Türk Büyükleriyle İlgili Şiirler - Türk Büyüklerine Yazılan Şiirler

'Şiirler' forumunda Mavi_inci tarafından 25 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Türk Büyükleriyle İlgili Şiirler - Türk Büyüklerine Yazılan Şiirler konusu
    Türk Büyükleriyle İlgili Şiirler - Türk Büyüklerine Yazılan Şiirler

    Dedem Korkut


    Ulu bir çınardır, dikilir barkım
    Tarih sahnesinde, bilinir farkım
    Rabbe niyazımla, silinir çarkım
    Şarkımız Dedemden, bolumuz olsun

    Ne nefesim yeter, ne de sözlerim

    Kifayet göstermez, çare çözlerim
    Ben benden geçerken, yine özlerim
    Çarkımız Korkutdan, dolumuz olsun...

    Damıtırım seni, korkularımdan

    Çileyle geçerim, sorgularımdan
    Kalbim ki sustadır, vurgularımdan
    Farkımız Başımdan, yolumuz olsun

    Ölüm! Öz kardeşim, ahı sondadır

    Gerçeklerim ben de, gizlim ondadır
    Ötüken yaylam da, özüm kondadır
    Barkımız Buğumdan, kolumuz olsun


    ŞİİR PERİSİ / 4 NİSAN 2005

    Orkun Işı
    k



    Fatih Sultan Mehmet


    Peygamberimizde onu müjdelemişti
    İstanbul'u aldı büyüklüğünü kanıtladı
    İyiliği,dürüstlüğü,sevgiyi hep savunmuştu
    Murad ile Huma'nın oğlu Mehmet Han

    Hristiyan,yahudi,müsliman diye ayırmadı

    Herkese insan olarak şevkatle yaklaştı
    İstanbul'u aldı Fatih ünvanınıda kaptı
    Murad ile Huma'nın oğlu Mehmet Han

    Türkleri dünyada adım adım ilerletti

    Savaşta kaçmadı en önde saf kaptı
    Kılıcını sadece Allah yolunda kullandı
    Murad ile Huma'nın oğlu Mehmet Han

    Sevdası sadece islama ve insanlarınaydı

    Faniyi değil herzaman baki olanı arzuladı
    Allah'ın yardımı ile tüm kafirleri kaçırdı
    Murad ile Huma'nın oğlu Mehmet Han

    Çok küçük idi bir ulusun başına geçti

    Düşünceleri ve aklı büyük idi kalplere girdi
    Vatan topraklarını küçültmedi büyüttü
    Murad ile Huma'nın oğlu Mehmet Han

    Fatih Kuşak




    Fatih Sultan Mehmet Hana


    Geçmiş tarihimin şerefi, şanı.
    Yüce Peygamberin dostu Fatihim!
    İslam ordusunun,sultanı, hanı...
    On dördünde serdi postu Fatihim!

    Hüzünlü İstanbul,tütmez bacası
    .
    Osmanlı peşinde,genci,kocası...
    Ak Şemsettin,Molla Hüsrev hocası...
    Allah Allah dedi coştu Fatihim!

    Marmara’yı topa tuttu taşırdı
    .
    Gemileri kara yerden aşırdı.
    İnanmadı Kahpe,Bizans şaşırdı.
    Ulubatlı önde koştu Fatihim!

    Peygamber müjdesi olunca ayan,

    Geliyorum! dedi, İstanbul dayan!
    Böyle bir serdarı eyledim beyan.
    Yirmi bire girmiş baştı fatihim!

    Küheylanlar saf saf şaha kaktılar
    .
    Gürlediler, şimşek olup çaktılar.
    Köpürdüler,seller gibi aktılar.
    Denizleri yardı, taştı Fatihim!

    Topkapıdan çalınınca mehteran
    ...
    Kalbimizde yaşıyorsun Mehmet Han.
    Bayrağım kaleye dikildiği an,
    Gülen yüzden güller saçtı Fatihim!

    Ramazanım der ki nice sefere
    ...
    Bulaşmasın bize hiç bir kefere!
    Allah’ın lütfuyla erdik zafere.
    Geleceğe bir yol açtı Fatihim!

    Mayıs 2005

    Ramazan Kurt



    Fatih'in Rüyası


    Yıl bindörtyüzkırkaltı,
    Osmanlı sarayında toy bir delikanlı
    O sabah heyecanla uyandı
    Kanter içinde kalmıştı.
    Hemen hocasına koştu
    Hocası çoktan uyanmış,
    Sanki delikanlının geleceğini
    Kuşlardan haber almış.

    'Otur Mehmet' dedi,soluklan hele

    'Aman hocam bir anlatayım
    Ruyamı hayra yorki; huzur bulayım'
    Nasıl bir rüya imiş bu?
    Sanki almış senin aklını

    Başladı Mehmet anlatmaya;

    Rüyamda dedi,büyük bir ordu
    Deniz savaşını,karadan aldı.
    Konstantinapolis denen şehrin rumları,
    Latin külahından,üstün kıldı sarığı.
    Ve lakin dayandık şehrin kapısına,
    Ulubatlı bir genç, öldü bayrak aşkına.

    Fatih adını takmışlar bana

    Bir çağ kapanmış,meğer o anda.
    Derken yıllar geçmiş,yüzyıllar,
    Sahip çıkmış bu şehre evladı Türkler
    Büyümüş,kocaman bir vatan olmuş
    Şimdi Konstantinapolis ya adı,
    İstanbul demiş ona,Türkün evladı
    İşte böyle hocam,hayırmı,şermi?

    Gözyaşları içinde dinledi Akşemseddin

    Evlat dedi,hiç durma
    İstanbulun fethidir,rüyanda gördüğün

    Yedi yıl sonra,bindörtyüzelliüç

    Oldu rüyadakinden bile daha güç,
    Orta çağı kapatan bu büyük savaş
    Sonsuza dek
    Türkün alnında gururdur
    Gözlerinde yaş.

    Serhat Çalışkan



    Fuzuli


    İster kısa ister uzun
    Yazdığın her satır mevzun
    Edebiyat göğümüzün
    Parıldayan mahı sensin

    Işınsın doğan tanın

    Evladısın üç vatanın
    Gazel öten şiiristanın
    Düzgün olan rahı sensin

    Değeri var sende aşkın

    Kılmışsa da seni şaşkın
    Mecnun gibi bir aşıkın
    Duyulacak ahı sensin

    Türkmen’insin hem Bayat’ın

    Korunmada saltanatın
    Şiir gibi söz sanatın
    Devrilmeyen cahı sensin

    Yerleşmişsin her bellekte

    Anılarsın çoğul tekte
    Hem geçmiş hem gelecekte
    Şairlerin şahı sensin

    Husam Hasret



    Sinan İçin


    Ey mimarlar mimarı! Benim yüce Sinan'ım
    Seni andıkça artar, güvenimle inanım.
    29 Mayıs günü içim dolar seninle.
    Altın yapraklarıyla tarihim gelir dile.

    Cenk olunca «Ocak» tan seferlere yollandın

    Kılıncını bir pergel, gönye gibi kullandın,
    Sanatın anlaşılmaz sırlarına erdin sen,
    Çekicinle mermere ebedi ruh verdin sen.

    Birer hayat fışkırır saray, hamam, çeşmeden,

    Bütün Türk'ler mutludur, dehana erişmeden,
    Zekanın şimşekleri ufuklarda çakıyor.
    Selimiye'n, dünyayı hayrette bırakıyor.

    Varlığınla milletin kıvanç duysun öğünsün,

    Seni tanımayanlar, bilmeyenler döğünsün,
    Adını işleyerek kalbimin üzerine,
    Şiirimi sunuyorum, mum yerine türbene.

    Cemal Oğuz ÖCAL





    Mimar Sinan


    Göklere yükseltip taşı, mermeri
    Sütundan, kubbeden dağlar yarattın
    Sanatın, zekanın emsalsiz eri,
    Tarihe yıkılmaz temeller attın.

    Mermere renk, taşa zevk işleyerek,

    Kubbeleri nasıl yaptın öyle denk?
    O minarelerde ilahi ahenk...
    Ebedi sanatın sırrını attın.

    Süleymaniyeler, Selimiyeler,

    Tasviri imkansız birer şaheser.
    Koca Mimar Sinan, bunlarla meğer,
    Bir zafer devrini demek yaşattın?

    Mimarlık tahtında bir saltanatın
    ..
    Dehanla tarihi getirdin dile,
    Sanatı söylettin çeşme, sebile
    Bir mülkün sahibi olmasan bile,

    İ
    . Hakkı TALU



    Sinan'ı Anış


    Yüce Selimiye önlerinde biz,
    Bir yıldönümünü hep yad'a geldik,
    Temiz duygularla taştı kalbimiz,
    Sinan! Sinan! diye feryada geldik.

    Adını cihanda bak, haykırıyor:

    Taştan yarattığın her ölmez eser,
    Göklerde hep seni soruyor arıyor,
    Nice nice kubbe ve minareler.

    Yüce Selimiye önlerinde biz,

    Bir yıl dönümü yad'a geldik
    Temiz duygularla taştı kalbimiz
    Sinan! Sinan! diye feryada geldik.

    M
    . Uluğ TURANLIOĞLU
     

Bu Sayfayı Paylaş