Türkiye'deki mağaralar - Türkiyede bulunan mağaraların isimleri

'Ülkeler Coğrafyası' forumunda SeLeN tarafından 27 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Türkiye'deki mağaralar - Türkiyede bulunan mağaraların isimleri konusu
    Türkiye'deki mağaraların isimleri

    ALTINBEŞİK MAĞARASI

    Özelliği: Yatay ve kısmen aktif bir mağara sistemi olan Altınbeşik Mağarası adını üst kısımda yer alan Altınbeşik Tepesinden almaktadır. Torosların bu bölgesi hem jeolojik hem de jeomorfolojik yönden çok karışık bir yapıya sahiptir. Tersiyer ortalarında meydana gelen şiddetli kıvrımlarıbu dönemin sonunda şiddetli dikey yükselmeler izlemiştir. Jeolojik bindirmeler büyük kıvrıklar ve derin kazılmış vadiler bu hareketli jeolojik geçmişin sonucudur.Altınbeşik Mağarası üst Kresate yaşlı kireç taşları içinde kıvrıklar üzerinde oluşmuştur.Mağara üst üste 3 seviyede gelişmiştir. En alttaki ve orta seviyedeki yağışlı mevsimlerde aktif en üst seviye ise devamlı kurudur.Altınbeşik Mağarası daha kuzeyde bulunan Eynif polyesinin ve civarındaki bir dizi daha küçük polyelerin yer altına intikal eden suların toplanarak tahliye edildiği bir ana yeraltı deresi görevini görmektedir. Güz aylarında mağara içinde çok miktarda durgun göletler vardır. Mağara içindeki kum ve çakıl birikintilerinden kayalar üzerindeki akıntı oyuklarından bahar aylarında orta ve alt seviyeden debisi kuvvetli yeraltı dereleri aktığını göstermektedir. Altınbeşik Mağarasının aktivitelerini tamamen yitirmiş olan üst seviyesinde tabanda kaya blokları dikkati çeker bunların yanında dikit ve sarkıt oluşumları da vardır. Orta seviyenin daha çok dere yatakları özelliğini taşır. Burada kaya blokları geniş yerler kaplar yeryer kum ve çakıl depoları ile traverten oluşumları görülür. Mağaranın girişinden itibaren ilk 200 m. mağaranın alt seviyesini oluşturur ve burası devamlı su altındadır.Alt seviyenin bitiminde 40 m.lik dik bir çıkış vardır. Bu çıkış ve bitişik duvarlar beyaz renkli kalın travertenlerle kaplıdır. Mağaranın en güzel bölümünü burası oluşturmaktadır.




    CUMAYANI MAĞARASI
    Özellikleri: Kızılelma-Cumayanı yeraltı su sisteminin boşalım ağzını oluşturur. Dışarı birçok ağızla açılmaktadır. Suyun çıktığı ağızdan 100 m.lik sulu bir galeri ile ya da yukarıdaki fosil kuru ağızdan 75 m. yürünerek salona gelinmektedir. Salon yeraltı deresi üzerinde bir köprü fonksiyonu gören ve olağan üstü güzelliğe sahip Traverten ile başlamaktadır. Yüksekliği 60 m. ve uzunluğu 70 m. olan salonun tabanı kalın bir kum tabakasıyla kapalıdır. ve sifonla sonlanmaktadır. Travertenden sola suyun gelişi yönünde ilerlendiğinde Kızılelma mağarası yönündeki sifona ulaşılır. Bu galeride bot gereklidir.

    Yağışlı dönemlerde ya da ani fazla yağış olduğunda çok kısa süre içinde su baskını olduğundan yaşam tehlikesi oluşmaktadır.






    SOFULAR MAĞARASI

    Eski Zonguldak-Çaycuma karayolunun 10. km'sinde Sapça Köyü'nün ilerisinde Sofular Vadisi'nin güney yamacında bulunmaktadır. Toplam uzunluğu 1.5 km'dir. Bu mağara prehistorik özellikler taşımaktadır. Oldukça dik bir kuyunun (inişte) sol tarafından inildiğinde 5m'lik bir tırmanış yapılır ve fosil üst kol ile aktif salon ve yan kolların bulunduğu kışıma ulaşılır. Aktif salona inmeden önce sağda yer alan bir küçük süslü odacık vardır. Bu odacık mağaranın adeta özetini sunar gibi tıpkı ince bir zevkle işlenmiş kristal bir oda gibidir.25-30 m'lik bir inişle aktif kısmın büyük salonuna ulaşılır. Elips şeklindeki salonun boyu 70 m eni 40-50 m'dir.Tavan yüksekliği 5-7 m olan % 15 meyilli salon tamamen oluşumlarla kaplıdır. Salondan aşağı inen kolların sonlarında göller yer alır. Fosil kolda bol miktarda guana bulunmaktadır. Sonunda kuyu inişiyle bir göl varılır. Fosil kolda bilek kalınlığında 4 m'lik dikit bilinen tek örnektir.




    Yenesu Mağarası
    Yeri:
    Vize İlçesi Balkaya Köyünde bulunmaktadır.
    Özellikleri: Trakyanın üçüncü büyük mağarasıdar. Yenesu'nun içi görünümleri son derece güzel her türden damlataşlar (sarkıt dikit sütun duvar damlataşları damlataş havuzları ve makarnalar) ile kaplıdır. Damlataş havuzu veya göllerin üzerine saçaklar şeklinde inen veya tabanından yükselen bu şekiller mağaraya sihirli bir hava kazandırmıştır.




    İndere (Ballıca) Mağarası
    Yeri: Tokat Pazar İlçesi Pazar ilçesinin yaklaşık 6 km. güneydoğusunda bulunan Ballıca Köyü sınırları içerisinde ve köyün 600 m. güneydoğusundadır.
    Özellikleri: Ballıca Mağarası ikisi giriş katından yukarda beşi giriş katı ile aşağısında olmak üzere birbirinden güzel yedi katlı bir mağara görünümündedir. Tüm katlarda küçük su birikintileri damlamalar kuru doğal havuz ve havuzcuklar gözlenmektedir. Her katta tabanda su akımı olmamasına karşın çamur ve balçık fazladır. Bu iniş ve çıkışları güçleştirmektedir. Mağara içinde dikkat çekecek düzeyde solunum kolaylığı hissedilmektedir.Mağaranın giriş ağzı yaklaşık doğu-batı yönünde baş aşağı devam etmektedir. Giriş ağzında 45-50 m. sonra oldukça geniş bir salona ulaşılmaktadır. Burada tarih çağlarından beri yaşandığını gösteren kalıntılar (harçlı duvar sıvalı malzeme deposu vb) vardır. Buradan itibaren mağara yönü kuzey ile kuzeydoğu arasında değişen 25-30 m.lik geçitle devam eder. Geçit üzerinde sağda ve solda odalar bulunmakta sonra büyük bir salona açılmaktadır. Burada pek çok sarkıt dikit sütunlar ve su gölcükleri bulunmaktadır. Mağara buradan kol olarak daha yukarılara kuzey ve kuzeybatıya doğru iki farklı üst kat şeklinde devam eder. Birinci kat olarak kabul edilen bu bölümün girişe uzaklığı 150 m.dir.10 m. aşağıdaki ikinci kat büyük bir salon görünümündedir. Burada sarkıt dikit ve sütunlar bulunur. İkinci katın sonundan inilen üçüncü kata inilmektedir. Çok az tahrip olmuş sütunlar sarkıt ve dikitler bulunan üçüncü ve dördüncü katlar insanı büyüleyen pek çok görünüm sunmaktadır. Mağara ağzından dördüncü katın sonuna kadar en kısa mesafe 350 m. dolayındadır.5. katta bir göle ulaşılmaktadır.



    KARACA MAĞARASI
    Stratigrafik - Litolojik Özellikler:
    Gümüşhane Torul arasındaki sahada üskretase formasyonları geniş bir yayılışa sahiptir. Bunlar genellikle andezitik ve bazaltik lavlar ile lüflerden ve aglomeralardan oluşmaktadır. Bu serinin toplam kalınlığı 1000 m.'yi bulmakta ve içerisinde yer yer kalker marn ve grelerden oluşan ve kalınlığı 100m. İle 200 m. Arasında değişen arakatkılar dikkati çekmektedir. Karaca Mağarası da bu seri içerisinde karakterli volkanitlerin çevrelediği bol çatlaklı masif kalkerler içerisinde gelişme olanağı bulmuştur.
    Oluşumu:Karaca Mağarası damlataşı oluşumları bakından oldukça zengindir. Bu damlataşları çok çeşitli renk ve şekiller arz eder. Mağara içerisindeki sarkıtlar dikitler sütunlar org desenli duvarlar bayrak şekilleri ve perde damlataşları mağara çiçekleri mağara incileri fil kulakları traverten havuzları traverten basamakları ayrıca mağara gülleri damlataşı havuzlardan çıkan küçük dikitlerin üzerinde oluşmuşlardır. Mağarada damlataşı havuzları büyük boyutlara ulaşmıştır. Özellikle mağaranın son bölümlerinde bu havuzların derinliği 1 m.'yi bulmaktadır.
    Mağara içerisinde çok yoğun ve zengin olarak bulunan bu çeşitli damlataşı şekilleri ve oluşumlar yer altındaki gizemli ve uyumlu görünümlerinin seyri adeta insanları büyülemektedir.Mağara içerisindeki beyazdan laciverte kadar çeşitli renklerdeki travertenlerin varlığı ise travertenleri oluşturan suyun içerisindeki demir ve magnezyum gibi erimiş mineral maddelerinin çok yoğun olduğunu göstermektedir.




    KUZ MAĞARASI
    Özellikleri: Toplam uzunluğu 224 m. girişe göre en derin noktası 17.5 metredir. Sıcak ve yarı kuru bir havaya sahiptir. Mağaranın dar geçitlerinde ve yan kol bağlantısında belirgin bir rüzgar hareketi vardır.Genişliği 2-16 m tavan yüksekliği 1-20 metreler arasında değişen mağaranın orta ve son bölümleri görünümleri son derece güzel her türden damlataşlar (sarkıt dikit sütun duvar ve örtü damlataşları damlataş havuzları...vb.) ile kaplıdır. Ana galerinin son bölümlerinde ise kalın bir kum ve çakıl deposu bulunur. Bu kesimler mağaranın en derin noktalarıdır. Buna karşılık bu depoların yanından ayrılan yan kolun son noktası girişten +10 m. yukarıdadır.Akarsu yatağından 250-300 m. yukarıda bulunan Kuz Hidrolojik olarak askıda (vadoz kuşak) kalmış fosil bir mağaradır. Bu nedenle yağışlı dönemlerde tavandan damlayan veya yan duvarlardan sızan sular dışında bütünüyle kurudur. Bu sular ana galerinin son bölümünde küçük gölcükler oluşturmaktadır.




    Oylat Mağarası
    Yeri: Bursa İnegöl İlçesi Hilmiye Köyü
    Mağara Bursa-Ankara kara yolundan Oylat Kaplıcasına ayrılan yoldan yaklaşık 17 km. içeride Hilmiye köyünün bir km. güneyinde yer almaktadır.
    Özellikleri: Toplam uzunluğu 665 m. olan mağara iki ana bölümden oluşur. Dar galerilerden oluşan birinci bölüm girişten çöküntü sonuna kadar olan kısımdır. İçeride dev kazanları ve damlataş havuzları bulunur. İkinci bölüm büyük bir çöküntü salonudur. İri blok ve dev damlataş şekillerinden (sarkıt dikit ve sütun) oluşmaktadır. Mağara önünde sıcaklık 29ºC nem yüzde 47 girişte sıcaklık 19ºC nem yüzde 55 dar galeride 17ºC nem yüzde 78 çöküntü salonlarında 14ºC yüzde 90 nem oranlarına sahiptir.



    KARAİN MAĞARASI (ANTALYA)
    Özellikleri: Türkiye'nin en büyük doğal mağaraları arasında yer alan Karain mağarası önünde bulunan traverten ovasından 150 m. denizden ise 430-450 m. yüksekliktedir. İnsanlık tarihinin başlangıcındaki süreç içinde mağara alt Yontmataştan başlayarak orta ve üst Yontmataş evreleri Neolitik Kalkolitik Eski Tunç gibi Protohistorik Çağlarda ve Klasik Çağda insanlar tarafından sürekli bir biçimde iskan edilmiştir. Bunun doğal bir sonucu olarak da yaklaşık 11 m. yi bulan kalın bir kültür dolgusu içermektedir. Ancak mağaranın en uzun süren ve en önemli iskanı Paleolitik (Yontmataş Çağı) ile ilgilidir.Klasik dönemlerdeki kullanım daha çok Adak Mağara (tapınak) niteliğinde olup mağara alnı ve dış duvarları üzerinde Grekçe kitabe ve nişler bulunmaktadır. Karain Mağarasında yapılan kazalarda elde edilen arkeolojik buluntular Antalya Müzesinde ve mağaranın hemen yakınında bulunan Karain Müzesinde sergilenmektedir.



    KOCAİN MAĞARASI (ANTALYA)
    Özellikleri: Türkiye'nin en geniş ağzına ve tek parça olarak en büyük galerisine sahip bir mağaradır. İçinde 50-60 m. yüksekliğe sahip sütunlar bulunan mağarada aynı zamanda Roma döneminden kalan bir sarnıç da bulunmaktadır. Çok büyük iki salondan oluşan mağaranın giriş ağzının genişliği 35x70 m.dir.



    DAMLATAŞ MAĞARASI (ANTALYA)
    Özellikleri: Toplam Uzunluğu 30 m. olan mağara kuru yatay mağara tipindedir. 200 m'.lik bir alanı kaplamaktadır. Çok sayıda sarkıt ve dikitin eşsiz bir görüntü verdiği mağara 15 m. yüksekliktedir. Karbondioksit gazı yüksek ölçüde nem düşük ısı ve radyoaktif havasıyla astım hastaları için son derece yararlıdır. Bu nedenle astım hastaları mağaranın en yoğun ziyaretçi gruplarını oluştururlar. Mağaradaki sarkıt ve dikitlerin İ.Ö. 20.000-15.000 yılları arasında meydana geldiği sanılmaktadır.



    TİLKİLER MAĞARASI (ANTALYA)
    Özellikleri:
    Yatay gelişmiş ve aktif bir mağara olup uzunluğu 7 km. dir. İlkbahar aylarında su seviyesi yükselir.Mağara baraj etüdleri sırasında açılan enjeksiyon galerilerinden birinde doğal bir galeriye rastlanması sonucu ortaya çıkarılmıştır. Konglomera içinde gelişmiş olması da mağaraya ayrı bir bilimsel değer kazandırmaktadır.




    İNSUYU MAĞARASI (BURDUR)

    Özellikleri: Toplam 597 m. uzunluğunda yatay ve kuru bir mağaradır. Uygun ulaşımı bulunduğu için Türkiye'de turizme açılan ilk mağaralardan biridir.Kalker tortulanmalarından türlü şekil ve yapıda meydana gelen sarkıt ve dikitlerin teşekkül tarzları dikkate alınarak mağaranın binlerce yıl evvel teşekkül ettiği tahmin edilmektedir. Mağara içinde girintili-çıkıntılı muhtelif istikametlere açılan dehlizlerde yer alan irili ufaklı 9 göl mevcuttur.Mağara içinde serin ve temiz bir hava cereyanı vardır. Bir kısım mağara sularının şeker ve mide hastalıklarına şifalı olduğuna inanılmaktadır. Mağara civarında İl Özel İdaresince kurulmuş bir konaklama tesisi vardır.




    AYVAİNİ (BURSA)
    Özellikleri: Giriş kısmı hariç yatay gelişmiş bir mağaradır. Mağara iki ağıza sahiptir. Mağaraya bir noktadan girip (Doğanalanı) başka bir ağızdan çıkılmaktadır. Mağaranın hemen girişinde 17 metrelik dikey bir iniş yer almaktadır. Mağarada bir çok göl yer almakta olup ilkbahar aylarında suyun yükselmesine rağmen geçilebilecek kadar sığdır.


    ZİNDAN MAĞARASI (ISPARTA)
    Özellikleri: Zindan Mağarası'nın bulunduğu Göller Bölgesi Yöresi yurdumuzun en yoğun karstlaşmış alanlarından birisidir. Toplam Uzunluğu 760 m. olan mağara yatay ve yarı aktif bir mağaradır. Romalılardan bu yana bilinen ve kullanılan bir mağaradır.




    ILGARİNİ(ILVARİNİ)MAĞARASI (KASTAMONU)
    Özellikleri: Mağara iki bölümden meydana gelmiştir. Canlı bir mağara olup sarkıt ve dikit hareketliliğinin devam ettiği görülmüş ve bu mağarada ibadethane (şapel) ve mezarlıklara rastlanılmıştır.
    Orman Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve FAO tarafından Kastamonu İli Varla Kanyonu Ilgarini Mağarası ve çevresi örnek proje alanı seçilmiştir. FAO tarafından Ilgarini Mağarası dünyanın 4. büyük mağarası ve doğa ve dünya ölçeğinde bulunmuştur.



    BALATİNİ MAĞARASI (KONYA)
    Özellikleri: Toplam uzunluğu 1830 m. olan mağaranın düden ve kaynak konumunda iki girişi vardır. Yola yakın olan ağız küçük bir uvalanın sularını çalar ve 2 km. güneyde derince yarılmış bir vadinin kenarından Uzunsu deresi tarafındaki yamaçtan boşaltır.
    Balatini mağarası üst üste bulunan iki farklı seviyeden oluşmuştur. Üst katı oluşturan fosil kolun zemini tamamen mağara kili ile kaplıdır ve gelen ziyaretçilerin yapıp bıraktığı heykelciklerle dolu Heykel odası ile sonlanmaktadır. Alt kat olan su taşıyan asıl galeri de ise suyun aza olduğu dönemlerde su içinden yürünerek ilerlenebilmektedir. Sadece biri 5 m.den daha derin olan üç adet dev cadıkazanı geçiş tekniği yada bot kullanılarık geçilebilir. Travertenler heykel odası ve dev cadı kazanları mağaranın görülmeye değer güzellikleridir.



    TINAZTEPE MAĞARASI (KONYA)
    Özellikleri: Kretase kireçtaşları içinde gelişen mağara sistemi üst üste bulunan üç seviyeden meydana gelmiştir. En üstteki 100 metre uzunluğundaki kat tamamen fosilleşmiştir. 1015 metre toplam uzunluğu olan orta seviye ise yarı aktiftir. Yağışlı dönemlerde içinden bol su akan bu kat'ın sonu sifonla biter. Alttaki seviye ise büyük bir fay üzerinde gelişmiş aktif bir koldur ve düden mağara özelliğindedir.Yağışlı dönemlerde geniş bir alanın yüzey suları buraya girer. Bu sular daha güneydoğuda bulunan Susuz Güvercinlik Mağarası'ndan geçerek Suğla Gölü kenarındaki kaynaklar dan çıkarlar. Bu aktif kolun günümüze kadar araştırılan bölümünün uzunluğu 527 m.dir. Ancak tam uzunluğu henüz tespit edilememiştir. İçinde bulunan derin fakat dar göller ve sifonlar araştırmaları zorlaştırmaktadır.



    NARLIKUYU MAĞARASI (İÇEL)
    Özellikleri: Miyosen kireçtaşları içinde gelişmiş bir mağaradır. Cennet mağarasının 300 m. kadar batısında olup giriş ağzı denizden 160 m. yükseklikte bulunmaktadır. 20 m. kadar yer yer dikey kısımları ihtiva eden dar bir girişten sonra mağara doğu-batı istikametinde devam eden geniş salonları ihtiva eder. Bu salonlarda çok miktarda sarkıt ve dikitler kolonlar bulunmaktadır.




    GÖKGÖL MAĞARASI (ZONGULDAK)
    Özellikleri: Mağara girişi geniş ve yüksek olup büyük bir fosil ağızla kaya blokları arasından girilmektedir. Buradan 250 m. sonra bir sifona ulaşılır. Sifon 10 m. uzunlukta olmasına rağmen özellikle yaz sonunda çekilen sular sonrası yürünerek geçilebilir. Sifondan geçilerek yeraltı deresine gelinmektedir. Sel sularının getirdiği sarı bir çamurla kaplı olan zeminde yer yer su birikintileri bulunmaktadır. Buradan sonra mağara son derece zengin ve güzel oluşumlar arasından suyun gelişi yönünde 2 kol halinde devam eder. 3200 m. uzunluğundaki mağara kavisler çizerek ilerlemektedir.Nehir ve içerideki göller yürünerek rahatça geçilebilirken büyük yağışlarda ani su baskını olmaktadır. Bu tehlike nedeniyle mağaraya yaz ve sonbahar aylarında girmek uygundur.


    AYNALI MAĞARA
    Eski çağlardan günümüze uzanan bu mağaralar Amasya'ya "Krallar Vadisi" ünvanını veriyor. Bunlar arasında "Aynalı Mağara" en çok ziyaret edileni. M.Ö. 64 ve 63 yıllarında Amessia'da (Amasya) doğan ve "dünyanın ilk coğrafyacısı" diye ün kazanan Sdabon; "Amasya vaktiyle krallara aitti" demiş. Bu cümlesi de o meşhur coğrafya kitabında yer alıyor. Yine aynı kitapta, Amasya Kalesi'ndeki mezarlar hakkında da yazı var. "Bu çevre içinde kralların hem sarayları hem de mezar anıtları bulunur" diyor Sdabon.

    Amasya vadisinde irili ufaklı 18 adet mağara var. Şehir merkezinin kuzey yamaçlarını süsleyen beş büyük mağara, "Kral mezarları" olarak anılmaktadır.

    "Kralkaya Mezarı" diye isimlendirilen mağaraların en önemlisi Aynalı Mağara' dır.Araştırmalardan anlaşıldığına göre, burasının bir kral mezarı olmasından öte ikamet edilmek üzere oyulmuş olması da muhtemeldir. Mağaranın iç yapısındaki genişlik bunu gösteriyor. Yerden 13 m. yüksekliğe ulaşan bu ihtişamlı mağara, blok halindeki bir kaya parçasının oyulması suretiyle oluşturulnuş. Dış cepheden bakıldığı zaman güneş ışınlarının vurmasıyla parlaması, mağaraya halk arasında "aynalı" denilmesine neden olmuş. (Zaman içinde bu parlaklığı yok olmuş ama adı "aynalı" kalmış.) Yer seviyesinden enine uzun birkaç taş basamakla mağaraya yaklaşılıyor. Giriş kapısı ise 4,5 m. yükseklikte. Kapıdan bakıldığında beşik tonozlu iki oda dikkatleri çekiyor. İki odadan biri dikdörtgen, diğeri ise kare. Dikdörtgen olanı asıl mezar odası. Burada mezar olduğu anlaşılan lahit şeklinde dikdörtgen bir oyuk var. Kare şeklindeki odada ise, üslup itibariyle, II.yy.da Bizanslılar tarafından yapılmış olacağı tahmin edilen freskler yer alıyor. Tonoz kısmında altısı sağda, altısı solda olmak üzere "12 havari" tasvirleri var. Kuzey ve güney duvarlarında bir takım kadınlı erkekli figürler, doğu cephesinde ise İsa, Meryem ve Johannes'ten teşekkül eden Aziz kompozisyonlarının ana sahnesi yer alıyor. Hz.İsa'nın on iki havarisinden birinin, Hıristiyanlığı bu mağaradan yaydığı rivayet ediliyor.
    Bu yüzden bölgede din turizmi hareketleniyor. Yaz aylarında özekllike yurt dışından yoğun bir turist akışı var.




    MAĞARACILIK / PINARGÖZÜ MAĞARASI
    Isparta, mağaralar açısından hayli zengin bir şehir. Yenişarbademli ilçesine 8 km. uzaklıkta ve Çaydere ormanlarının içinde bulunan Pınargözü Mağarası "Dünya Mağaralar litaratürü"ne girmiş. Mağara çevresinin bitki örtüsü çeşit ve tür bakımından çok zengin. Dünyanın en zengin bitki örtüsüme sahip yerlerden biri. ZİNDAN MAĞARASI
    Aksu İlçesine 1 km. uzaklıktadır. 752 m. uzunluğunda, yatay ve yarı aktif bir mağara görünümündedir. Mağaranın girişi Aksu çayından 12 m. yüksekliktedir. İçinden bir yer altı deresi akmaktadır. İlk 300 metresi aydınlatılmıştır. Mağara Kültür Bakanlığı İzmir 2 numaralı K. ve T.V.K. Kurulunun 15.06.1998 ve 307 no'lu kararı ile Doğal ve Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmiştir. Sarkıt ve dikitleriyle, şirin dereciği ile tarihle bütünleşmiş bir mağaradır, Aksu Zindan Mağarası.




    AYI İNİ MAĞARASI
    Ayı ini Mağarası Sultan Dağlarının güney yamacında, 407 m. uzunluğunda, Yalvaç'ın kuzey doğusunda, Nazilli Dere mevkiindedir. Yatay kuru bir mağaradır. Bizanslılar döneminde değişik amaçlarla kullanılmıştır. İçerisinde sarkıtlar, dikitler ve sarnıçlar bulunur.




    PINARGÖZÜ MAĞARASI
    Yenişarbademli ilçesine 8 km. uzaklıkta ve Çaydere ormanlarının içinde bulunan Pınargözü Mağarası ve su kaynağı bir doğa harikâsıdır. Dünya Mağaralar literatürüne girmiş olan bu mağarada, yerli ve yabancı mağaracılar araştırmalar yapmıştır ve bu araştırmalar halen sürmektedir. Mağara çevresi de, bitki örtüsü de çeşit ve tür bakımından dünyanın en zengin sayılı yerlerinden biridir. Çevrede 213 bitki türünün varlığı tespit edilmiştir. Ayrıca mağara çıkışına yakın bir yerde 600 yıllık bir çam ağacı bulunmaktadır. 15 km. mesafesiyle Türkiye'nin en uzun mağarasıdır. Mağaranın araştırılması ve içine girilmesi zordur. Girişte bulunan sifonu dalarak geçmek mecburiyeti vardır. Sifonun önündeki saatteki hızı 150-160 km.'ye ulaşan hava akımı, ağustos ayında 5,8 C olan su ısısı vardır. Yerli ve yabancı araştırmacılar tarafından her yıl yeni bir bölümü keşfedilmektedir. Mağara araştırmacıları tarafından çok ilgi çekici bulunmaktadır.




    SEFERYİĞİT MAĞARASI
    Burdur Bucak'taki "Sefer Yitiği" Mağarası, mağaracıların gündeminde. Mağara Burdur'un Bucak ilçesi Barbaros mahallesinde yer alıyor. Selçuklu kervansaraylarından "İncirhanı Kervansarayı"nın 1 kilometre kuzeybatısındaki Sefer Yitiği, bir tepede konumlanmış.
    Mağara hakkında bir çok efsane üretiliyor. Bu efsanelerden birine göre, seferberlik zamanında seferberliğe katılacak zengin birisinin heybeler dolusu altınını bu mağaraya saklamış. Seferberlikten ölüm haberi gelen şahsın altınları mağarada kalmış. Halk da o tarihten sonra "Sefer Yitiği" adını yakıştırmış mağaraya.
    Mağaranın adı ile ilgili bir başka rivayet ise şöyle: Seferberlik zamanında eli tutan, gücü yeten herkes askere alınır. Askere gitmesi gereken gençlerden birisi her nasılsa bu mağarada uyuyakalır. Uzun savaşların getirdiği acı, yokluk ve bıkkınlık sebebiyle ya da kaybolan keçisini aramak ya da kötü hava şartlarından korunmak için buraya gizlenen bu genç devre kaybetmiş. Asker adayı genç mağaradan çıktığında yaşıtları cepheye hareket etmiştir ve genç artık "Sefer Yitiği"dir. Daha sonra antika avcıları ve define simsarları tarafından talan edilmiş. Bu talan ve tahribatın halen devam ettiği söyleniyor.
    Mağaranın içi yüzlerce sarkıt ve dikitler mevcut. Bulunduğu nokta çevreye hakim bir yükseklikte. Mağara kapısına Bucak-İncirdere yolunun 3. kilometresinden kuzeye dönülerek, 25 metre yakınındaki bir lokantanın hemen batısındaki çalılık ve kayalıklar arasındaki patikadan ulaşılabilir. Mağaranın tecrübesi olan bir ekip refakatinde gezilmesi gerekmekte. Çünkü karanlık ve kaygan zemin ile derinliklerdeki oksijen azlığı tehlikeli olabilir.
    Mağara yarasa kuşlarının barınağı olduğu için, ziyaret eden yerli ve yabancı bilim adamların müştereken kullandıkları isim "YARASA MAĞARASI" dır.Mağaraya zaman zaman yerli ve yabancı araştırmacı ve incelemeciler girip incelemeler yapmışlardır. Mağara içinde bir kaç kola ayrılan kanallar tehlike oluşturmaktadır. Bu sebeple mağaranın konunun uzmanı teknik elemanlarca incelenmesi gerekmektedir.

    Güneye açılan üçgen biçimli çok dar bir girişi vardır. Girişten itibaren mağara tavanı aniden yükselir. Öyle ki uzun boylu birisi bile rahatça yürüyebilir. Tavan ve duvarlar emsalsiz, dantele benzeyen sarkıtlarla bezenmiştir. Ayrıca buket, su altı süngeri, muz hevengi, salkım, demir parmaklık, tül perde, dorik ve iyonik sütunlara benzeyen dikitler bulunmaktadır. Bazı heykelimsi oluşumlar maymun, köpek ve insana benzemektedir.
    Mağaranın derinliklerinde mağaraya ismini veren yarasalar bulunur. Çok kalabalık olan bu kuşların ziyaretçilerden etkilenerek uçuşmaları ya da uyuyakalan bir yarasanın fark edilmesi ürpertici anlara yol açmaktadır. Yarasaların pisliklerinin tavandan damlayan sularla karışıp taşlaşması neticesinde harikulade konimsi oluşumlar meydana gelmiştir.




    MERASPOLİS MAĞARASI
    Meraspolis, dünyanın bilinen 3.büyük mağarası. Mağaranın sonu hala sır. Şelaleyi andıran biçimde içinden su çıkması onu daha da gizemli kılıyor. Ne yazık ki o da ülkemizde kaderine terkedilen mağaralardan biri.
    Meraspolis, Ermenek kentinin kuzeyindeki dağların kaya bloklarının altında suların kireçli kayaları oyması ile meydana gelmiş. Mağara dünyanın en büyük yeraltı suyunu bünyesinde taşımaktadır. Bir çok bölme ve katlardan meydana gelen, içinde küçüklü büyüklü sarkıt, dikit bulunan bumağara ilk çağlarda mesken, sığınak ve zindan olarak kullanılmıştır.

    Mağaraya iki yönden giriş vardır. Bunlardan birisi ne zaman açıldığı bilinmeyen ilkel bir giriştir. Bu giriş doğal bir mağaranın tabanmdadır. Genişliği 40x45 cm. olan delikten mağaraya inilir. Rehbersiz ve ışıksız inilmesi imkansızdır. İri kaya parçalarından yapılmış 8-10 ayaklık basit ve dar bir merdivenle aşağıda basık tavanlı bir mağaraya inilir. Burada çeşitli yönlere yol vardır. Kuzeydoğuya gidilen dehlizlerden birisi ile kademe kademe inilir ve yer altı nehri görülür.
    İkinci giriş, Başpınar mahallesi Cumma mevkiinde Ermenek Belediyesi tarafından kente tazyikli içme suyu sağlamak için açılmış bir galeridendir. 193 m. uzunluğundaki bu galeri kuzeydoğu doğrultusunda yer altı nehrine ulaşır.

    Galerinin yer altı nehri ile birleştiği noktaya kadar 150 m.lik bir mesafede kuzey-güney yönünde akmakta, galeri deposuna 90 m. kala kuzeyde bir noktada 200 m. yüksekliğinde bir yer altı şelalesi oluşturmaktadır. Nehir yatağı batıya gittikçe daralmakta, düdenlimağara denilen yerde yok olmaktadır.
    Mağarada bulunan yer altı suyu kentin ve çevre kasabaların içme suyu ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Ermenek ve çevresine elektirik sağlayan hidroelektirik santralini çalıştıran su da bu mağaradan çıkmaktadır.



    TÜRKİYE'DEKİ DİĞER MAĞRALAR

    Mağara oluşumları bakımından önemli bir jeolojik-jeomorfolojik nitelik olan karstlaşma (karstik alanlar) ülkemizde Toroslar, Orta Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Trakya ve kuzeybatı Anadolu bölgelerinde büyüklü-küçüklü binlerce mağara oluşumlarına neden olmuştur . Türkiye'de görülmeye değer, hatta dünya literatürüne geçmiş mağaralar mevcut olup bunların bazıları şunlardır:

    Adana
    Aladağ Meydan Bığbığ Mağar, Feke ilçesinde Göksu Irmağının oluşturduğu vadi ise kanyon turizmine uygun alanlardır.

    Antalya Damlataş Mağarası (Alanya)
    (Astım hastalığına iyi gelmektedir.)

    Karain Mağarası
    (Türkiye'nin en büyük doğal
    mağaralarındandır.)

    Derya Mağarası
    (Dikey bir mağaradır.)

    Beldibi Mağarası
    (Mağarada mezolatik kültürleri içeren 6 tabaka tespit edilmiştir.) Sırtlanini Mağarası
    (Afrodisias harabelerine yakındır.)

    Amasya Aynalı Mağara
    Amasya'da, mağaraların en önemlisi; krallara ait olan "Aynalı Mağara"dır...

    Aslanlı (Yaren) Mağarası
    Kuşadası'na yakın olan bu mağara bölgede ünlüdür.

    Burdur'da
    İnsuyu Mağarası
    (Toplam 597 m. uzunluğundadır.)
    Elazığ'da

    Buzluk Mağarası
    (Hava sirkilasyonu sayesinde Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında buzdan sarkıt ve dikitler oluşmaktadır.)

    Gümüşhane
    Karaca Mağarası
    (İlginç oluşumlara sahiptir. Sarkıt, dikit, bayrak, org desenli duvar, çiçek, inci vs., bunlar çok değişik renklerdedir.)

    Karaman'da Manazan mağaları (Taşkale)
    (20 dolayında odadan oluşan Bizans dönemine ait bir yerleşme yeridir. Mağarada bulunan mezarlıkta günümüze kadar organik yönden bozulmadan kalmış cesetler vardır.)

    Kastamonu
    Ilgarini (Ilvarini) Mağarası
    (FAO tarafında dünyanın 4. büyük mağarası ve doğa, dünya ölçeğinde bulunmuştur.)
    Kastamonu Pınarbaşı ilçesi sınırlarında kalan mağara gerek oluşumu, gerekse taşıdığı tarihsel kalıntılar bakımından büyük önem arz etmektedir. Sorkun yaylasının uzantısında yer alan mağaranın denizden yüksekliği 1250 metredir. Dünyanın 4. büyük mağarası olan Ilgarini 3. ve 4. zamanda oluşmuştur. Yaklaşık 200 yıllık bir zaman diliminde oluşan mağara tabii bir kayalık içinde 800 metre uzunluğa sahiptir. Mağaranın içinde 1 milyon yıllık sarkıt ve dikitler bulunmaktadır. Aynı mağara içinde Roma ve Bizans dönemine ait mezar ve dini yapı kalıntıları vardır.

    Kütahya
    Frig Vadisi Mağaraları
    (M.Ö. 500-600 yıllarında kayaların elle oyulmasıyla yapılmıştır.)

    İnli Köy Mağaraları (Sabuncupınar)
    (Bizans devrinden kalma, kayalar üzerine oyulmuş mezarlar olduğu sanılmaktadır.)

    Isparta
    Zindan mağarası
    Aksu İlçesine 1 km. uzaklıktadır. 752 m. uzunluğunda, yatay ve yarı aktif bir mağara görünümündedir.

    Ayı ini Mağarası
    Sultan Dağlarının güney yamacındadır. İçerisinde sarkıtlar, dikitler ve sarnıçlar bulunur.

    Ashab-ı Kehf Mağarası
    (Hıristiyan ve Müslümanlarca kutsal bir ziyaret yeri olarak kabul edilmektedir.)

    Çukurpınar Düdeni Mağarası (Anamur)
    (Türkiye'nin en büyük mağarasıdır, 1990 yılı araştırmalarına göre.)

    Köşekbükü Mağarası (Anamur)
    (Astımlı hastalar şifa bulmaktadır.)

    Cennet Obruk Mağarası (Silifke)
    (Mersin'de en çok ilgi çeken doğal oluşumlardan biridir.)

    Narlıkuyu Mağarası (Silifke)
    (Geniş salonları vardır.)
    Tokat'da

    Ballıca Mağarası (Pazar)
    Zonguldak

    Gökgöl Mağarası
    (Son derece zengin ve güzel oluşumlar mevcuttur.)

    Cehennemağzı Mağarası (Ereğli)
    (İlk önce doğal olan mağara, daha sonra insanlar tarafından şekillendirilmiştir.)

    Muğla
    Menteşe'nin en güzel yerlerinden birisi olan Yerküpe Yaylası.
    Yerküpe yaylasının altından geçen Mağara. Bu mağara, her yıl geleneksel olarak yapılan Yağlı pehlivan güreşlerinin yapıldığı meydanın altından geçmektedir. Her tarafı yeşilliklerle kaplı Yerküpe yaylasının güzelliğine bir de Mağaranın gizemli havasının katılması, Yerküpe yaylasını önemini ve güzelliğini daha da arttırmaktadır.
     

Bu Sayfayı Paylaş