Türk Kültürü-Halk Hekimliğimizde Bitkiler

'Ülke Kültürleri' forumunda KaRDeLeN tarafından 31 Aralık 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Türk Kültürü-Halk Hekimliğimizde Bitkiler konusu
    Türk Kültürü-Halk Hekimliğimizde Bitkiler


    Divanü Lugat'it-Türk'te ot, ilaç; otacı da hekim olarak tanımlanır. Bu da bize halkın çeşitli hastalık ve rahatsızlıklarda bitkilerden deva ummasının sebebini açıklamaktadır. Halk, yüzyıllar öncesinin tecrübesinden hâlâ faydalanmaktadır. Ayrıca "otlar, iyi kötü çatışmasında, daima iyinin yanında yer alan, insanları kötü varlığın fenalığından koruyan varlıklardır. "Andız olsa at ölmez." (Atalay, 1985: I.C.115) ve "Eğir olsa insan ölmez."" (Atalay, 1985: I.C. 54) sözlerinden de hastalıklar karşısında bitkilerin gücüne ne kadar güvenildiği anlaşılmaktadır.

    Halk hekimliğinde sarımsak adeta bütün dertlerin devasıdır. Göz ve cilt hastalıklarında, böcek sokmalarında, yaralarda, solunum sistemi hastalıklarında; verem hastalığında, zehirlenmelerde, mide ve bağırsak hastalıklarında, bağırsak parazitlerinde, hemoroitte, sarılıkta, kuvvet ve iştah için, tansiyon düşürmede, damar sertliğinde, sinir ve idrar yolları hastalıklarında, hamile kalmak, çocuk ve eş düşürmek için, şeker hastalığında, vebada, güneş çarpması ve kurbağacıkta ve çeşitli ağrılarda değişik şekillerde kullanılır (Kültür Bakanlığı, 1988: 17-28).

    Mut, Gülnar ve Ermenek yöresinde de azak eğiri rizomu (toprak altında silindir şeklinde bulunan etlenmiş gövde) süt çocuklarının gaz sancılarına karşı, itburnu meyvası hemoroit; ebegümeci yaprağı kan çıbanı tedavisinde, maydanoz nefes darlığında; acı yavşan karın ağrılarına, reçine mide hastalıklarına, tere tohumu baş ağrılarına karşı; papatya ise ateş düşürücü olarak kullanılır (Kültür Bakanlığı, 1988: 40-41).

    Toroslardaki Türkmen aşiretleri tarafından cin ve periye tutulanlara ise üzerlik urasası tatbik edilir.

    Anadolu'nun çeşitli yörelerinde, azak eğeri ve Trabzon kekiği mide rahatsızlıklarında, babadeşen ve binbirdelikotu yara iyileştirmede, gılaburu mide hastalıkları ve böbrek taşı düşürmekte, çit sarımsağı, ebegümeci ve lâhana iltihap akıtmada, eşekhıyarı romatizmada, servi, sütleğen, çilek ve bamya kan şekeri düşürücüsü olarak, iğde, üvez, ayrıkotu ve karabaşotu böbrek taşı düşürmede, mısır idrar arttırıcı ve böbrektaşı düşürücüsü olarak, nane ve yarpuz mide bulantılarında adaçayı soğuk algınlığında, dağ çayı kalp hastalıkları ve nefes darlığında, defne egzama için, ökse otu koroner yetmezliğinde, hatmi soğuk algınlığı ve boğaz ağrıları için, haşhaşın taze meyvası keyif verici olarak, yara otu yara iyileştirmede, kan dindirmede, ve çıban iltihabını akıtmada, belge hever yara iyileştirici ve direnç arttırıcı olarak, kiraz ishale karşı, böğürtlen kan dindirici olarak, banotu sersemletme ve diş ağrısı tedavisinde, ıhlamur yatıştırıcı ve balgam söktürücü olarak, büyük ısırganotu idrar yolları enfeksiyonu ve basur tedavisinde kullanılır (Kültür Bakanlığı, 1988: 89).

    Ege bölgesinde de ağrı kesici olarak haşhaş, baldıran otu, afyon, soğan veya sarımsak suyu, at kestanesi tohumu, hardal tohumu; ateş düşürmede gül, soğan, koruk suyu ve kuru papatya; bağırsak parazitlerine karşı kabak çekirdeği, sarımsak, pelinotu, defne yaprağı ve tere tohumu; hemoroid tedavisinde bamya çiçeği, afyon, kenger tohumları; böbrek ve boşaltım organları için bakla çiçeği, şevketi bostan kökü ve siyah turp; cilt hastalıklarının tedavisinde patates, mor sümbülün soğanı, yeşil mercimek, ardıç katranı ve sarımsak; dolaşım sistemi rahatsızlıklarında dağ menekşesi çiçeği, zeytin yaprağı; göz hastalıkları için asma dalı, boru çiçeği, jinekolojide böğürtlen kökü, havuç tohumu, çiğ kahve, pelinotu, limon; kanserde ısırganotu ve üzerlik tohumu; kırık çıkık ve burkulmalarda incir, karabaldıran yaprağı ve zeytin; sindirim sistemi rahatsızlıklarında taze kantaron, patates kabuğu, kudretnarı tohumları, sedefotu yaprağı, incir, taze susam kökü ve yaprağı, nar çiçeği, kına ve lâhana yaprağı; solunum sistemi hastalıklarında boru çiçeği, siyah turp, ökaliptüs, meyan kökü, incir, elma, günlük, kekik, keten tohumu; sinüzit için sarımsak ve acı düğlek ve sakinleştirici olarak da ıhlamur kullanılır (Kültür Bakanlığı, 1988: 211).
     

Bu Sayfayı Paylaş