Sevginin Işığı..‏

'Aşk Hikayeleri' forumunda KaRDeLeN tarafından 25 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sevginin Işığı..‏ konusu
    Otobüs yolcuları,elinde beyaz bir baston taşıyan genç kadının otobüse binişini içten gelen bir sempati ile izlediler.Bayan,basamakları geçti,boş olduğu söylenen koltuğu el yordamıyla buldu ve oturdu.Çantasını kucağına aldı,bastonunu koltuğa yasladı.34 yaşındaki Susan,bir yıldır görmüyordu.Bir yanlış teşhis sonucu görmez olmuş,birden karanlık bir dünyanın içine düşmüştü.Öfke,kızgınlık,kendine acıma...Hayatta tek dayanağı,artık kocası Mark'tı.
    Susan,gözlerini kaybedince,karısının içine düştüğü umutsuzluğu giderebilmek için Mark,bir şeyler yapmalıydı.Susan,yine kendi kendine yeterli olduğuna inanmalı,kimseye bağımlı olmadan yaşayabilmeliydi.Sonunda,onu işine dönmeye ikna etti.Peki ama,evden işe nasıl gidecekti?..Genelde otobüsle giderdi.Ama şimdi koca kenti bir uçtan bir uca tek başına geçmekten korkuyordu.Kendi işi tam aksi yönde olduğu halde,Mark her sabah onu arabasıyla işe bırakmayı önerdi.
    İlk günler Susan kendini rahat hissetti.Ama bir süre sonra Mark,işlerin iyi gitmediğini fark etti.Başkasına bağlı bir hayatın Susan'ı mutlu etmesi mümkün değildi.İşe,eskiden olduğu gibi,tek başına otobüsle gitmeliydi.."Otobüs" lafı ağzından çıkar çıkmaz Susan öfkeyle haykırdı: "Ben görmüyorum.Otobüse nasıl binebilirim?..Galiba sana ağır gelmeye başladım.."
    Duydukları Mark'ın kalbini fena halde kırmıştı ama ne yapacağını biliyordu: "Her sabah ve akşam otobüsünü arabamla takip edeceğim.Sen,bu yolculuğu tek başına yapmaya hazır olana dek sürecek bu..."
    Tam iki hafta Susan'ın bindiği otobüsün arkasından gitti Mark.İki hafta boyunca,karısına görme dışındaki duyuların nasıl kullanılacağını anlattı.Özellikle "duymanın" pek çok sorunu çözeceğini izah etti.Kulakları,ona nerede olduğunu söyleyebilirdi.
    Nihayet,Susan,yolculuğu tek başına yapmaya hazır olduğunu hissetti.Pazartesi sabahı geldi.Ayrılırken,otobüsünün "geçici eskortu" haline gelen kocasına,hayattaki en büyük dostuna sarıldı.Gözleri yaşlarla doluydu Susan'ın...Onun sabrı,sadakati,desteği ve sevgisiyle umutsuzluk uçurumundan çıkmış,yeniden hayata dönmüştü.."Allah'a ısmarladık." dedi kocasına ve uzun zamandan beri ilk kez farklı yönlerde yola çıktılar.Pazartesi,Salı,Çarşamba...Her gün mükemmel geçti.
    Cuma sabahı,her günkü gibi yine otobüse bindi.İşyerinin karşısındaki durakta inerken; "Size imreniyorum bayan." dedi şoför.Şaşırarak, "Neden?" diye sordu Susan."Sizin kadar sevilmek,sizin kadar şefkat ve sevgiyle korunmak çok hoş bir duygu olmalı." dedi şoför.
    "Nasıl yani?.." dedi Susan."Bir haftadır,her sabah bir bey köşede duruyor ve siz otobüsten inene kadar sizi izliyor.Yolu kazasız, belasız geçmenize bakıyor,işyerinize girene kadar oradan ayrılmıyor.Sonra size bir öpücük yolluyor ve el sallıyor..."
    Mutluluk gözyaşları,Susan'ın yanaklarından akmaya başladı.Ve birden hatırladı;Mark'ı göremiyordu belki,ama sanki onu her zaman yanında hissediyordu...
    Öyle bir armağan vermişti ki ona hayat,görmekten daha değerliydi...Bu armağanın varlığına inanması için görmesi gerekmiyordu.Sevginin aydınlatamayacağı hiçbir karanlık yoktu çünkü..

    alıntıdır...
     

Bu Sayfayı Paylaş