Türkören Köyü Elbistan Kahramanmaraş

'Kahramanmaraş Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 4 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Türkören Köyü Elbistan Kahramanmaraş konusu
    Türkören Köyü Elbistan Bilgileri - Türkören Köyü Hakkında - Türkören Köyü Tanıtımı -Türkören Köyü Resimleri





    İlçe: ELBİSTAN - İl: KAHRAMANMARAŞ

    Köy Muhtarı: Cemil TAŞ



    Muhtarlık Erişim Bilgileri:

    Telefon:

    344 4371331

    Cep Telefonu:

    (537)3914071


    Kahramanmaraş
    Bilgiler
    Nüfus 623 (2000)
    Koordinatlar
    Posta Kodu 46300
    Alan Kodu 0344
    Yönetim
    Coğrafi Bölge Akdeniz Bölgesi
    İl Kahramanmaraş
    İlçe Elbistan
    Web Sitesi
    Türkören, Kahramanmaraş ilinin Elbistan ilçesine bağlı bir köydür.

    Tarihi

    Köyün 16. asırdaki adı "Kafirviran"dır. Daha sonra bu ad "Gavurviran" olarak değimiştir. Köy, Bizanslılar'dan kalma örenler üzerine kurulduğundan bu adı almıştır. Cumhuriyet döneminde köyün adı, önce "Türkviran", sonra "Türkveren" daha sonra da "Türkören" olarak değiştirilmiştir. Kara-Hasanluların (Karahasanlıların) yedi köyünden biridir küçük bir obası MOĞOL askerleri tarafından abluka altına alınır. Askerler aşiret ile bir meselelerinin olmadığını sadece gecelemek istediklerini açıklarlar. Bu istek zaten güçsüz olan bu obayı rahatlatır. Ancak olayın boyutu gece degişir. Gecelemek için geldikleri bu obanın güçsüzlüğünden yararlanmak isteyen Moğol askerleri oba beyinden kendilerine kadın verilmesini isterler. Bu durum karşısında aşiret üyeleri ne yapacaklarını düşünüp karar verirler. Gece askerlere bol oranda içki içirilir. Kadın kılığında yürekli delikanlılar seçilir ve çadıra gönderilir. Biraz sonra bu küçük MOĞOL müfrezesinden geriye et yığınları kalmıstır. Ancak bu durumda orada daha fazla kalamayacaklarını anlayan bu küçük oba adaleti ve insanlarını koruması ile ünlü DULKADİROĞLU BEYLİĞİNE sığınmaya karar verirler ve göç ederler. Gece çadırlarını söküp düşerler yollara. İlk durakları Dulkadiroğulları beyliğinin başkenti olan BESNi�dir. BESNİ o zamanlar büyük bir şehir ve de DULKADiROĞLU BEYLİĞİNİN başkentidir. Dulkadir beyi yeni gelenleri ağırlar ve kendilerini güvende hissetmeleri için KARAHASAN�ı özel hizmetine alır. Ancak işler düşünüldüğü gibi yürümez. Moğol baskıları DULKADİOĞLU BEYLİĞİ içinde dayanılmaz bir hal almaya başlayınca DULKADİROĞLU BEYLİĞİ ELBİSTAN�a yerleşmeye karar verir. ELBİSTAN artık DULKADİROĞLU BEYLİĞİ�nin başkenti olur . Beraberindekilerle buraya yerlesen DULKADİROĞULLARI daha önce de kendilerine ait olan bu bölgede bazı yeni düzenlemeler yaparlar. Bu arada KARAHASAN�ı şu anda yerlesik bulunduğumuz bölgeye uç beyi olarak gönderirler. KARAHASAN�ın görevi bu bölgeye gelip giden göçerlerin icarını toplamak ve yerleşik durumdakilerden gerekli olan verginin tahsili v.s. işleri DULKADİROĞLU beyi adına yapmaktı.
    KARAHASAN bu bölgenin yapısını ve gelirini gördükten sonra fikrini değiştirir. Kendi adına hareket etmeye baslar. Ancak bu durumda DULKADİR beyini de göz ardı etmez. Vergi ve icar gelirlerini alamayan DULKADİR beyi haber salar ve derhal göndermesini ister. Ancak KARAHASAN gelen habercilerle bol oranda hediye gönderip şu ricada bulunur. �Bey bize evladım der idi ve bizde onu öz peder bilirdik eğer bunlar doğru ise müsaade etsin ben ve obam bundan sonra burada yaşıyalım emirleri başımız üzere� der. Bu güzel sözlere bir cevap bulamayan bey kabul eder . Artık Elbistandan başlayarak Malatya- Sivas -Adıyaman üçgeni üzerindeki SÖĞÜTLÜ ÇAYI ve çevresi KARAHASAN�ın toprağı olmuş olur. KARAHASAN�ın ilk yerleştiği yer şu anda Kistik köy sınırları içinde olup kendisine ve obasına ait olduğu tahmin edilen yaklaşık 50 veya 60 mezar bulunmaktadır .

    1515 yılında YAVUZ SULTAN SELİM Çaldıran savaşına giderken Şah İsmail taraftarı olduğuna inandığı DULKADİROĞLU BEYLİĞİNİ cezalandırmak için Elbistan üzerine yürümüş ve Elbistan ovasında yaklaşık 40.000 kelle kesmiştir. DULKADİROĞLU BEYLİĞİ�nin aile efradının bir kısmı atlarının nallarını ters çakıp kaçmayı başarmıştır. Şu anda KIRŞEHIR dolaylarında yaşamaktadırlar . KARAHASAN�lılar bu durumda kendi adamlarını kendi bayrağı altında toplayıp direk YAVUZ�un huzuruna çıkarlar. Kendilerinin Şİİ ve ALEVİ olmadıklarını ve OSMANLIYA bağlı oduklarını beyan edip aile efradı ve adamları ile emrinde olduklarını söylerler . YAVUZ bu biatı kabul eder. Topraklarında güvenliği sağlamalarını, Şiiliğe meydan vermemelerini emreder. İste bu dönem gerçekte alevi olan KARAHASAN ile diger aşiretleri karşı karşıya getiren dönemin başlangıcıdır.

    Karahasan Osmanlı Devletinin desteğini arkasına alınca artık yeteri güç sahibi olmuş ve bölgede bulunan diğer insanlar üzerinde baskı kurmaya baslamıştır. İlk önce bölgeyi devamlı olarak kullanan yarı göçebe durumdaki SADAKA�ları (HIRİSTIYAN dinine mensupturlar) bu bölgeden atar. Ancak çevre aşiretlerle aralarının iyi olmaması KARAHASAN�lıları güvenlik açısından yerlerini değiştirmeye zorlar. Sırası ile önce şu anda LALLOLAR olarak adlandırdığımız bölgeye yerleşirler. Daha sonra KARAHASANUŞAĞI köyüne yerleşirler. Karahasanuşağı köyünün şu anki yerinde sırası ile HİTİT � ROMA � BİZANS � SADAKA ve ERMENİLER yaşamıştır. .Köyün kuruluş tarihi tam olarak bilinmemekle beraber 1500 lerin sonuna doğru (1600 lere doğru) yerleşik hayata geçildiğine dair tarihi belgeler bulunmaktadır. Ancak daha öncesinde bu bölgede yerleşik olarak KARAHASAN�lıların izine rastlanmamaktadır. KAYNAKLAR: 1- DULKADİROĞLU BEYLİĞİ tarihi. 2- İbrahim RİJVANOĞLU (Doğu anadolu ve aşiretler adlı eseri) 3- Mehmet Emin ZEKİ (Irak eski Dışişleri Bakanı) . 4- Maraş Tahriri Defteri (1563 tarihinde Karahasanlıların yerleşik olmadığı. ) 5- Köyümüzün en yaşlı insanı 127 yaşında vefat eden Rahmetli MOMO DOĞAN� ın ile 1972 de yapılan röportaj. 6- Şu anda Karahasan�ın mezarından alınan yazılar üzerinde bir çalışma yapılmaktadır. Sonuçlar alınınca yayınlanacaktır

    Coğrafya

    Kahramanmaraş iline 180 km, Elbistan ilçesine 20 km uzaklıktadır.


    Söğütlü Çayı'nın iki yakasına kurulmuştur. Köy, Söğütlü Çayı vadisinin hemen başlangıcındadır. Bulunduğu arazi yapısı, hem hayvancılık, hem de tarım için elverişlidir. Malesef sulu alanlar dışında kayda değer bir bitki örtüsü mevcut değildir.

    Doğusunda İkizpınar, Batısında Demircilik ve Gündere (Evliya), Kuzeyinde İncecik ve Aktil, Güneyinde Bakış ve Özbek köyleri vardır.

    kültürü

    Düğün Gelenekleri: Düğüne başlanacağı davetiyelerle yakınlara bildirilir. [Eskiden "Okuntu" denilen bir müessese mevcuttu. Bu adete göre, yakınlara (eş-dost-hısım-akraba) hediye gönderilerek düğüne davet edilirlerdi.] Düğünler, genellikle Cuma günü başlar ve üç gün sürer. Düğün boyunca misafirlere yemek verilir. Ayrıca biri "Bayrak Yemeği", biri de "Takı Yemeği" olmak üzere davetlilere iki ayrı yemek verilir. Takılar eskiden ayni olarak takılırken, günümüzde para ve ziynet eşyası olarak takılmaktadır. Düğünlerde Kirve hem düğünü organize eder, hem de Sağdıçlık görevini yerine getirir. (Kirve yakın akraba mertebesindedir.) Son 20 yıla kadar düğünlerde Tura (Bükülmüş urganla oynanan ve bünyesinde şiddet barındıran bir oyundur. Tura oyununun maksadı, sanırım, toplumladaki gerginliği bu yolla bertaraf etmektir) ve Güreş müsabakaları yapılırdı. Ayrıca "Sinsin" oyunu düzenlenirdi. Bu oyun, ortada yakılan bir ateşin etrafında dans edilerek ve ateşin üzerinden atlanarak oynanıyordu. Gelinler at sırtında damat evine getirilirdi. Düğün alayının en önünde bayrak ve ayna taşınırdı. Damat dam başında durur ve yukarıdan geline güzel bir elma atardı. Elmayı yakalayan kişi, damattan hediyesini alır ve elmayı damada teslim ederdi. Bu elma gerdek gecesi gelin ve damat tarafından yenirdi. (Elmanın, Adem ve Hava as. dan kalma geleneği temsil ettiğini sanıyoruz.)

    Sünnet Törenleri: Sünnet törenlerinin davet ve eğlence şekli, düğün törenlerine çok benzer. Eskiden, sünnet bittikten sonra orta yere bir teşt konularak para atılırdı. Bu paranın tamamı sünnetçiye verilirdi. Sünnetçi de bir jest olarak bozuk paraların bir kısmını çocuklar alsın diye etrafa saçardı. [ A.G.Biniş]

    Bayram Törenleri: Bayram merasimleri, geleneksel Türk adetlerine göre yapılır. Bayram Namazından sonra, cemaat dağılmadan önce kabir ziyareti yapılır. Ardından da sırasıyla önce taziye yerleri, sonra da hastalar ziyaret edilir. Ardından da büyüklerlen başlanırak, tüm komşuların bayramı ekabir bir grup tarafından ziyaret edilir. Ayrıca, köyün gençleri de tüm akraba ve komşuları ziyaret ederek, bayram tabrikinde bulunurlar. Eskiden "Bayram" denilince akla yağlı bazlamalar gelirdi. Hemen hemen her evde yağlı bazlama yapılarak köyün tamamına dağıtılırdı. Bu vesileyle her evden biri tüm evleri ziyaret etmiş olurdu. Bir de kız erkek ayırmadan, tüm çocukların ellerine kına yakılırdı.

    Ölüm Gelenekleri : Ölüler, ülke geleneğine göre defnedilir. Cenaze törenine köydeki tüm ahali iştirak eder. (Burda küskünlük ve darkınlık göz önünde tutulmaz.) Definden sonra mevcut cemaatin tamamı ölü evine giderek Kur'an okutulur. Bunu takiben, ölü sahibi cemaate yemek ikram eder. Aşiret mensubiyeti dolayısıyla, cenezeye iştirak hayli büyük olur. Tüm Karahasanlı köyleri ve çevre köyler ölü için taziyeye gelirler. Bunların barındırılması ve doyurulması köy halkı tarafından yerine getirilir. Maddi durumu zayıf olan ölü sahiplerine yardım edildiği de gözlenmektedir. Eskiden yemek hizmetinin tamamı ölü evinde karşılanırdı. Son senelerde bu yükün hafifletilmesi bakımından, misafirlerin doyurulması köy halkı tarafından karşılanıyor. Yine ölünün "Kırkı için Mevlid-i Şerif okutulur. Bu tören yemekli olarak icra edilir. Ayrıca ölü sahipleri yas nedeniyle bir müddet traş olmazlar. Köy ileri gelenleri bu kişilerle beraber tıraş olarak, onların günlük hayata dönmelerini sağlarlar. [ A.G.Biniş]
    Ay Tutulması: Ay tutulması uğursuzluk sayılırdı, Bu yüzden, bu uğursuzluğu kovmak için, Ay tutulunca genellikle teneke çalınıp, silah sıkılırdı. (Bu geleneğin Şaman Türklerinden kalma olduğunu sanıyoruz.

    Koç Koyurma:

    Koç koyurmaya törenine dua ile başlanırdı. Koç koyurması gerçekten çok eğlenceli geçerdi. Bu törene sürü sahipleri ve genellikle çocuklar katılıdı. Koç koyurma esnasında koçlar özenle boyanır ve özel yapılmış aynalı, püsküllü, saçaklı bir süsle süslenirdi. Bu törende özellikle buğday, nohut ve fasülyeden yapılan hedikle boyalı şeker ve lokum da ikram edilirdi. Ayrıca çobana hediyeler verilirdi.

    nufusu

    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2000 623
    1997 572
    1990 724

    Ekonomi

    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Önemli bir ekonomik kaynak da yurt dışındaki iş gücüdür.

    Muhtarlık

    Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

    Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

    2009 Bektaş Biniş
    2004 Cemil Taş
    1999 Mehmet Altun

    Altyapı bilgileri

    Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Köyde Sağlık ocağı olmasına rağmen, doktor ve sağlık personeli bulunmamaktadır. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

    Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi
    Kaynak : Yerel Net
    Köyünüze ait bilgi ve resimleri bu konu altında paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş