Sinüzite 'balonlu' tedavi

'Genel Sağlık' forumunda Mavi_Sema tarafından 30 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sinüzite 'balonlu' tedavi konusu Sinüzit hastaları artık balon yöntemiyle ağrılarına veda edecek. Medicana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Doç. Dr. Nedim Arda, sinüzit hastalarını “balon sinoplasti” yöntemi ile tedavi ettiklerini belirterek, “Bu teknik, burun boşluklarının içinin balonla genişletilmesiyle yapılan bir tekniktir. Bunun avantajı, hasta direk olarak iki gün sonra işine dönebiliyor ve hastaya çok daha rahat pansuman yapma imkanı sağlıyor. Bu yöntem maksimum yarım saat veya bir saat sürüyor” dedi.

    Doç. Dr. Nedim Arda ANKA’ya yaptığı açıklamada, sinüzitin, sinüs denilen, kafa bölgesindeki boşlukların iltihabı anlamına geldiğini söyleyerek, “Herkes zaman zaman üst solunum yollarından hasta olur. Bu tip bir hastalık sonucu enfeksiyon gelişiyor ve enfeksiyonlarla mikro organizmalar ortaya çıkıyor. Mikroorganizmalar da sinüs dediğimiz bu boşluklara yerleştiği zaman sinüzit ortalığa çıkıyor” dedi. Sinüzitin iki gruba ayrıldığını ifade eden Doç.Dr. Arda, “Hastalık akut ve kronik olmak üzere ayrılıyor. Akut sinüzit yüksek ateşle, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, halsizlik gibi belirtilerle başlayan bir hastalık. Genellikle 4-5 gün içerisinde uygun verilen antibiyotiklerle iyileşme sağlanıyor” dedi. Doç. Dr. asıl sorun yaratanın kronik sinüzit olduğunu kaydederek, “En az altı hafta süren, altı haftadan sonra ilaçlara çok fazla cevap vermeyen bir hastalık. Kronik sinüzitte çok şiddetli bir ağrı ve yüksek ateş olmaz. Fakat sürekli devam eden bir ağrı söz konusu olur” diye konuştu.

    ÖNCE İLAÇ TEDAVİSİ SONRA AMELİYAT

    Tedavi yöntemi olarak öncelikle ilaç tedavisini tercih ettiklerini bildiren Doç. Dr. Arda, “Ameliyat yapmaksa kronik sinüzitin en belli başlı tedavi yöntemlerinden bir tanesi” dedi. Türkiye’de teknolojinin gelişmesiyle sinüzit tedavisinin en son basamağının ise “balon sinoplasti” olduğunu belirten Doç. Dr. Arda,şunları söyledi:

    “Bu yöntem, burun boşluklarının içinin balonla genişletilmesiyle yapılan bir tekniktir. Sinüs dediğimiz boşlukların içerisini kaplayan mukoza dediğimiz dokular var. Bu mukoza burun içindeki akıntıların sinüslerin boşalma kanalları aracılığı ile normal şekilde dışarı atılmasını sağlar. Ancak sinüslerin boşalma kanallarında tıkanma meydana geldiği zaman, salgılar dışarı atılamıyor ve sinüzit ortaya çıkıyor. İşin içine mikro organizmalar da girdiği zaman ateş ortaya çıkıyor. Akut sinüzitte bu kanallar her hangi bir ilaçla açılarak sinüzit iyileştirilebilir. Ama kronik sinüzitte ilaçlarla bu kanalları açamıyoruz. Kanalları açabilmek için cerrahi müdahaleler yapıyoruz. Cerrahi müdahale ile bu kanalları boşaltıyoruz. Günümüz teknolojisinde kullandığımız en son yöntem balon sinoplasti.Bu yöntemle boşaltım kanallarının tekrar kapanmamasını sağlıyoruz. Orada iltihap ve apsenin birikmesine engel oluyoruz."

    HASTA İKİ GÜN SONRA İŞİNE DÖNEBİLİYOR

    Doç.Dr. Arda, son birkaç yıldır kullanıma giren yöntemin avantajlarına ilişkin olarak ise şunları söyledi:

    “Hasta direk olarak iki gün sonra işine dönebiliyor. Hastaya çok daha rahat pansuman yapma imkanı sağlıyor. İnce bir çubuk yardımıyla genişletilmesi gereken bölgeye sönmüş bir balon sokularak, o bölgede basınçla şişirilerek daralmış olan bölge genişletiliyor. Daralmış olan bölgeyi içten dışa doğru baskı yaparak genişletiyor. Bu yöntem maksimum yarım saat veya bir saat sürüyor. Balon tedavisi her yerde kullanılamıyor. Ana sinüslerin kanalını genişletmekte ve alın bölgesindeki sinüs kanallarını genişletmekte daha yaygın olarak kullanılıyor.”

    Yöntemin çocuklarda çok fazla uygulanmadığını bildiren Doç. Dr. Arda, “Çocukluk çağındaki sinüzitler zaten ilaç tedavisine biraz daha çabuk cevap veriyor ve cerrahi müdahaleye gerek kalmıyor. Hastanın yaşı ilerlediği zaman müdahale biraz daha kolaylaşıyor. Çocuklarda kemik gelişimini etkilemeyecek şekillerde cerrahi müdahale yapmaya da özen göstermek lazım” dedi.Balon sinoplasti yöntemiyle narkoza gerek kalmadan lokal anesteziyle uygulamanın rahatça gerçekleştirildiğini belirten Doç. Dr. Arda, tekniğin, narkoza engel tansiyon, şeker gibi rahatsızlıkları olan kişilerde de rahat bir şekilde uygulanabildiğini söyledi
     

Bu Sayfayı Paylaş