Sihir, Kehanet ve Falcılık

'Sünnetler & Hadisler' forumunda Dine tarafından 18 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sihir, Kehanet ve Falcılık konusu Sihir, Kehanet ve Falcılık

    Bunlar içerisinden sihir şüphesiz küfürdür Yedi en büyük günahtan biridir Zarar verir, fayda vermez Allahu Teâlâ sihir yapmayı öğretmekle ilgili şöyle buyuruyor:
    “Onlar, kendilerine fayda vereni değil de zarar vereni öğrenirler”
    Bakara: 102
    Yine Allahu Teâlâ şöyle buyuruyor:
    “Büyücü (sihir yapan), ne yaparsa yapsın iflah olmaz”
    Taha: 69
    Sihirle uğraşan kişi kâfirdir Allahu Teâlâ şöyle buyuruyor:
    “Süleyman büyü yapıp kâfir olmadı Lakin şeytanlar kâfir oldular Çünkü insanlara sihri ve Babil’de Harut ve Marut isimli iki meleğe indirileni öğretiyorlardı Hâlbuki o iki melek herkese: “Biz ancak imtihan için gönderildik, sakın kâfir olmayasınız” demeden hiç kimseye (sihir bilgisini) öğretmezlerdi”
    Bakara: 102
    Sihirbazın cezası ölümdür Kazancı pistir, haramdır Cahiller, zalimler ve imanı zayıf olan kimseler bazı kişilere düşmanlıkları nedeniyle, onlardan intikam almak için büyücülere büyü yaptırmaya giderler Bazı insanlar da büyüyü bozması için büyücüye başvurarak haram işlerler Oysa Allah’a sığınıp; İhlâs, Felak, Nas surelerini ve başka ayetleri okuyarak Allah’ın kelamıyla O’ndan şifa dilemek gerekir
    Falcıya ve kâhine gelince, ikisi de yüce Allah’ı inkâr etmiştir kâfirdir Gaybı/bilinmeyeni bildiklerini iddia ederler Oysa gaybı/bilinmeyeni ancak Allah bilir Bu kimselerden birçoğu paralarını almak için saf insanları kandırırlar Kum üzerinde çizgi çekme, avuç okuma, deniz kabukları, fincan, cam küre aynalar ve daha birçok metodu kullanırlar Bir kez doğru söylerlerse doksandokuz kez yalan söylerler Fakat ahmak insanlar, o yalancı iftiracıların doğruyu söylediğinin dışındaki yalanlarını akıllarına getirmezler Geleceğini bilmek, evlilikte ya da ticarette mutlu mu, mutsuz mu olacağını öğrenmek, kayıp eşyalarını aramak ve benzeri sebeplerle onlara giderler
    Falcıya ya da kâhine giden kimsenin hükmü, şayet onların dediklerinin doğru olduğuna inanıyorsa, o kimse kâfirdir İslam milletinden çıkmıştır Delili Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şu sözüdür:
    “Kim bir kâhine ya da falcıya gider de onun söylediğinin doğru olduğunu kabul ederse Muhammed’e indirileni inkâr etmiştir”
    Ahmed Müsned: 2/429, Sahihu’l-Cami: 5939
    Eğer kâhine ye da falcıya giden kimse onların gaybı/bilinmeyeni bildiğini kabul etmez ama yine de denemek veya benzeri bir sebeple giderse kâfir olmaz fakat kırk gün namazı kabul edilmez Bunun delili de Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şu sözüdür:
    “Kim bir falcıya gider ve ona bir şey sorarsa kırk gece (gün) namazı kabul olmaz”
    Müslim: 4/1751
     

Bu Sayfayı Paylaş