Sonsuz Uykunun Işığı

'İslami Kıssalar & Hikayeler' forumunda GizLi_ÖzNe tarafından 4 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Sonsuz Uykunun Işığı konusu
    Bir anda uykudan kalktim

    çok ilginç bir ışık gördüm ama odanın ışığı kapalıydı
    bir baktım saat 3:30 gece facir vakti
    peki gördüğüm bu kadar ışık nerden

    -----
    birden şaşırıp kaldım baktım ki elimin yarısı duvarın içinde
    hemen elimi çıkardım korku içinde oturup elime bakıyordum
    tekrar elimi duvara dogru uzattım yine elim duvarın içine giriyordu!!!!!!!!

    --
    bir gülümseme sesi duydum


    Yüzümü kardeşime dogru çevirdim, yatıyordu

    korku içinde yatağımdan kalkıp kardeşimi uyandırmaya gittim
    ama cevap vermedi
    annemin odasına doğru gittim
    babamı uyandırmaya çalıştım

    birilerinin bana cevap vermesini istiyorum ama kimse cevap vermiyordu




    annemi uyandırmak üzereyken, baktım ki annem uykudan uyandı





    uykudan uyandı ama benimle konşmuyordu

    ---
    bismillahirrahmanirrahim diyordu ve tekrarlıyordu




    babamı uyandırdı, kalk kalk bir bakalım çocoklara dedi annem





    şimdi zamanımı bırak uyuyayim yarın ola hayr ola dedi babam





    ama annemin israrı üzerine babam kalkıverdi şaşkınlık içerisinde beraber odamıza doğru geldiler


    ---
    başladım bağırmağa, anne, baba ama hiç birisi cevap vermiyordu!!!




    annemin elbisesini çekiyor beni dinlemesini istiyordum ama annem beni hissetmiyordu!!!


    başladım annemin arkasından yürümeye ta bizim odaya kadar


    odamıza girdi ve ışıkları açıverdi
    ama benim için fark etmiyordu çünkü benim için her taraf ışıktı

    tam o sırada çok ilginç bir şeyle karşılaştım
    ---
    kendi vücüdumu gördim!!!


    evet kendi vücüdumu


    oturup kendi kendimi seyredıyordum, iki taneydim





    kendi kendime soruyordum kimdir bu acaba? Nasılda bana benziyor!!!





    başladım kendi kendimi uyandırmaya, bu kabustan kurtulayım diye





    ama uyanamadım

    ---

    babam dedi ki bak yatıyorlar işte hadi yerimize gidelim


    ama annem sakin olamadı ve benim uyuduğum yatağa doğru gelerek





    beni uyandırmaya başladı kalk muhammed kalk bana cevap ver





    ama cevap veremiyordu!!!




    bir kaç defa uğraştı ama yok. Birden baktım ki babamın gözlerinden yaşlar dökülüyor





    o babam ki şimdiye kadar onun göz yaşlarını görememiştim





    bağırışmalar başladı oracık yerden .. kardeşim uyandı ve sordu ne oldu?





    annem ona bağırarak, abin muhammed olmüş çok acıklı bir şekilde ağlıyordu


    ---

    bağırmalar fazlalaştı

    anneme giderek, anne ağlama ben burdayım bak bana!!





    ama kimse bana cevap vermiyordu, neden?





    oturup bağırmaya başladım, burdayım bakın işte


    ama kimse cevap vermiyordu




    başladım bağırmaya ya rabbi, ya rabbi ne olur beni bu rüyadan ve olduğum durumdan kurtar


    ---
    uzaktan bir ses duydum ve geldikçede yükseliyordu




    bu ses allah’u taalenin bir ayeti idi

    ((andolsun sen bundan gaflette idin, derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir))




    birden iki kişi beni tuttular, ama insan değillerdi


    çok korktum !!

    başladim bağırmaya, bırakın beni, siz kimsiniz? Ne istiyorsunuz?




    kabire kadar senin gardiyanlarınız dediler

    ----
    ben ölmedim, daha yaşıyorum dedim




    neden beni kabire götürüyorsunuz? bırakın beni!! Ben hissediyorum, konuşuyorum ve görüyorum, ben ölmedim


    bana gülümseyerek cevap verdiler

    dediler ki, ey insanlar sizzler çok ilginç yaratıksınız, sanıyorsunuz ki ölüm hayatın sonudur ama bilmiyorsunuz ki asıl olan sizin yaşadığınız hayat bir rüyadan ibaret olup öldüğünüz zaman uyanıyorsunuz.




    beni kabire doğru çekiyorlardı hala



    yoldayken baktım ki benim gibi insanlar ve yanlarında da aynı o iki yaratıktan var, kimi ağlayor kimi gülüyor ve kimi ise bağırıyordu



    onlara sordum neden böyle yapıyorlar?


    dediler ki, bu insanlar şaşkınlık içerisindeler, nereye gittiklerini biliyorlar, kimisi dalalettedir.. korku içinde sözlerini keserek sordum:





    ateşe gidiyorlar mi yani?

    evet dediler '




    konuşmalarına devam ederek, o gülenler ise cennete gidiyorlar





    hemen sordum onlara, peki ben nereye gidecem??





    dediler ki, sen bazen iyi gidiyordun, bazende kötü


    bazen tövbe edip ertesi gün günah işliyordun ve izlediğin yol tam olarak belli değildi




    ve hep öyle yitik kalacaksın





    sözlerini korku içerisinde keserek sordum:





    yani ben ateşemi gidiyorum yoksa?



    Onlarda, Allahın rahmeti geniştir ve yolculukta uzundur dediler


    ---
    yüzümü çevirdim korku içerisinde baktım ailem, babam, amcam, kardeşlerim ve akrabalarım hepsi




    Bir sandık içinde beni taşıyorlardı


    Onlara koiarak gittim ve onlara dedim ki benim için dua edin lütfen





    Ama kimse bana cevap vermiyordu


    kimi ağlıyordu kimi ise hüzünlüydü


    Kardeşime giderek, dikkatli ol dünyanın fitnesi seni kandırmasın





    Beni duymasını çok isterdim





    O iki melek beni kabirdeki cesedimin üzerine bağladılar


    baktım ki babam toprak atıyor üzerime




    Kardeşlerim toprak atıyor





    Ordaki insanlar hepsi üzerime toprak atıyordu


    ----
    dedim ki, ahh keşke onların yerinde olsaydım Allaha tevbe etseydim


    dün sabah namazımı kılsaydım


    Keşke her gün rabbime dua etseydim





    Keşke her gün tevbemi yenileseydim





    Keşke kötülüklerden uzak dursaydım





    Başladım bağırmaya, ey insanlar dikkatli olun dünya hayatı sizleri kandırmasın

    en azından birisinin beni duymasını çok isterdim




    Peki sen beni duyuyormusun ???




    süphanallah ve bihamdihi.. süphanallahul azim
     
  2. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    eline sağlık canım :)
     

Bu Sayfayı Paylaş