Türkiye için Milli Güvenliğin Önemi Nedir

'Konu Dışı Başlıklar' forumunda Mavi_Sema tarafından 23 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Türkiye için Milli Güvenliğin Önemi Nedir konusu Türkiye için Milli Güvenlik,
    Milli güvenliğin önemi,
    Türkiye için Milli Güvenliğin Önemi

    Türkiye�de güvenlik ve milli güvenlik kavramları

    Güvenlik, insanların toplu olarak yaşamaya başlamaları ve devletler kurmalarıyla bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmış, kavram olarak bilimsel çalışmalara ancak İkinci Dünya Savaşından sonra konu olmuştur. Güvenlik kavramı, başlangıçta yalnız askeri ihtiyaçlar ve düzenlemeler için kullanılırken, günümüzde bir sosyal bilim kavramı olarak kullanılmaya başlanmıştır. İnsanların ve toplumların en temel güdüsü ve en ilkel ihtiyacı olan güvenlik karşılanamadığı takdirde, toplumların özgürlük ve refah arayışlarını gerçekleştirmeleri mümkün olamamaktadır.

    Küreselleşmenin yarattığı dinamik ortamın da etkisiyle ulusal ve uluslararası güvenliğe yönelik tehditler farklılaşmış ve bu durum klasik güvenlik kavramını değiştirmiştir. Nitekim BM Genel Sekreteri tarafından �Tehditler, Riskler ve Değişim� konusunda görevlendirilen �Akil Adamlar Grubu�, 2 Aralık 2004 tarihli �Daha Güvenli Bir Dünya: Ortak Sorumluluğumuz� başlıklı raporlarında, �Dünyanın BM�nin kurulduğu dönemde öngörülemeyen tehdit ve risklerle karşı karşıya olduğunu, tehdit / risklerin artık hiçbir sınır tanımadığını, birbirleri ile bağlantılı olduğunu ve ulusal düzeyde olduğu gibi küresel ve bölgesel düzeylerde ele alınmayı gerektirdiğini vurgulamıştır. Söz konusu rapora göre, büyük çaplı ölümlere veya yaşam şansının azalmasına yol açan ve uluslararası sistemin temel birimi olan devleti zayıflatan herhangi bir olay veya süreç uluslararası güvenliğe tehdittir.

    Bu çerçevede, dünyanın ilgilenmesi gereken altı tehdit - risk grubu bulunmaktadır. Bunlar, terörizm, ülkeler arası çatışma, iç savaş, soykırım ve diğer büyük çaplı şiddet olayları dâhil iç çatışma, nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlar, sınır aşan organize suçlar, açlık, bulaşıcı hastalık ve çevre sorunları dâhil ekonomik ve sosyal tehdit / risklerdir.

    Günümüzde, milli güvenliğin tanımı da yukarıda sınıflandırılan yeni tehditler çerçevesinde yapılmakta ve ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal her türlü konunun güvenlik boyutunun olduğu kabul edilmektedir.

    Uluslararası temel anlaşmaların ortaya çıkış sebepleri, ortaya konuşlarındaki ilkeler ve bütünün yorumundan, güvenlik olgusunun sadece savaş, silahlı çatışma, kuvvet kullanma hallerinde değil, başta ekonomik, çevre, sağlık, sosyal ve eğitim olmak üzere bir bütün olarak ele alındığı görülmektedir. Birleşmiş Milletler (BM) Antlaşması�nın 55′nci maddesi bu hususu teyit eder mahiyettedir.

    Bu nedenlerle, Türkiye�de de 2945 sayılı MGK ve MGK Genel Sekreterliği Kanunu�nun 2′nci maddesinde; �Milli Güvenlik; Devletin anayasal düzeninin, milli varlığının ve bütünlüğünün milletlerarası alanda siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik dahil bütün menfaatlerinin ve ahdi hukukunun her türlü dış ve iç tehditlere karşı korunması ve kollanmasını ifade eder.�şeklinde tanımlanmıştır.

    Bu açıklamalar dikkate alındığında, Türkiye�de milli güvenlik kavramının klasik ve teknik anlamından uzaklaştırılarak tüm politika alanlarını kapsayabilecek şekilde algılandığını ve tanımlandığını belirtmek mümkün değildir.

    Türkiye�de milli güvenlik sistemi nasıl oluşturulmuştur? AB�ye uyum sürecinde milli güvenlik sisteminde yapılan anayasal ve yasal değişiklikler nelerdir?

    Türkiye�de milli güvenlik sistemi, tehdit algılamaları, jeopolitik ve jeostratejik konumu, anayasal düzeni çerçevesinde oluşturulmuş ve 1933 yılından bu yana çeşitli aşamalardan geçerek bugünkü konuma ulaşmıştır.

    Geçirilen bu evrim ile Türkiye, milli güvenliğin sağlanmasında Türkiye Büyük Millet Meclisi�ne karşı sorumlulukları bulunan Başbakan ve ilgili bakanları (Başbakan Yardımcıları İçişleri, Dışişleri ve Adalet ile Milli Savunma Bakanları), milli güvenliğin icrasında temel sorumlulukları bulunan, bu konuda özel ihtisas ve bilgi birikimine sahip olan Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları ve Jandarma Genel Komutanı�nı siyasi olarak tarafsız bir kimliğe sahip bulunan Cumhurbaşkanının başkanlığında anayasal bir platformda bir araya getirerek kendi Millî Güvenlik Sistemini kurumsallaştırmış ve ülkenin güvenlik ihtiyaçlarını karşılayacak hale gelmiştir.

    Bu kapsamda, Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Türkiye�nin milli güvenlik sisteminin temel kuruluşlarıdır.

    Milli Güvenlik Kurulu; 1982 Anayasası�nın 118′nci maddesine uygun şekilde çıkarılan 2945 Sayılı Kanun ile oluşturulmuştur. Türkiye�nin AB üyelik süreci çerçevesinde çıkarılan ve anayasal ve yasal değişiklikler getiren uyum paketleri ile Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğine ilişkin önemli değişiklikler gerçekleştirilmiştir.

    03 Ekim 2001 tarihli anayasal değişiklik ile daha önce Cumhurbaşkanı�nın başkanlığında Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Milli Savunma Bakanı, İçişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı�ndan oluşan MGK�nın yapısı değiştirilmiştir. Bu değişiklik ile Başbakan Yardımcıları ile Adalet Bakanı�nın da katılımı ile MGK�nun üye sayısı 13′e çıkarılmıştır.

    Söz konusu değişiklik ile aynı zamanda daha önce yasada Bakanlar Kurulu tarafından öncelikle dikkate alınacağı belirtilen Milli Güvenlik Kurulu kararlarının Bakanlar Kurulu tarafından değerlendirilecek ve uygun görülmesi halinde benimsenecek tavsiye kararları olduğu vurgulanmıştır

    2003 yılında gerçekleştirilen yasal değişikliklerle Milli Güvenlik Kurulu�nun her ay yerine iki ayda bir toplanması da hükme bağlanmıştır.

    AB müktesebatına uyum çerçevesinde Başbakana bağlı bir teşkilat olan MGK Genel Sekreterliği ile ilgili de önemli yasal değişiklikler gerçekleştirilmiştir. Söz konusu değişiklikler ile MGK kararlarının uygulanmasının takibi yetkisi ve devlet çapında psikolojik harekatın planlanması görevleri MGK Genel Sekreterliği�nden alınmış; ayrıca MGK Genel Sekreterliği�ne bir sivilin Genel Sekreter olarak atanması mümkün kılınmıştır. Diğer taraftan, bu değişikliklerle, bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşlarının her türlü bilgi ve belgeyi gerektiğinde MGK Genel Sekreterliği�ne sağlaması yönündeki zorunluluk, personel kadroları ve atamaları ile MGK Genel Sekreterliği yönetmeliğindeki gizlilik hükümleri kaldırılmıştır. Bu yasal değişikliklerle, MGK Genel Sekreterliği�nin görevleri de önemli ölçüde değişmiş ve MGK Genel Sekreterliğinin görevleri �Millî Güvenlik Kurulu�nun sekreterlik hizmetlerini yürütmek ve Millî Güvenlik Kurulu�nca ve kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek � olarak düzenlenmiştir.

    Alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş