Tüm zamanların en korkunç 5 filmi

'Sinema Film Tanıtımları' forumunda DilzaR tarafından 13 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. DilzaR

    DilzaR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Tüm zamanların en korkunç 5 filmi konusu Korku severler bu filmleri arşivinde bulundurmalı.
    İngiltere’de yapılan bir araştırmada, “The Exorcist” (Şeytan) tüm zamanların en korkutucu filmi seçildi. The Exorcist’in ardından Jack Nicholson’a şöhret kapısını açan 1980 yapımı “The Shining”ikinci, 1978 yapımı “Halloween” üçüncü oldu.

    Sinema eleştirmenleri, tüm zamanların en korkunç 5 filmini seçti. Yönetmenliğini William Friedkin’in yaptığı 1973 yapımı “The Exorcist” (Şeytan) “korkunç” kategorisinde birinci oldu. Başrolünü Linda Blair’in oynadığı filmin çekimleri sırasında da ilginç olaylar meydana gelmişti.

    Filmin çekimleri sırasında 2 kere set yanmış, ışıkçı ve görüntü asistanı ölmüş, 3 tane figüran kalp krizi geçirmiş, başrol oyuncusu Regan’ı canlandıran Blair yataktan düşerek kolunu kırmış ve kostümler çalınmıştı. Sıralama şöyle:

    THE EXORCIST - ŞEYTAN (1973)

    Birbiri ardına korkunç sahnelerin yer aldığı ve William Friedkin’in hikayesinden çekilen, ve çekildiği zaman için yeni ve özel efektlerle çekilen film birinci sırada yer aldı. Daha sonra çekilen ve daha şiddetli ve kanlı olan filmlere rağmen “The Exorcist”in gücü çok daha büyük. Küçük kızıyla birlikte yaşayan bir aktrist, kızındaki bazı fiziksel ve ruhsal değişiklikler karşısında çalmadık doktor kapısı bırakmaz. Ne var ki tıp bilimi, kızın nasıl kendiliğinden havada durduğunu, niye bu kadar agresif olduğunu ve bu küfürleri nereden öğrendiğini açıklayamamaktadır.

    Tüm tıbbi çözümler tükendiğinde, kızın annesi yakınlardaki bir üniversitede çalışan ve aynı zamanda bir psikolog olan rahibe başvurur. Annesinin ölümcül hastalığı nedeniyle çektiği ıstırapları izlemekle meşgul olan rahip kendi içinde tanrı inancını sorgularken, küçük kızda bulduğu şeytan karşısında tanrıya sığınmak zorunda kalacaktır. William Peter Blatty’nin çoksatan romanı üzerine kurulmuş olan ve Warner Bros tarafından üretilen bu film, hem bu iki sebepten hem de biraz da tanrı inancı teşvik eden konusu dolayısı ile, Oskar almış ve bu ödüle aday gösterilmiş nadir korku filmlerinden biridir.

    THE SHINING - CİNNET (1980)

    Jack Nickolson başrolünü oynadığı filmde, Jack Torrance ailesiyle birlikte bir otelin kapıcılığını üstlenir, kendisinden önce otelin kapıcılığını üstlenen kişinin hayaletiyle karşılaşmasıyla birlikte delirmeye başlar.

    Kanlı ve şiddetli bir film olmamasına rağmen Stanley Kubrick, “The Shining”i tüm zamanların en korkunç filmlerinden birisi olmasını sağladı. Colorado'nun dağlarında kurulu olan Overlook Oteli'nin kış bakıcısı olarak göreve başlayan Jack Torrance (Jack Nicholson), ailesiyle birlikte otele yerleşiyor. Kış bastırdığında otelden dışarı çıkamayacak hale gelen Torrance'ların küçük oğlu Danny (Danny Lloyd), otelde bazı kötü ruhların olduğunu hissetmeye başlıyor. Medyum yetenekleri olan Danny, babasının bu ruhlar tarafından kontrol edildiğini ve babasının giderek çıldırdığını görüyor. Jack, Mr.Grady adlı bir ruhla tanıştığında işler daha da karışıyor. Çünkü Mr.Grady otelin eski bakıcısı ve karısıyla iki kızını öldüren kişidir.

    HALLOWEEN (1978)

    John Carpenter’ın yönetmenliğini yaptığı filmde, bir doktor görev yaptığı hastaneden kaçan, psikoz etkisindeki ve kız kardeşini öldüren bir katili bulmaya çalışmaktadır. Başrolünü Jamie Lee Curtis’in üstlendiği Halloween’de filmin temposu, karakterlerin izleyiciler tarafından özümsenmesi için yavaş ilerlemekte, böylece şiddet sahneleri daha etkili hissedilmektedir.

    Sinema tarihinin 1 numaralı seri katili geri döndü. Henüz 6 yaşındayken, bir Halloween (Cadılar Bayramı) gecesi ablasını öldürdüğü için akıl hastanesine kapatılan ve burada 15 yıl geçiren Michael Myers, 21 yaşına geldiğinde buradan kaçar ve Haddonfield'deki evine dönerek bu sefer küçük kız kardeşinin peşine düşer. Kardeşi ve arkadaşları, daha sonra yoluna azılı bir seri katil olarak devam edecek olan Michael'ın elinden kurtulabilecek midir?

    A NIGHTMARE ON ELM STREET - ELM SOKAĞI KABUSU (1984)

    Pek çok insan için Freddy Krueger’ın çirkin ve erimiş yüzü ve bıçaklı parmakları 1980’lerin en büyük fenomenlerinden birisi oldu. Wes Craven’ın yönettiği filmde, Freddy karakteri genel olarak kabusların bir ürünü, bir katilin hayaleti olarak karşımıza çıkıyor. Freddy’nin geri dönme sebebi ise kendisini yasal olmayan şekilde öldüren ailelerin çocuklarını öldürmek.

    RING - HALKA (1998)

    Japon filmi olan Ringu’da bir gazeteci, bir kişinin, gizemli bir video kasedi izlemesinden sonra bir hafta içinde ölmesiyle sonuçlanan olayı araştırır. Gore Verbinski, 2002 yılında filmin başrolünde Naomi Watts’ın oynadığı Amerikan versiyonunu çekmişti. Konu: Garip bir video kaset ortada dolaşmaya başlar.

    İçinde belirsiz ve rahatsız edici görüntüler olan bu kasedi izleyen herkese bir telefon gelmekte ve 7 gün sonra ölecekleri söylenmektedir. Gerçekten de tam 7 gün sonra kasedi izleyen herkes hayatını kaybetmektedir. Rachel adlı bir gazeteci olayı araştırmaya başlar ve kasedi izler. Herkese olduğu gibi kendisine de telefon gelir. Artık 7 gün içinde olayın sırrını çözmek zorundadır. Ne var ki, hiç hesapta olmayan bir gelişme daha olur ve kendisinden habersiz olarak küçük oğlu da kasedi izler.
     
  2. Google

    Google Özel Üye

    en korkunç 5 film - 5 korku filmi
     

Bu Sayfayı Paylaş