Susmanın Ve Konusmanın Edepleri

'Sünnetler & Hadisler' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 30 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Susmanın Ve Konusmanın Edepleri konusu BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM



    DİLİ KORUMAK VE SUSMANIN EDEPLERİ



    1- Süfyan Bin Abdullah Bin Rebia (RA) dan; “ Dedim ki; “ Ey Allah’ın Rasulü! Bana senden sonra kimseye sormayacağım, İslam’ın emirlerinden bir şey haber ver!”

    Buyurdu ki; “ Allah’a iman ettim de ve sonra dosdoğru ol” Dedim ki;

    “ En çok neyi sakınayım?” Bunun üzerine eliyle dilini işaret etti.[1]

    2- Ukbe Bin Amir (RA) dan; “ Dedim ki

    “ Ey Allah’ın Rasulü! Kurtuluşu nasıl elde ederiz?”

    “ Diline sahip ol, evin geniş gelsin birde hataların için ağla buyurdu”[2]

    3- Sehl Bin Sad es Saidi (RA) dan; Rasulullah (S) buyurdu ki;

    “ Kim bana iki dudağı arasındakini ve iki bacağı arasındakini (onları günaha bulaştırmayacağını) garanti ederse, bende ona cennete gireceğine kefil olurum ”[3]

    Bu hadisin manası şudur; “Kim dilinin hakkını konuşulması gereken yerde konuşmakla, gerekmeyen yerde susmakla eda ederse ve fercini helal ilişkide kullanıp, haram olan zinadan korursa, bu şekilde de onun hakkını eda ederse, cennete girer”[4]

    Bu izaha şunları da ekleyebiliriz; Dilin hakkını eda etmek, dili kelime-i şehadet, Allah’ı zikir, Kuran okuma, iyiliği emretme, kötülüğe mani olma, söylenmesi gereken yerde hakkı söyleme, şahitlikte bulunma, nasihat etme, ilim müzakeresinde bulunma, kardeşine selam verme, Rasulullah (S) salat okuma hac’da telbiye getirme gibi yerlere kullanmak, yalan, gıybet, edepsiz sözler, şarkı söylemek, batıl konuşmak gibi lüzumsuz yerlerde de susmaktır. Fercin hakkını eda etmek; erkeğin yabancı kadına bakması, kadının yabancı erkeğe bakması, gazete veya televizyondaki müstehcen görüntülere bakmak, şehveti harekete getirici müzik dinlemek ve el ile istimna’dan kendini muhafaza etmektir. Zira bu gibi şeyler fercin şehvetine sebep olan şeylerdir. Ayrıca ağzı korumaya haram yemekten sakınmakta dahildir.

    4- Ebu Hureyre (R) dan; “Rasulüllah (S)’e insanların cennete en çok hangi sebep ile girdikleri soruldu” Buyurdu ki;

    “Allah’tan korkmak ve güzel ahlak”[5] ve insanların en çok hangi sebeple cehenneme gireceği soruldu. Buyurdu ki;

    “İki boşluktur; ağız ve ferc”

    5- Esved Bin Arsam el Muharibi (R) dan; “Dedim ki bana tavsiyede bulun ey Allah’ın Rasulü!” Buyurdu ki;

    “Eline sahip ol” Dedim ki;

    “Elime sahip olamazsam? Buyurdu ki;

    “Diline sahip olamaz mısın?”

    “Dilime de sahip olamazsam? Dedim. Buyurdu ki;

    “Elini ancak hayır için genişlet, dilinle de sadece iyi şeyler söyle”[6]

    6- Muaz Bin Cebel (R) dan; “ Dedim ki Ey Allah’ın Rasulü! Söylediğimiz şeylerden mesul tutulacak mıyız?” Buyurdu ki;

    “ Anan seni düşüreydi ey Muaz! İnsanlar cehenneme burunları üzere ancak dillerinden çıkanlar sebebi ile yuvarlanmıyorlar mı?[7]

    7-Enes (R) dan; “ Rasulullah (S) buyurdu ki;

    “Kulun kalbi dosdoğru olmadıkça imanı dosdoğru olmaz. Dili dosdoğru olmadıkça, kalbi dosdoğru olmaz. Kişi, komşusu kendisinin kötülüğünden emin olmadıkça cennete giremez.”[8]

    8- Abdullah Bin Amr (R) dan; “ Susan kurtulur”[9]

    9- ebu Said el hudri (R),Rasulullah (S)’in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor;

    “ Ademoğlu sabahladığı zaman, bütün organları dile isyan ederek derler ki;

    “ Bizlerin hakkımızda Allah’tan kork! Şüphesiz sen doğru olursan bizlerde doğru oluruz ve sen eğri olursan bizlerde eğri oluruz.”[10]

    10- Zeyd Bin Elsem (R) dan; “Ömer Bin el Hattab (R), Ebu Bekr (R)’a ugradığında onu dilini uzatmış halde gördü. Dedi ki;

    “Ne yapıyorsun ey Allah’ın Rasulünün halifesi?” Dedi ki;

    “İşte bu beni ne hallere soktu. Rasulullah (S) buyurdu ki;

    “ Cesedden Allah’a dilin hiddetinden dolayı şikayetci olmayan bir şey yoktur.”[11]



    BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

    11- Muhammed bin Yezid Bin Humeys şöyle demişler; “ Ziyaret etmek için Süfyan es Sevri(R)’ın yanına girdiğimizde, Said Bin Hassan’da içeri girdi. Süfyan ona dedi ki; “Bana Ümmü Salih-Safiye Binti Şeybe’den,- Oda ümmü Habibe (R)’dan,-Rasulullah(S)’in şöyle buyurduğunu haber vermiştir;

    “Ademoğlunun, iyiliği emretmesi, kötülükten sakındırması ve Allah’ı zikretmesi dışında her sözü kendi aleyhinedir” Bunun üzerine bir adam; “Bu ne kadar ağır bir söz!”dedi. Süfyan dedi ki; “Bunun neresi ağır? Allah Teala; “O gün, Rahman’ın izin verdiğinin ve sözünden hoşlandığının dışındakilere şefaat fayda vermez” (Nebe; 38) buyurmuyor mu? Başka bir ayette; “ Onların fısıldaşmalarının birçoğun da hayır yoktur. Ancak bir sadaka, yahut bir iyilik veya insanların arasını düzeltmek isteyen müstesna” (Nisa; 114) Yine şöyle buyurmuyor mu; “Allah’ın katında O’nun izin verdiği dışında, şefeat da fayda vermeyecektir…”(Sebe; 23)”[12]

    12- Salim Bin Ebil Ca’d (R)’den; “İsa (As) dedi ki; “ Hatalarına ağlayana, dilini koruyana ve evini geniş tutana ne mutlu!”[13](Evi geniş tutmak; zaruret olmadıkça evden çıkmamak demektir. Allahu a’lem.)

    13- Abdullah Bin Mes’ud (R) dedi ki;

    “ Kendisinden başka İlah olmayan zata yemin olsun ki, yeryüzünde dilden daha uzun süre hapsedilmeye layık bir şey yoktur.”[14]

    14- Şakik Bin Seleme’ den; “Abdullah Bin Mes’ud (R) Safa’da telbiye getiriyor, bir yandan da şöyle diyordu;

    “ Ey dil! Ya hayır konuş kazançlı çık veya pişman olmadan önce (susup) dinle ve selamette ol.” Dediler ki;

    “ Ey Abdurrahman’ın babası! Bu senin söylediğin bir şey mi, yoksa işittiğin bir söz mü?” Dedi ki;

    “ Hayır! Bilakis Rasulullah (S)’i şöyle buyururken işittim;

    “ Âdemoğlunun en çok hatası dilinden kaynaklanır.”[15]

    15- Zeyd Bin Eslem, babasından naklediyor;

    “Ebu Bekr es Sıdık (R) dilini tuttu ve dedi ki;

    “ Rasulullah(S) buyurdu ki; “ Allah kimi iki dudağı ve iki bacağı arsındakilerin şerrinden koruduysa, o cennete girmiştir.”[16]

    16- İbni Ömer (R)’dan; “ Rasulullah(S) buyurdu ki;

    “ Kim dilini ( insanların malından ve namusundan ) men ederse, Allah Azze ve Celle onun ayıplarını örter. Kim kızgınlığına hakim olursa, Allah Azze ve Celle onu azabından korur. Kim de Allah’a mazeretini arz ederse, Allah Azze ve Celle özrünü kabul eder.”[17]

    17- Muaz Bin Cebel (R) dedi ki; “ Ey Allah’ın Rasulü ! Bana tavsiyede bulun” Buyurdu ki; “ Allah’a O’nu görür gibi ibadette bulun. Kendini ölülerden say. Dilersen sana, kendisiyle bunlara sahip olabileceğin şeyi göstereceği.” Rasulullah(S), eliyle dilini gösterdi ve buyurdu ki; “ İşte budur.”[18]

    18- Abdullah Bin Amr (R) dedi ki;

    “ Bir delil üzere olmadığın şeyi bırak, seni ilgilendirmeyen şey hakkında konuşma, gümüşünü( paranı) koruduğun gibi dilini muhafaza et.”[19]

    19- Abdullah Bin Amr(R) ‘dan;Rasulullah(S) şöyle buyururken işittim;

    “ Müslim; Müslümanların elinden ve dilinden selamette olduğu kimsedir. Muhacir; Rabbinin hoşlanmadığı şeylerden uzaklaşan kimsedir.”

    20- Ebu Said el Hudri (R)’dan; “Rasulullah (S) buyrdu ki;

    “Kim helal kazanır, sünnet ile amel eder ve insanları kendisinin kötülüklerinden güvende kılarsa, cennete girer.”[20]


    21- Sufyan Bin Suleym (R)’dan; “Rasulullah(S) buyurdu ki;

    “ Dikkat edin! İbadetlerin en kolayını ve bedene en hafif gelenini haber vereyim mi? Susmak ve güzel ahlaktır.”[21]

    Bu rivayetin ravileri güvenilir olup, Tabiinden olan Safvan Bin Suleym, sahabi ismi zikretmeden rivayet ettiği için mürseldir. Ancak Hennad Bin es Seriy Zühd’de ve Ebuş Şeyh yine aynı eserinde Ebud Derda (R)’dan merfuan rivayet etmiştir.

    22- Enes (R)’den; “Rasulullah(S) buyurdu ki;

    “ Mü’min insanların kendisinden güvende olduğu kimsedir. Müslim; Müslümanların elinden ve dilinden selamette kaldığı kimsedir. Muhacir; kötülüklerden uzaklaşan kimsedir. Nefsimi elinde tutan Zat’a yemin ederim ki, kul, komşularını kötülüklerinden güvende kılmadıkça cennet’e girmez.”[22]

    23- Cabir (R)’dan; “ Bir adam Peygamber efendimiz(S)’e “Hangi İslam en faziletlidir?” diye sordu. Buyurdu ki;

    “ Müslümanları elinden ve dilinden selamette kılanın ki.” [23]

    Bu hadiste soran kimsenin murad ettiği “İslam’ın en faziletli tarifi hangisidir” şeklindedir. Nitekim Müslim’in rivayetinde; “ Müslümanların hangisi daha faziletlidir?” diye sorulduğu varid olmuştur. Yani en faziletli haslet sorulmaktadır. Yine bu hadiste “İman artar ve eksilir” diyen kimse için bir delil mevcuttur. Böylece Müslümanların İslam’a bağlı sıfatlarından bazılarıyla birinin diğerine göre daha faziletli olabileceği sabit olmaktadır.”[24]

    24- Bekr Bin Maiz, Er Rabi Bin Huseym’den naklediyor;

    “ Ey Bekr Bin Maiz! Sana üzerine vazife olan şeyi söylemen dışında dili muhafaza etmeni tavsiye ederim.”[25]

    25- Vehb Bin Münebbih (R)’dan “ Şu Davud(As.) ailesinin hikmetlerindendir;

    “ Akıl sahibi kimseye; zamanı(n insanlarını) tanıması, dili koruması ve işine yönelmesi bir vazifedir.”[26]

    26- Ebu Hayyan et Teymi (R)’dan;

    “ Dediler ki; “ Kişiye dilini, ayak bastığı yerden daha fazla muhafaza etmesi gerekir.”[27]

    27- Hammad Bin Zeyd dedi ki; “ Bana ulaştı ki; “ Muhammed Bin Vasi (R) bir meclisdeyken, bir adam konuşmasını uzattı. Bunun üzerine Muhammed Bin Vasi (R) dedi ki; “ Biriniz kendini ilgilendirmeyen hususlarda sussa arınmış ve korunmuş olurdu.[28]”

    28- Hasen el Basri (R) dedi ki; “ Dilini korumayan dininde akıl sahibi değildir.”[29]

    29- Evzai (R)’dan; “ Ömer Bin Abdül Aziz (R) bize bir mektup yazmıştı. Mekhul ile benden benden başkası onu ezberlemedi; Mektup da şöyle yazıyordu; “ Bundan sonra; Kim ölümü hatırlamayı çoğaltırsa dünyadan çok az bir şeye razı olur. Kim konuştuğu şeyleri amelinden sayarsa (bunu bilirse), kendisine faydası olmayan konuşmasını azaltır.[30]

    30- Vüheyb Bin el Verd (R) dedi ki; “ Şöyle denilirdi; “ Hikmet on parçadır. Dokuzu susmakta onuncusu insanlardan uzaklaşıp uzlete çekilmektir.”[31]


    31- Abdullah İbnül Mübarek (R) dedi ki; “ Bazıları uzleti şöyle açıkladılar; İnsanlarla birlikte bulunup, onlar Allah’ı zikretmeye dalınca onlara katılmak ve onlar Allah’ın zikri dışında şeylere dalınca susmaktır.”[32]

    32- Vehb Bin el Verd (R) dedi ki;

    “Uzleti dilde (susmakta) buldum.”[33]

    33- Süfyan (R)’dan; “ Geçmişteki bazı insanlar şöyle derlerdi; “ Şüphesiz dilim bir kurttur. Eğer onu serbest bırakırsam beni yemesinden korkarım.”

    34- Ebu Hureyre (R)’dan; “Rasulullah (S) buyurdu ki;

    “ Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa, ya hayır konuşsun, yada sussun.”[34]

    35- Hasen (R)’dan; “ Bize Peygamber (S) şöyle buyurduğu anlatıldı;

    “ Konuşup ta sevap kazanan, veya susup ta selamette olan kula Allah Rahmet eylesin.”[35]

    36- Rakb el Mısri (R)’dan; “Rasulullah (S) burdu ki; “Malının fazlasını infak edene ve sözün fazlasından kendisine tutana ne mutlu!”[36]

    Hafiz el Iraki bu hadis hakkında şöyle der; “ Begavi Mucemus Sbe’de İbni Kani ve Beyhaki, Rakb el Mısri hadisinden tahric ettiler. İbni Abdil Berr; “ Hasenhadistir” dedi. Begavi; Peygamber (S)’den işitip işitmediğini bilmiyorum” dedi. İbni Mende;“Mechul, sahabe olduğu bilinmiyor” dedi. Bezzar ise hadisi Enes (R)’dan zayıf bir sened ile rivayet etmiştir.” El Muğni(3/99)

    İbni Hacer el Askalani, Rakb el Mısri’nin meşhur sahabelerden olmadığını söyler.(el İsabe 1/251) Zübeydi Rakb el Mısri’nin Abbas ed Devri’den naklen sahabi olduğunu söyler. (el İthaf 7/465) Suyuti Camiul Kebir’de bu hadisi Ali (R)’dan merfuan rivayet etmiştir. Acluni, Suyuti’nin bu hadisi hasen saydığını, Buhari’nin de Tarihul Kebir’de rivayet ettiğini söyler. Allahu a’lem bis savab.

    37- Abdul Aziz Bin Ebi Ravvad (R)’dan; “Birisi Selman (R)’a “ Bana tavsiyede bulun” dedi.O’da dedi ki;

    “ Konuşma” Adam; “ Kişi konuşmadan nasıl sabreder?” dedi Selman (R); “ Eğer konuşmadan sabredemiyorsan, ya hayır konuş, ya sus” dedi.[37]

    38- İsmail Bin Müslim’den; “ İbni Abbas (R)dedi ki;

    “ Ey dil! Hayır konuşup kazançlı çık veya sus, şerden selamette ol.”[38]

    39-Sufyan Bin Uyeyne (R)’dan; “ İsa Bin Meryem (As.) dediler ki; “Bize, bizi cennete sokacak ameli göster” dedi ki; “ Asla konuşmayın” dediler ki “ Buna güç yetiremeyiz” Dedi ki; “ Ancak hayır konuşun”[39]

    40- El Evzai (R)’dan; “ Süleyman Bin Davud (S) dedi ki; “ Söz gümüş ise susmak altındır.”[40]

    41- Cafer Bin Süleyman’dan; “Malik Bin Dinar (R) dedi ki;

    “ Amel defterlerini yazmakla insanlar görevli kılınsaydı, mutlaka konuşmayı azaltırlardı.”[41]

    42- Muhammed Bin en Nadr el Harisi dedi ki; “Çok konuşmak vakarı giderir derlerdi.”[42]



    43- Halef Bin İsmail’den; “ Hindistan’ın akıl sahiplerinden biri bana dedi ki;

    “ Çok konuşmak kişinin mürüvvetini giderir.”[43]

    44- Muhammed Bin Abdül Vehhab es Sukkeri’den; “ Susmak kişiye şu iki hasleti bir arada toplamayı sağlar; “ Dininde selamet ve arkadaşını anlamak.”[44]

    45- İmran Bin Yezid’den; Ali Bin Ebi Talib dedi ki; “ Dil bedenin kıvamıdır. Dil dosdoğru olursa, organlarda dosdoğru olur. Dil doğru olmazsa diğer organlarda doğru olmaz.”[45]

    46- yunus Bin Ubeyd(R)’dan; “ İnsanlardan herhangi biri, diline ehemmiyet verirse diğer amellerinde de düzelme görülür.”[46]

    47- Hasan el Basri (R)’dan; Bir gün Muaviye (bin Ubu Sufyan) (R)’nın huzurunda konuşuluyor ve mecliste bulunan el Ahnef (bin el Kays) (R) ise susuyordu. Muaviye (R) adamları dediler ki; “Ey Eba Bekr! Sen niçin konuşmuyorsun?” Ahnef dedi ki; “ Yalan konuşursam Allah’tan, doğru konuşursam sizden korkuyorum.”[47]

    48- Adiy Bin Hatim (R) dedi ki; “ Kişinin bereketi ve hayırsızlığı iki dudağı arasında, yani dilindedir.”[48]

    49- Ebu Bekr Bin Iyaş (R)’dan; “ Dört ülkenin; Hint, Çin, Kisra ve Kaysar hükümdarları bir araya geldiler ve bir kelime üzerinde konuşmaya başladılar. Birisi dedi ki; “ Ben konuştuğuma pişman olurum fakat konuşmadığım şeye pişman olmam” diğeri; “Ben bir şey söylediğimde o söz bana hükmedici olur, ben artık ana hükmedemem. Eğer konuşmazsam o söz benim hükmüm altında olur o bana hükmedemez” dedi. Üçüncüsü; “ Sözü kendinse döndüğü zaman zarar veren, dönmediği zaman faydası olmayan konuşmacıya hayret ederim.” dedi. Dördüncüsü de şöyle dedi; Konuşmadığım sözü reddetmek, bana konuştuğum sözü reddetmekten kolaydır.”[49]

    50- Bera (Bin Azib) (R); “ Bir bedevi Peygamber (S) gelip dedi ki; “ Bana beni cennete sokacak ameli göster” buyurdu ki; “ Açı doyur, susuzlara su ver, iyiliği emret kötülüğe mani ol. Bunlara güç yetiremezsen hayırsız sözlerden dilini çek.”[50]


    51- Ebu Zer (R); Rasulullah (S) buyurdu ki; “ İnsanların kötülüklerinden vazgeç bu senin kendin için verdir bir sadakadır.”[51]

    FAZLA KONUŞMAKTAN VE BATILA DALMAKTAN NEHİY



    52- Bilal Bin Haris el Müzeni (R)’dan; “Rasulullah (S) buyurdu ki;

    “ Kişi ucunun nereye vardığını bilmediği, Allah’ın razı olacağı bir söz söylerde, bu sebeple Allah ona, kendisiyle karşılaşacağı güne kadar rızasını yazar. Yine kişi, ucunun nereye vardığını bilmeden, Allah’ın gazabını icap ettiren bir söz söylerde, bu sebeple Allah ona, kıyamet gününe kadar gazabını yazar.” Hadisin ravisi Alkame Bin Vakkas derki; “Nice söylemek istediğim şeyler vardır ki, Bilal Bin Haris’in rivayet ettiği bu hadis, beni ondan alıkoyar.”[52]

    53- Ebu Hureyre (R)’dan; Rasulullah (S) buyurdu ki;

    “Muhakkak kişi, mecliste bulunanları bir söz söylerde, bu sebeple Süreyya yıldızından daha uzağa düşür.”[53]

    54- Mutarraf Bin Abdullah, babasından naklediyor; “ Amir oğullarından birkaç kii ile Rasulullah (S)’in yanına geldik. Bunlar; “ Sen bizim babamızsın, Sen bizim seyidimiz (efendimiz)sin, sen bizim en faziletlimizsin, sen bizim en büyüğümüzsün, sen parlak kasesin, sen şöylesin, sen böylesin demeye başladılar. Bunun üzerine Rasulullah (S) buyurdu ki; “Ne söyleyecekseniz söyleyin, şeytan sizi şaşırtıp durmasın.”[54]

    55- Abdullah Bin Mes’ud (R) dedi ki; “ Sizi fazla konuşmaktan sakındırırım. Birinizin ihtiyacını giderecek kadar konuşması yeterlidir.[55]

    56- Ya’la Bin Ubeyd’den; Yanımıza Muhammed Bin Suka (R) girdi ve dedi ki; “ Size faydalanmış olduğum, sizinde faydalanacağınızı umduğum bir söyleyeceğim. Bize Ata Bin Ebi Rebah (R) şöyle demişti; “ Sizden öncekiler, fuzuli sözlerden hoşlanmazlardı. Allah’ın kitabını okumak, iyiliği emretmek, kötülüğü yasaklamak ve geçimleri için söylemeye mecburen muhtaç oldukları sözler dışındakileri, fuzuli sayarlardı. Şu ayetleri inkarmı edersiniz; “ Hâlbuki Üzerinizde gözcü melekler, kıymetli kâtipler var.” (İnfitar 10-11)

    “ Hatırla ki, biri sağında, biri solunda iki melek, işlediklerini tesbit ederler. (Kaf 17)

    “ Ağzından bir söz çıkmaz ki yanında hazır bir gözcü bulunmasın (Kaf 18)”[56]

    57- Ali Bin Huseyn Zeynel Abidin (R) dedi ki;

    “ İnsanın dili, (yazıcı) meleğin kalemidir. Nefesi de onun merekkebidir.”[57]

    58- Mücahid (R) dedi ki; “ Her söz yazılır. Hatta adam çocuğuna susturmak için;

    “ Dur, ben sana şunu şunu alacağım, şunu şunu yapacağım” der ve buda yalan olarak kaydedilir.”[58]

    59- Hasen (el Basri ) (R) dedi ki; “Ey Âdemoğlu! Senin için sahifeler açıldı, iki kerim melek, amellerini yazmak için görevlendirildi. Öyleyse sahifelerini dilediğin gibi doldur, ister çok yap ister az.”[59]

    60- Tarık Bin Şihab (R)’dan; “ Süleyman Bin Davud (As.) bir İfritini göndermişti. Sonra ardından da onun ne yaptığını, ne söylediğini gözetmek üzere birini daha gönderdi. Takipçi şunları haber verdi; “(İfrit) çarşıya uğradı, başını semaya kaldırdı, sonra insanla bakıp başını salladı” dedi. Süleyman (As.) o ifrite niçin böyle yaptığını sordu. Dedi ki; “ İnsanların başları üzerinde ki meleklerin ne kadar çabuk yazdıklarına, altlarındakilerin de (defterlerini) ne kadar çabuk doldurduklarına hayret ettim.”[60]


    61- Rebi bin Huseym (R) dedi ki; “ Şu dokuz yer dışında konuşmakta hayır yoktur; “ Tehlil, tekbir, tesbih, tahmid, hayırdan sual, şerden sığınman, İyiliği emretmen, kötülükten nehyetmen ve Kur’an okuman.” [61]

    62- İbrahim et Teymi (R) dedi ki; “ Mü’min konuşmak istediği zaman bakar, eğer söyleyeceği şey lehinde ise konuşur, aleyhinde ise susar. Facir (günhkar) ise, diline gelen her şeyi konuşurda konuşur.”[62]

    63- Şüfey el Esbahi dedi ki, “ Kim konuşmasını çoğaltırsa, hatası da çoğalır.”[63]

    64- Hasan el Basri (R) dedi ki; “ Malı çoğalanın günahı da çoğalır, konuşmayı çoğaltanın yalanı da çoğalır. Ahlakını kötüleştirene, nefsine (uymak) tatlı gelir.”[64]

    65- Ukayl Bin Müdrik’ten; “Birisi Ebu Said el Hudri (R)’dan kendisine tavsiyede bulunmasını istedi. Dedi ki; “ Hakkı söylemek dışında susmalısın. Zira ancak bu şekilde şeytana galip gelirsin.”[65]

    66- Şabi (R) dedi ki; “ İnsanlara hitap eden hiçbir hatip yoktur ki, kıyamet günü hutbesi kendisine arz olunmasın.”[66]

    67- Ömer Bin Abdülaziz (R) dedi ki; “Övünmekten korktuğum için, pek çok şeyi söylemekten kendime mani olurum.”[67]

    68- Hikmet sahiplerinden biri olan Ubeydullah Bin Ebi, Ca’fer dedi ki;

    “ Kişi bir mecliste konuşurken, konuşması hoşuna giderse sussun. Eğer susmuşken, susması hoşuna giderse, konuşsun.”[68]

    69- İbni Ömer (R) dedi ki; “ Kişinin temizlemesi gereken en önemli şey dilidir.”[69]

    70- Ebud Derda (R)’dan “ O çekinmeden konuşan bir kadın gördü ve dedi ki;

    “ Bu kadın dilsiz olsaydı, kendisi için daha hayırlı olurdu.”[70]

    71- İbrahim en Nehai (R) dedi ki;

    “ İnsanları şu iki haslet helak eder; Fazla mal toplamak ve fazla konuşmak.”[71]

    72- İbrahim et Teymi dedi ki; “ Yalancı çıkmaktan korktuğum için, amelime arz edemem.”[72]

    73- Muhammed Bin Sirin (R) dedi ki; “ Ensardan biri meclise uğradığında derdi ki; “ Abdest alınız! Söylediklerinizden bazısı hades’ten daha şerlidir.”[73]

    74- İbrahim en Nehai (R) dedi ki; “ Abdest iki şeyden dolayıdır; Hadesten dolayı ve Müslim kişiye eza vermekten dolayı.”[74]


    KENDİSİNİ İLGİLENDİRMEYEN SÖZLERDEN SAKINMAK



    75- Zühri, Ali Bin Huseyn (Zeynel Abidin)(R)’dan rivayet ediliyor; Rasulullah (S) buyurdu ki;

    “Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, İslam’ın güzelliğindendir.”[75]

    76- Kab Bin Ucre (R)’dan “ Peygamber (S) Kab’ı göremeyince onu sordu. Dediler ki; “Hasta” Bunun üzerine Rasulullsh (S) onu ziyarete gitti. Onun yanına girince buyurdu ki; “ Ey Ka’b seni müjdelerim! Bunun üzerine Ka’bın annesi;

    “ Senin için cennet hayırlı olsun ey Ka’b!” dedi. Rasulullah (S) buyurdu ki;

    “ Allah adına kesin şeyi söyleyen kim?” Ka’b; “ Annemdir ya Rasulullah!” dedi. Bunun üzerine buyurdu ki; “ Ey Ka’b’ın annesi! Ne biliyorsun belki Ka’b kendisini ilgilendirmeyen boş söz konuşmuş veya kendisine zararı olmayan şeyi men etmiş olabilir.”[76]

    77- Zeyd Bin Eslem (R) dedi ki; Ebu Dücane (R)vefat hastalığı anın da iken, onun yanına girildiğin de şöyle dedi;

    “Kendimde şu iki amelden başka kuvvetli bir amel yoktur; Beni ilgilendirmeyen hususlarda konuşmadım, kalbimde Müslümanlar için selamette idi.”[77]

    78- Seyar Ebil Hakim dedi ki; “ Lokman Hekim’e; “ Hikmetin nedir?” denildi. O da dedi ki; “ Ben saklanan şeyi araştırmam, beni ilgilendirmeyen şeyin üzerinde durmam.”[78]

    79- Amr İbni Kays’tan; “ Bir adam Lokman’a uğradı ve onun yanında insanların toplanmış olduğunu gördü. “ Sen falan oğullarının kölesi değimlisin?” dedi. O da “ evet” deyince, gördüğü bu hale nasıl eriştiğini sordu. Lokman (As.) dedi ki;

    “ Doğruyu söylemek ve beni ilgilendirmeyen şeyler hakkında susmak.”[79]

    80- Muverrık el-Icli dedi ki; “ Yirmi senedir bir iş peşindeyim, ona muvaffak olamadım ama peşini de bırakmadım.” Dediler ki; “ Ey Mütemir’in babası peşinde olduğun o iş nedir?” Muverrık (R) dedi ki;

    “ Beni ilgilendirmeyen şeylerden susmaktır.”[80]
    ÇEKİŞMENİN KÖTÜLENMESİ

    81- İbni Abbas (R)’dan; “ Rassulullah (S) buyurdu ki; “ Kardeşinle çekişme ve ona şaka yapma. Ona bir söz verdiğinde sözünden dönme.[81]

    82- Abdurrahman Bin Ebi Leyla (R) ddei ki; “ Ben arkadaşımla tartışmam. Zira onu ya yalanlarım veya kızdırmış olurum.”[82]

    83- Müslim Bin Yesar (R) dedi ki; “ Sizleri tartışmakta sakındırırım. Zira o alimin cahilleştiği bir saattir. O zaman şeytan alimin sürçmesini bekler.”[83]

    84- Muhammed Bin Vasi (R) anlatıyor. “ Safvan Bin Muhrizi mescide gördüm. Onu yakınında tartışan insanlar vardı. Onun kalktığını ve elbisesini silkelediğini gördüm, dedi ki; “Şüphesiz sizler harp afetlerisiniz!”[84] (yani dini fesada uğratıyorsunuz!)

    85- Ömer Bin Abdülaziz (R)’ın şu sözünü Amr Bin Muhacir işitmiş; “ İtiraz işittiğinde sözü kısa kes.”[85]

    86- Süleyman Bin Musa, Ebud Derda (R) şöyle söyle söylediğini naklediyor;

    “ Senin için kötülük olarak, tartışmaya, çekişmeye devam etmek yeter”[86]

    87- Ömer Bin el Hattap (R) dedi ki;

    “İlim şu üç şey için öğrenilmez, ve şu üç şey içinde ilim terk edilmez; ilim, tartışmak,onunla övünmek ve onunla riya yapmak için öğrenilmez.İlmi talep etmekten utanmak,ilmi gereksiz saymak,ve cehalete razı olmak sebebiyle ilim öğrenmek terk edilmez!”[87]

    88-Ebu Ümame (R)’den; Peygamber (S) buyurdu ki;

    “Hidayete erdikten sonra sapıtan bir kavim, ancak mücadele (tartışma) sebebiyle sapıtmıştır,”[88]

    89-ibni Şirin (R) dedi ki;

    “Biz insanların en çok düştükleri hatalardan konuşuyorduk. İnsanların hatalarından bahsetmek için boş kalanları insanların en çok düştüğü hatadır diye konuşurduk.”[89]

    90- Ebu Hureyre (R)’dan; “ Rasulullah (S) buyurdu ki;

    “ Kul, haklı olsa bile tartışmayı bırakmadıkça ve yalana düşmek korkusuyla çok konuşmayı bırakmadıkça imanın hakikatini kemale erdiremez.”[90]
     

Bu Sayfayı Paylaş