Sevginizi aşkınızı test edin gerçekten aşıkmısınız?

'Aşk-Sevgi-Evlilik Sözleri' forumunda RiVeR_Nn tarafından 26 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. RiVeR_Nn

    RiVeR_Nn Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sevginizi aşkınızı test edin gerçekten aşıkmısınız? konusu [​IMG]

    Memorial Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Abdullah Özkardeş, “Aşkın nörolojik kimyası”nı anlattı. Aşk nasıl oluşur? Önce bir hayranlık hissi gelişir. Birlikte olmak, görmek, büyük bir haz vermeye başlar. Hayranlık duyulan kişiye karşı ümitler yeşerir. Yavaş yavaş aşk oluşmaktadır artık. Daha sonra kristalleştirme denilen bir dönem başlar. Yani dünyadaki tüm güzelliklerin ve iyiliklerin sevilen kişide bulunması. Her şey ve her fikir onu hatırlatır. Sevilen kişi sevenin gözünde yüceldikçe yücelir. Şüphe evresi bundan sonra gelir. Hayranlık yerini endişelere bırakır. Acaba beni sevmiyor mu? Gerçekleşmeyen ümitler kuşkularla yer değiştirir. En sonunda 2. kez kristalleştirme dönemi gelir. Sevgilide yeni cazibeler keşfedilir. Onsuz yaşanamayacağı düşünülür. Bütün bunlar olurken ve yaşanırken; insan vücudunun kumanda merkezi olan beyinde, sinir sisteminde neler olmaktadır? Aşkı oluşumunda rol oynayan sinir sistemi yapıları nelerdir?

    Yoğun romantik bir aşk mı yaşıyorsunuz?

    Yoğun romantik aşk; tüm kültürlerde görülebilen, evrensel bir fenomen olarak kabul ediliyor. Romantik aşk, özellikle erken dönemlerde kendine özgü psikolojik ve fizyolojik özellikleri ve davranışları birlikte getiriyor. Bunlar; coşku ve mutluluk, seçilmiş kişiye odaklanan yoğun dikkat, yine seçilen kişi hakkında şüpheli düşünceler veya duygusal olarak ona aşırı bağımlılık, tutku ve aşırı enerji olarak özetlenebilir. Bunlar, bilim adamları tarafından tanımlanabilmekte ve ölçülebiliyor.
    Aşk, stres ve gerginliği alıyor
    Aşk, oldukça karışık nörobiyolojik bir olay olarak tanımlanıyor. Beyin içerisinde; güven, inanç, haz duyma ve ödüllendirme fonksiyonları etkinleşiyor. Bu fonksiyonlar; oksitosin, vazopressin, dopamin ve serotonin isimli maddeler aracılığı ile gerçekleşiyor. Gebelik ve süt verme dönemlerinde farklı etkileri olan oksitosin, duyguları değiştirebiliyor. Bu hormon; sevecenlik ve duygusallık dönemlerinde bol miktarda salgılanıyor, oksitosin arttıkça aşk duyguları da o paralellikle artıyor. Stres ve gerginlik dönemlerinde oksitosin salgılanması azalıyor.

    Uykusuzluk ve iştah kaybı aşk belirtisi

    Romantik aşkın; aşırı canlılık, enerji, uykusuzluk, iştah kaybı gibi bazı davranış özellikleri, kokain bağımlılarında görülen davranışlara benzemektedir. Kokain alanlarda da, fonksiyonel MRI ile Ventral Tegmental alanın aktif olduğu gösterildi. Pek çok insanın “En büyük zaafı” olarak bilinen çikolata, yine aynı bölgelerdeki faaliyeti artırıyor. Aşkın sağlık ve mutluluk gibi sonuçları da bulunuyor. Aşk, yukarıda bahsedilen bölgelerin yanı sıra, duygulanım, dikkat, motivasyon ve hafıza ile ilgili beyin alanlarını da aktif hale getiriyor. Bu yapıların aktifleşmesi, stresin azaltılması gibi sonuçlar veriyor. Zamanla, beynin kendisi üzerinde koruyucu bir etki oluşuyor. Bu nedenle aşk, sağlıklı ve mutlu olmayı uyarıyor.

    [​IMG]

    Ne kadar aşıksınız?

    Bazı çalışmalarda, fonksiyonel MRI kullanılarak, romantik aşk ile ilgili sinir yapıları incelenebildi. MRI yapılırken kişiye sevdiği kişinin fotoğrafları gösteriliyor daha sonra arkadaşlarının fotoğrafları gösterilerek tekrar MRI yapılıyor. Her iki durumda elde edilen sonuçlar kıyaslanabiliyor. Romantik aşk; Ventral Tegmantal Alan, Ventral Striatum ve Nukleus Accumbens denen beyin kabuğunun altındaki bölümlerle ilişkilendirildi. Yoğun aşk duyguları yaşanırken, bu bölgelerde faaliyetler artıyor.
    AŞKINIZI TEST EDİN
    Her “evet” için kendinize bir puan verin.
    1)İş nedeniyle meşgul ya da hasta olmadığımız sürece haftada en az iki ya da üç kez görüşürüz.
    • Evet
    • Hayır
    2) Son iki ay içinde üç kereden fazla kavga etmedik.
    • Evet
    • Hayır
    3)Son iki ay içinde özel bir gün olmadığı halde o bana, ben de ona hediye aldık.
    • Evet
    • Hayır
    4)Birlikte deli gibi eğlenmemizin üzerinden birkaç günden fazla geçmedi.
    • Evet
    • Hayır
    5)Geçtiğimiz son bir ay içerisinde arkadaşlarımızın yanında tam bir takım gibi davrandık, birbirimize arka çıktık.
    • Evet
    • Hayır
    6)Yakın zamanda kendi ilişkimizin dışında enteresan sohbetler yaptık.
    • Evet
    • Hayır
    7) Geçmişe baktığımda, benim yapmaktan hoşlanmadığım ama onun hoşlandığı ilgi alanlarına, daha pozitif baktığımı fark ediyorum.
    • Evet
    • Hayır
    [​IMG] Son bir hafta içinde ona güzel bir sürpriz yaptım.
    • Evet
    • Hayır
    9)İlişkimiz süresince çevreme karşı daha ılımlı ve pozitif oldum, eskiden sinirlendiğim küçük şeylere şimdi gülüp geçiyorum.
    • Evet
    • Hayır
    10) Son iki ay içinde hiç hoşlanmadığım halde sırf onun hoşuna gidiyor diye bir aktiviteye katıldım.
    • Evet
    • Hayır

    Sonuçlarınızı Değerlendirin!

    [​IMG]
    -KAYNAMA NOKTASINDA / 9-10 puan

    Aman ilişkinize nazar değmesin, çünkü siz insanların imrendiği bir çiftsiniz.
    Birbirinize uyumlu olduğunuz aşikar, fakat bu kadar iyi bir ilişki içinde olduğunuzdan, bir gün karşılaşacağınız herhangi bir sorunu görmezden gelme ihtimaliniz oldukça fazla. Bu nedenle dikkatli olmanızda fayda var. Ancak önünüze çıkan bu engellerin kurduğunuz bu büyülü ilişkiyi yıkma oranı yine de çok düşük görünüyor, çünkü hem paylaşıyor, hem seviyor, hem de seviliyorsunuz.

    -SICAK / 6-8puan
    Kulağa kötü geliyor olabilir, ama ilişkiniz ilk günkü heyecanını kaybetmiş gibi görünüyor.
    Bu dünyanın sonu değil çünkü ilişkinizi o ilk günkü heyecanlı döneme döndürebilmek için elinizde hala şans var. Aslında bunun ilk uyarı sinyali, karşınızdaki insana alışmanız ve artık onun yanında çok rahat olmanızdır. Tüm bunlar kulağa hoş gelse de, aslında ilişkiden sıkılmayı ve ilk günkü heyecanı kaybetmeyi de beraberinde getirir. Ama sakın korkmayın hem seviliyor hem de seviyorsunuz, o halde eski heyecanı yakalamak için biraz daha gayret…

    -ILIK /3-5 puan

    Sizin ilişkinizde tehlike çanları çalmaya çoktan başlamış.
    İşinizle ilgilenirken öğle yemeği yemeği atladığınız ya da unuttuğunuz zamanlar oldu mu? İşte ilişkide de böyle zamanlar yaşanabilir. Anlaşılan eskisi gibi sık görüşemiyor, birbirinize eskisi kadar zaman ayıramıyorsunuz. Bu gibi durumlarda öncelikle neyin ters gittiğini anlamakta fayda vardır. Eğer o noktayı bulur ve tamir etmeye çalışırsanız bir şeyler yoluna girebilir, ama unutmayın her bunu yaparken her iki tarafında çabalaması gerekir.


    -SOĞUK /0-2 puan
    Ne yazık ki dönülmez akşamın ufkundasınız ve vakit çok geç. İlişkiniz dibe vurmuş durumda.
    Eğer birbirinizden ayrıldığınız çok fazla nokta varsa belki de siz birbirinize uygun değilsiniz, çok fazla zorlamamanızda yarar var. Bunu söylemek gerçekten çok üzücü ama hayat denilen şey çok kısa, acı çekerek çok fazla vakit kaybetmeyin ve bir an önce yeni ufuklara yelken açın.
     

Bu Sayfayı Paylaş