Tabulara Rövaşata - Ahmet Geben

'Kitap, Resim ve Dergi' forumunda Mavi_Sema tarafından 18 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Tabulara Rövaşata - Ahmet Geben konusu
    Tabulara Rövaşata - Ahmet Geben kitap tanıtımı - özeti



    Kitabın künyesi


    Tabulara Rövaşata
    Ahmet Geben
    Cinius Yayınları / Çağdaş Türk Yazarları
    Sayfa: 224
    Hamur: 2. hamur
    ISBN: 978-605-5618-65-0
    Boyut: 12,5x19,5cm
    Baskı Tarihi: Ocak 2010
    Özgün Dili: Türkçe

    Kitap hakkında



    "... Tabular kendimizi doğru olarak ifade edebilmemizin önünde büyük bir engeldir. Bu durum içimizde bir isyan bayrağı açmamıza neden olur İsyanlar bir süre sonra öfkeye, devamında da şiddete neden olur. Şiddete başvuran insanlar bu en ilkel davranışı yaptıklarından dolayı kendi konumlarıyla çelişkiye düşerek "suçluluk psikolojisine" girerler. Kendini suçlu hisseden birey özgüven problemi yaşar; üretici olamaz, topluma uyum konusunda sıkıntılar yaşar, yaptığı işlerde başarısız olur ve en sonunda kendini toplumdan soyutlar..."

    "... Erkeklik organına aşırı önem ve değer veren toplumumuzda yetişen bir kız çocuğunda sözkonusu organa "aşırı imrenme" ya da "eksiklik duygusu (eksik etek)", erkeklerdeyse kastrasyon korkusunun verdiği etkiyle "aşırı yarışma" ya ya da "yenilgiyi kabullenmeye" neden olabilir..."

    "...Freud'a göre insanların doğuştan iki eğilimi vardır: Açlık ve cinsellik Bu istekleri doyurulmayan, tatmin edilmeyen bir insan saldırganlaşır. Devamında da isteklerini bastırarak otomatik olarak bilinçaltına yönlendirir ama bu duygu onu istemsizce rahatsız etmeye ve yönetmeye başlar; belki de bir ömür boyu.."

    "... Biz erkekler "güç ve iktidar" hırsımız, tutkumuz yüzünden dünyayı bir savaş alanına çevirerek yakıp, yıkıp, yok ediyoruz... Bana göre dünyayı kadınlar yönetseydi ne savaşlar, ne bir kargaşa, ne de kaos olurdu..."

    "... Çünkü yaratıcılık meyve vermektir, çiçek açmaktır, hamile kalmaktır, doğurmaktır..."

    ''... Cesaret korkusuzluk demek değildir; korku dolu olmaktır, korkuya rağmen adım atabilmektir. Korkunun altında ezilmemek, boyun eğmemek, direnmektir...

    ''... O zaman buna güvencesizlik değil, özgürlük demeliyiz; özgürlük güvencesiz olmaktır... Belirsizliklere de merak demeliyiz. Her şey belirli olsaydı merak olmazdı. O zaman merak artı özgürlük eşittir ''cesaret'' diyebilir miyiz?..

    Kitap kapağı

    [​IMG]
     

Bu Sayfayı Paylaş