Stresle Mücadelede Beslenme ve Yaşam Değişikliklerinin Önemi

'Diyet Beslenme' forumunda Dine tarafından 26 Eylül 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Stresle Mücadelede Beslenme ve Yaşam Değişikliklerinin Önemi konusu Milenyumun sorunu hatta hastalığı olarak nitelendirebileceğimiz stres yaşam kalitesini düşüren en temel etkenlerden biridir. Pek çoğumuz doktor ziyaretinde tanısı konamayan hastalıklara stresin neden olduğunu duyarak rahatlatıcı önlemler almayı tavsiye alıp evimize dönmüşüz, çevremizde gün geçtikçe antidepresan kullanımına şahit olmuşuzdur.
    Bu durumda harekete geçip şehrin elektriğini yüklenmeden, işimizle, çevremizle ve kendimizle dost yaşam için neler yapabilirizi öğrenmemiz gerekir. İnsanın en değerli varlığı bedeni, ruhu ve zihnidir ona ne kadar iyi bakarsak o kadar iyi bir yaşam bizi ve sevdiklerimizi de sarar.
    Sydney Smith’in dediği gibi ‘Dünyada birçok yetenekli kişi küçük bir cesaret sahibi olmadıkları için silinip gitmişlerdir.’ O zaman hemen ilk adımı atma zamanı.

    Fizyolojik Stres
    Metabolizmanızın acil durum sinyali vermesini beklemeden düzenli kontrollerinizi yaptırmanız sağlığın korunmasında atılacak en kolay yollardan biridir. Arabanızın hararet göstergesi yükseldiğinde hemen önleyici tedbirler alıyorsanız vücudunuzun fizyolojisini gösteren tabloları da takip etmelisiniz. İnsan metabolizması muhteşem adapte olma gücüyle her ortama ve değişime açıktır ancak bu yeteneğini fazla zorlamamak, metabolizmayı kötüye kullanarak strese sokmamak gerekir aksi takdirde kotu sürprizlerle karşılaşabilir, geç fazda hastalıklarla erken yasta tanışabilirsiniz. Bedeni fizyolojik strese sokmamak için sağlık testlerinin düzenli takibi, doğru beslenme, vücudu kirleten, organizmanın biyolojik ritmine aykırı üretim hattından sofralara taşınan copluk besinleri tüketmek ve günlük fiziksel aktivitenin arttırılması gerekir.
    Sağlığı tanımlamada kullanılabilecek karbonhidrat, yağ, protein metabolizmanı, vitamin mineral siklusları, tiroid, karaciğer, böbrek vb fonksiyon testlerini düzenli aralıklarla yaptırmak gerekir. Bazen kişiler enerjilerinin düşüklüğü, dikkatli beslenmelerine rağmen kilo artışları, sik hastalanma gibi sıkıntılarla bizleri ziyaret etmektedirler. Bu durumda kişilerin beslenme, sağlık, diyet gemcislerinin detaylı incelenmesi kadar matematiksel verilerle sağlık göstergesi testlerin de yapılıp doktoru ile analiz edilmesi gerekir.
    Metabolizmanızdaki düzensizlikler ayni balataları eskimiş, motor yağı tükenmiş bir arabanın arıza yapacağı gibi metabolizmanızda ters giden parametrelerde metabolik sorunlara neden olabilir. Yasa bağlı insan metabolizmasında değişime uğrayan doğal mekanizmalar vardır. Bunlara en belirgin örneklerden biri de artmış kolesterol seviyeleridir. Kolesterol hücre gelişimi, bazı hormonların yapımına eşlik etmesi ve büyümeye desteği gibi görevlerle vücut için elzem faaliyetlerde bulunur. Bu nedenle yetersizliği metabolizmada olağan dışı dengesizliklere yola açabilecekken, fazlalığı da damarlarda tıkanıklık, sertleşme gibi sağlık riskleri oluşturabilmektedir. Kolesterolün görevlerinden birisi de vücudu yaşlanma, serbest radikal oluşumu, uykusuzluk, yoğun çalışma temposu, ağır fiziksel aktivite gibi fizyolojik streslere karşı korumaktır. Bu nedenle kan damarlarında dolaşan kolesterolün yükselmemesi için yukarıda vücudu strese sokan faktörlerinde uzaklaştırılması gerekir.

    Ruhsal Stres
    Ruh sağlığı için iç huzur çok önemlidir. Kişilerin iç huzuru bulmalarına yardımcı aktivitelerde bulunmaları, vücudu doğru besleyip vitamin mineral yetersizlikleri yaratmamaları, doğru egzersiz teknikleri ile doğru nefes alma ve enerji yakmayı bilmeleri önemlidir. Depresyon kelimesi de stres kadar sık duyulan bir sorun, herkesin değişen derecelerde hayatlarının herhangi dönemlerinde karşılaştıkları bir durumdur. Depresyonun beslenmeyle ilişkisine bakacak olursak son yıllarda yapılan araştırmalar kan folik asit düzeyi ile depresyon arasında önemli bir ilişkinin olduğuna dikkat çekmektedir. Hafif veya orta düzeyde depresyonlu bireylerin kan folik asit düzeylerinin herhangi bir psikolojik rahatsızlığı bulunmayanlara göre daha düşük olduğu belirtilmektedir. Yine düşük folik asit düzeylerinin antidepresan kullanan hastalarda tedaviyi olumsuz etkileyebileceği gözlenmiştir. Buna göre folik asitten zengin besinleri mutfaklarımızdan eksik etmemekte fayda vardır. Bunlar karaciğer etleri, koyu yeşil yapraklı sebzeler (marul, roka, ıspanak, semizotu, pazı vs.), kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagillerdir.


    Egzersiz Stresi
    Egzersizin sağlıklı kas, iskelet sistemi, kronik hastalıklardan koruyucu özellikleri, ideal kilo korunmasına desteği, kilo kaybında olmazsa olmaz bir kural olduğu bilinmektedir. Ancak iş icraata gelince çoğu zaman teoride bildiklerimizle pratik birbirini tutamamaktadır. Kişiler spordan kaçmak için türlü bahaneler üretmekte, öte yandan yapılması gereken bir şeyi de yerine getiremedikleri için suçluluk duyup strese girmektedirler.
    Yapılan çalışmalarda sporun kişilerde mutluluk hormonunu artırdığı ancak isteksiz yapılan sporun bu hormonun salınımını durdurup kişilerde aşırı iştah artışları özellikle de tatlıya olan isteği artırdığı gözlenmektedir. Bu nedenle mutlaka sevilen bir spor cinsinin tercih edilmesinde fayda var. Önemli olan sporun branşı değil, egzersizi isteyerek, doğru ve bilinçli yapmaktır. Düzenli spor sonucunda gün geçtikçe fiziğinizi önemsediğinizi ruhsal ve duygusal dünyanızın rahatladığını hissedeceksiniz.
    Unutmayın spor, vücudun enerji üretmesine sebep olur, yorulmasına değil. Çalışan kaslar, metabolizmanızı hızlandıracak, hareket anında salgılanan hormonlar mutluluk ve zindelik getirecek.
    Diyet ve Zayıf Olma Stresi
    Kilo vermek keşke belli besinleri hayatımızdan çıkarmak kadar kolay olsaydı. Oysa ki buzulun altında giden binlerce metabolic olay kilo alıp vermenizi etkilemektedir. Özellikle bayanlarda hormonal değişimler, kullanılan ilaçlar, stres faktörleri vb. Kişisel diyet serüveninizi etkileyecektir. Buna göre diyetiniz size özel şekillenmelidir.
    Şekerli ve rafine yiyeceklerin kilo aldırdığını artık herkes biliyor. Gıdalar doğallıktan uzaklaştıkça kalori içerikleri ve vücudu yağlandırıcı etkileri artmaktadır. İnsülin, vücudu yağlandıran ve yaşlandıran bir hormon olarak bilinmektedir. Öte yandan büyüme hormonu ve glukagon vücuttaki yağ ve fazla şekeri yakmak, kas gelişimini sağlamakla görevlidirler. Bu nedenle beslenmede basit şeker ve unlu mamul tüketimi arttıkça vücudun yağ yakma kabiliyeti ve egzersiz randımanınız bir o kadar zorlaşmaktadır,
    Öte yandan en sık görülen streslerden bir diğeri ‘acil kilo verme’ ataklarıdır. Fazla kiloları sanki bir günde almışcasına stresli bir panikle çok büyük kalori kısıtlamalarına gidebilirler. Bilinçsiz yapılan bu diyetler uzun vadede besin yetersizliklerine neden olabilir ve uzun soluklu olmayacakları için, macera parklarındaki hızlı trenler gibi ani iniş ve çıkışlara neden olacaktır.
    Stresten uzaklaşmak için beslenme içeriğinin dengeli olduğu kadar, vücudu strese sokacak faktörlerden uzaklaştıracak antioksidanlardan zengin beslenmenin, vücudun doğal bağışıklık sistemini güçlendirerek savaşa hazır hale getirmenin önemi unutulmamalıdır. Örneğin Tufts Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma antioksidan yüklü çorba tüketiminin kalp sağlığını koruma ve stres yükünü azaltmaya pozitif etkilerini gözler önüne sermiştir. 2 hafta boyunca sebze tüketimi yüksek olan bireylerde; C vitamini düzeylerinin kadınlarda %22, erkeklerde %27 arttığı, stres moleküllerinin ise ciddi anlamda azaldığı gözlenmiştir. Stres moleküllerinin en önemlilerinden ürik asit düzeylerinde ise erkeklerde %8 ve kadınlarda %18’lik bir azalma olduğu görülmüştür.
    Susuzluk Stresi
    Vücudunuz susama sinyali veriyorsa bilin ki metabolizmada %10’luk bir susuzluk stresi yaşanmaktadır. Tavsiye edilen her gün damacanalar dolusu su içmek demek değildir yeter ki susama sinyali gelmeden, her gün düzenli olarak toplam vücut ağırlığınızın 30’da 1’i kadar sıvı tüketin.
    Sıvı ihtiyacının direk sudan karşılanması, katkılı,bol renkli, yapay içecekler, gazlı ürünler, meşrubatları mümkün olduğunca hayatınızdan çıkarmalı organik yapımıza aykırı yapay gıda ve içecekleri beslenme listenizden çıkarmanızı tavsiye ediyorum.


    Uyku Stresi
    Ruhsal ve fiziksel olarak dinlenebilmek, güne enerjik başlamak için birinci kural güzel bir uykudur. Cağımızın hızlı temposunda önerildiği gibi günde 8 saat uyumak herkes için mümkün olmayabilir ama en azından bu sureyi verimli yapmak elinizdedir. Uzmanlar her gün benzer saatlerde uyuyarak, vücut saatini bu dengeye alıştırmanın çok önemli olduğunu belirtiyorlar. Unutmayın, beynimiz ışık, ses ve televizyon ile gece geç saatlere kadar meşgul edildiğinde uyanıklık hormonu aktif kalır ve bu da kas gelişimine katkıda bulunan büyüme hormonunun etkisini önemli ölçüde azaltabilir.
    Deliksiz bir uyku için birkaç öneri:
    1.1. Yatmadan önce hafif şeyler yiyin. Uykusuzluk problemi çeken kişiler için melisa, adaçayı, ıhlamur ve papatya bitkilerini tavsiye ederim.
    1.2. Baharatlı ya da yağlı besinler mide yanmasına neden olabilir, kaçının.
    1.3. Kafein ve nikotin gibi uyarıcılardan kaçının.
    1.4. Akşamüstü yapacağınız egzersiz güzel bir uykunun habercisidir.
    Herkese stresten uzak, bol neşeli az kalorili, sağlıklı ve mutlu günler dilerim. Unutmayın sakin ve keyifli günler yaşamak elinizde, kendinizi biraz serbest bırakın ve stressiz hayatın tadını çıkarın.
     

Bu Sayfayı Paylaş