Tünel’den Galatasaray’a çıkmak

'Köşe Yazıları' forumunda Dine tarafından 10 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Tünel’den Galatasaray’a çıkmak konusu BORUSAN Müzik Evi’nin açılış gecesinde dostlarımla Beyoğlu’nun kültürel envanteri üzerine konuştuk.

    Beyoğlu, yeni oluşumlarla eski kültürlü günlerine doğru hızlı bir ilerleme içerisinde.
    Sakın yanlış anlamayın, Beyoğlu’nu steril, soyutlanmış bir semt olarak görmüyorum. Geleceği de böyle olmayacak. Çünkü eski Beyoğlu’nda da çirkinliklerle güzellikler, kötülüklerle iyilikler, bayağılıklarla yücelikler bir arada yaşardı.
    Ama kültür amaçlı yapıları da vardı.
    Bunları konuşurken bir tartışma sorusu çıktı ortaya.
    Acaba İstiklal Caddesi ikiye mi bölünüyor?
    Tünel’le Galatasaray arasındaki bölgede yoğunlaşıyor sanat galerileri.
    Sözgelimi Mısır Apartmanı’nda birçok galeri var. Borusan Müzik Evi de Tünel’le Galatasaray arasında kalıyor.
    Beyoğlu Belediyesi’nin konferans salonu, galerisi ve Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi de bu kesimde.
    Arkadaşımın görüşüne göre, burasının sanatla buluşmasının, öteki bölüme göre daha gelişmiş olmasının sebebi, bu bölümde konsoloslukların yoğun sayıda olması.
    Arkadaşımın iddiasının, saptamasının doğruluk payını tartışabilirsiniz.
    Tam Galatasaray’da Yapı Kredi Kültür Merkezi var, sergi salonlarıyla, görsel sanatlardaki iddiasını sürdürüyor.
    Taksim Meydanı’na doğru çıkarken, gene önemli bir sanat merkezi var: Ak Sanat.
    Konserleriyle, söyleşileriyle Beyoğlu’nu renklendiriyor.
    Pera Müzesi, sadece sergileriyle değil, konuşma ve sinema programlarıyla da Beyoğlu halkını oraya çekiyor.
    İKSV’nin Deniz Palas’ı da açılıyor, konserlerle, söyleşilerle orası da Beyoğlu’nun düzeyini yükseltme çalışmasında önemli bir aşamayı simgeliyor. Özlediğim/özlediğimiz Beyoğlu’nun ayak seslerini duyarken kulak kabartıyorum.
    Dram Tiyatrosu ile Komedi Tiyatrosu olsaydı, bu bölgenin ve eğlence tarihimizin önemli iki tanığı ayakta kalırdı.
    Beyoğlu kabuk değiştiriyor sözünü rahatça kullanabilir miyim? Yoksa biraz daha beklemeli miyim?
    GETTODA TÜRK LOKUMU
    MONOCLE Dergisi’nde Where Next? sayfasında beş yerden söz ediliyor.
    Bunlardan biri de Tarlabaşı.
    1980’de o dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Bedrettin Dalan zamanında açılan Tarlabaşı Caddesi ve çevresi hakkında bilgi veriliyor.
    Burada Ceneviz, Levanten, Osmanlı, Yunan mimarların binalarının olduğu belirtildikten sonra, 2010 Kültür Başkenti olarak burada bir hareketlenmenin sezildiğini dile getiriyor. Hatta buranın trafiğe kapatılacağı ve birtakım projelere mekân olacağı söyleniyor...
    Belediye yetkilileri şimdilik böyle bir kararın olmadığını açıkladılar.
    Monocle’a göre buralarda fuhuş, uyuşturucu ticareti ve birtakım başka suçlar olduğundan burası İstanbul’un Harlem’i olarak anılıyormuş. Açıkçası Harlem olarak anılacak kadar kapalı bir dünya değil Tarlabaşı. Suç meselesine gelince, konuyla ilgili daha detaylı ve farklı çalışmalar yapmak gerekir kanaatindeyim... Asıl önemlisi, bugün Türk Lokumu Getto olarak adlandırılan bölgeye yönelik projeler gerçekleştirileceği zaman, bölge halkının hiçe sayılmaması gerekir...
    * * *
    İSTANBUL, Beyoğlu’nda odaklanıyor.
    Peki 2010 İstanbul’unda neler olacak?
    Onu bir başka yazıya bıraktım.

    Doğan Hızlan/ Hürriyet
     

Bu Sayfayı Paylaş