Türkiyede Atıcılık Sporu , Avcılık Sporu , Kara Avcılğı , Av Silahları Hakkında Bilgi

'Diğer Spor Dalları' forumunda UquR tarafından 23 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. UquR

    UquR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Türkiyede Atıcılık Sporu , Avcılık Sporu , Kara Avcılğı , Av Silahları Hakkında Bilgi konusu Türkiyede Atıcılık Sporu , Avcılık Sporu , Kara Avcılğı , Av Silahları Hakkında Bilgi...


    Türkiye' de Atıcılık Sporu
    Türkiye'de atıcılık sporu 1910'dan başlayarak daha çok avcılık biçiminde gelişti.Bu dalda etkinlik gösteren ilk kulüp Fenerbahçe oldu(1913).Fenerbahçeli Necati ve Galip Bey,Galatasaraylı Bülent ve Merdivenköylü Ziya Beyler başlangıç döneminin atıcıları oldu. İlk futbolcu ve hakemlerimizden Sait Salâhaddin Cihanoğlu bu spor dalının temelleşip yaygınlaştırılması konusunda yoğun çaba gösterdi.

    Atıcılık Sporu İçin;
    A- Gerekli işler B- Gerekli malzemeler C- Başarı için gereken takım içi

    A- Lisans Çıkarmak :
    1-) Federe bir avcılık atıcılık kulübünde kulüp sporcusu olarak
    2-) Ferdi olarak İl Spor Müdürlüğünden

    * Gerekli Malzemeler :
    - Tüfek : Tek tetikli süperpose çifte türünden yapılacak branşa (Trap – Skeet) uygun kundak, namlı uzunluğu, balans
    ve şoklarda olması gerekir.
    - Kulaklık
    - Gözlük
    - Şapka
    - Yelek

    B- Poligonlarda bilgili kişiler yardımı ile branş tespit etmek ve antrenmanlara başlamak

    C- Fırsat buldukça resmi veya özel müsabakalara girmek


    Türkiye Atıcılık ve Avcılık Federasyonu

    Adres : Ulus İş Hanı, Kat 4, Ankara
    Tel. : 90-312-3106160
    Faks : 90-312-3112554 or 3106160
    Telex : 0607-44531 btmg tr

    Türkiye' deki Skeet ve Trap Poligonları
    1. İstinye Skeet ve Trap Poligonu 0212 277 89 05
    2. Beykoz Mahmut Şevket Paşa Skeet Poligonu 0216 425 27 44
    3. Beykoz Dereseki Skeet Poligonu 0532 2676072
    4.İzmit Olimpik Trap, Double Trap ve Skeet Poligonu 0262 2393656
    5. Tekirdağ Skeet ve Trap Poligonu
    6. Bursa Skeet ve Trap Poligonu
    7. Bursa Orhangazi Skeet ve Trap Poligonu 0224 573 68 55 Rasim Bey
    8. İzmir Skeet ve Trap Poligonu
    9. Ankara Skeet ve Trap Poligonu
    10. Manisa Skeet ve Trap Poligonu
    Avcıyım diyebilmenin ilk şartı ; Avcılığın yazılı ve yazılı olmayan kurallarına uymak, avın gereği olan, av hayvanlarını korumak, sevmek ve avcı büyüklerine saygı, küçüklere sevgi gibi kavramlara sıkı sıkı sarılmaktır. Unutma ki “Altın ateşte, insan avda belli olur.”

    Ayrıca av mevsimi sona erdiğinde;

    Kanunen avı serbest olan zararlılardan başka ; av hayvanlarını avlamak Kanun'a, Merkez Av Komisyonu Kararları'na, avcılık gelenek ve göreneklerine aykırıdır. Yavru, palaz, yumurta toplayanları, projektör, far avı yapanları, kısacası MAK hükümlerine aykırı hareket edenleri ikaz et. Bu gibi kimseler milli servet olan av hayvanlarının tükenmesine sebep olmakta ve Sen'in hakkına tecavüz etmektedirler. Buna mani ol. Üremekte ve gelişmekte olan av hayvanlarını koru , zararlıları ile mücadele et. Bu senin ilk görevindir.Görevini yerine getirdiğin nispette, daha verimli avlanma ve doğal yaşamı gelecek kuşaklara aktarma imkanına sahip olacağını unutma.

    Türkiye'de avcılık, 1937 tarihli 3167 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu çerçevesinde yapılmaktadır. Kanun'da yerleşik uygulamalar ve yasakların yanı sıra her yıl toplanarak gerekli kararları alacak yetkiye haiz Merkez Av Komisyonu teşkili mevcuttur. Merkez Av Komisyonu Yasa'dan aldığı yetkiyle her yıl Orman Bakanlığı bünyesinde toplanarak gelecek av sezonu için belirleyici kararları alır. Bu kararların alınmasında Türkiye Avcılar ve Atıcılar Federasyonu da önemli bir rol oynar.

    Türkiye'de avlanılmasına izin verilen yaban hayvanları türlerine ve avlanma sürelerine göre 3 bölüm altında belirlenmiştir. Bu bölümler şöyledir:

    Birinci Grup : Bıldırcın, kaya güvercini, tahtalı ve üveyik,

    İkinci Grup : Keklik, kum kekliği, kıkırlık, bağırtlak, ada tavşanı ve tavşan,

    Üçüncü Grup : Tilki, sansar, sakarmeke, ördekgiller, kazgiller, kızkuşu, karatavuk, çulluk, küçük su çulluğu, sultani su çulluğu ve bekasin'den oluşmaktadır.

    Adı geçen bu hayvanlar, periyotlar halinde Ağustos ortalarından - Şubat sonuna kadar avlatılmaktadır. Ancak kurt, çakal, y.domuzu, vaşak, pars , kargaların avı bütün bir yıl Orman Bakanlığından izin alınması koşuluyla serbesttir.

    Büyük av hayvanlarından ayı, çengel boynuzlu dağ keçisi (şamua), yaban keçisi (Bezoar), yaban domuzu, vaşak, kurt, çakal, tilki, av turizmi başlığı altında yerli ve yabancı avcıların kullanımına bedeli karşılığı sunulmuştur. Bunların dışında kalan avların, yabancı avcılara avlatılması sadece özel avlaklarda mümkündür. Yabancı misafir avcılar özel avlakların haricinde, yukarıda adı geçen av hayvanlarından başka av hayvanlarını avlayamaz.

    Türk avcılara, avlanılmasına izin verilen türler için günlük avlama limitleri vardır. Avcı arka arkaya gittiği avlarda dahi bir günlük limitinden fazla av avlayamaz, çantasında ve aracında bir günlük limitinden fazlasını bulunduramaz ve taşıyamaz. Gece far veya ışıkla avlanmak, hareket halinde tekne ile avlanmak, gece görüş gözlüğü veya dürbünüyle avlanmak, ses çıkartan elektronik cihazlarla avlanmak, canlı mühreyle (decoy) avlanmak, zehirle avlanmak ve hayvanların üreme zamanlarında avlanmak yasaktır. (Daha bir çok avlanma yasakları olmasına karşın, en etkin ve önemli olanlarını yazmakla yetiniyoruz)

    Türkiye'de avcılık, 1993 senesine kadar haftanın her günü yapılmasına karşın, 1993-98 arasında Çarşamba-Cumartesi-Pazar ve resmi tatil günleri olarak, 1999-2000 sezonunda ise sadece Cumartesi-Pazar ve resmi tatil günleri olarak sınırlandırılmıştır.(Avlanma günleri 2000-2001 av sezonu için Çarşamba-Cumartesi-Pazar ve Resmi Tatil günleri olarak kabul edilmiştir.)
    Türkiye Avcılık ve Atıcılık Federasyonu Kuruluşu, Teşkili ve Amaçları

    Türkiye Avcılık ve Atıcılık Federasyonu' nun yasal dayanağı, 21.05.1986 gün ve 3289 sayılı "Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'dur" Bu Kanun'a göre bütün (amatör-profesyonel) spor dalları Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bünyesinde, federasyon birimi biçiminde etkinlik göstermekte ve ülkemizde her federasyon kendi dalındaki sporun gelişmesi için çalışmaktadır.

    Türkiye Avcılık ve Atıcılık Federasyonu, 2908 sayılı Dernekler Yasasına göre kurulan avcılık ve atıcılık kulüplerini bünyesinde toplamaktadır. Çeşitli yerlerde kurulan avcılık ve atıcılık kulüpleri tescil yoluyla Federasyon' a dahil olmakta, bunlara federe kulüpler denmektedir.

    Federasyon içinde atış poligonları da yer almaktadır. 6136 sayılı Yasa'nın Ek Madde 11'de T.A.A.Federasyonu ile diğer kamu kuruluşlarının sahip oldukları poligonlar dışındaki özel nitelikli poligonların kuruluşuna İçişleri Bakanlınca izin verileceği hükme bağlanmıştır.

    Türkiye Avcılık ve Atıcılık Federasyonu Görevleri

    Yönetmelik hükümlerine göre Federasyon'un görevleri şöyle sıralanabilir :

    1- Avcılık ve atıcılık spor dalında, gerek yurtiçi ve gerek yurtdışında ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak etkinlik alanına giren spor dalını oluşturmak ve geliştirilmesini sağlamak, bu yolda çeşitli çalışmalar yaparak her türlü önlemi almak.

    2- Uluslararası alanda, Ülkemizi en üst düzeyde temsil etmek, bu alanda görev alacak sporcu ve spor yöneticilerinin her an hazırlıklı bulunmalarını sağlamak.

    3- Uluslararası yarışmalara katılacak sporcuları seçmek,

    4- Avcılık ve atıcılık spor dalının teknik yönetimi ile denetimini yapmak,

    5- Başarılı sporcu ve spor yöneticilerini ödüllendirmek, onları avcılık ve atıcılık sporuna isteklendirmek,

    6- Avcılık ve atıcılık sporunun yayılıp gelişmesi için teknik içerikli yayınlar yapmak, bu yayınları etkili olacak şekilde dağıtmak.

    7- Yurtiçinde ve yurtdışında yapılacak resmi ve özel bütün yarışmalar ve yarışmacılar için gereken izinleri almak,

    8- Merkez Av Komisyonu toplantılarına katılmak.BEYKOZ AVCILIK VE ATICILIK İHT. SPOR KULÜBÜ
    ABBAS KANDEMIR
    GÜMÜŞSUYU MAH. FATİNHOCA SOK. NO 164
    BEYKOZ - İSTANBUL
    TEL: (0216) 425 27 44

    İSTANBUL AVCILIK VE ATICILIK İHTİSAS SPOR KULÜBÜ
    FİKRİ KURTULUŞ
    POLİGON MAH. POLİGON CADDESİ NO 1 İSTİNYE
    İSTANBUL
    TEL: (0212) 277 89 05
    FAKS: (0212) 277 48 67

    ERENKÖY AVCILIK VE ATICILIK İHTİSAS SPOR KULÜBÜ
    SABAHATTİN APUHAN
    TELLİ KAVAK CAD. ERTEM ALP SOKAK NO.1 ERENKÖY İSTANBUL
    TEL: (0216) 369 15 18
    FAKS: (0216) 358 97 28

    BAŞIBÜYÜK AVCILAR KULÜBÜ DERNEĞİ
    MUSTAFA SEYHAN
    BAŞIBÜYÜK MAH. ATATÜRK CADDESİ NO.3/B MALTEPE İSTANBUL
    TEL: (0216) 421 25 02
    FAKS: (0216) 421 07 20

    BAYRAMPAŞA MERKEZ AVCILAR VE ATICILAR DERNEĞİ
    NEBİ ŞEN
    YENİ DOĞAN MAH. DEMİRKAPI CAD. N.2/16 BAYRAMPAŞA İSTANBUL
    TEL: (0212) 563 33 14

    GAZİOSMANPAŞA AVCILAR VE ATICILAR DERNEĞİ
    HASAN ERTEN
    DÖRTYOL CAMİ CAMİ SOK. N.4/C GAZİOSMANPAŞA / İSTANBUL
    TEL: (0212) 615 61 45

    GAZİOSMANPAŞA KÜÇÜKKÖY AVCILAR KULÜBÜ
    ZEKAİ KUŞ
    YENİ MAHALLE 506. SOK. NO 2 KÜÇÜKKÖY İSTANBUL

    KAZASKER AVCILAR KULÜBÜ DERNEĞİ
    19 MAYIS MAH. KADIPAŞA SOK. ALTINER APT. N.25/31 KADIKÖY
    İSTANBUL
    TEL: (0216) 384 73 94

    KOCASİNAN AVCILAR ATICILAR DERNEĞİ
    AHMET GÜREŞÇİ
    MARAŞEL ÇAKMAK CAD. NİL SOK. NO 21/A ŞİRİNEVLER / İSTANBUL
    TEL: (0212) 552 44 24

    KÜÇÜKKÖY AVCILAR VE ATICILAR DERNEĞİ
    ENVER YÜKSEL
    CENGİZ TOPEL CAD. 509 SOK. NO: 4 KÜÇÜKKÖY / İSTANBUL
    TEL: (0212) 535 12 06

    MECİDİYEKÖY AVCILAR VE ATICILAR DERNEĞİ
    SEFER YALÇIN
    MECİDİYE CAD. AKYAZICILAR ÜST ÇARŞISI NO 24/8 MECİDİYEKÖY
    İSTANBUL
    TEL: (0212) 266 64 97

    RAMİ AVCILAR KULÜBÜ
    YAVUZ ARAT
    EYÜP YOLU NO.7 RAMİ / İSTANBUL
    TEL: (0212) 563 95 61

    SEFAKÖY AVCILAR KULÜBÜ
    DAVUT SERBEST
    KARTALTEPE MAH. DİLEK SOK. NO 19 KÜÇÜKÇEKMECE / İSTANBUL
    TEL: (0212) 579 42 42

    YENİMAHALLE AVCILAR VE ATICILIK KULÜBÜ
    HAKAN YÜKSEL
    YENİMAH. 521. SOK. NO:10 KÜÇÜKKÖY / İSTANBUL

    YEŞİLKÖY AVCILAR VE ATICILAR KULÜBÜ
    ISPIRO HARITY
    ORHAN GAZİ CAD. N.2 YEŞİLKÖY / İSTANBUL
    TEL: (0212) 573 21 15

    GÜLTEPE AVCILIK VE ATICILIK DERNEĞİ
    MEHMET TÜRKKAN
    TELSİZLER MAH. TALATPAŞA ULU SOK. NO.26/A KAĞITHANE / İSTANBUL
    TEL: (0212) 279 08 52

    TUZLA AYDIN MAH. ATICILIK VE AVCILIK DERNEĞİ
    ENVER GÜNGÖR
    AYDINLI MAH. ARZU SK. N:7 TUZLA / İSTANBUL
    TEL.: (0216) 393 10 77
    FAKS: (0216) 393 15 80

    ÜMRANİYE AVC. VE ATICILIK İHT. SPOR KULÜBÜ
    BEKİR SAĞLAM
    ATATÜRK MAH. SUİŞ CAD. BARIŞ PARKI İÇİ ÜMRANİYE / İSTANBUL
    TEL: (0216) 344 31 31
    FAKS: (0216) 364 03 48

    YAKACIK AVCILIK VE ATICILIK DERNEĞİ
    M.SALTUK FİLİZ
    ÇARŞI MAH. VELİ DAYI SOK. N.10 YAKACIK / İSTANBUL
    TEL: (0216) 309 38 32

    YENIPAZAR AVCILIK VE ATICILIK SPOR KULÜBÜ
    BELEDIYE DUGUN SALONU ALTI YENIPAZAR 09350 AYDIN
    KARA AVCILIĞI KANUNU

    Kanun Numarası :
    3167

    Kabul Tarihi : 05/05/1937

    Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi : 13/05/1937

    Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı : 3603

    11/07/2003 tarih ve 25165 sayılı R.G.'de yayımlanan, 01/07/2003 kabul tarihli 4915 sayılı "Kara Avcılığı Kanunu"nun 34. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

    UMUMİ HÜKÜMLER

    FASIL 1: AV HAYVANLARI VE SINIFLARI


    Madde 1 - Türkiye’de yabani olarak yaşayan faydalı ve zararlı hayvanların (Memeliler, kuşlar, yerde sürünenler) her türlü vasıta ile avlanması bu kanun hükümlerine bağlıdır.

    Madde 2 - Av hayvanları üç gruba ayrılmıştır:

    I - Her vakit avlanabilenler:

    A) Memelilerden (Vaşak, kurt, çakal, yaban domuzu, pars, sırtlan, kaplan)

    B) Kuşlardan (Kargalar);

    C) Yerde sürünenlerden (Yılanlar, kaplumbağalar).

    II - Belli edilen zamanlarda avlanabilenler:

    A) Memelilerden (Yaban kedisi, zerdeva, kokarca, sincap, sansar, susamuru, ceylan, gelincik, porsuk, kunduz, tavşan, tilki, karaca, dağkeçisi, ayı);

    B) Kuşlardan (Keklik, yabani horoz, erkek sülün, tavus familyası, çil familyası, bıldırcın familyası, yaban ördeği, sarıasma, yabankazı, kuğu kuşu, çulluk, turna, toy, kuzgun, bataklık kuşları).

    III - Avlanması yasak olanlar:

    A) Memelilerden (Geyik, dağkoyunu, dağkeçisi yavrusu, karaca yavrusu, yarasa, kirpi);

    B) Kuşlardan (Turaç, ehli kumrular, kerkenez, çalıkuşu, guguk, ağaçkakan, çobanaldatan, dişi sülün, yaban tavuğu, bülbül familyası, çekirge kuşu, kırlangıç, leylek, puhu, baykuş, sığırcık).

    Madde 3 - 16 ncı maddede yazılı av komisyonları yukarıki maddede adı geçmiyen hayvanların avlanıp avlanılmamasına karar vermek salahiyetini haizdir.

    FASIL 2: AV ZAMANI, AVLANMA YERLERİ VE AVLANMA VASITALARI

    Madde 4 - Belli edilmiş zamanlarda avlanılan hayvanların bütün Türkiye içinde Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında avlanılması yasaktır.

    16 ncı maddede yazılı av komisyonları bu müddet haricinde dahi avlanılmağı menedebilir ve memnu saydığı zamanları belli ederek gününden evvel ilan eder.

    Madde 5 - Belli edilen zamanlarda avlanılan hayvanlardan soyu azalanların avlanılması, av komisyonlarının teklifi üzerine, veya re’sen Ziraat Bakanlığı mahalli olarak yasak edebilir.

    Madde 6 - Avcılığın yasak edildiği yerlerde ve zamanlarda ilmi ve fenni araştırmalar için her hangi bir usul ile avlanmak Ziraat Bakanlığının iznine bağlıdır. Aynı maksat için, avlanılması yasak edilen av hayvanlarının avlanmasına da Ziraat Bakanlığı izin verebilir.

    Ancak av hayvanlarının islahı, koruma ve üretilme yerleri için, izin verilemez.

    Madde 7 - Her vakit avlanılabilenlerden başka hayvanların yavru ve yumurtalarını ve bunların her nevi mebani, bağ ve bahçeler haricindeki yuvalarını bozmak yasaktır.

    Madde 8 - Aşağıda yazılı yerlerde avlanmak yasaktır:

    A) Şehir, kasaba ve köyler içinde;

    B) Sahibinin rızası olmaksızın belediye ve köy sınırları içinde veya dışında içine girilmemesi için etrafı hendek veya sair her hangi bir suretle çevrilmiş veya ekilmiş yerlerle hususi avlanma yerleri ve av hayvanı üretme yerleri, yoncalık veya bunun gibi yetiştirilen çayırlarda muhafaza işareti konmuş çayırlar, bağ, bahçeler ve fidanlıklarda;

    C) Orman İdaresinden izin almaksızın alelümum ormanlarda,

    Madde 9 - Belli edilen zamanlarda avlanılabilen hayvanları zehirle avlamak yasaktır.

    Her vakit avlanılabilen hayvanların zehirle avlanması muzır hayvanların itlafı hakkındaki 393 sayılı kanun hükümlerine göre olur.

    FASIL 3: AVCILIK İZNİ

    Madde 10 - Avcılık izni av tezkeresile alınır.Bu tezkere vilayetlerde valiler, kazalarda kaymakamlar ve nahiyelerde müdürler tarafından verilir. Her hangi bir yerden alınmış av tezkeresi Türkiye’nin her yerinde avlanmak için muteberdir.

    Sürek avı gibi toplu olarak yapılan avcılıkta avcılara yardım için bulunacak kimselerden tezkere aranmaz.

    Madde 11 - (Mülga madde: 25/02/1952 - 5887/126 md.)

    Madde 12 - (Değişik madde: 30/06/1988 - KHK - 334/1 md; Aynen kabul: 12/01/1989-3519/1 md.)

    Av tezkeresi beş yıl için verilir. Bu tezkereler ne vakit verilirse verilsin hükmü ancak verildiği tarihten sonra gelen altıncı mali yılın başlangıcına kadar sürer.

    Madde 13 - Av tezkereleri şahsa mahsustur. Bunlarda sahibinin adı, soyadı, yaşı, tabiiyeti, işi, ikametgahı ve tezkerenin verildiği tarih gösterilir. Bu kanunun cezaya ait hükümleri tezkerenin arkasına yazılır. Tezkerelerde verildiği makamın resmi mühür ve imzası ile avcının fotoğrafı bulunur. Her avcı tezkeresini yanında taşımağa ve istenildiği zaman alakalı memurlara göstermeğe mecburdur.

    Madde 14 - Kanunen silah taşımak salahiyetini haiz olmıyanlara avcılık tezkeresi verilemez.

    Madde 15 - Karşılıklı olarak yabancı siyasal memurlara parasız av tezkeresi verilir.

    FASIL 4: AV İŞLERİNİN BAKIMI

    Madde 16 - Av işlerine orman idareleri bakar. Ziraat Vekilinin Başkanlığı altında orman, baytar, ziraat işleri umum müdürlerile her hangi bir avcı cemiyetine mensup olanlardan her yıl için Ziraat Vekilinin seçeceği iki zattan mürekkep olmak üzere merkezde (Merkez Av Komisyonu) namile bir komisyon kurulur.

    Vilayetlerde valinin başkanlığı altında orman, baytar, ziraat müdür veya memurlarile eğer o vilayet dahilinde avcılar cemiyeti varsa bunlara mensup olan avcılardan her yıl için valinin seçeceği iki zattan mürekkep olmak üzere (Vilayet Av Komisyonu) namile birer komisyon kurulur.

    Ziraat Vekili lüzum göreceği kazalarda bunlara mümasil (Kaza Av Komisyon) ları teşkiline salahiyetlidir.

    Bu Komisyonlar senede en az bir defa toplanmağa ve bu kanunda yazılı işler hakkında karar vermeğe ve verecekleri kararları derhal yukarı komisyona bildirmeğe mecburdurlar. Bu kararlar yukarı komisyonlarca değiştirilinciye kadar muteber kalır.

    Madde 17 - Komisyonlar yukarıki maddelerle kendilerine verilen vazifelerden başka şu işleri de görürler:

    A) Soyu azalmış veya tükenmiş faydalı av hayvanlarının çoğalması veya yeniden türemesi için icap eden tedbirleri almak;

    B) Zararlı hayvanların öldürülmesine çalışmak ve bunun için sürek avları yaptırmak;

    C) Av hayvanlarını üretmek için tedbir almak ve her yerde avcılığı ve av cemiyetleri şeklini teşvik etmek.

    Madde 18 - Avcılığın ilerlemesi ve faydalı av hayvanlarından damızlık tedariki ve av hayvanlarının yaşamasının araştırılması için Ziraat Bakanlığı uygun göreceği yerlerde av hayvanları araştırma istasyonları ve av hayvanları üretme yerleri yapacaktır.

    Madde 19 - Av hayvanlarının artırılması ve üretilmesi için diri olarak dışarıdan getirilecek hayvanlarla yumurtalardan gümrük resmi alınmaz.

    FASIL 5: CEZA HÜKÜMLERİ

    Madde 20 - Orman, köy ve kır bekçileri de kendi mıntakalarında bu kanuna aykırı hareket edenleri tüfek, fişek ve av malzemesi ve avlarile birlikte yakalamağa ve bunları en yakın karakola veya muhtar veya köy ihtiyar meclisine teslime mecburdurlar. Buralarda, vaka derhal bir zabıt varakasile tesbit olunur.

    Zabıt varakasının tanziminden sonra suçlu alıkonulamaz.

    Madde 21 - Tezkeresiz avlananlardan 10 lira, avlandıkları zaman tezkeresini yanında bulundurmayanlardan 1 lira hafif para cezası alınır. Bu gibilerin bu hareketlerinden dolayı av tüfekleri ayrıca müsadere edilmez.

    Madde 22 - Bu kanun hükümlerine göre avlanması yasak olan hayvanları ve belli edilen zamanlarda avlanılabilenleri bu zaman haricinde avlıyanlardan avlanılan hayvanın cins ve miktarına göre beş liradan yüz liraya kadar hafif para cezası alınır.

    Madde 23 - Yedinci madde hükmüne aykırı hareket edenlerden 25 liraya kadar hafif para cezası alınır. Bu suç hususi surette av hayvanları yetiştirmek üzere ayrılan yerlerde işlenirse verilecek ceza iki kat olarak hükmolunur.

    Madde 24 - Sekizinci maddeye göre yasak edilen yerlerde avlananlardan beş liradan elli liraya kadar hafif para cezası alınır.

    Madde 25 - Dokuzuncu madde hükmüne aykırı olarak zehirle avlananlardan elli liraya kadar hafif para cezası alınmakla beraber ayrıca üç aya kadar hafif hapis cezasile de cezalandırılırlar.

    Madde 26 - Avlanılması yasak olan hayvanlarla mevsimi haricinde avlanılan hayvanları, avlıyanlardan başkaları satarsa, onlar da avlıyanlar gibi ceza görürler.

    Madde 27 - Muzur hayvanların itlafı hakkındaki 393 numaralı kanun hükmü mahfuzdur.

    Madde 28 - 26 Kanunusani 1297 tarihli Zabıtai Saydiye Nizamnamesinin kara avcılığına ait hükümleri ile 16 Nisan 1338 tarih ve 218 sayılı kanunun av tezkereleri resimine ait hükmü ve İstanbul’da av tezkereleri resminin tezyidi hakkındaki 2 Şubat 1340 tarih ve 404 sayılı kanun hükmü ile diğer kanunların bu kanuna muhalif hükümleri kaldırılmıştır.

    Madde 29 - Bu kanun neşri tarihinden muteberdir.

    Madde 30 - Bu kanun hükümlerini Ziraat, Adliye, Maliye, Dahiliye ve Gümrük ve İnhisarlar Vekilleri yerine getirir.
    __________________
     
  2. UquR

    UquR Üye

    Yürürlükteki Kanun, Yönetmelik veya Sirkülerlere uyun. Uymayanları ikaz edin.
    Avı, ancak avcının koruyacağını aklınızdan hiç çıkarmayın.

    * İçinde bulunduğunuz av sezonu ile ilgili Merkez Av Komisyonu (MAK) kararlarını aracınızda bulundurmaya gayret edin.
    * Av tezkerenizi daima yanınızda bulundurun.
    * Av sırasında olabilecek kaza ve yaralanmalara karşı cevap verebilecek nitelikte bir ilkyardım çantasını daima aracınızda bulundurun. İlkyardım bilgilerini muhakkak surette öğrenin.
    * Orman muhafaza memurlarının ve güvenlik güçlerinin yapacağı kontrollerde onlara daima yardımcı olun.
    * Kontrolle görevli memurların hüviyetlerini görmek sizin doğal hakkınızdır. Bu hakkınızı kullanmaktan çekinmeyin.
    * Hakkınızda bir tutanak tanzim edilirse:
    1- Yazılı tutanağı imzalamadan önce mutlaka okuyun.
    2- Tutanağa itirazınız var ise, aynı tutanakta bunun yazılı olarak belirtilmesini isteyin.
    3- Sizin görüşlerinize ve itirazlarınıza yer vermeyen tutanakları imzalamayın. (Bu sizin güvenlik güçlerine karşı gelmeniz anlamına gelmemelidir.)
    4- Aynı gün içinde size en yakın mahalli idareye giderek bu durumu izah edin ve ilgili idareye aynı konuda bir dilekçe verin. (Bu dilekçenin kayıt tarihi ve sıra numarasını alın.)
    5- Bu durumu avcının elkitabının yardımcı bilgiler kısmındaki telefonları belirtilen üst makamlara telefon ve/veya faks mesajı ile iletin.
    6- Muhakkak surette bir avukat ile ilişkiye girin. Avukatınıza danışmadan herhangi bir davranışta bulunmayın.

    * Evinizdeki av malzemelerini muhakkak surette kilit altında bulundurun.
    * Avda kullanılacak tüm malzemelerin kaliteli olmasına özen gösterin. Bu sizin emniyet ve rahatınız için gereklidir.
    * Patlama sesinde bir anormallik hissederseniz namlu içi başta olmak üzere tüfeğinizi kontrol edin.
    * Tüfeğinizi nakil anında daima kılıfında taşıyın. Dolu tüfek ile araca binmeyin.
    * Av sırasında tanımadığınız kişilerden kesinlikle fişek alıp kullanmayın.
    * Tüfeğinizi kayışsız kullanmayı alışkanlık haline getirmeye çalışın.
    *Avlanma sırasında tüfeğinizi doldururken gereken emniyet tedbirlerini alın. Silahınızı hiçbir kimsenin bulunmadığı bir istikamete çevirin. Doldurduktan sonra silahınızı (kapatırken kaza ile patlayabileceğini varsayarak yerden yansımasını önleyecek şekilde bir açı ile tutun) boşluğa doğru tutup yavaşça kapatın.
    * Avın türüne göre uygun saçma numaralarını tercih edin. Tüfeğinizin şok durumunda önemli sonuçlar doğuracağını unutmayın. Hangi hayvana kaç numara saçma kullanılacağını sizden daha deneyimli avcılardan öğrenmeye çalışın. Tecrübenin önemini hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın.
    * Tüfeğinizi sürekli olarak hangi elinizde taşıma alışkanlığı edindi iseniz, av bıçağınızı kemerinizde diğer tarafa takmaya özen gösterin.

    * Avda, yanınızda düdük taşımayı alışkanlık haline getirin.
    * Avda, yanınızda uygun kalınlıkta (3-4 mm) 1-2 m. bir ip parçası taşıyın.
    * Yivsiz silah barutu ile asla yivli silah mermisi doldurmaya çalışmayın.
    * Farklı cins ve farklı marka barutları birbiri ile karıştırmayınız.
    * Kullandığınız silahın fişek yatağının kaç kg. basınca dayanıklı olduğunu doğru olarak öğrenin. Bu sınırı zorlayacak dolu fişekleri kullanmaktan sakının.
    * Gideceğiniz ava göre uygun saçma ve uygun barutlu fişek seçmeye özen gösterin.
    * Gideceğiniz ava göre uygun tüfek şokunu tercih edin.
    * Değişebilen şoklu tüfekleri kullanırken uygun zaman aralıkları içinde namlu ağzındaki şoku aparatla yeniden sıkın.
    * Eğer fişeğinizi kendiniz dolduruyorsanız boş kovanlarınızın hepsini doldurmadan önce muhakkak deneme atışı yapın.
    * Yapmış olduğunuz deneme atışında (40 metre mesafede) saçma dağılımını görün. Grupmanlara dikkat edin. Saçmalar arasından avın geçmemesi gerektiğini unutmayın.
    * Yapmış olduğunuz doluları muhafaza altına alırken üzerine kaç gr. barut kaç gr. saçma koyduğunuzu ve saçma numarasının ne olduğunu özellikle not alın. Mümkünse imal ettiğiniz tarihi yazın.
    * Dolu yaparken sigara içmemeye özen gösterin.
    * Dolu yaparken çok dikkatli olmaya özen gösterin. Yanlışlıkla iki ölçek koyacağınız barut sizin yaralanmanıza sebebiyet verebileceği gibi silahınızı da yıpratabilir.
    * Tapa üzerine aşırı basınç yapmayın.
    * Yapmış olduğunuz doluları özellikle rutubetsiz yerde muhafaza edin.
    * Değişik zamanlar içinde alınan barutlarla yapmış olduğunuz dolulardan farklı sonuçlar alınacağını aklınızdan çıkarmayın.
    * Kapsüllerin birbirine değmemesine özen gösterin.
    * Silahınızı, avcı arkadaşlarınızdan gerekli emniyet mesafesi kadar uzaklaştıktan sonra (300 m.) doldurun.
    * Arkadaşlarınızın yanına dönerken herhangi bir uyarıya gerek kalmadan silahınızı boşaltın, onların yanına silahınız açık (kırık) olarak yanaşın. Silahınız otomatik ise boşaltmayı onların göreceği güvenli bir mesafede yapın. (kurma kolu açık kalacak konumda kalmalıdır). Bilinçli avcı, kendisine silahının boş olup olmadığını sordurmayan avcıdır.
    * Karlı havalarda namlu içine kar girmemesine özen gösterin.
    * Uykusuz ve alkollü yola çıkmayın.
    * Ava gitmek için buluşma yerini ve saatini yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermeyecek şekilde net olarak tespit edin, arkadaşlarınızı bekletmemeye özen gösterin.
    * Gideceğiniz av yerini yakınlarınıza mutlaka söyleyin.
    * Geri dönüş için yakınlarınıza kesin varış saati vermeyin.
    * Aracınızın sürekli olarak bakımlı olmasına gayret gösterin.
    * Araziye girerken benzin deponuzun dolu bulunması sizlerin rahatı ve güvenliği içindir.
    * Mümkünse aracınızı yokuş aşağı park edin.
    * Bütan gazı tüpünü (Tüpgaz) hiçbir zaman araç içine almayın. Bagajda taşıyın.
    * Yedek benzin bidonunu hiçbir zaman araç içinde taşımayın. Gerekli ise çelik bidonu tercih edin ve bagajda taşımayı adet edinin.
    * Sabah avına çıkarken aracınızın ışıklarının kapalı olmasına dikkat edin.
    * Akşama doğru çıkacağınız avlarda aracınızda küçük bir ışık yanmasına özen gösterin. Yanınızda el feneri bulundurma alışkanlığı edinin.
    * Aracınızda mutlaka yedek anahtar bulundurun. Yedek anahtarı bir diğer arkadaşınıza verin.
    * Park edilmiş araç içinde motor çalışırken kesinlikle uyumayın.
    * Kapalı yerlerde mangal yakmayın.
    * Bir günlük avlarda dahi yanınızda yedek çorap ve çamaşır götürmeyi alışkanlık haline getirin.
    * Yatarak su içerken boğazınıza kaçabilecek maddelere karşı dikkatli olun.
    * Çok soğuk havalarda araç içinde ve gümelerde (bekleme yerlerinde) uyumayın.
    * Kış aylarında ava başlamadan en az yarım saat evvel araç içinde iseniz kaloriferinizi muhakkak surette kapatın. Hava şartlarının ani değişmesine karşı hazırlıklı olun. Bu geçişin yumuşak olmasına gayret gösterin.
    * Yaz avlarında aşırı terlemeden dolayı vücutta tuz kaybının olacağını hatırlayın.
    * Aşırı terleme sırasında çok soğuk su içmeyin.
    * Av sporunun bir ekip çalışması olduğunu hiçbir zaman göz ardı etmeyin.
    * Av sırasında arkadaşlarınızla ses ve göz irtibatını kaybetmemeye çalışın.
    * Sürekli olarak aynı arkadaş grupları ile avlanmayı adet edinin.
    * Arkadaşlarınızın sergiledikleri davranış biçimlerini sürekli olarak izleyin ve öğrenin. Bu davranışların değiştiği hallerde olağanüstü bir durum olabilir. (Hastalıklar, tavırlar, alışkanlıklar, vs.)
    * Arkadaşlarınızla uzak mesafelerden işaret ile anlaşabilmek için yöntemler geliştirin.
    * Muhakkak surette bir acil durum işareti belirleyin. Bu sizin acil toplanma sinyaliniz olsun. Bu işareti görünce en kısa sürede aracınıza dönün.
    * Zor durumda olan diğer avcılara yardımcı olmak sizler için bir öncelik teşkil etmelidir.
    * Yeni aldığınız bir ayakkabıyı ava gitmeden önce uzun bir yürüyüşle muhakkak deneyin. Avda sentetik çorap giymeyin, sentetik giysiler tercih etmeyin.
    * Ava giderken parfüm vb. koku sürmeyin. Yaz avlarında sinekler sizi rahatsız eder. Büyük avlarda kokuyu alan av kaçar.
    * Ekili arazileri çiğnememeye özen gösterin.
    * Dolu silahla hendek ve benzeri yerlerden atlamayın. Silahınızı boşaltın.
    * Silahınızı yeniden doldururken namlu içini mutlaka kontrol edin.
    * Silahınızı namlusu arkadaşlarınıza çevrili olarak taşımayın.
    * Yürürken silahınızın namlusunun daima havaya dönük olmasına özen gösterin.
    * Silahınızı denemek amacı ile canlıları hedef almayın
    * Kalkışı sırasında tanımadığınız av hayvanına ateş etmeyin.
    * Yapmış olduğunuz av türlerine göre silahınızın tesir mesafesini doğru bilin, yaralamalara sebebiyet verecek uzaklıklara atış yapmamaya özen gösterin.
    Av Silahları ve Silah Seçimi Hakkında

    Avcılık ve atıcılık
    ata sporlarımızın en başta gelenlerindendir. Yüzyıllar önce söylenen "At, avrat, silah" deyimi önemini hiç kaybetmeden bugünde geçerliliğini sür-dürerek silaha düşkünlüğümüzü ispatlamaktadır. Tabii küçük reformlarla; örneğin at, yerini atalarımızın hayal bile edemeyecekleri arabalara bırakmak zorunda kalmıştır. Ok, yay ve mızrak bugün ateş gücü, öldürücü etkisi, menzili ve seriliği itibariyle kıyas götürmez ateşli silahlarla değişim sürecini tamamlamıştır. Bu uzun süreçte atalarımızdan miras silah ve av tutkumuz en ufak bir değişime uğramadan bizlere aktarılmıştır. Sadece fark; avı, hayatta kalma değil hobi amacıyla yapmamız, av sahasına imkanlarımız nispetinde at yerine arabayla ulaşmamız, ok ve mızrak yerine bilgimiz, ilgimiz, zevkimiz, doğrultusunda silah kullanmamızdan ibarettir.

    [​IMG]

    Bu durumda silah seçimi avın ve avlağın giderek tükenmekte olduğu şu dönemde daha bilinçli olma zorunluluğunu getirmektedir. Dergiyi okuyan pek çok büyüğüm ve avcı arkadaşım benden mutlaka daha bilgili ve tecrübelidir. Ama belirteceğim hususların pek çok av ve silah tutkununa, özellikle yeni meraklı dostlara bir nebze faydalı olacağı inancındayım...

    Seçim yaparken birkaç tablo yardımıyla silahla ilgili eğiliminizi ve hangi silahın ne maksatla kullanılabileceğini, basit teknik özelliklerini göz önüne serip bu konuda kendinizi daha iyi tanımanıza yardımcı olacağımı düşünüyorum. Belirteceğim hususların çoğu şahsi kanaatim olup genel için bağlayıcı özellik taşımaz.

    Öncelikle ülkemizde bulabileceğimiz av silahları ile ilgili ana bilgilerin açıklanmasında, kulaktan dolma yanlış bilgilerin doğru esaslara bağlanmasında fayda görmekteyim.

    A) YARI OTOMATİK ( SEMI AUTOMATIC):

    Şu an ülkemizde kullanılan en yaygın av tüfeğidir. Kanun gereği takoz kullanıp 2+1 fişekle çalışması gerekirken genelde bu yasağa uyulmamakta, atım adedinin fazla olması nedeniyle tercih edilmelidir. Tercih nedenlerinden biride yüksek atım sayısı ve yarı otomatik olmasının getirdiği kendine güvenen hissi, yani hevestir. Bir başka neden koruma amacıyla makbul görülmesidir. Pek çoğu bu silahları tabanca muadili olarak görmektedir. Birde köy düğünleri esnasında ve milli maçlar sonrası insan vurmak için tercih eden yaratıklar vardır ki bunlar konumuz dışındadır.

    Bu silahlar çalışma prensipleri açısından üç grupta incelenir.

    1."Gazlı" Tabir Edilenler: Patlama sonrasında tapa namlu ağzına yanaştığında geride biriken gaz basıncının namlu içerisindeki delikten alt aktarılıp mekanizmanın geri iletilmesi sistemiyle çalışır.

    2.Döner Başlıklar: Patlama sonucunda geriye hareket etme eğiliminde olan fişeğin mekanizmayı itmesi sonucu çalışır.

    3.Gazlı ve Döner Başlıklar: Her iki sistemin avantajlardan istifade etmek maksadıyla çıkarılan bir mekanizmadır.

    Her üç sistemde de silahın verimi kullanılan malzemenin kalitesine, işçiliğe ve üretim teknolojisine bağlıdır. Bunları iyi kullanan markaların silahları diğerlerine üstünlük sağlar.

    Avantajlı Yönleri Şunlardır:

    1. Geçit avlarında avantaj sağlar. Yılın hırsını ördek ve kaz geçitlerinde katliama dönüştürmek isteyen iyi bir atıcı için gerçekten sonucu etkileyebilir.(Şahsen tasvip etmiyorum.)

    2. Sürek avlarında avantajlıdır. (Tutukluk yapma ihtimaline karşı pompalı silahlar tercih edilmelidir. Pompalı silahlar konusuna ayrıca değineceğim.) Sürek avı risk avıdır, özellikle acemi avcı için!!! Birkaç yönden domuzun taarruzuna veya geçitine maruz kalma ihtimali daima vardır ve yaralı bir domuz her zaman çok tehlikelidir. Bu durumlarda üç veya dördüncü mermi hayat kurtarabilir.

    Dezavantajları:

    1. Daima fazla mermi sarfiyatına neden olur. Bu işi gerçekten bilenler bir uçara veya kaçara ilk iki mermi isabet etmediyse mesafenin artması nedeniyle üçüncü merminin isabet ihtimalinin çok çok az, dördüncüsününse hemen hemen hiç olmadığını takdir ederler. Oysa avı kaçırmama psikolojisiyle genelde üç ve dördüncü atılır. Otomatik tabir edilen yarı otomatik tüfekle çok mermi atıp çok av yapacağını hayal eden silah meraklıları bunu asla unutmamalıdır. Yani iki olmazsa üçüncü veya dördüncüde vururum hissine kapılmayınız, yanılırsınız.

    2. Ağırlığı diğer dezavantajıdır. Hem silahın boş ağırlığı, hem de içindeki 7-8 mermi ilavesi keklik, çulluk, tavşan avı gibi zor ve çetin arazi avlarında önemli ölçüde dezavantajdır. Unutmayınız, bu tip arazide kat edilen her kilometre silahın ağırlığını daha da artıracak ve hele ileri yaştaysanız sizi oldukça yoracaktır.

    Bir önceki konuda değindiğimiz gibi bu avlarda 7-8-9 mermi hiçbir avantaj getirmez. Zaten bu kadar çok mermi alan yarı otomatik tüfek yabancı menşeli silahlarda pek görülmez. En kalabalığı 5+1 dir. Demek ki bu heves sadece bize mahsus.

    3. Sportmence değildir. Eğer avcı için bugün, korumak vurmaktan önemliyse o halde şans tanımak çevreci avcının görevidir.

    B- POMPALI (PUMP ACTION):

    Ülkemizde genellikle kısa namlulu üretilmektedir. (Yabancı pompalılarda uzun namlularda mevcuttur.) Bu, ülkemizde üretilen pompalılara talebin, avdan ziyade savunma amacı taşıdığının bir göstergesidir. Zaten 45-50-55 cm.lik namlular pek çok av için yeterli değildir.

    Avantajları:

    1) Her ne kadar av tezkeresi ile temini son derece kolayda olsa da aslında iyi bir yakın savunma silahıdır. Bilindiği üzere çoğu kez konutlarda, kırsal alanlarda, araçlarda savunma silahı niyetiyle taşınmaktadır. Magnum namlulu bir pompalı uygun mermiyle çok tehlikeli bir silaha dönüşebilir. (Şahsım adına 60 cm. den kısa namlulu ve dipçiksiz olanların av tüfeği kapsamından çıkarılması gerektiğini düşünüyorum.)

    2) Sürek avının ideal silahıdır. Birkaç yönden azılı domuzu karşısında gören veya yaralı bir azılının karşısına çıkan avcı için kurtuluş olabilir. 1993 yılında Seben Yaylasında maalesef bir avcı yaralı bir domuz tarafından adeta biçilmiştir. Yarı otomatiğe göre avantajı tutukluluk ihtimalinin az olmasıdır. Çünkü boş kovan atımı ve yenisinin dolumu manuel (el yardımıyla) yapılmaktadır.

    3) Fiyat yönünden diğer sınıflar içinde en hesaplı olanıdır.

    Dezavantajları:

    1- 60 cm. den kısa namluyla bence av tüfeği değildir. Namlu 60 cm.'den uzun seçilmelidir.

    2- Boşaltma-doldurma hareketi (Pump Action) pratik gerektirir. Seri olabilmek için özel çalışma yapılmalıdır.

    3- Yarı otomatikler gibi ağır ve üstelik hantal sayılabilecek bir silah türüdür. Tüm bunlara rağmen Amerika'da yaygın bir av silahı olduğunu okumaktayız.

    C. ÇİFTELER (Yan yana ve üst- alt):

    Esasen çifteler tabiri hem süper poze, hem çifteyi kapsamına alır. Hiçbir yabancı silah kataloğunda süperpoze terimine rastlayamadığımı ifade edebilirim. Doğru ifade yan yana çifte (Side by side) ve üst alt çiftedir.(over and under)

    Nostaljik açıdan en eski av silahları olması sebebiyle apayrı bir önem kazanırlar. Yapımı el emeği, ustalık, incelik ve iyi işçilik gerektirir. Dolayısıyla uğraşı, zeka ve beceri el emeği ve göz nurunun sonucudur. Centilmen ve sportmen avcının silahı çiftedir. Üst alt veya yan yana ayırımına girmiyorum. Çünkü bu kişilerin el alışkanlığı, beğenisi ve zevkine bağlıdır. Her ikisi de temelde aynıdır. Trap ve skeet yarışmalarında üst alt çifte avantaj sağlar. Av sahasında fark kişilerin beğenisine kalmıştır. Süslemeleri (Tam veya yarım çakmak, tam, yarım çeyrek kabze, standart veya ceylan burnu kundak, standart, İngiliz, monte carlo dipçik)en iyi gösteren silahlarda bunlardır. Şahsen yukarıda belirttiğim ayrıntıların yarı otomatik veya pompalıya çifte kadar yakıştığını düşünmüyorum. Bu tür yerli silahlar size kalibre açısından da çok seçenek sunar. Zira yurdumuzda 12 kalibre dışında 16, 20, 28, 36, numaralı çifteler dışında pek yarı otomatik ve pompalı göremezsiniz. 55' den 76' ya kadar pek çok namlu uzunluğu da ayrı bir alternetiftir. Dünyanın biz hariç her yerinde kıymetli ve popüler olan silahlar çiftelerdir.

    D. YİVLİ SİLAHLAR:

    Domuz, ayı, geyik, karaca nadiren kurt, çakal, kaz, gibi avlarda tercih edilen mermi atan silahlardır. Duran hedeflerde daha etkilidir. Hareketli hedefi tek mermiyle uzaktan vurma beceri gerektirir. Uzak mesafeli büyük ava ilgi duyan avcının silahıdır. Özel ihtisas gerektirdiğinden ve meraklıları zaten ayrıntıları en iyi şekilde bildiğinden derinlemesine girmiyorum. Yivli silahlarında yarı otomatik, pompalı ve tek atan tipte çok çeşitli kalibreleri mevcuttur.

    ÇAP AÇISINDAN:

    Yivsiz av tüfeğinde çapın nasıl tespit edildiği derginin önceki sayılarında mevcuttur. Özet olarak 454 gram kurşun örneğin 12 çeşit parçaya ayrılır 12'de bir parçası küre haline getirilirse kürenin çapı 12 çapa tekamül eder. 16'ya ayrılıp bir parça küre haline getirilirse bu kürenin çapı da 16'ya denk gelir. Bu sistem İngilizlerin bulduğu bir sistem olup Dünyada bu şekilde kabul görmüştür.

    1- 16 çap: 12 ve 20 nin arasında kalmış bir namlu olduğundan şahsen tercih etmem. 12 ye göre bence daha az saçmanın hedefe daha toplu gitmesi dışında avantajı yoktur.

    2- 20 çap: Ülkemizde pek kullanılmasa da özellikle A.B.D. de yaygın olduğunu duymaktayız. Bana göre kullanımı zevkli bir çaptır. Azaltılmış barut ve saçma ile kendi fişeğini dolduranlara maddi avantaj sağlaması yanında sesi ve geri tepmesi de azdır. Bıldırcın avında rahatlıkla kullanıldığı gibi toplu gitmesi nedeniyle ördekte bile kullanılabilir. Hafifliği ve göze hoş görünümü ayrı bir ayrı bir avantajdır.

    3- 12 çap: Avcının tüfeği 12 çaptır. Genel olarak fişek numarası ve barut saçma oranının iyi ayarlanmasıyla her avda rahatlıkla kullanılabilen en iyi çaptır. Öldürücü etkisi, dağılımı itibariyle avantaj sağlar. Tabii ki her tür çapta şok seçimi önemlidir. Şok konusunda bilmeniz gerekenleri de derginin önceki sayılarında tüm ayrıntılarıyla bulabilirsiniz.

    YERLİ- YABANCI FARKI:

    Yabancı silah hayranlığıyla yanlış seçimler yapmanızı istemem. Bu bölümde kesinlikle marka belirtmeyeceğim. Ama yabancı silahların çoğunun 8. Kalite silahlar olduğunu bilerek üç sıfırlı dolarlarınızı heba etmemenizi öneririm ama Beretta, Remington, Winchester, Browning, Group, Bernandelli, S.K.B., Miroku, Antonio Zoli, Darne, Merkel, Saint Etienne, Churchill artık klasikleşmiş silah devleridir.

    Farkları KALİTELİ MALZEME, İŞÇİLİK, KİLİT SİSTEMLERİ ve sonuçta UZUN ÖMÜRLÜ olmalıdır. Bundan dolayı dedemizin silahını bizde kullanabiliyoruz. Müşteriye saygıları da apayrı bir güzellik bence. Bugün A.B.D.' de veya Avrupa' da bir silah fabrikasına yazdığınız da 15 günde kataloğu elinize yollayacaklardır. Ben bizim iki büyük silah fabrikasına çizdiğim şekilleri fakslayıp özel silah yaptırmak istediğimi en ince ayrıntısıyla belirtiyorum, beyefendiler fiyatı fakslamaya dahi tenezzül etmiyorlar. Tek fark bu işte. Tüketici dolayısıyla insana verilen değer ve saygı. Yoksa el emeği ve zanaatta (işleme, süsleme ve gravür) Düzce ustalarının , Beyşehir ustalarının en az Avrupalı kadar iyi olduğunu iddia ediyorum. Ülkemiz silahları istenildiğinde Avrupa silahlarıyla boy ölçüşebilecekken maalesef piyasada genelde sıra tüfekleri görüyoruz. Numunelikte olsa ithal ettikleri silahlardan teşhir için bayilere dağıtsalar sizlerde neler yapabileceklerini hayretle göreceksiniz ama...

    Sonuçta seçici olduktan sonra yerli veya yabancı da çok iyi veya kötü olabilir ama kilit sistemleri, kubuz ve namlu çeliği, ahşap aksamı, işçiliği konusunda seçici olmanızı tavsiye ederim. Bu konunun ayrıntılarına ileri ki yazılarımda ayrıca değinmek istiyorum.

    Gönlümüz tabi ki paramızın ülkemizde kalması. Bizler ülkemizle övünüyoruz ve kesinlikle yabancı malı kompleksi taşı-mıyoruz. Yeter ki aynı ihtimamı tüm üreticilerde bize göstersin. Dayanıklılık başlı başına bir tercih sebebidir. Bunu tayin eden faktörler ise: Malzeme kalitesi, işçilik, kilit ve çalışma mekanizmasının seçimi (Beretta veya Winchester kilit gibi.) dayanıklılık, namlu basınç ve çıkış kontrol testlerinin dünya standartlarına uygun olarak yapılmasıdır. Bunlar uygun yapıldığı taktirde silahın cinsi, menşei, markası ne olursa olsun ömrü uzun olacaktır. Sonuç olarak örneğin yarı otomatik çifteden dayanıklıdır gibi bir genelleme doğru değildir.

    Silahın ömrünü tayin eden diğer önemli faktörse kullanım titizliği ve uygun bakımdır. Bu konuda da müteakip sayılarda ayrıntılı bir yazı hazırlayacağım. Gelelim en önemli konuya:

    Lütfen silah alacaksanız yada silah sahibi olupta bugüne dek öğrenme inceliği göstermediyseniz;

    Önce silahın emniyetli bir şekilde nasıl taşınacağını avlakta emniyet kuralları ve diğer avcıya saygı kültürünü benimseyin, öğrenin ve çevrenize aşılayın. __________________...
     
  3. Google

    Google Özel Üye

    Paylaşım için teşekürler..
     

Bu Sayfayı Paylaş