Susuz Çöllerdeyim

'İlahi Sözler Ezgiler' forumunda Dine tarafından 31 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Susuz Çöllerdeyim konusu
    [​IMG]

    Yaradan Rabbimin adıyla okudum.
    Ey Muhammed seni okudum.
    Okudum çoğaldı harflerim ırmaklarım yıldızlarım...
    Tüm kitaplara senin isminle yazıldım.
    Doğdum Muhammed'e doğdum. Âşıksam Muhammed'e aşığım.
    Ölürsem Muhammed'e ölürüm.
    Gelirsem Muhammed'e gelirim.
    Yusuf oldum kuyularda hep seni bekledim
    Hüseyin oldum Kerbela'da kuruyan dudaklarımla sayıkladım ismini
    Gelsin de ırmaklar taşıyan ellerinden
    Abı hayat akıtsın içime diye bekledim.
    Bekledim kapandı yollarım uzattım parmaklarımı
    Hallaç gibi doğrandı ellerim.
    Hiç seni söyleyemedim. Dağlandı dudaklarım.
    Yazdım gözyaşlarımla Mekke'nin dağlarına: Ey sevgili gel diye...
    Ağlama duvarını bir çıban gibi sırtında taşırken
    Yorulan kollarıyla taş atan Kudüs'üm ben.
    Kaldırımlarımda ateşler yükselirken Geldin öptün beni alnımdan
    Serinleyip sarıldım taşlara yeniden. Ey Muhammed...
    Ey Sevgili. Ey Badı Sabah. Ey Üzerimize doğan ay. Ey Güzelliklerin şahikası.
    Ey Şefaat pınarı.
    Her düşmem gül ayaklarına kapanmamdır
    Böğrümden yediğim her kurşunla tutarım ellerinden.
    Her şarkımda seni söylerim. Her tebessümüm senindir.
    Hep seni beklerim: Sen bir gelsen diye ey Sevgili...
    Sevgili...
    Ben Emirhan Babayim Kenan illerinde hasretini soluyan
    Hırkana bürünürüm karanlıkta kaybolduğumda
    Dört taraftan vururlar bana
    Vururlar da söyletemezler sensizliği Sümeyye gibi develer ayırır bedenimi...
    Hamza'yım Ey Sevgili
    Uhud'dayım tam önündeyim
    Vahşinin mızrağı deler geçer yüreğimi
    Gel de okşa ne olur oyulmuş kalbimi
    Hind değil hasretin acıtır onu...
    Ben Grozni'yim Keşmir'im Kandahar'ım
    Saraybosna'yım Hama'yım Buhara'yım Bağdattım
    Morayım Taşkentim Doğu Timor'um Türkistan'ım
    Ahıska'yım. Eritre'yim Halepçe'yim Kırım'ım İstanbul'um..
    Ben kurşunlara evlat vermiş anneyim.
    Kurşunlardan sakınan bedeniyle seni özleyen Taş atan bir filistinliyim.
    Okul önlerinde bekleşen ve ağlayan Karanfil dağıtan kızım.
    Gel öp bizi alnımızdan
    Gel sev bizi kanayan yaralarımızdan.
    Ey sevgili.
    Ey Muhammed...
    Gittin ya gül yüzlü sevgili.
    Kırıldım gittiğinden beri. Kırıldıkça yandı canım.
    Çarmıhta çivilenen benim ellerim Benim ayaklarım.
    Harami sofralarda sergilenen benim başım.
    Beni bir ağaçta kıstırdılar Kör bir testereyle biçildim.
    Ağladım kurudu göz pınarlarım Ağladım hasretine türkü yaktım.
    Ağladım gel diye ey sevgili... Sevgili..
    Ömer'im Ali'yim Osman'ım Vuruldum bir niyaz vaktinde
    Kanım dağıldı kitabın sayfalarına.
    Seni yazdım bir damla kanla İsminin dolaştığı semaya
    Bir baştan bir başa. Sen gel diye Ey sevgili...
    Ey sevgili...
    Kırıldı mı dişin?
    Dikenler acıttı mı ayaklarını?
    Deve işkembeleri kirletti mi elbiselerini?
    Medine yollarında yoruldun mu?
    Taif'te taşlar kanattı mı gül yanağını?
    Kırıldı mı kalbin bize? Kırgın mısın sevgili?
    Ne çare Bekirler yok şimdi Aliler Osmanlar Ömerler yok.
    Halidler gitti Musablar gitti. Hatice yok Zeynep yok Fatıma yok.
    Müminlerin annesi sofra açmaz evlerimizde.
    Kedilerin babası dolaşmaz sokaklanmızda.
    Biz ne çok yetim oluk da Senin gibi okşayanımız yok artık.
    Gel bir okşa ne olur. Yaralarımızda ki irinler azdı.
    Canımız acıdı. Bir merhamet et bir gülümse efendim.
    Bir görün puslu şehirlerin üstünde.
    Bir ses ver puslu yüreklerimize.
    Bekler dururuz her seherde Sen gel diye ey Sevgili...
    Ey Sevgili...
    Buralara bir hal oldu:
    Ne yakup inliyor şimdi Ne Mısırda rüya görülüyor
    Züleyhalar yalancı Yedi adam ne yapsın Mağaraların kapıları da kapalı.
    Musa vurunca asasını Oynamıyor yer yerinden.
    Yol vermiyor kızıldeniz.
    Sakınmıyor İbrahimi ateşler
    Su taşımıyor karınca Ethemin balıkları getirmiyor iğneleri denizden.
    Buralara bir hal oldu;
    Sen yoksun buralar duman oldu efendim.
    Bir mektubun gelmedi buralara...
    Bir Necaşi sormaz halimizi. Bir yalnızlıktır düştü ocağımıza.
    Bir karanlık çöktü başımıza.
    Ay aydınlatmıyor Gül kokmuyor.
    Yokluğun karabasanlar gibi çökünce sinemize
    Dağıldı hanemiz Dağıldı yüreğimiz Dağıldı birliğimiz...
    Sevgili affet bizi:
    Bir deve olamadık Hasretinden çatlayıp ölecek.
    Bir kuru ağaç olamadık Yokluğuna kanlı gözyaşları dökecek.
    Bir Bilal olamadık Sensiz ses vermeyecek.
    Bir Ebu zer olamadık Alıp başını gidecek.
    Ey sevgili
    Ey şefaat sahibi Affet bizi. Affet...
    Şimdi bir şarkı düşer dilimize
    Bir aşk iner yüreğimize.
    Bir el tutar elimizden.
    Bir af fermanı gelir ötelerden. Bir sen gelirsin.
    Bir sen gelirsin. Biz bin seviniriz:
    Sevgilim Muhammed diye...
    Sevgilim Muhammed diye...
    Meleklerle yarış ederiz...
    Gel sevgili Gel öp kokla ve yeşert bizi kalbimizi…
     

Bu Sayfayı Paylaş