Sudaki kanser riskine karşı dikkatli olun

'Genel Sağlık' forumunda DilzaR tarafından 4 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. DilzaR

    DilzaR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sudaki kanser riskine karşı dikkatli olun konusu Suyla fazla temas halinde olanlar büyük risk altında olabilir...

    [​IMG]


    Dünyanın da, insanın da, hücrenin de dörtte üçü sudan oluşuyor. Hayati önemi olan suyu ne yazık ki civa ve ağır metallerle kirlettik. Su kirlenince hücrelerimiz de kirlendi ve kanser çığ gibi büyüdü...

    Şimdi su insanoğlunu tehdit ediyor!Yaşamımızı sürdürmek için hayati önem taşıyan su, belli oranlarda vücudumuzda kan, kemik beyin ve kaslarda da bulunur ve vücudumuzdaki hücrelerin çoğunluğunu oluşturur. Suyun yaşamsal faaliyetlerimize katkısı saymakla bitmez. Hücrelere besin ve oksijen taşır, kan, ter, gözyaşı ve tükürüğün bir bölümüdür. Böbrekleri toksit maddelerden uzaklaştırır. Bol su içmek birçok hastalığa karşı koruyucudur.

    KOLERA GİZLENİYOR

    Yapılan pek çok araştırma sonuçları göstermiştir ki su içerek daha fazla kalori harcayabilir, vücuda zararlı maddeleri uzaklaştırabilir, cilt güzelliğine katkı sağlayabilirisniz. İdrar yollarınızı yeterli miktarda su içerek koruyabilir, böbreklerin daha iyi çalışmasını sağlayabilirsiniz. Su eklem hareketlerini ve sindirimi kolaylaştırır. Uzayıp gidecek faydalar listesinin ancak bir kısmını sayabiliyoruz.

    Öte yandan insanoğlu bu denli yaşamsal önem taşıyan suyu kirleterek sağlığa zararlı hastalıklara kapı aralayan hale getirmeyi başarıyor. Size suyun bir başka yüzünü biyolog sayın Serdar Öktem'in katkılarıyla anlatmak istiyorum. Ve Türkiye'deki kolera vakaları sonucu ölümler ne yazık ki, dünya ortalamalarının çok üstünde üstelik bunlara bağırsak düğümlenmesi denilerek gizlenen kolera vakaları dahil değil.

    Koli basili dışkının suya karışması ya da besinlere bulaşması sonucu insan tarafından ağız yoluyla alınmasıyla bulaşır ve şiddetli ishal ve kusma belirtileri 1- 5 gün içinde görülür. Hasta ağır sıvı kaybı nedeniyle hayatını kaybeder. Bu hastalığın tedavisi aslında basittir, hastaya sıvı verilerek ve gerekirse antibiyotikle tedavi mümkündür. Ancak tedavi zamanında yapılırsa etkili olur.

    NASIL ÖNLEM ALALIM

    Suların kirlenmesi genel toplum sağlığını yok etmektedir. Su kaynaklarının ve içme suyunun temiz olması çok önemlidir. Eğer kullanılacak suyun temizliğinden şüphe varsa, suyun önce kaynatılıp sonra kullanılması daha sağlıklı olacaktır. Çiğ gıdalardan uzak durmak ve özellikle çiğ balık, kabuklu deniz ürünlerinin tüketilmemesi koleradan korunmada önemlidir.

    MİDYE YEMEYİN

    Suların kirlenmesindeki bir diğer konu da sanayi bölgelerinde ağır metallerin denize akıtılmasıdır. Civa ve ağır metaller denizdeki oksijeni ve yaşamı yok etmiş, yumuşakçaların bünyesine ve bu yolla insan vücuduna girmiştir. Midye, karides, ahtapot gibi canlıların bünyesine yerleşen civa ve ağır metaller insanda doğrudan kanser yapmaktadır. Bu nedenle ne ağır metallerin olduğu denizlere girilmesi ne de bu denizlerden çıkan yumuşakçaların yenmesi doğrudur.

    Ülkemizde kanserin yaygın olmasının bir nedeni de budur. Aynı sütte olduğu gibi suda da kontamine olmamış, ağır metallerin bulaşmasından uzak suları içmek, suyu doğal kaynak suyu sattığı bilinen markalardan almak, kirli sulara girmemek ve suların kirletilmesini önlemek, bireysel çabalarla kirlenmesinin önüne geçmek vatandaş olarak hepimizin görevi olmalıdır.

    LAĞIMLAR DENİZE AKIYOR

    Ülkemizde ne yazık ki denize lağım akıtılıyor. Lağımlardan denize akan mikropların içinde en önemlisi koli basilidir. Koli basili insanın bağırsak florasında doğal olarak yaşayan ve insana vitamin sağlayan yaşamımız için önemli mikroorganizmalardan biri. Ancak bağırsak ortamından dışarı çıktığında insan için en öldürücü organizmalardan biri, çünkü kolera hastalığına neden oluyor.
     

Bu Sayfayı Paylaş