarından her biri hakkında karar vermemiş
    olmaları: mesela dava dilekçesinde faiz istendiği halde, hakemlerin faiz
    hakkında karar vermemiş olmaları bozma sebebidir.
    Kanun, hakem kararlarının ancak bu sayılan 4 sebepten brine dayanarak
    bozulabileceğini bunun dışındaki hallerin temyiz sebebi teşkil etmeyeceğini
    kabul etmektedir. Ancak son zamanlarda hakem kararlarındaki bazı önemli usul
    hataları temyiz sebebi olarak kabul edilmektedir.
    Taraflar tahkim sözleşmesi veya şartında hakemlerin, uyuşmazlığı maddi hukuk
    kurallarına göre çözümlemelerini öngördükleri takdirde, hakemlerin bu
    kurallar çerçevesinde karar vermeleri zorunlu olup, buna aykırı karar
    vermeleri bir temyiz sebebi oluşturur.
    Hakem kararlarına karşı yargılamanın iadesi yoluna gidilemeyeceğinden
    yargılamanın iadesi sebeplerinin hakem kararları için, öncelikle bir temyiz
    sebebi teşkil etmesi gerekir.
    Hakemlerin tarafların tahkim sözleşmesinde taspit ettikleri hatta bizzat
    kendi tespit ettikleri yargılama usulüne aykırı hareket etmiş olmaları veya
    tahkim sözleşmesinde hakemlerin kanun dairesinde karar verecekleri
    belirtilmiş olduğu halde, hakem kararının kanuna uygun bulunmaması temyiz
    sebebi sayılmamaktadır. Hakemleri kararlarında bu derece serbest bırakmak
    doğru değildir.
    Hakem kararı, tahkim süresi bittikten sonra karar verilmiş olmasından dolayı
    bozulursa davaya artık hakemler değil yetkili ve görevli mahkeme tarafından
    bakılır. Buna karşılık hakem kararı diğer temyiz sebeplerinden dolayı
    bozulursa hakemler yeniden seçilir ve yeni bir tahkim süresi tayin olunur.
    Gerek eski hakemler gerek yeniden seçilen hakemler yargıtayın bozma kararına
    karşı direnme kararı veremezler bozma kararına uymak zorundadır.
    Hakem kararlarına karşı temyiz süresi hakkında kanunda bir çıklık yoktur.
    Yergıtay temyiz süresini 15 gün olarak kabul etmektedir.
    Tarafların hakem kararının verilmesinden önceki bir dönemde temyiz hakkından
    feragat ettiklerine ilişkin yaptıkları sözleşme hükümsüzdür. Buna karşılık
    taraflardan bir, hakem kararı verildikten sonra temyiz hakkından feragat
    edebilir ve böylece hakem kararının kesinleşmesini sağlayabilir.
    Karar düzeltme: hakem kararları hakkındaki yargıtay kararlarına karşı karar
    düzeltme yoluna gidilemez.
    Yargılamanın iadesi: kesinleşmiş hakem kararlarına karşı yargılamanın iadesi
    yoluna gidilebilir. Yargılamanın iadesi davası kararı vermiş olan hakemler
    tarafından incelenir. Tarafların hakem kararının verilmesinden önceki bir
    dönemde yargılamanın iadesini isteme hakkından feragat ettiklerine dair
    yaptıkları sözleşme hükümsüzdür.
    Hakem kararının tavzihi: tavzih ve tashihi istenebilir. Tavzih yetkisi,
    tahkim süresi içinde karar vermiş olan hakemlere aittir. Tahkim süresi
    geçtikten sonra, hakemlerin kararlarını tavzih etmek yetkileri yoktur. Bu
    halde, hakem kararının tevdi edildiği mahkeme, hakemleri de dinlemek
    suretiyle hakem kararını icrasına kadar tavzih edebilir.

    HAKEM KARARLARININ İCRASI: hakem kararları kesinleşmedikçe icra olunamaz.
    Hakem kararı yargıtay tarafından onanmak suretiyle kesinleşmiş ise, hakem
    kararının altına veya arkasına kararın kesinleştiğine dair bir şerh verir.
    Hakem kararı süresinde temyiz edilmediği için kesinleşmiş ise bu halde hakem
    kararı kesinleşme şerhi ile birlikte mahkeme başkanı tarafından tasdik
    olunur bunun üzerine hakem kararı icraya konabilir.
     

Bu Sayfayı Paylaş