Sezaryen doğum yapmak zararlı

'Gebelik ve Annelik' forumunda Dine tarafından 22 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sezaryen doğum yapmak zararlı konusu Şimdilerde dünyada en fazla sezaryen doğum yapılan ülkelerden biri Türkiye. Bundan 30 yıl kadar önce sezaryen doğum ünlülerin ve sosyetiklerin tercihiydi.



    Bundan 30 yıl kadar önce sezaryen doğum ünlülerin ve sosyetiklerin tercihiydi. Şimdilerde dünyada en fazla sezaryen doğum yapılan ülkelerden biri Türkiye. Fakat sezaryen doğum halk arasında hızla yaygınlaşırken, ünlüler ve sosyetik isimler daha sağlıklı diye normal doğuma yöneldi. Hatta normal doğum yaptıklarını gazetelerin manşetlerinden ilan etmeye başladılar.

    Sağlık Bakanlığı, Türkiye’’de son 9 yılda sezaryenle doğumda anormal bir artış olduğunu açıkladı. Artık her 10 doğumun 4’’ü sezaryenle yapılıyor. Bu rakam Dünya Sağlık Örgütü’’nün standardının iki katı. Hatta bazı illerde sezaryen oranı yüzde 60’’ı buluyor.

    Sezaryen doğum aslında bir ameliyat şekli. Riskli hamileliklerde uygulanması gerekiyor. O zaman akıllara şu soru geliyor: Türkiye’’de çok mu riskli hamilelik yaşanıyor? Bakanlığın yaptığı incelemede sezaryen doğumun çok fazla olmasının sebebinin risk değil talep olduğu ortaya çıktı. Hem gebeler hem de doktorlar normal doğumu değil ameliyatı tercih ediyor.

    Bu tercihte hastanenin ticari beklentileri ve anne adayının keyfi etkili oluyor. Zeynep Kamil Hastanesi Kadın Doğum Klinik Şefi Doç. Dr. Aktuğ Ertekin, sezaryenle doğumun artışında eğitim ve kültür seviyesinin yükselmesinin etkili olduğunu düşünüyor. Çünkü eğitim-kariyer derken evlenme yaşı 30’’lara kaydı. Bu yaştan sonra da kişiler normal doğum yapmaktan korkuyor.

    Sezaryeni tercih ediyor. Bir de hekimler hakkında Türk Ceza Kanunu’’nda yapılan bir değişiklikle, doğum sırasında oluşacak komplikasyonlardan dolayı yüksek miktarlarda tazminat davaları açılabiliyor artık. Bu da doktorları korkutuyor ve en ufak bir riskte hemen sezaryene yönelmelerine sebep oluyor.

    Kadınlar birbirini korkutuyor

    Ertekin’’e göre üçüncü önemli etken, kadınların birbirini korkutması. Türkiye’’de normal doğum tabusu olduğunu vurgulayan Ertekin, "Bizim toplumun en kötü özelliklerinden biri de herkes ne kadar zor, ne kadar acılı doğum yaptığını anlatır. Hatta ’’rahat doğum yaptım’’ diyenleri ayıplar. Zor doğum yapmak sanki bir erdem gibi algılanır. Doğum bir felakettir. Bu yargıyı yıkmak için özel ve devlet hastanelerinde gebe eğitimleri başlatıldı. Biz de İstanbul ’un dört bir tarafında seminerler veriyoruz. Artık gebe okulları var. Anne adaylarına hamileliğin ve doğumun ne olduğunu anlatmak gerek." şeklinde konuşuyor.

    Sezaryen mi normal doğum mu?

    İşte anne olmak isteyen her kadının hayati sorusu. Normal doğum, adı üzerinde hamileliği normal seyrinde gidenler için doğal bir sonuçtur. Hekimin buradaki görevi doğumu takip etmek, bu sırada oluşabilecek sorunlara müdahale etmek. Ertekin, kadınların doğum hakkında bilgi sahibi olmadığı ve normal süreci bilmediği için korkuya ve paniğe kapıldığını söylüyor. En ufak bir sancıyı büyütüyor.

    Sema Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Göçmen, bu acıdan kaçınmak için sezaryen istendiğini söylüyor. Halbuki çocuk çok kilolu değilse, annenin vücut yapısı normal doğum için uygunsa ve herhangi bir sorun yoksa normal doğum yapması gerekiyor. Göçmen, dünyada hastanın isteğine göre sezaryen yapılıp yapılamayacağının hâlâ tartışıldığını söylüyor.

    İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Hüseyin Demirdizen ise, "Şeker hastası perhiz yapmaktan hoşlanmaz, memnun olmaz ama onun için gereklidir. Acıdan kaçmak için sezaryen isteyenlerin bu talebi de tüketim toplumunda vatandaş memnuniyeti, müşteri memnuniyeti gibi algılanabilir." diyor. Sağlık sektörü ekonomik bir piyasa haline gelince, doğum anındaki acıya dayanamayan eğitimli yeni neslin talebine hekimler müşteri memnuniyeti açısından kayıtsız kalamıyor. Halbuki sezaryen doğum yapan anne, ameliyatın etkilerini uzun bir süre yaşıyor. Normal doğum sonrası birkaç saat içinde ayaklanıyor.

    Prof. Dr. Ahmet Göçmen, normal doğum teşvik edilecek diye, riskli doğumlar için kurtarıcı yöntem olan sezaryenin kötülenmemesi gerektiğini vurguluyor. 25 yıl öncesine göre sakat doğum oranının azaldığını dikkate almak gerek. Doğum sırasında çocuk oksijensiz kaldığı için beyin özürlü olabiliyordu, omurilik zedelenmesi, omuz-kalça çıkıklığı yaşanabiliyordu. Şimdi böyle bir risk algılandığı anda sezaryen yapılıyor. Göçmen, sezaryenin bir gereklilik olduğunu ama anne adaylarının normal doğuma hazırlanması gerektiğini vurguluyor. İşte bu sebeple Sema Hastanesi’’nde de doğum koçluğu hizmeti başlatılmış.

    Ünlüler normal doğum yaptığını gururla anlatıyor

    Geçtiğimiz yıl magazin basını için bol bebekli bir yıldı. Ünlü mankenlerin, sosyetik isimlerin, sanatçıların peş peşe çocukları oldu. Bu ünlü simalarla doğum sonrası yapılan röportajlarda ilginç bir vurgu dikkat çekti. Normal doğum yaptığını gururla söyleyip herkese tavsiye ediyorlardı. İkinci çocuğunu doğuran Demet Şener mesela daha yenilerde "Normal doğum yaptığımı şimdi gururla anlatıyorum." diye bir açıklama yaptı.

    Yakın arkadaşı Ebru Şallı da hemen ardından sezaryenle doğum yaptığı için pişman olduğunu söyledi. Mavi Jeans’’in veliahdının eşi, geçtiğimiz yaz, karada bile değil tatil yaptıkları yatları içine kurulan özel bir havuzda normal doğum yaptı. Bu, gazetelerin birinci sayfasında manşetten duyuruldu. Magazincilerin sevdiği diğer bir isim Pınar Altuğ da normal doğum yaptı ve çok kolay bir süreç geçirdiğini söyledi.

    Gülben Ergen’’in ilk çocuğu normal doğumla dünyaya gelmişti. İkizleri ise riskli olduğu için erken ve sezaryenle doğdular. Ergen, normal doğumu Allah’’ın verdiği bir yetenek olarak gördüğünü söylüyor. Halbuki 20 yıl öncesine kadar sezaryenle doğum ünlülerin, sosyetenin yöntemiydi. Normal doğumun ağrılarından korkanlar sezaryene yöneliyordu. Şimdi ise normal doğum sosyetik bir yöntem haline geldi. Biri onlara normal doğumun faydalarını anlatıyor olmalı.
     

Bu Sayfayı Paylaş