Türkiye'de Baş Ağrısı ve Migren

'Genel Sağlık' forumunda Mavi_Sema tarafından 14 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Türkiye'de Baş Ağrısı ve Migren konusu
    Türkiye'de Baş Ağrısı ve Migren

    Türk Nöroloji Derneği Baş Ağrısı Çalışma Grubu, Türkiye'nin baş ağrısı ve migren haritasını çizdi. Sonuca göre, ülkemizde her dört kadından birinde migren var. Erkekler ise daha şanslı..

    [​IMG]


    [​IMG]
    Türkiye genelinde 5 bin 323 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen 'Türkiye'de Baş Ağrısı ve Migren Epidemiyoloji Çalışması' sonuçları açıklandı. Türkiye'de migrenin haritasını çizen çalışma, Türk Nöroloji Derneği Baş Ağrısı Çalışma Grubu tarafından, 21 ilde yüz yüze görüşmelerle gerçekleştirildi.

    KADINLIK HORMONLARI ETKİLİYOR
    Bu haritaya göre Türkiye'de her dört kadından birinde migren var. Her üç kadına karşılık sadece bir erkekte migrene rastlanıyor. Migrenin kadınlarda daha sık görülmesinin sebebi ise kadınlık hormonları. Araştırma sonucunda elde edilen ilginç sonuçlardan biri de eğitim düzeyi ile ilgili. Eğitim düzeyi arttıkça migren görülme sıklığının azaldığı tespit edildi. Üniversite ve lise mezunlarında migren görülme oranı yüzde 17.6, ortaokul mezunlarında yüzde 14.2, ilkokul mezunlarında yüzde 19.1, sadece okuryazar olanlarda yüzde 20.4, okuma yazma bilmeyenlerde ise yüzde 31.6.

    GELİR DÜZEYİ ETKEN SAHİBİ
    Benzer bir ilişki de gelir düzeyi-migren için geçerli. Araştırma bulgularına göre gelir düzeyi düştükçe migren görülme sıklığı artıyor. Ayda 10 bin TL'nin üzerinde gelire sahip olanlarda migren görülme oranı yüzde 7.8 iken aylık geliri 2 bin TL ve altında olanlarda bu oran yüzde 16.1. 500 TL'den daha az gelire sahip olanlarda ise migren görülme oranı yüzde 18.2. Bu sonucun, düzenli ve doğru beslenme, uyku düzeni gibi etkenlerle ilişkili olduğu düşünülüyor.

    TEDAVİ KONUSUNDA BİLGİ YETERSİZ
    Araştırmada elde edilen en önemli sonuçlardan biri; hastaların büyük çoğunluğunun hala, hastalığı ortadan kaldırmaya ve tedavi etmeye yönelik düzenli ilaç kullanma alışkanlığından uzak olmaları. Araştırma sonucunda düzenli ilaç kullanımının sadece yüzde 5 olduğu görüldü. Hastaların ortalama yüzde 40'ı bir ayda dörtten fazla, yüzde 50'si ise üçten fazla atak geçiriyor. Bunlar, düzenli ilaç kullanması gereken hastalar. Sonuç olarak; migren tedavisi yönünden yeterli bilinç düzeyine ulaşılamadığı görüldü.

    İLAÇ YERİNE PATATES KULLANILIYOR
    Araştırma, Türkiye'de insanların baş ağrısı için doktora başvurma oranının düşük olduğunu gösterdi. Baş ağrısı çekenlerin yüzde 48.6, migrenlilerin ise yüzde 29.4'ünün doktora başvurmadığı ortaya çıktı. Araştırma sonucunda, doktora gitmeden ağrısıyla baş etmeye çalışanlara ait bulgular da elde edildi. Örneğin, migrenliler arasında başına patates bağlayanlar hâlâ yüzde 3.2 oranında. Yine migrenlilerin yüzde 1.7'si bitkisel ilaç kullanıyor. Yüzde 0.7'si ise akupunktur yaptırıyor. Araştırmaya göre; migren hastalarının yüzde 88.3'ü ilaç kullanıyor. Ama bu hastalardan sadece yüzde 36.9'u ilacı doktor tavsiyesiyle alıyor.

    İlaç bağımlısı olanlar var

    Migreni, 'migren' olarak tanımlamamak ve baş ağrısını ağrı kesicilerle tedavi etmeye kalkmak, hastalarda ağrı kesici bağımlılığının gelişmesine sebep olur. Migren hastalarının yüzde 8.7'sini; 'ağrı kesici bağımlısı' olarak tanımlanabilen, tedavisinde gelişigüzel ağrı kesici kullandığı için her gün ya da gün aşırı migren ağrısı çeken bir grup oluşturuyor. Bir migrenliye doğru tanı konulmadığında, hasta önleyici tedavi almamış oluyor, dolayısıyla da ağrı kesicilere bağımlılığı devam ediyor.

    TANI KONAMIYOR
    Araştırma; migreni olan ve doktora giden hastaların sadece yüzde 45'inin ilk gittikleri doktorda doğru tanı aldığını gösteriyor. Migreni olduğu halde migren tanısı almayan hastaların oranı ise yüzde 55. Bu hastalar genellikle boyun kireçlenmesi, hipertansiyon, sinüzit ya da genel baş ağrısı tanısı alıyorlar ve genel ağrı kesiciler ile tedavi ediliyorlar.

    ][​IMG]


    İŞ GÜCÜ KAYBI
    Ağrı, iş verimini düşürdüğü için ciddi bir iş gücü kaybına neden oluyor. Bu durum da, hem kişiye hem de dolaylı olarak ülke ekonomisine zarar veriyor. Batılı ülkelerde ekonomik kayıplarla ilgili hesaplamalar yapılırken ağrıdan kaynaklı iş gücü kaybı da göz önüne alınıyor. Araştırmaya katılan migren hastalarının sadece yüzde 10.7'si yaşam kalitesinin migrenden etkilenmediğini söylerken, yüzde 89.3'ü hayatının etkilendiğini belirtti. Hastaların yüzde 50.2'sinde bu etki çok ciddi şekilde hissedilirken, yüzde 29.2'sinde maddi kayıplara sebep olduğu belirlendi.

    İLİŞKİLERİ ETKİLİYOR
    Migren, iş hayatı dışında hastaların özel yaşamlarında da ciddi sorunlara neden oluyor. Migren hastalarının yüzde 61.5'inde aile ilişkilerinde bozukluk, yüzde 54.9'unda arkadaşlık ilişkilerinde bozukluk, okula gidenlerin yüzde 57.9'unda ise okul hayatında bozukluk olduğu görüldü.

    BÖLGELERDE FARKLI
    Farklı bölgelerde yapılan araştırma sonucunda, Marmara Bölgesi'nde migren sıklığının yüzde 22 olduğu görüldü. Çok ciddi olmamakla birlikte bölgesel bazı farklar söz konusu. Doğu Anadolu Bölgesi'nde migren sıklığı yüzde 24.1'lik bir oranla Marmara Bölgesi'nden biraz daha yüksek. İç Anadolu'da bu oran yüzde 20, Akdeniz Bölgesi'nde yüzde 15.7, Karadeniz'de yüzde 21.6, Güneydoğu Anadolu'da ise yüzde 20.4. Şehir bazında bakıldığında ise migren görülme sıklığı İstanbul'da yüzde 10.1, İzmir'de ise yüzde 10.8.

    STRES NEDEN OLUYOR
    Migreni tetikleyen unsurlar arasında stres, yüzde 68.5 civarında bir oranla ilk sırada yer alıyor. Rüzgar ve lodos, yüzde 54 ile yine en çok ifade edilen tetikleme nedenlerinden biri. Yüzde 54 oranında açlık, yüzde 50 civarında ise uykusuzluk migreni tetikleyen diğer önemli unsurlar arasında yer alıyor.
     

Bu Sayfayı Paylaş