sezeryen doğumlar - n ormal doğumlar - sezeryen sonrası normal doğum

'Gebelik ve Annelik' forumunda Dine tarafından 13 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    sezeryen doğumlar - n ormal doğumlar - sezeryen sonrası normal doğum konusu sezeryen doğumlar - n ormal doğumlar - sezeryen sonrası normal doğum


    [​IMG]

    Eski dikiş yerinde meydana gelebilecek yırtıklardan ve anne-bebekte oluşabilecek komplikasyonlardan dolayı, sezaryenden sonra normal doğum yapılması önerilmiyor. Ancak son yıllarda sezaryenin bazı yan etkileri tartışılmaya başlandı. Dr. Hakan Çoker, sezaryenden sonra normal doğumun mümkün olduğunu, en azından bunun anne ve doktorlar tarafından düşünülmesi gerektiğini söylüyor.

    Kadınlar doğumu normal, doğal haliyle yapmak istese de bazen korkuları bazen de sağlık sorunları yüzünden mecburen sezaryen ameliyatıyla bebek alınıyor. Ve bir bebeği dünyaya getirmenin şahitliğini yaşama isteği, içinde ukde olarak kalıyor. Sezaryen sonrasında yaşanan sancılı iyileşme süreci de sonraki gebelikleri normal doğumla sonlandırma isteğini tetikliyor. Ancak bu durumda karşısına 'bir kez sezaryen olan bir daha normal doğum yapamaz' kuralı çıkarılıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hakan Çoker ise bu konuda anne adaylarını yüreklendirerek normal doğumun en azından denenmesi gerektiğini söylüyor.

    Son yıllarda kadınlardan gelen talepler üzerine bu konunun tartışıldığını belirten Dr. Çoker, "Doğum sırasında eski dikiş yerinde meydana gelebilecek yırtıklardan sonra anne ve bebekte oluşabilecek komplikasyonlardan dolayı kimse bunu göze alamıyordu. Ancak son yıllarda sezaryenin bazı yan etkileri tartışılmaya başlandı. Kadınlar da normal doğumu bir sebepten dolayı birincide yaşayamadıysa ikincide yaşamak istiyor. Önümüzde Avrupa ve Amerika örneği var. Orada, sezaryenden sonra ikinci doğumların yüzde 30'u normal doğumla sonuçlanıyor. Bizde ise sezaryenden sonra ikinci doğumlar planlı bir sezaryenle sonuçlanıyor. Ancak isteyen anneler için bu doğum şansının artık olduğu bir gerçek." diyor.

    Dr. Hakan Çoker'e göre, bu konuda ailelerin ve doktorların birlikte sorumluluk alması önemli. Çalışmak, öğrenmek, olumlu olumsuz sonuçlarını hesaplamak gerekiyor. Eskiden sezaryen ameliyatı dikine kesilerek yapılırken doğumda yırtık riski daha yüksek olabiliyordu ama günümüzde enine bir kesik şeklinde yapıldığı için bunların normal doğum yapma şansı daha fazla. İlkini normal, ikinciyi sezaryen yapmış bir kadının üçüncü bebeğini normal doğurması daha kolay. Eski sezaryen dikişinin olduğu yerin yırtılma ihtimalinde risk oranının yüzde 3-5'i geçmediğini ifade eden Dr. Çoker, iyi takip edilirse zaten acil durumda yine sezaryene alınabileceğini belirtiyor. Kadınların 'sezaryen üstüne tekrar sezaryen olursam riskleri nedir?' diye de sormaları gerektiğine işaret eden Dr. Çoker, "Kimse bundan bahsetmiyor. İkinci sezaryenin de kendine ait, ameliyatın getirdiği riskleri var. Bunu Türkiye'de ne aileler ne de doktorlar tartışıyor. İkisini ayrı değerlendirmek lazım.

    Bana gelenlere 'sezaryenden sonra normal doğumda yardımcı olurum, ama siz de iyi düşünün, doğru bilgilenin ve şu kâğıtları imzalayın' diyorum. Çünkü işler iyi giderken iyi de kötü gidince ilk suçlanan doktorlar oluyor." diye konuşuyor. Sezaryenin planlı değil de, normal doğum süreci başladıktan sonra acil durumda yapılmış olması da sonraki doğumun normal olma şansını artırıyor. Dr. Hakan Çoker'in verdiği bilgilere göre, ilk doğumu planlı sezaryense veya ilkindeki sezaryen sebebi hâlâ geçerliyse ikinciyi normal doğuma bırakmak biraz daha riskli olabiliyor. Ayrıca sezaryen dikişinin çift kat veya tek kat olması da burada önem taşıyor. Çünkü daha çabuk iyileştiği için uzmanlar tek kat dikişi tercih ediyor ama sezaryenden sonra normal doğum yapılacağı zaman çift kat dikiş, risk oranını azaltıyor. Bu yüzden, doktorların annenin sonraki doğum planlarını da sorması ve operasyondan önce çift kat dikişi gündeme getirmesi gerekiyor. Anne adaylarının da sorumluluklarını alacak kadar doğum eylemini öğrenmesi ve kendini hazırlaması lazım.

    Doğumun sezaryen olmasına karar verilince, doğum eylemi başlamadan bebeğin yeterince büyüdüğüne kanaat getirilerek 37-38. haftadan itibaren planlı olarak ameliyatın yapılmasına da karşı çıkıyor Dr. Hakan Çoker. En azından doğum süreci başlayıp, anne ile bebek arasındaki uyumu sağlayan hormonlar harekete geçtikten sonra ve gerekirse acilen sezaryene başvurulmasını öneriyor. Dr. Çoker şöyle konuşuyor: "Sezaryene karar verirken anne ve doktorun ne istediğini değil 'bebek ne istiyor' diye sormak ve bebeğe saygılı doğumlara geçmek lazım. Gerekli bir sebep yoksa planlı sezaryen anne ve bebeğe zarar vermektir. Doğum aktif olarak başladıktan sonra acil durumda sezaryene alınırsa en azından normal doğum taklit edilmiş olur. Anne ve bebek, hormonların etkisi altındayken sezaryene alınırsa anne ve bebek, sezaryenin olumsuz etkilerini çok daha az yaşar.
     

Bu Sayfayı Paylaş