Türk istihbaratının kurucusu bir vatan haini miydi?

'Tarihi Bilgiler' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 29 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Türk istihbaratının kurucusu bir vatan haini miydi? konusu Türk istihbaratının kurucusu bir vatan haini miydi?

    [​IMG]
    İlk Türk gizli servisi Teşkilat-ı Mahsusa'nun kurucusu olarak bilinen Kuşçubaşı Eşref'in kahramanlıklarla dolu tarihi, araştırmacı Ahmet Efe'nin kitabıyla ters yüz oldu.


    Sabah gazetesinde Ecevit Kılıç'ın haberine göre; Kuşçubaşı Eşref'in Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı'nın arşivlerinde Harbiye mezunu olduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmuyor Eşref, Cemal Kutay'ın kitaplarında kahraman olarak biliniyor. Bir de ABD'li istihbaratçı Philip Stoddard bu yönde bir kitap yazdı..

    Modern anlamda ilk Türk gizli servisi Teşkilat-ı Mahsusa'dır. Osmanlı Devleti'nin son yıllarında ayrılıkçı hareketleri önlemek ve yabancı ülkelerin Ortadoğu'daki istihbarat ve gerilla faaliyetlerine karşı koymak amacıyla kurulan teşkilat mensupları Birinci Dünya Savaşı boyunca Trablusgarp'ta, Basra'da, Mısır'da gerilla hareketlerini örgütledi. Bu teşkilatın kurucusu olarak da Kuşçubaşı Eşref biliniyor. Türk büyükleri arasında gösterilen ve modern istihbaratın öncüsü olarak lanse edilen Kuşçubaşı Eşref, gizli yani derin devletin de kurucusu kabul ediliyor. MİT'in resmi sitesinde de bir dönem teşkilatın Arabistan Bölge Başkanlığı yaptığı bilgisi yer alıyor. Resmi tarih kaynaklarına göre Kuşçubaşı Eşref, Kuleli Askeri Lisesi ve Harbiye mezunu. Padişah'a, karşı Arabistan'daki isyanı örgütleyen isim. Balkan Savaşı sırasında Bulgar'ları yenerek Edirne'yi kurtaran kuvvetlerin lideri, İngilizlere karşı girişilen Süveyş Kanalı Harekâtı'nda öncü birliklerin komutanı. Yemen'de İngilizlere esir düşüyor ve üç yıl Malta'da cezaevinde kalıyor.

    TARİH TERS YÜZ

    Dönüşünde Kuvayı Milliye'ye katılıyor ve Adapazarı çevresinde kahramanlıklar yaratıyor. Sonra da yurtdışına çıkıyor ve 1955'e kadar Arap ülkelerinde yaşıyor. Bu ve benzeri kahramanlık hikayeleriyle sürüp giden "tarihi", tarih öğretmeni ve araştırmacı Ahmet Efe'nin bugün Bengi Yayınevi'nden piyasaya çıkacak "Efsaneden Gerçeğe Kuşçubaşı Eşref" adlı kitabı bir kez daha ters düz ediyor. Hem de Genelkurmay Başkanlığı ve Başbakanlık Arşivi'ndeki belgelerle. Tüm bunları kitabın yazarı Ahmet Efe ile konuşmak istedik. Ancak tarih öğretmenliği yapan Milli Eğitim Müdürlüğü'nün Efe'ye izin vermemesi nedeniyle biz de Haftanın Sohbeti'nin formatını bu hafta değiştirdik. Efe'yle sohbetimizin yanı sıra Kuşçubaşı Eşref ile ilgili bilinenleri sorduk yakın tarihi değiştirecek yanıtlarını kitabın içindeki belgelerden aldık.

    * Kuşçubaşı Eşref, Teşkilat-ı Mahsusa'nın kurucusu mu?
    Genelkurmay Başkanlığı istihbaratının belgelerine göre, Teşkilat-ı Mahsusa kesin olarak 17 Kasım 1913'te kuruluyor. Kuruluşundan, 14 Nisan 1915'e kadar teşkilatın başkanlığını Süleyman Askeri Bey yapıyor. Askeri'nin ölümünden sonra bu görevi devralan Ali Bey Başhampa Mondros Ateşkes Antlaşması'na kadar devam ediyor. Askeri belgelerde teşkilattaki masa sorumlularından tutun odacılara kadar tüm görevlilerin adları yer alıyor. Bunların içinde Kuşçubaşı Eşref'in adı bulunmuyor.

    * Böyle bir görev almadıysa neden bu teşkilatın yaratıcısı olarak adı geçiyor?
    Bunun nedeni Cemal Kutay'ın yayınları ve aslında Amerikalı üst düzey bir istihbaratçı olan Philip Hendrick Stoddard'ın Teşkilat-ı Mahsusa adlı kitaplarıdır. Stoddard, doktora tezi olarak hazırladığı bu kitabı Kuşçubaşı Eşref'in anlatımlarıyla yazıyor. Kutay'ın da katkısı oluyor. İki kitap tarihsel anlamda nitelikli bir aldatmaca.

    ONUN KAYDI YOK

    * Bugüne kadar yazılan tarih kitapları ve kaynaklarda Eşref'in rütbesi yarbay, bazen de albay olarak yer alıyor...
    Kuşçubaşı Eşref'i kahraman olarak gösteren kaynaklarda Kuleli Askeri Lisesi'ne ve Harbiye'den mezun olduğu ve muvazzaf bir subay olduğu anlatılır. Ancak bu okullara ne zaman girdiği ve ne zaman mezun olduğunun belirtilmemesi dikkat çekicidir. Gerçek ise kesinlikle Harbiye'den mezun olmadığıdır. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Arşiv Daire Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı'nın arşiv belgelerinde kesinlikle hiçbir kaydı bulunmuyor.

    * Balkan Savaşı'nda Bulgarları yenip Edirne'yi kurtaran birliklerin lideri miydi?
    Harbiye'den mezun olmadığı için rütbesi bulunmuyor. İttihat Terakki'nin üç önemli liderinden Cemal Paşa hatıralarında Edirne'yi kurtaran bu müfrezenin komutanın Teşkilat-ı Mahsusa'nın kurucusu Süleyman Askeri Bey olduğunu açıkça belirtiyor.

    SUİKAST ÖRGÜTÜNÜN KURUCUSU

    Kuşçubaşı Eşref, AOİK'yı İngiliz ve Yunan istihbaratının yardımıyla Atina'da kuruyor. Türk askeri, bununla ilgili o dönemde resmi istihbarat raporu hazırlıyor. Buna göre Türk heyeti, Lozan Barış Konferans için gittiğinde Kuşçubaşı da İsviçre'ye gidiyor. Bu sırada heyet de suikast girişimi istihbaratı alıyor. Başta İzmir'deki olmak üzere Atatürk'e yönelik 1923'te başlayan bir dizi suikast girişiminde bu örgütün rolü var. Atatürk'e yönelik 1927'deki suikastındaki isim olan Hacı Sami, Kuşçubaşı Eşref'in kardeşidir.

    * Peki bu kadar olaya rağmen neden kahraman olarak biliniyor? Ve bir kişinin bu kadar önemi olabilir mi?
    Cemal Kutay'ın kitapları sayesinde. Bu kişinin önemi şu; Kuşçubaşı Eşref'in gerçek ilişkileri İngilizlerin, Yunan kuvvetleri Anadolu'dan çekilince Anadolu Hükümeti'ni ve Mustafa Kemal'i desteklemeye başladıkları yolundaki tarih tezini değiştiriyor.

    ONUN DA YOLU SUSURLUK'TAN GEÇMİŞ

    Adapazarı çevresindeki Kuvayı Milliye'nin başarıları ona mal ediliyor. Adapazarı bölgesinde Kuvayı Milliye müfrezeleri oluşturmaya çalıştığı doğrudur. Ancak uygulamaları tepki çekiyor. Zorla yüklü miktarda para toplaması nedeniyle halk ayaklanıyor. Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Paşa'nın zorla para toplaması nedeniyle bölgeden uzaklaştırılmasını isteyen telgrafı var.

    * Kuşçubaşı Eşref, Milli Mücadele sırasında neden Yunanistan'a geçiyor?
    Çerkez Ethem 64 adamıyla 1921'de Yunanlılara sığında yanında Kuşçubaşı Eşref de var. 28 Ocak 1921 günü Susurluk'a bağlı Dereköy'de çekilen tarihi fotoğrafta Çerkez Ethem, Kuşçubaşı Eşref ve Yunan subay Christos Karassos aynı karede yer alıyor. Üstelik Genelkurmay istihbarat raporlarına göre Çerkez Ethem ve yanındakiler bu ayaklanmadan iki ay önce İngiliz ve Yunanlarla ilişkiye geçiyor.

    * Düşmanla işbirliği mi yaptı?
    Genelkurmay Başkanlığı'nın raporuna göre İzmir'den kaçan Kuşçubaşı Midilli'ye sığınıyor. Kuşçubaşı'nın örgütlediği çeteler Ege adalarından Batı Anadolu kıyılarına saldırılar düzenliyor. Yunanlar ve İngilizlerle tam işbirliği içinde. Genelkurmay istihbarat raporlarının 17 Eylül 1922- 19 Temmuz 1923 arasındaki bölümlerinde Enez'den Muğla'nın doğusuna kadar 150 baskın ve sızma yaşanmış. Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak imzalı olan 29 Mart 1923 tarihli raporuna göre Kuşçubaşı Eşref'in Yunan Adalarından gönderdiği 500 adamının İzmir'deki Doğanbey karakolunu basıp bölük komutanı, takım komutanı ve bir eri şehit ettikleri bilgisi yer alıyor. Gönen'e, Edremit'e gönderdiği adamlarıyla çarpışmalar yaşanıyor. Düşmanla işbirliği yapmakla suçlanan ve "150'likler" diye anılan listeye girdi.

    'YAZILAN İKİ KİTAP NİTELİKLİ ALDATMACA'

    Ahmet Efe'nin Bengi Yayınevi'nden bugün piyasaya çıkacak olan "Efsaneden Gerçeğe Kuşçubaşı Eşref" adlı kitabı, Eşref hakkında bugüne kadar öne sürülen iddiaları ters yüz ediyor. Efe kitabı için büyük oranda Genelkurmay Başkanlığı ve Başbakanlık Arşivi'ndeki belgelerden faydalanmış. Daha önce Eşref için Teşkilat-ı Mahsusa'nın kurucusu olarak bahseden iki kitap için ise Efe "Nitelikli bir aldatmaca" ifadesini kullanıyor

    [​IMG]
     

Bu Sayfayı Paylaş