TÜrkİye'de BeledİyeleŞme SÜrecİnİn Özellİklerİ Nelerdir.

'Diğer Mesleki Bilgiler' forumunda UquR tarafından 9 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. UquR

    UquR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    TÜrkİye'de BeledİyeleŞme SÜrecİnİn Özellİklerİ Nelerdir. konusu TÜrkİye'de BeledİyeleŞme SÜrecİnİn Özellİklerİ Nelerdir.

    TÜRKİYE'DE BELEDİYELEŞME SÜRECİNİN ÖZELLİKLERİ
    Belediyeler yerel yönetim birimleri içerisinde özel bir öneme sahip olan kuruluşlardır. Günümüzde nüfusun önemli bir bölümü belediye sınırları içerisinde yaşamaktadır.Bu nedenle, yerel halkın beklentilerine yanıt verebilecek en yakın idari birim belediyeler olmaktadır. Bu kapsamda belediyelerin gelişim sürecinde gösterdiği, genel özellikler belirlenmeye çalışılacaktır. Bu amaçla belediyelerin sayı, nüfus gruplarına göre gelişimi, belediyeleşme süreci, belediyelerin bölgeler arasındaki dağılımı incelenecektir.
    Türkiye'de belediyelerin nüfus gruplarına göre sayısı ve yüzde dağ ılımı Tablo-1'de; yıllara göre il, ilçe ve toplam belediye sayısındaki gelişmeler ise Tablo-15'de görülmektedir. Bu tabloların incelenmesinde dikkati çeken ilk konu toplam belediye sayısı içerisinde nüfusu az olan belediyelerin ağırlıkta olmasıdır. Nüfusu 10.000'den küçük olan belediyelerin oranı %80.96'dır. Buna karşılık bu yerleşimlerde yaşayan nüfus toplam belediye nüfusunun sadece % 16.11'i kadardır. 500 binden fazla nüfusa sahip olan belediyelerin toplam belediye sayısına oranı % 0.46 iken bu belediye sınırlarında yaşayan nüfusun toplam belediye nüfusuna oranı % 65 düzeyindedir.
    Tablo-1: Nüfus Gruplarına Göre Belediyeler
    Nüfus Dilimi
    Belediye Sayısı
    Top.Göre Oranlar %
    1989
    1993
    1989
    1993
    2000'den az
    2001-5000
    5001-10000
    10001-20000
    20001-50000
    50001-100000
    100001-500000
    500001-ve üstü
    126 128
    1161 1615
    322 391
    195 209
    110 141
    47 67
    62 73
    10 12
    6,20 4,86
    57,14 61,27
    15,85 14,83
    9,60 7,93
    5,41 5,35
    2,31 2,54
    3,05 2,77
    0,49 0,46
    TOPLAM
    2032 2636
    100 100

    Kaynak : DPT, 7. Bes yıllık Kalkınma Planı Mahalli İdareler ve Büyükşehir Yönetimi Özel İhtisas Komisyonu Yayınlanmamış Raporu. sh:92
    Tablo-15: Yıllara Göre İl-İlçe ve belediye Sayıları ve Belediyeleşme Oranı
    YILLAR
    İL
    İLÇE
    BELEDİYE
    BELEDİYELEşME ORANI
    1960
    67
    570
    995
    36
    1970
    67
    572
    1,303
    47
    1980
    67
    572
    1,725
    57
    1985
    67
    580
    1,703
    62
    1986
    67
    582
    1,802
    63
    1987
    67
    693
    1,911
    65
    1988
    67
    691
    1,985
    66
    1989
    71
    696
    2,032
    66
    1990
    73
    829
    2,061
    67
    1991
    74
    828
    2,378
    70
    1992
    76
    839
    2,553
    73
    1993
    76
    839
    2,636
    75

    Kaynak: DPT, 7. 5 Yıllık Kalkınma Planı Mahalli İdareler ve Büyükşehir Yönetimi Özel İhtisas Komisyonu Yayınlanmamış Raporu sh 92-94
    Belediye sınırları içerisinde yaşayan nüfusun, toplam nüfusa oranını ifade eden belediyeleşme oranına baktığımızda ise; 1960- 1993 döneminde hızlı bir artış gözlemlenmektedir. Kuşku yok ki bunun en önemli nedeni kırsal kesimdeki çözülme sonucu ortaya çıkan göç olgusu ve kentlerde nüfusun yoğunlaşmasıdır. Kentleşme hareketinin gelişimi ile beraber hızlı bir belediyeleşme süreci yaşanmıştır. 1960 yılında ş 36 olan belediyeleşme oranı sürekli artış eğilimi göstererek 1993 yılında da toplam nüfusun 3/4'üne ulaşmıştır. Bu dönem içerisinde il sayısı 1988 yılına kadar 67 iken, 1989 -1993 döneminde yeni iller kurulmuş ve bu sayı 76'ya yükselmiştir. İl olma özlemi bugünde pek çok ilçe halkı ve yöneticileri tarafından dile getirilmekte ve bu konuda kamuoyu oluşturmak, politik baskılar yaratılmak istenmektedir. Bu talebe siyasi partiler oylarını artırma isteği ile sıcak bakmaktadırlar. Çoğu kez objektif kriterlere dayanmayan, siyasi yatırım niteliğinde verilen il yapma sözleri bizlere bu sürecin devam ederek il sayısının önümüzdeki yıllarda hızla artacağı izlenimini vermektedir.
    1960-1993 döneminin başlanğıcında 570 olan İlçe sayısı 1993'te 839'a ulaşmıştır. 1980 askeri darbesi ve bunu izleyen demokratik sistemin askıya alındığı dönemde, askeri yönetimin yaptığı düzenlemeler sonucunda belediye sayısında azalmalar gözlenirken 1989-1990 yıllarında 696 olan ilçe belediyesi sayısının 829'a çıkarak bu süreç tekrar ivme kazanmıştır.
    Bir yerleşim alanında belediye kurulabilmesi için bazı temel koşulların yerine getirilmesi gerekir. Bu koşullardan birincisi, son nüfus sayımına göre belde nüfusunun 2000'i aşmış olması gerekir, ikincisi, belediye tüzel kişiliğinin verilmesinin belde için ekonomik, toplumsal ve yönetsel nedenlerden ötürü gerekli olması üçüncüsü, kurulacak tüzel kişiliğin yerel gelirlerinin belediye görevlerini yapmasına yetecek ölçüde olmasıdır. Ancak nüfusu 2000'in altında olsa bile ilçe merkezlerinde belediye kurulması zorunludur.
    şekilsel koşulu oluşturan nüfusun 2000'i aşması gereği çoğu zaman tek koşul gibi ele alınmakta ve diğer koşullar gözardı edilmektedir. Nüfus kriterinin 2000 olarak tesbit edilmesi günümüzde farklı iki görüşün doğmasına neden olmuştur. Birinci görüş nüfus kriterine bakılmaksızın köylerin belediye kapsamına alınmasını önerirken, ikinci görüş nüfusun 2000 ile sınırlandırılmasının, daha yukarılara çekilerek 5000, 10000 gibi yeni kriterlerin uygulanmasını önerir.
    Bir beldenin belediye tüzel kişiliğine kavuşması ile beldeye daha fazla hizmetin geleceği, istihdam olanaklarının artacağı inancı hakimdir. Köy kaynaklarının azlığı ve yetersizliği bu inancı doğrular niteliktedir. Bu nedenle bazı yerleşim birimlerinin nüfus koşulunu sağlamak için nüfus transferi yapmaları olası bir durumdur.
    B.Güler tarafından " yerel hile" olarak adlandırılan bu durum Güler'in yaptığı hesaplamalara göre 1960-1990 dönemi için ş13.57'dir. Bu dönemde kurulan 1032 belediyenin 140'ı bir sonraki dönemde 2000 nüfus eşiğinin altına düşmüştür. Nüfus eşiğinin altına düşen yerleşim birimlerinin hepsinin yerel hile kapsamına alınması doğru olmaz. Çünkü, doğal afet, yoğun göç vb. nedenlerle nüfusun azaldığı yerleşim birimleri göz önüne alınmalıdır. Bu durumda hesaplanan yerel hile oranının %13.57'den daha düşük olduğu söylenebilir (Güler,1993:s:6).
    Belediye tüzel kişiliğinin kazanılması ve tüzel kişiliğin şekil olarak değişmesi konusunda ülkemizde zincirleme bir baskı söz konusudur. Köyler belediye tüzel kişiliğine, beldeler ilçe, ilçeler il, illerde büyük şehir statüsüne kavuşmayı istemektedir. Bunun nedeni ise bu birimlerin bulunduğu konumda gelirlerini yeterli görmeyerek merkezi yönetimden daha fazla pay almak istemeleridir. Bu isteklere politik kaygı ve beklentiler nedeniyle olumlu yanıtlar verilmesi yönetim sisteminde yeni karışıklıklara neden olabilecektir.
    Türkiye'de belediyelerin ve belediyeli nüfusun coğrafi bölgelere göre dağılımı Tablo-16 da görülmektedir. Bu dağılımda DİE'nin yaptığı sınıflama esas alınmıştır. Tablodan, belediyeleşme oranları bakımından en düşük düzeydeki bölgenin Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgesi olduğunu görüyoruz. Nüfusunun yaklaşık yarısının belediye sınırları içerisinde yaşadığı bu iki bölgemizin, coğrafi özellikleri ve sosyal yapısı da göreli fakirliğin yanı sıra düşük kentleşmeyi açıklamakta yararlı olabilir. Belediyeleşme oranının en yüksek olduğu bölgeler ise Trakya ve Marmara-Ege bölgesidir. Bu bölgeler sanayileşme ve kentleşme bakımından en ileri düzeyde olan bölgelerimizdir.
    Tablo-16: Belediyelerin ve Belediyeli Nüfusun Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı
    BÖLGE
    NÜFUS
    (A)
    % DAĞ.
    BELEDİYE NÜFUSU (B)
    %
    DAĞ.
    (B)
    -----
    (A)
    BEL.
    SAYI
    %
    DAĞ.
    Trakya
    5975449
    10,5
    5330759
    13,7
    89,2
    98
    3,8
    K.Deniz
    6827749
    12,0
    3519665
    9,0
    51,5
    316
    12,3
    Mar-Eğe
    11698384
    20,7
    8856653
    22,8
    75,7
    447
    17,5
    Akdeniz
    5443867
    9,6
    4010748
    10,3
    73,6
    218
    8,5
    Batı.An.
    3864661
    6,8
    2634841
    6,7
    68,1
    347
    13,5
    İç An.
    3096579
    23,1
    9345231
    24,0
    71,3
    794
    31,1
    G.Doğu
    2699776
    4,7
    1739865
    4,4
    64,4
    67
    2,6
    Doğu
    6867415
    12,1
    3365677
    8,6
    49,0
    266
    10,4
    TOPLAM
    56473880
    100
    38803439
    100
    68,7
    2553
    100

    Kaynak: DİE, 1990 Genel Nüfus sayımı İdari Bölünüş, Ankara 1991'den yararlanılarak tarafımızdan hesaplanmıştır.
    Tablo-16'dan yararlanılarak bölgeler itibariyle Türkiye nüfusu ile belediye nüfusu arasındaki ilişki X2 analizine tabi tutulmuştur. Başka bir deyişle bölgelerin toplam nüfusu ile belediye nüfusları arasında istatistiksel yönden önemli bir farklılık olup olmadığı araştırılmıştır. Tablo-16'daki verileri kullanarak yaptığımız hesaplamaların sonucunda bulunan sonuçlar Tablo-17'de gösterilmiştir.
    Tablo-17: Bölgelere göre nüfus ve belediye nüfusu arasındaki ilişki

    Nüfus
    Belediye Nüf.
    Toplam
    Trakya
    5,975,449
    5,330,759
    11,306,208
    Karadeniz
    6,827,749
    3,519,665
    10,347,414
    Mar-Ege
    11,698,384
    8,856,653
    20,555,037
    Akdeniz
    5,443,867
    4,010,748
    9,454,615
    Batı Anadolu
    3,864,661
    2,634,841
    6,499,502
    İç Anadolu
    13,096,579
    9,345,231
    22,441,810
    G.Doğu
    2,699,766
    1,739,865
    4,439,641
    Doğu
    6,867,415
    3,365,677
    10,233,092
    TÜRKİYE
    56,473,880
    38,803,439
    95,277,319

    X2 =717529 hesaplanan değer
    Tablo X2 degeri 0.995 (7 s.d.) = 20.3
    Tablodan hesaplanan X2 değeri, 0.005 önem seviyesindeki tablo X2 değerinden daha büyük olduğundan toplam bölge nüfusları ile bu nüfusun belediyelerde yaşayan sayısı arasında istatistiksel bakımdan önemli bir farklılık bulunmaktadır. Tablonun incelenmesinde bu farkın özellikle Doğu Anadolu, Karadeniz ve Trakya bölgelerinden kaynaklandığı görülmektedir.
    Yine Tablo-16' daki verilerden yararlanılarak bölgeler itibariyle belediyeleşme oranı ile belediyelerin % dağılımı arasında istatistiksel bakımdan önemli bir farklılık bulunup bulunmadığıda araştırılmıştır. Belediyeleşme oranı, belediye sınırlarında yaşayan nüfusun toplam nüfusa oranıdır. Bölgelere göre belediyeleşme oranı hesaplanmıştır. Belediyelerin % dağılımı ise ele alınan 2553 belediyenin bölgeler itibariyle yüzde dağılımını göstermektedir. Bu iki oran arasındaki farklılık testi bize bölgeler arasında belediye büyüklükleri itibariyle önemli bir farklılık bulunup bulunmadığını gösterecektir. Bu test Tablo-18'de gösterilmiştir.
    Tablo-18: Bölgelere göre Belediyeleşme oranları

    Bel.Nüfus/T.Nüfus
    Bel.% Dağılım
    Toplam
    Trakya
    89
    4
    93
    Karadeniz
    52
    12
    64
    Mar-Ege
    76
    18
    93
    Akdeniz
    74
    9
    82
    Batı Anadolu
    68
    14
    82
    İç Anadolu
    71
    31
    102
    Güney Doğu
    64
    3
    67
    Doğu
    49
    10
    59
    TÜRKİYE
    543
    100
    643

    X2 = 37 Hesaplanan deger
    Tablo X2 degeri 0.995 (7 s.d.) = 20.3
    Hesaplanan X2 değeri, 0.005 önem seviyesindeki tablo X2 değerinden daha büyük olduğundan belediyeleşme oranı ile belediyelerin % dağılımı arasında başka bir deyişle, bölgeler
    arasında belediye büyüklükleri itibariyle istatistiksel bakımdan önemli bir farklılık bulunmaktadır. Bu farklılık belediyelerin bölgeler arasında belediyeleşme oranı ile orantılı dağılmamasından ileri gelmektedir.
    Prof.Dr. Ergun Kip'in 1975 yılı için yaptığı çalışma ile karşılaştırıldığında istatistiksel anlamda bulunan farklılıkların 1990 yılında daha da arttığı görülmüştür. 1974 yılı için Kip'in Tablo-17 ve Tablo-18 için hesapladığı X2 değeri sırasıyla 996.125 ve 30.795 dir (Türkcan,1982:50-52).
    Sonuç olarak Türkiye'de belediyeleşme sürecinin temel özellikleri şu şekilde özetlenebilir;
    1. belediyeleşme süreci kentleşme süreci ile beraber ivme kazanmıştır,
    2. belediyelerin % 80.96'sı nüfusu 10.000'den küçük yerleşim birimlerinde bulunmaktadır,
    3. belediye nüfusunun % 65'i nüfusu 500.000'in üzerindeki kentlerde yaşamaktadır,
    4. belediyelerin kuruluşlarında objektif ölçütler tam anlamı
    ile uygulanamamaktadır. Nüfus kriteri tek ölçüt gibi alğılanmaktadır,
    5. idari birimler daha fazla gelir kaynağına kavuşacağı ümidi ile statü değiştirme yönünde baskı oluşturmaktadır,
    6. belediye nüfusunun ve belediyeleşme oranının bölgeler arasında dağılımında önemli dengesizlikler vardır.

    __________________
     

Bu Sayfayı Paylaş