Türkçeden İngilizceye Geçmiş Kelimeler

'İngilizce Dil Bilgisi' forumunda NeslisH tarafından 12 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Türkçeden İngilizceye Geçmiş Kelimeler konusu Türkçeden İngilizceye Geçmiş Kelimeler


    aga, agha: ağa, yüksek rütbeli Türk askerî yöneticisi
    baklawa, baklava: baklava
    bashlyk: başlık
    bey: bey
    bergamot: bey armudu, bergamot
    beylik, beylic: beylik
    bosh: boş, saçma (konuşmak)
    bulgur: bulgur
    buran: buran, fırtına
    cafe: kahvehane, kafe
    caique: kayık
    calpac, calpack, kalpak: kalpak
    caracal: karakulak, bir tür Afrika vaşağı
    caviar, caviare: havyar
    cham: han
    chiaus: çavuş
    chibouk: (tütün içmek için) çubuk
    chouse, chowse: hile yapmak (çavuş'tan)
    coffee: kahve
    dey: dayı, eskiden Kuzey Afrika'da yönetici
    dolman: dolama, bir tür giysi
    effendi: efendi
    firman: ferman
    giaour: gavur
    janizary janisary: yeniçeri
    kabob, kabab, kebab, kebob, cabob: kebap
    kantar: kantar (ağırlık birimi)
    karakul, caracul: karakul, bir cins koyun
    kavass: kavas, elçiliklerde koruma görevlisi
    khan: han, kağan
    kilim, kelim: kilim
    kiosk: üstü kapalı etrafı açık sergi yeri (köşk'ten)
    kumiss, koumiss: kımız
    kurbash: kırbaçlamak
    kurgan: kurgan, mezar üzerine toprak yığılarak yapılan küçük tepe
    odalisk: odalık
    oka, oke: okka
    ottoman: bir çeşit yatak (Osmanlı'dan)
    pastrami: pastırma
    pacha pasha bashaw: paşa
    pashalic pashalik: paşalık, bir paşanın yönetimindeki bölge
    pilau, pilaf, pilaff, pilaw: pilav
    raki, rakee: rakı
    samiel: sam yeli
    sanjak: sancak
    seraglio: harem (saray'dan)
    serai: saray
    shagreen: bir çeşit deri (sağrı'dan)
    shashlik, shaslik: kebap
    sherbet: şerbet
    spahi, spahee: sipahi
    taffeta: tafta
    tulip: lale (tülbent'ten)
    turban: türban (tülbent'ten)
    turk: değişime istekli, genç dinamik kişi (Türk'ten)
    ulan, uhlan: Prusya ordusunda asker (oğlan'dan)
    vilayet: vilayet
    yarmulke, yarmelke: Yahudilerde giyilen bir çeşit başlık (yağmurluk'tan)
    yashmac, yashmak, yasmak: yaşmak, bir tür kadın giysisi
    yataghan, yatagan, ataghan: yatağan, bir tür kılıç
    yoghourt, yoghurt, yogurt: yoğurt
    yurt, yurta: bir tür taşınabilir çadır (yurt'tan)
    zaptiah: zaptiye
     

Bu Sayfayı Paylaş