Türk Kültürü-Geleneklerimizde Bitkiler

'Ülke Kültürleri' forumunda KaRDeLeN tarafından 31 Aralık 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Türk Kültürü-Geleneklerimizde Bitkiler konusu
    Türk Kültürü-Geleneklerimizde Bitkiler




    Dua etmek sosyal hayatımızda bir adettir. Dede Korkut, Han için dua ederken "Kölgelüce kaba ağacun kesilmesün" der (Ergin, 1989: 94).

    Sosyal hayatta düzen sağlayan önemli bir adet de başaklamadır. Başaklama, ekin biçildikten sonra tarlada kalan başakların fakirler tarafından toplanması olmakla birlikte bu tâbir, bütün tarım ürünleri için geçerlidir ve dayanışmanın en güzel örneklerinden biri olarak devam etmektedir.

    Gelin yeni evine girerken dut yaprağı içine konan bal ve yağı kapıya yapıştırır. Tahtanın yağı emmesi, gelinin o aile tarafından benimsenmesini, dut yaprağı ise sabrı temsil eder.

    Eski Türklerde darı ve arpadan buğday ve pirince geçiş önemli bir ilerleme olarak görülür (Ögel, 1991: II.C.179). Batı Türklerinde ise darı ekmeği yoksulluğun sembolü olmuştur (Ögel, 1991: II.C.181). "Oğuzların ekine aşlık, yani yemek demeleri, Türklerin hayatın temelini nereye bağladığını gösteren bir delil olabilir (Ögel, 1991, II.C. s.6). Bu anlayışın devamı olarak bugün buğday ve buğday ürünlerine ayrı bir kıymet verilir, onlar nimet sayılır.

    Eski Türklerde kağan, ziyafetlerinde bütün ağaçlarını altın kaplardı (Ögel, 1991: II.C.40). Kün Han da merasimlerde otağın sağ ve sol tarafına kırk kulaç ağaç diktirirdi (Ögel, 1991: II.C.43).
     

Bu Sayfayı Paylaş