Supreme Commander 2 (PC İnceleme)

'Oyunların Tam Çözümü' forumunda Dine tarafından 19 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Supreme Commander 2 (PC İnceleme) konusu Savaş meydanlarında metalin parıltısı
    İlk savaşın ardından 25 sene geçmiştir ve düşman gruplar, bir şekilde barışı koruyabilmişlerdir. Ne zaman ki yeni cumhurbaşkanı seçilir ve seçildikten sonra suikasta kurban gider, sıcak bir savaşın daha eşiğine gelinir. Daha önce ateşkese imza atmış olan topluluklar, tekrar birbirlerine girmişlerdir. Dünyayı yepyeni bir savaş dalgası ve felaket beklemektedir. Bu ara oyunların en moda senaryosu da bundan ibaret. Açıkçası böyle felaketlere alışmaya başladık.

    Makine meydanı

    Supreme Commander 2, robotların amansız mücadelesini anlatan bir RTS. Başrolde, ateşkesi bozan üç topluluk; United Earth Federation, Cybran Nation ve Illuminate bulunuyor. Her grupta altışardan olmak üzere toplam 18 görev bizi bekliyor. Klasikleşmiş RTS oynanışının dışına çok fazla çıkılmamış. Üssümüzü koruma, diğer toplulukların üssünü yok etme ve yandaşlarımıza yardımcı olma gibi bilindik görevlerle karşı karşıyayız. Açıkçası ilk oynamaya başlamamdan itibaren yapım, bana Warhammer 40.000 serilerini anımsattı, ciddi anlamda çok benzer buldum. Tabii ki Supreme Commander’daki haritaların büyüklüğü daha fazla ve bir anda ekrandaki birim sayısı oldukça fazlalaşabiliyor.


    [​IMG]
    "Ateeeeşşşş"

    İlk oyundaki grafikler, zamanına göre hiç fena sayılmazdı, ancak ekran doldukça bilgisayarın performansını da olumsuz yönde etkiliyordu. Supreme Commander 2’de bu duruma çare bulunmaya çalışılmış. Detaylar biraz kısılmakla birlikte, bilgisayarın performansı hakikaten de yerlerde sürünecek durumlara gelmiyor. Grafiklerden taviz verilmesi yine de oyun severlerin çok da tercih etmeyeceği bir şey. Robotların ve binaların ayrıntıları gözü rahatsız etmiyor, ama hitap da etmiyor. Su efektleri fena sayılmaz, ancak patlama ve yüzeylerin daha iyi olmasını beklerdim. Daha doğrusu zamanının çok gerisinde seyrediyor.

    Her topluluğun kendine özgü birlikleri var ve hepsi de upgrade edilerek daha ölümcül hallere gelebiliyor. Binalarımız da inşa edildikten sonra kendi içlerinde geliştirilebiliyor ve böylece kendi savunma mekanizmaları oluşuyor. Birim ve binalarımızı oluşturmak için, mass ve enerji olmak üzere 2 kaynak kullanıyoruz. Binaları, mühendislerimizle birlikte, ordu komutanımız olarak nitelendirebileceğimiz ACU’lar yapabiliyor. Birimleri geliştirmek üzere kilit binamız Research Center.

    Bu bina sayesinde ve bölüm içlerindeki görevleri bitirdikçe research point’ler kazanıyoruz. Böylece yeni ürünler üretebilecek duruma geliyor, mevcut ürünlerimizi de geliştirmiş oluyoruz. Araştırmaları, bir research ağacı şeklinde gerçekleştiriyoruz. Oyun sırasında research point’imize tıkladığımızda bu ağacı görebilir ve upgrade’lerimizi buna göre yapabiliriz.

    AR-GE önemlidir

    Yeni birimler kazandırmak ve mevcutları geliştirmenin dışında, bir de elemental birimlerimiz var. Bunlar, güçlü ve ürettiğimizde son derece etkili olanları teşkil ediyor. Aslında özetle şöyle de denebilir, elimizden geldiğince elemental’leri üretebilecek duruma ulaşmalıyız, böylece düşman için daha ölümcül hale gelebiliriz. Nitekim, ilk bölümleri geçtikten sonra giderek daha uzun süren ve daha çok şey yapmamızı gerektiren görevler ile karşılaşıyoruz. Bu yüzden ister istemez birimlere ihtiyaç duyacağız. Ordumuz; hava, kara ve deniz araçları olmak üzere çok çeşitli olabiliyor.


    [​IMG]
    "Güzel bir ada dururken, savaşmaya ne gerek var!"

    Supreme Commander 2’nin en iyi özelliklerinden bir tanesi de, çok kısa bir öğrenme süresinin olması. RTS’lerle pek alakalı olmayan oyun severler bile rahatça alışabilir. Kullanıcı dostu ara yüze sahip ve kesinlikle kafa karıştırmıyor. Her komutun yeri belli ve bunlara ulaşmak son derece basit. Nitekim, içerdiği tutorial ile oyunumuzu iyicene tanıyor ve ilk görevimizden itibaren komutlara alışmış bir şekilde oynamaya başlayabiliyoruz. Bir diğer kendine has özellik ise; stratejik görüntü olarak nitelendirilebilecek seviyeye kadar zoom - out yapabiliyor olmamız. Nerede hangi birimimiz olduğunu daha rahat görebiliyor, haritayı da ayrıntılı görebildiğimiz için doğru stratejiler belirleyebiliyoruz.

    Strateji sevenler gelsin

    Genel olarak değerlendirildiğinde Supreme Commander 2. hiç de sıkıcı değil. RTS olarak bekleneni veriyor, ancak daha fazlasını bulamazsınız. Çok anormal değişiklikler ve muhteşem grafikler bekleyenleri hayal kırıklığına uğratabilir, yinede strateji severler keyifli vakit geçirecektir. Senaryo modunun dışında, 8 kişiye kadar multiplayer kapışmalar da yapılabiliyor. Özellikle Warhammer 40.000 serilerini sevmiş olanlar, Supreme Commander 2’yi de severek oynayacaktır.
     

Bu Sayfayı Paylaş