Siyah süt-Elif Şafak

'Kitap Özetleri & E-Kitaplar' forumunda Mavi_Sema tarafından 29 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Siyah süt-Elif Şafak konusu
    [​IMG]


    ''Siyah Süt, cesur, şaşırtıcı, tılsımlı bir roman: Bunca kötülüğün ortasında, bize umut veriyor Elif Şafak, dayanabilmek, direnebilmek ve sonra hayata, bir mucize gibi, yeniden başlayabilmek için.''

    Selim İleri

    - Nasıl bir kitap peki bu?
    - Postnatal depresyon u anlatıyor. Bir tarafta müthiş kutsallaştırılmış bir annelik anlayışı var, öbür tarafta da biraz kadın dergilerinin pompaladığı başka bir şey: Süper dişi, süper anne imajı... Kariyer de yaparım, çocuk da, her şeyi mükemmel yaparım diyen ikinci bir söylem. Ne bu söylem, ne de öbürü bize anneliğin zaman zaman gölgeli başka yanları da olabileceğini gösteriyor. Sürekli cilalanmış, romantikleştirilmiş bir annelik mefhumu var. Yanlış anlamayın, annelik çok güzel bir şey, ben bunu sorgulamıyorum ama şunu söylüyorum, kadınları zaman zaman sarsabilen bir şey!

    - Adı nedir kitabınızın?
    - Siyah Süt!

    - Ne demek siyah süt!
    - Kadın literatüründe tartışılan, özellikle Fransız feminist kuramcıların sorduğu bir soru var: Süt mürekkebe dönüşebilir mi, kadınlıktan beslenerek kadın yazarlar ayrı bir edebiyat, ayrı bir yazın türü geliştirebilirler mi diye... O mürekkep imgesine de, depresyona da bir gönderme olsun diye bu ismi verdim.

    - Otobiyografik özellikler var mı?
    - Evet, kendimden yola çıkarak ilk kez yazdım. O yüzden bu kitap yazı hayatımda çok farklı bir yere sahip.

    - Bir kadının bunları yaşadığını, bocaladığını görmek bir erkekte nasıl bir iz bırakıyor peki?
    - Sanki Eyüp bana Delidir ne yapsa yeridir gözüyle baktığı için çok şaşırmıyor. Ama evde sürekli ağlayan, kendini toparlayamayan, en mutlu olması gereken dönemde sarsıntılar yaşayan birini görmek eminim erkekleri de tüketiyor. Bu işin bir boyutu ama ben babaların da doğum sonrası sarsıntı yaşadıklarını, fakat erkekliğe zeval getirmemek için bunu konuşmadıklarını düşünüyorum. Bence erkekler için de postnatal depresyon kitapları yazılmalı.

    Evliliğe de çocuğa da karşıydım ama tü----üğümü yaladım!



    "Hayatı yazı üzerine kurulu ben; doğumdan sonra 10 ay hiçbir şey yazamadım, çok ağladım ve sorguladım kendimi. Ve bu depresyondan Siyah Süt adında bir kitap çıktı. Bunu yazmam gerekti; cin çıkartmak gibi..."..



    Göründüğü kadar naif, kırılgan ve evet, hüzünlü... Telefonla konuşmamızdan buluştuğumuz ana kadar her onaylama cümlesinde Eyvallah, diyor. Bunu bile o kadar kırılgan bir sesle söylüyor ki... Hoşuma gidiyor; karşı karşıya gelir gelmez sormak zorunda kalıyorum; neden? Gülüyor: "Evet Eyvallah ı çok kullanıyorum, çok ilginç tepkiler de alıyorum bundan ötürü. Bindiğim taksinin şoförleri, bunu kadınların söylemesine alışık olmadığını söyleyenler, Çok harbisin, diyenler oluyor. Seviyorum bu kelimeyi..." Elif Şafak, zor günler geçirdi. Malum; Baba ve ** romanında Türklüğü aşağıladığı gerekçesiyle ünlü 301. maddeden yargılandı. Beraat etti ama gelin görün ki, o günden sonra hayatı eskisi gibi olmadı. Israrla 301 i konuşmak istemediğini, bunu geride bırakmak istediğini söyledi. Eyvallah! Birkaç soru sadece; ne hissettiğiyle ilgili... Öte yandan o zor günleri atlatmaya çalışırken hamileydi, tabii sonrasında doğumu da çok konuşuldu. Zira çocuk doğurmaktan kaçan, korkan bir kadın olduğunu söyledi hep. (Referans gazetesi yayın yönetmeni Eyüp Can ile evli) Nitekim her kadının hafif ya da ağır geçirdiği, doğum sonrası depresyondan o da geçirdi. Ne yaptı? Tabii ki oturdu bununla ilgili bir kitap yazdı; adını da Siyah Süt koydu. Kendini sorgulayan, kendiyle hafif dalga geçen, ilk kez kendini de anlattığı bir kitap. Kasımda çıkıyor, Latif Demirci nin çizgileri eşliğinde... Toplumun bir anneye ezberlettiği değerleri, pompalanan annelik imgesini, yazar bir annenin iç savaşını anlattığı kitabı eminim yine büyük ses getirecek. Bizde çıkmadan önce kitabı, anneliği, kadınlığı masaya yatırdık...

    - Anneliğe sıcak bakmayan biriydiniz, sürpriz bir hamilelik yaşadınız ve bir sene önce Şehrazat Zelda yı doğurdunuz...
    - Ben, evliliğe çok sıcak bakmayan biriydim, tü----üğümü yaladım (kahkahalar). Anneliğe sıcak bakmayan biriydim, yine tü----üğümü yaladım. Hep şunu düşünürdüm; benden anne falan olmaz, benden iyi bir üvey anne olur, çünkü iyi arkadaş olurum çocukla. Bir de açıkçası yazarlık çok bencilce bir uğraş, özellikle romancılık o kadar benmerkezci bir iş ki... Dostların seni arayabilir, birisi seninle görüşmek isteyebilir, eşin seninle yemeğe çıkmak isteyebilir... Envai çeşit şeyi atıyorsun kenara ve sadece romanı çıkarıyorsun ön plana ve bu haftalarca, aylarca böyle...

    - Edebiyatla yazarlık çatıştı yani!
    - Yazarlık dediğim gibi bencilce bir şey, annelik ise bencilliğin ölümü! Çocuğunuzun okulda çok önemli toplantısı var diyelim ya da doktora götürmeniz lazım, Ben roman yazıyorum, kapalıyım diyemezsin. Bir de ben çok göçebe bir insandım, bir ayağım hep kapının dışındaydı; gitmesem de kapının açık olduğunu bileceğim, gideceğim, geleceğim, hayatım bunun üzerine kuruluydu. Fakat sonra şunu fark ettim, ben çocukla da dolaşabilirim!

    Resmi sitesinden alıntıdır.
    Elif Şafak
    DOĞAN KİTAPÇILIK
     

Bu Sayfayı Paylaş