'Türk sineması iki sıçrama birden yaptı'

'Kültür Sanat Haberleri' forumunda KaRDeLeN tarafından 13 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    'Türk sineması iki sıçrama birden yaptı' konusu
    Tiyatro ve sinema sanatçısı Zafer Algöz, Amerikan filmlerinin, gösterildiği ülkelerin sinema filmlerine karşı genelde ''ezici bir üstünlüğü'' olduğunu belirterek, ''Türkiye'de bu tersine döndü. Bizim insanlarımız, bizim hikayelerimize, bize yapılmış olan sinema filmlerine daha çok gitmeye başladı. Bu da ülkemiz adına çok güzel bir gelişme'' dedi.

    A.R.O.G, Umut, Ağır Roman gibi çeşitli filmlerde ve birçok dizide rol alan Algöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda genç kuşaktan çok önemli senarist ve yönetmenlerin yetiştiğini söyledi.

    Türk sinemasının son dönemlerde iki sıçrama yaptığını ifade eden Algöz, ''Bir tanesi, Yavuz Turgul'un Eşkıya filmiyle Türk sineması seyircisiyle barıştı. Onun öncesinde 70'li dönemlerin o kötü, ucuz pornografik ya da seks filmleri furyasıyla bizim seyircilerimiz sinema salonlarını boşaltmıştı. Ama Turgul'un, Eşkıyası'yla, o müthiş çıkışla, tekrar Türk sinemasına karşı bir talep başladı'' diye konuştu.

    İkinci sıçrama noktasının ise Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin, TÜRSAK Vakfı tarafından düzenlenmesi olduğuna dikkati çeken Algöz, vakfın son 4 yıldır festivali dünya çapında bir festival haline getirdiğini söyledi.

    Algöz, gişe hasılatları açısından Amerikan filmlerinin Avrupa, Asya ve Afrika ülkeleri başta olmak üzere, gösterildiği ülkelerin sinema filmlerine karşı genelde ''ezici bir üstünlüğü'' olduğunu ifade eden Algöz, ''Ama Türkiye'de bu tersine döndü. Bizim insanlarımız, bizim hikayelerimize, bize yapılmış olan sinema filmlerine daha çok gitmeye başladı. Bu da ülkemiz adına çok güzel bir gelişme'' diye konuştu.

    ''KENDİ ÖZÜMÜZE DÖNDÜK''

    Son dönemdeki sinema filmlerinde işlenen konulara da değinen Algöz, şunları kaydetti: ''İçerik olarak kendi özümüze döndük. Çünkü Yeşilçam hikayeleri, çok uydurma hikayelerdi. Zengin kız, fakir oğlan ya da fakir kız, zengin oğlan... Aynı hikayeleri değişik değişik oyuncularla, sürekli ısıtarak, çok kısa zaman dilimi içinde yapılmış pek fazla sanatsal anlamda da değeri olmayan sinema filmleriydi. Ama son zamanda, Yavuz Turgul'un yapmış olduğu o ilk ataktan sonra, kendi özümüze, kendi hikayelerimize dönmeye başladık. Komedi olsun, dram olsun, hangi türde yapılmış olursa olsun bu filmlerimiz, yurt dışında çok büyük ilgiyle izleniyor. Ülkemizde de çok büyük ilgiyle izleniyor. Ben çok mutlu oluyorum.''


    (AA)
     

Bu Sayfayı Paylaş