Türkiyedeki İlk Pilot Okulu ve Uçak Fabrikası Hakkında Bilgi

'Hava ve Deniz Taşıtları' forumunda Mavi_inci tarafından 3 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Türkiyedeki İlk Pilot Okulu ve Uçak Fabrikası Hakkında Bilgi konusu Türkiyedeki İlk Pilot Okulu ve Uçak Fabrikası



    Türkiye’nin ilk pilot okulu Gök Okulu’nun mezunlarından olan Mehmet Kum, Türkiye’deki ilk uçak fabrikasını kuran Nuri Demirağ’ın da damadı.19 yaşından beri uçan Kum, ilk uçak fabrikasının kuruluş öyküsünü ve nasıl kapatıldığını, İkinci Dünya Savaşı sırasında İspanya’nın satın almak istediği uçakların satışının neden engellendiği anlattı…….

    [​IMG]

    İnsanın kendini gökyüzüyle bir hissettiği küçücük Cessna 172 tipi uçağın pilotu Mehmet Kum, 19 yaşında tanışmış uçaklarla.İlk günkü heyecanından bir şey kaybetmemiş,uçarken çok muzip.İnsanı adrenaline boğan pozitif(ani irtifa kazancı) ve negatif (ani irtifa kaybı) adını verdiği oyunla ayaklarımız yerden kesiliyor! Sağlığı uçak kullanırken muziplik yapabilecek kadar yerinde ama ne olur olmaz diye bir uçuş hocası refakat ediyor.Bir özelliği de,Türkiye’deki uçak sanayinin ilk müteşebbislerinden Nuri Demirağ’ın damadı olması.


    Demirağ, Türkiye’de pek çok ilke imza atmış bir isim.En önemlisi Türkiye’deki ilk uçak fabrikasını kurmuş olması.1930’larda hava gücünü arttırmak için Türkiye’nin dört bir yanında para toplanır,satın alınıp orduya armağan edilen uçaklara o ilin adı verilir. İşadamları da elini cebine atar,örneğin Vehbi Koç 5 bin lira bağışlar.Nuri Demirağ ise “Benden ulus için bir şey istiyorsanız en mükemmelini istemelisiniz.Bu uçakların fabrikasını yapmaya adayım” diyerek 1936 yılında,Beşiktaş’ta Tayyare Etüt Atölyesi’ni kurar.Bugün Deniz Müzesi olarak kullanılan atölye zamanla büyür ve uçak fabrikası haline getirilir.Mehmet Kum’a göre Demirağ’ın fabrikası, Avrupa ve Amerika’daki uçak fabrikalarıyla aynı düzeydedir.Uçuş denemeleri için de Yeşilköy’de,şu anda Atatürk Havaalanı olarak kullanılan Elmas Paşa Çiftliği satın alınır ve o sırada Avrupa’nın en modern havaalanı olan Amsterdam Havaalanı’nın standardında bir havaalanı yapılır.

    [​IMG]

    “Türk’ün yaptığı uçakları elbette Türkiye’de yetişen pilotlar uçuracaktır!”Bu düşünceyle,Türkiye’nin ilk pilot okulu Gök Okulu’nu kurar Demirağ.İlk mezunlarından Mehmet Kum’un Demirağ’la da macerası da uçak fabrikasında staj yaparken başlar.Kum kısa bir süre sonra mezun olduğu Gök Okulu’nda hoca olur.İTÜ Uçak Mühendisliği’nden de mezun olan Kum diplomasını almadan 1 ay önce Demirağ’ın kızıyla evlenir.


    Mehmet Kum’un okul arkadaşlarından biride dönemin cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün oğullarından Ömer İnönü’dür.Fakat Ömer İnönü kayıttan 1 hafta sonra okulu bırakır.Kum,Ömer İnönü’nün okuldan ayrılmasına Türk Hava Kurumu (THK) bünyesindeki Türk Kuşu Uçuş Okulu’nun sebep olduğunu söylüyor.”Türk Kuşu, vay efendim biz varken İsmet İnönü’nün oğlu niçin Nuri Demirağ’ın okuluna gidiyor,diye hayıflandı. Hava Kurumundan 2 uçak Yeşilköy’deki askeri havaalanına geldi ve Ömer’i aldılar.Neymiş efendim,Nuri Demirağ’ın uçakları güvenli değilmiş.Güvenli değilse, sen bir devlet adamı olarak sadece oğlunu kurtaracağına, zaten müsaade etme okula!Köpek eniği miyiz biz?”Kum’un THK’ya içerlemesinin bir nedeni daha var:”THK,1938’de Demirağ’a 10 okul uçağı ve 65 planör siparişi verdi.Uçak ve planörlerin planını çizen ve Demirağ’ın sağ kolu olan Selahattin Alan, ilk uçak yapıldığında çok heyecanlandı ve ilk deneme uçuşunu kendisi yapmak istedi.Eskişehir İnönü Havaalanındaki törene katılmak üzere yola çıktı. Selahattin Alan Eskişehir’e iniş yaparken, alanın etrafına yağmur suyu birikmesin diye kazılan hendekleri fark etmeyince, uçağın tekerlekleri hendeğe takıldı ve uçak takla attı.”Alan’ın hayatını kaybettiği kaza bir bakıma Nuri Demirağ için sonun başlangıcıydı.Çünkü THK “şartlara uygun değil” gerekçesiyle siparişleri iptal eder.Nuri Bey “Gelin beraber deneme uçuşu yapalım”dese de THK kararından dönmez.İş yargıya yansır.Bağımsız bilirkişiler olumlu rapor verse de,mahkemenin atadığı bilirkişi heyeti olumsuz rapor verince dava Demirağ aleyhine sonuçlanır.THK da Türk uçakları yerine,Fransa’dan hizmet dışı bırakılan Henrio uçaklarını satın alır.Gelen uçaklarsa kısa bir süre sonra hurdaya çıkarılır.


    Yurtdışında büyük ilgi gören ve dünya havacılığı yolcu uçakları A sınıfına alınan Nu.D.38 adlı ilk yolcu uçağını üreten Demirağ’ın uçak fabrikası,sadece çelik yapı işleri üreten bir fabrika olarak hizmetini sürdürür.1950’lerde Demirağ’a ait uçak pisti,fabrika ve etüt merkezinin bulunduğu alan kısmen istimlak edilir.Üretilen uçakların bir kısmı Gök Okulu’nda pilot yetiştirmek üzere kullanılır.Demirağ diğer uçakları yurtdışında satmaya niyetlenir.O sırada İspanya iç savaşla boğuşmaktadır,Amerika ve Avrupa’yla ticari ilişkilerini durdurmuştur.Bu yüzden İspanyollar Demirağ’ın kapısını çalar.Demirağ hiç tereddüt etmez ve “Tamam” der.Fakat İsmet İnönü direnir,”Uçakları sattırmam”diye! 2000’e kadar Yeşilköy’deki hangarda çürümeye bırakılan uçakları,bir kuvvet komutanı Havacılık Müzesi’ne aldırmak üzere kolları sıvar.Fakat dört ay geç kalır:Uçaklar hurdacıya yollanmıştır.


    Nuri Demirağ’ın çok dürüst olduğunu belirten Kum “Rüşvet vermek onun lugatında yoktu.Bazıları rüşvet alamadığı için önünü kesmiş olabilir”diyor.İkinci ihtimal ise ABD’nin baskısı !”Dış memleketlerden de büyük baskı gelmeye başladı.Bilhassa Amerika,1945’te harp bittikten sonra büyük bir pazar kaybetmişti.Elindeki fabrikaları kapatmak işine gelmediğinden pazar arayışına girmişti.Tabii Türkiye’de de.Türkler’in uçak yapmaması için baskılara ve yardımlara başladı.O zaman Türkiye,bugün olduğu gibi yardıma muhtaçtı.Amerika Marshall yardımı yapıyor,”Siz kapatın fabrikanızı.Nasılsa size ucuz uçak vereceğiz” diyordu.


    Kum THK’nın 1940’larda Ankara,Etimesgut’ta dünyadaki diğer fabrikalarla boy ölçüşen fabrikasının da başına aynı akıbetin geldiğini anlatıyor.”Naziler’in zulmünden kaçan çok değerli Polonya hocaları vardı.Atatürk’ün Fransa’ya uçak mühendisi olmak üzere gönderdiği 20’den fazla öğrencisiyle İTÜ’den mezun olan arkadaşlarımız da orada çalışıyordu.Kadrosu çok iyi olan o fabrikayı da kapattılar.Teçhizatlar da hurdaya çıkarıldı.O zamana kadar Türkiye’de olmayan ve sırf bu iş için devletin kurduğu hurdacılık anonim şirketi malzemeyi alıyor,bu şirkette kullanıyordu.”


    Kum’a göre bu fabrikalar kapanmasaydı, bugün belki de Türk Hava Yolları’nın kullandığı tipte yolcu uçakları üretiyor olacaktık.O zamanlar uçaklar için dış ülkelere ödenen paraların bir kısmı Türkiye’de kalsaydı,uçak sanayimiz gelişebilirdi diye hayıflanan Kum “Fakat yinede iş büsbütün kalmış değil.TAI (Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş.) ve TUSAŞ Motor Sanayi A.Ş. başarılı bir şekilde devam ediyor.Umarım bunların başına bir şey gelmez diyor.


    Demirağ yalnız uçak sanayinde değil,birçok alana el atan bir girişimci.Sigara kullanmadığı halde sigara kağıdını yabancıların tekelinden kurtarmak için ilk Türk sigara kağıdını üretti.Samsun’dan Erzurum’a uzanan 1012 kilometrelik demiryolu ağının müteahhidi de o.Daha önce hep yabancı ülkeler tarafından inşa edilen demiryollarına ilk kez bir Türk’ün imza atması nedeniyle Atatürk Nuri Bey’e Demirağ soyadını verdi.Boğaz Köprüsü’nü,1931’de ilk olarak projelendiren de Demirağ.Üstelik bugün bile sahip olmadığımız ve demiryolu da bulunan bir köprü projesi bu.1980’den sonra Türkiye’de uygulanan yap-işlet-devret modelini Demirağ o zaman köprü için uygulamak istemiş.Proje Atatürk tarafından beğenilse de dönemin hükümeti tarafından “Kentin güzelliğini bozar”gerekçesiyle reddedilmiş.


    Demirağ’ın önemli girişimlerinden biri de,kendi deyişiyle “iktisadi ve sanayi kalkınma davasını” siyasi platforma taşıması ve 1945 yılında Türkiye’nin ilk muhalefet partisi Milli Kalkınma Partisi’ni (MKP) kurması.Partisinin ana hatlarını belirlerken milli kalkınmanın tek yolunun liberalizmde olduğunu, Kara Kuvvetleri’nin küçülmesi gerektiğini ve mecburi askerliğin kaldırılarak motorize tekniğin bünyesine uygun profesyonel bir orduya geçilmesi gerektiğini vurgulasa da 1946’daki seçimde başarılı olamaz.Demokrat Parti’nin kurulmasıyla ikinci planda kalan Demirağ,MKP’nin basın tarafından engellendiğini düşünür.Çünkü o dönemde basın, halka açık kuzu ziyafetleri veren Demirağ’ın partisinden “kuzu partisi” diye bahsediyordu.Parti,Demirağ’ın 1957’deki vefatından bir yıl sonra kapatılır.

    Kaynak: Aktüel dergisi 2009



    Bilgi

    Nu.D.38 tipi yolcu ucağı, tamamen Türk mühendis ve işçilerinin ortaya çıkardıkları Türk tipi bir uçaktır. 6 kişilik yolcu ucağının çift pilot kumandası bulunmaktadır. Saatte 325 kilometre hız yapabilmekte ve 1000 KM uçabilmektedir. Türk Hava Kurumu, Nuri Demirağ'ın fabrikalarına sipariş vermiş olduğu bu uçakları almaktan vazgeçmiştir.
    Mustafa Kemal öldükten hemen sonra mili şef döneminde paradan isminin silinmesii resimlerinin kaldırılması gündeme geldi.. Yüksek teknoloji üretilmesinin engellendiği bu örnek hiç tartışılmadı görsel medyada..


    "ismet inönü neden uçak fabrikasının kapatılmasına izin verdi "asıl başlık bu olmalıydıdergi böyle uygun görmüş..Sözde abd aleyhtarlığımızın müthiş büyük olmasından kaynaklanan tiraj hesaplamasından herhalde ....Türkiye 1939’da savaş olasılığının iyice artması üzerine toprak bütünlüğünü korumaya yönelik ittifak anlaşmaları sağlamak amacıyla bazı girişimlerde bulundu. Almanya ve İtalya’nın saldırgan tutumlarıkarşısında İngiltere ve Fransa’yla ilişkiler daha da sıklaştırıldı ve 19Ekim 1939’da Ankara’da Türkiye-İngiltere-Fransa İttifak anlaşmasıimzalandı. Acaba bu güvenlik anlaşmalarının içinde ticari hükümlerde var mıydı.. Faşistlik ekmek karnesi tartışmaları hayati konuları perdelediği için bunlar hiç tartışılamayacak görünüyor..
    Dün F4 lerimiz bugün yazılımsız f16 larımız var yarın F35 L JSF şimşek müşterek saldırı uçaklarımız olacak..


    Başbakanımız Brezilya da uçak fabrikası gezdi.. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye'nin uçak yapmak istediğini belirterek, Brezilya'nın Embraer firması ile ortak uçak yapılması konusunda teklif ***ürdüklerini açıkladı.


    Kemal kılıçdaroğlu ilk türk uçağının 1925 de yapıldığını 1934 d Kayseri ye uçtuğunusöyledi.. Uğur Dündar la sohbet ederkenpazartesi günü..ilk defa bir liderden böyle teknolojik umutlandırıcı sözler duymakferahlattıcı..güven veren yurtseverlik budur..Kendi yüksek teknolojimizi üretmeden bu topraklarda ayakta kalmamız zorlaşıyor..
     

Bu Sayfayı Paylaş