"Sinem'le renklerimiz birbirine uydu"

'Magazin Haberleri' forumunda Dine tarafından 16 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    "Sinem'le renklerimiz birbirine uydu" konusu "Sinem'le renklerimiz birbirine uydu"





    Yakışıklı, başarılı, serseri ruhlu, deli dolu, tutkulu… Ve de jön olmaya aday… ‘Romantik Komedi’ filmi ve ‘Kapalıçarşı’ dizisiyle adından başarıyla söz ettiren Engin Altan Düzyatan’la; rol aldığı filmi, diziyi, aşkı, kadın – erkek ilişkilerini, hayallerini ve hayatı konuştuk.


    [SIZE=+0][/SIZE][​IMG]
    Romantik Komedi’ filmindeki oyunculuğu, ‘Kapalıçarşı’ dizisindeki performansıyla adından bir kez daha başarıyla söz ettiren yakışıklı oyuncu Engin Altan Düzyatan’la yaptığımız keyifli sohbet…
    Sizden başka Sedef Avcı, Cemal Hünal, Sinem Kobal, Burcu Kara, Gürgen Öz, Begüm Kütük, Janset, Burcu Esmersoy’un rol aldığı ‘Romantik Komedi’ filminde aşkı arayan bir adam var. Canlandırdığınız rol nasıl bir karakter?
    Şöhretten sıkılmış, gerçek ve naif bir aşk isteyen, onu sadece kendi olduğu için sevecek bir kadın arayan ünlü bir oyuncu.

    Teklif geldiğinde, bu rolü kabul etmeniz konusunda neydi sizi cezbeden?
    Yönetmenimiz Ketche ile tanıştım ve ‘Ben bu adamla beraber çalışmalıyım’ dedim.

    Film daha vizyona bile girmeden internette tıklanma rekorları kırdı. Nedir bu ilgi?
    Güzel görüntüler, eğlenceli bir cast ilgi çekici olsa gerek.

    Bu filme gelenler, izleyenler neler bulacaklar?
    Soğuk bir kış gününde gidip, keyifli zaman geçirebilecekleri ve kendilerinden bir şeyler bulabilecekleri, eğlenceli bir film.
    SİNEM’LE RENKLERİMİZ BİRBİRİNE UYDU!
    Sinem Kobal ve sizi sinemanın yeni ikilisi olarak gösteriyorlar. Neler söyleyeceksiniz bu konuda?
    Sinem, çalışması çok rahat bir oyuncu. Renklerimiz de birbirine uydu ve ortaya güzel bir görüntü çıktı.

    Filmde işlenen konulardan biri de ‘Aşk taktik ister mi?’ sorusu. Bundan yola çıkarak, aşk taktik ister mi?
    Bence hayır ama kadınlar bazen bunu yapıyorlar sanırım.

    ‘Erkekler kadınları değil, kadınlar erkekleri seçiyor.’ diyorsunuz.
    Evet, öyle… Ne olduğunu anlamadan bir bakmışsınız bir kız sizi paketlemiş. Aslında biz gerçekten de kadınların yanındaki destekler oluyoruz.

    İLİŞKİLERİ ÇIKMAZA SOKAN BENCİLLİK VE KALIBA SOKMA ÇABASI!

    Kadın – erkek ilişkilerini çıkmaza sokan en önemli konular nedir size göre?
    Bencillik ve bir kalıba sokma çabası... İnsanız her zaman arada çatışma olur. Önemli olan sorunları büyütmeden çözmek.
    Gelelim aşka… Özge Özpirinççi ile yolunda ve güzel giden bir ilişkiniz var. ‘Aşka eskisi gibi bakmıyorum.’ diyorsunuz. Önceden nasıldı, şimdi nasıl ve neler değişti aşka bakış açınızda?
    Önceden karşımdakini hayatımın merkezine yerleştiriyordum. Bu da bir süre sonra beni tüketiyordu ve kendi hayatımı yaşamamı engelliyordu. İlişkideki renk de kayboluyordu. Şimdi ise herkes kendi hayatını yaşıyor ama ortak noktada buluşuyoruz. Bu da ilişkiyi sürekli canlı tutuyor.

    BRAD PİTT’E VERİLEN ROLLER GİBİ BANA DA VERSİNLER DE OYNAYAYIM!
    Sizi Brad Pitt’e benzetiyorlar. Ne düşünüyorsunuz, ne diyorsunuz bu benzetmeyi duyduğunuzda?
    Genelde yapıyorlar bu benzetmeyi. Tip olarak değil de tarz olarak benzetiyorlar. O, oldukça yakışıklı biri! Keşke oyunculuk yönünden de beni ona benzetseler… Gerçekten benzetiyorlarsa ona verilen roller gibi roller versinler bana da oynayayım.

    Geçtiğimiz yıl, Meral Okay prodüksiyonu olan, Melisa Sözen’le birlikte ‘Bir Bulut Olsam’ dizisinde rol aldınız. Şimdi de ‘Kapalıçarşı’ dizisine dahil oldunuz. Fırat, nasıl bir karakter?
    Yurtdışında eğitim görmüş, hayatı pek de umursamayan biraz serseri biraz eğlenceli bir adam. Hayatını kontrollü yaşamayı sevmeyen, disiplinden uzak duran ve daha çok içinde bulunduğu anı ve ondan zevk almayı düşünen biri.

    ‘Parasız kalsam da dert değil. Beni nereye koyarsanız yaşarım’ diyorsunuz. Ne güzel böyle söylemeniz. Nedir size bunu düşündüren ve güvendiren?
    İnsan olmak... İnsan her türlü koşulda hayatta kalabilecek bir varlık.

    Ülkemizde çoğu kişi için lüks ama sizin sevdiğiniz işi yapmanız ne güzel. Size gelen projelerde dikkat ettiğiniz, öncelik ve önem verdiğiniz konular neler?
    En çok dikkat ettiğim şeylerden bir tanesi oynadığım rollerin birbirinden farklı olmasıdır. Galiba karakter yelpazesini geniş tutmak hoşuma gidiyor. Bunun yanısıra iyi bir senaryo da karar verirken etkili oluyor.
    İNSAN, İÇİNDEKİ ÇOCUĞU VE SAFLIĞI ASLA KAYBETMEMELİ!

    Fahriye Evcen’le birlikte rol aldığınız ‘Cennet’ filminde zeka özürlü bir çocuğu oynadınız. Çok da iyi tepkiler aldınız. Evet oyunculuk bu, her karakteri canlandırmak… Kendinizden farklı bir karaktere bürünürken, oyuncu ve insan olarak nelerin farkına varıyor insan?
    Oynadığım karakterle empati kurmak benim içimde tanımadığım yönleri keşfetmemi sağlıyor. ‘Cennet’teki rolden ne kazandığımı düşünürsek insanın içindeki çocuğun ve saflığın asla kaybedilmemesi gerektiğini tekrar ve unutmamak üzere anlamıştım.

    Mitolojik kahramanlar olan Paladin şövalyelerini, onların fikirlerini kendinize yakın buluyormuşsunuz. Nedir onların anlayışları?

    Onurlu ve savaşçı insanlar olmaları en önemli özellikleri sanırım. İnandıkları uğruna hayatlarını verebilecek kadar asiller. Bu belki günümüz için biraz abartılı ama insanın kendini araması, bu uğurda verdiği savaş ve insan onurunun değeri olarak yorumlayabiliriz günümüze.
    Karnınızda'Est sularus oth mithas / Onurum hayatımdır' yazan bir dövme var.
    İşte az önce saydığım bu önemli kuralları unutmamak için böyle bir yöntem seçtim.

    KARŞIMA ÇIKAN HER İNSAN, HER AN ÖNEMLİ!


    ‘Hayattaki asıl çabam, kendimi bulmak’ diyorsunuz. Bu arayışta karşınıza çıkanlar ve heybenize attıklarınız neler?
    Yaptığım her iş, karşıma çıkan her insan, her an önemli. İnsan yaşayarak öğrenen bir canlı.

    Avrupalı gibi rahat büyümenize ve öyle görünmenize rağmen ince bir maçoluk çizgisinde olduğunuzu söylüyorsunuz. Bu çizgide neler sınırı aşar?
    Bunun spesifik bir cevabı yok. Genelde rahatımdır ama rahatlıkla maçoluk arasında ince bir çizgim var. "Neredesin, ne yaptın?" diye sorarım kız arkadaşıma. Kimlerle görüştüğü önemlidir mesela. ‘Arkadaşlarını ben seçerim’ gibi saçma bir şey söylemiyorum tabii.

    OYUN OYNAMA GÜDÜSÜNDEN KOPMAMAK İÇİN TİYATROYU SEÇTİM!

    Milyonlarca kişi sizi oynadığınız dizilerden tanıyor ama siz tiyatro tutkunlarındansınız. Dokuz Eylül Üniversitesi Tiyatro Bölümü mezunusunuz. Tiyatro hangi dönemde girdi hayatınıza ve neden oyuncu olmak istediniz?
    Tiyatro, 15 yaşında girdi hayatıma lise tiyatrosunda. Oyun oynama güdüsünden kopmama fikri cazip olduğu için tiyatroyu istedim sanırım.

    Birkaç yıl önce sizin de rol aldığınız Anna Karenina’yı ayakta alkışlayanlardanım. Geçen yılda 'Kürklü Merkür' oyununda rol aldınız. Tiyatroda canlandırmayı istediğiniz, ya da şu karakteri başarıyla canlandırabilirim dediğiniz roller neler?
    İyi bir yönetmenle ‘Hamlet’i çalışmak çok keyifli olurdu.
    Oyunculukta en önemli konular neler ve ‘Olmazsa olmaz’ dedikleriniz?
    Empati, yaşama sevinci, disiplin...

    Kenter tiyatrosunda birçok oyunda oynadınız. Peki Yıldız Kenter’den tiyatro ve hayat adına öğrendiğiniz en önemli şeyler neler?
    Kenter Tiyatrosu’ndayken gerçek bir oyunculuk dehasıyla çalışırken öğrenilecek her şeyi öğrenmeye çalıştım. Kusursuz teknik, dolu bir beynin önemi, mütevazılık… Yıldız Hoca’dan öğrendiklerinizi saymakla bitiremezsiniz.
    DÜŞÜNMEK İÇİN GECENİN 3’ÜNDE BOĞAZ’DA YÜRÜRÜM!
    Sakinleşmek için havuzun dibindeki fayansları sayıyormuşsunuz. Başka ne özelliğiniz var duyunca şaşıracağımız?
    Gecenin 3’ünde düşünmek için Boğaz’da yürümek...

    Çocukluk hayallerinizden olan 68 Mustang'a kavuştunuz. Ne gibi hayalleriniz var bu aralar sizi heyecanlandıran?
    Yapmak istediğim çok fazla şey var. Anlatılacak çok hikaye var, oynanacak çok rol var. Ama bu aralar 120 mille giden Mustang için de heyecanlanıyorum.

    İMZA ATMAK GARİP GELİYOR!

    ‘İmzaları ve anlaşmaları sıkıcı buluyorum.’ diyorsunuz. Neden?
    Sıkıcılar çünkü! Birileriyle anlaşmak için bir şeyleri imzalama fikri garip geliyor. Ama mecburuz.
    Peki, neler mutlu eder sizi?
    Sabah uyandığımda nefes alıyor olmak mutlu ediyor.

    BEN DEĞİL HAYAT BENİ ŞEKİLLENDİRİYOR!
    Bundan sonrası için yapmak istedikleriniz arasında neler var?
    Bilmiyorum ben şekillendirmiyorum hayat şekillendiriyor ama oyunculuk olduğu kesin.


    Hürriyet
     

Bu Sayfayı Paylaş