Sigara Tercihli Elveda

'İslami Kıssalar & Hikayeler' forumunda kultur_bilgisayar tarafından 16 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Sigara Tercihli Elveda konusu Gece nobetlerimin birinde, sessiz bir vakitte, hastalarin eksIk dosyalarini dolduruyordum. Birden yukselen gur bir ses, servisteki hastalari uyandirdi.

    - Bu nasil adâlet
    - Yeter!...
    - Doktor!.. Hemsire!..
    Ve agza alinmayacak kufurler!...

    Bu ses, sigaraya bagli damar tikanmasiyla (burger) sol bacagini da diz uzerinden kestigimiz 55 yasindaki erkek hastadan geliyordu. Kalb yetmezligi olan bu kisi, gur sesiyle gecenin 01:30’unda butun hastalari uyandirmakla kalmamis, ameliyatli cocuk hastalarin korku dolu aglamalarina da sebep olmustu.

    Hasta, cocuklugunda (12 yasinda) alismis oldugu sigaranin ilk tokatini 37 yasinda yemis. Sag bacaginda uyusma ve ayak bas parmaginda agri sIkâyetleriyle doktora gittiginde, doktorlar, hastaligina sigaraya bagli damar tikanikligi demisler.
    Muayene eden doktor: “Bir tane bile sigara icmeyeceksin, ayrica sigara icilen ortamda da bulunmayacaksin, tek sigara icmen dahi damar tikanmasini yeniden baslatir, bacagin kesilir.” demis.

    Verilen ilâclar, uzuv kaybetme korkusuyla duzenli kullanilmis, sigara icilmemis ve neticede hastanin sIkâyetleri bitmis. Uc ay sonra korkunun yaptigi frenleyici baski kalkmaya baslayinca, hastanin cani tekrar sigara cekmeye baslamis. Bir, iki, uc derken, tekrar bir pakete cikarmis. Dort ay sonra bas parmakta siyahlasma, diger parmaklarda morarma olmus. ‘Ayagim ilâcla tekrar kurtulur.’ umidiyle doktora kosan hastanin, cekilen ilâcli filminde sag bacagindaki ana damarin kasIktan baslayarak tikandigi gorulmus ve bacagin kesilmesine karar verilmis. Yine korku, yine sigarayi birakma, yine sigaraya tekrar baslama donemleri alti ay surmus. Neticede hastanin 18 yil icinde, iki kolu, bir bacagi gitmis. Kolunun biri kesildikten sonra inat edip sigarayi hic birakmamis, son olarak sol bacagini da sigaraya kurban ettikten sonra âdeta bir bas bir govde kalmis.

    Sigaranin hastanin bedeninde yol actigi zararlar bununla da kalmamis, hastada ayrica kronik bronsit ve buna bagli kalb yetmezligi de meydana gelmis. Hastanin karacigeri buyumus, karninda su toplanmis.
    Hasta, morarmis dudaklariyla, isyanina devam ediyordu. Ona yaklastim, bagirmasindan diger hastalarin rahatsiz olduklarini soyledim. Bana ters ters bakarak kaslarini catti.

    - Neden bana bu hastaligi verdi!.. dedi.

    - Senin basina gelenler kendi tercihinle olmustur. Parmagin uyusup, soluklastigi ve agri sIkâyetleriyle doktora gittigin zaman Allah, doktoru vesile kilarak seni uyardi. Sonra bas parmaginin rengi degisti, bacagin kesildi, yine dinlemedin. Kolun kesildikten sonra da meydan okurcasina sigaraya devam ettin. Nefsinin sesini dinleyerek sigara ictin ve hastaligi kendi isteginle sectin. Her insan, nefsinin asiri arzulariyla imtihan olur. Sen nefsini dinledin, zarara râzi oldun.

    - Her sigara icenin bacaklari, kollari kesilmiyor ki. Neden benim ki!...

    - Her bunye farkli, herkesin imtihani farkli. Aci yiyen herkes ulser olmuyor. Sigara icen herkesin de bacagi kesilmiyor. Bir ulserliye nasil kizartma ve aci yasaksa, sana da sigara yasak! Her bedenin ihtiyaci, yapisi, guclu ve zayif yonleri farklidir. Herkes bedeninin sesine vermeli. Yaratan, hastaliklarin hepsini bir kisiye vermemistir. Insanlara binlerce hastalik verilmesinin hikmeti, sabirlarinin sukur cevabiyla suslenmesi, affa mazhar olma, gunahlarin silinmesi gibi neticesi hayir ve guzel olan amellerin islenmesine yoneliktir. Hastaliklara, belâlara karsi sabredenlerin kalbi yumusar; bu kisiler aczlerini anlar ve rahmeti kendilerine cekerler.

    Rahatsiz olan hasta yakinlari zarara rizâsiyla giren bu isyânkâr kisiye nasihatte bulundu. Insanlarin ikna etme gayretlerine ragmen, o inadinda devam ediyordu. Zor nefes aliyor ve isyanini haykiriyordu. Tekrar bir kardiyoloji konsultasyonu istedim. Kalb-akciger bozuklugundan dolayi teskin edici igne yapamiyorduk, solunum durmasi yapabilirdi. Gecenin 3:15’iydi. Adam, bagirmalarina devam ediyordu. Aniden cenesi kilitlendi gozleri yukari kaydi, suuru kayboldu. Hemen adami sert bir zemine yatirdik. Solunum yolunu acip hastaya kalb masaji yaptik. On bes dakika masaja ragmen hasta geri donmedi ve hayata ‘elveda’ dedi.

    Bir bas-bir govde, hepsinden kotusu “isyan icinde” Hakk’in huzuruna giden hastam, bana cok buyuk bir ders vermis ve beni vicdan muhasebesine zorlamisti.

    Insanin “sucu baskasina yansitma, kendisini sucsuz gorme” psIkolojisinin nasil ebedî bir sekâvete yol acabilecegini gormustum. Allah’in kullarina verdigi akil, irade ve sabir gibi nimetlerin nasil koruyucu birer anahtar oldugunu anlamistim.
    Ebedî bir hayat, sigara denen basit ve kotu aliskanliga tercih edilebilir miydi? Harika sanatlarla ve duzenleyici sistemlerle donatilmis vucut ve bize bahsedilen hayat, sigara gibi bir aliskanliga feda edilebilir miydi?
    Bu hastanin isyan icindeki olumunden geride kalan tek sey, hayat boyu unutamayacagim yukaridaki sorular idi.

    * Kayseri Erciyes Universitesi Tip Fakultesi Ortopedi Servisi’nde 1980’li yillarda yasanmis vak’adir
     

Bu Sayfayı Paylaş