Sevginin üç türü

'Aşk-Sevgi-Evlilik Sözleri' forumunda Dine tarafından 26 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sevginin üç türü konusu
    SEVGİNİN ÜÇ TÜRÜ
    Dünyada sevilmek istemeyen kişi yok gibidir' diye
    başlıyor, Masumi Toyotome.
    'Ama sevgi nedir, nerede bulunur, biliyor muyuz? ' diye
    soruyor..
    Sonra anlatmaya basliyor...

    'Sevgi üç türlüdür! ..'
    Birincisinin adı'Eğer' türü sevgi! ..
    Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgiye
    bu adı takmış yazar...
    Örnekler veriyor:

    Eğer iyi olursan baban, annen seni sever.
    Eğer başarılı ve önemli bir kişi olursan, seni
    severim.
    Eğer ek olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni
    severim.

    Toyotome 'En çok rastlanan sevgi türü budur' diyor.
    Bir şarta bağlı sevgi... Karşılık bekleyen sevgi...
    'Sevenin, istediği birşeyin sağlanması karşılığı
    olarak vaad
    edilen bir sevgi türüdür bu' diyor yazar...

    'Nedeni ve şekli bakımından bencildir. Amacı sevgi
    karşılığı birşey kazanmaktır.'
    Yazara göre evliliklerin pek çoğu 'Eğer' türü sevgi
    üzerine kurulduğu için çabuk yıkılıyor. Gençler
    birbirlerinin o anki gerçek hallerine değil,
    hayallerindeki abartılmış romantik görüntüsüne aşık
    oluyor ve beklentilere giriyorlar.

    Beklentiler gerçekleşmediğinde, düş kırıklıklarıda
    başlıyor.
    Sevgi giderek nefrete dönüşüyor.
    Ve maalesef en saf olmasi gereken anne baba sevgisinde
    bile 'Eğer' türüne rastlanıyor. Fakat aslında insanlar
    'Eğer' türü sevginin üstünde bir sevgi arayışı
    içindeler...
    .....
    İkinci türe geçiyoruz. 'Çünkü türü sevgi...
    Toyotome bu tür sevgiyi şöyle tarif ediyor:
    'Bu tür sevgide kişi, bir şey olduğu, birşeye sahip
    olduğu ya da birşey başardığı için sevilir. Başka
    birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da
    koşula bağlıdır.
    Örnek mi? ..
    'Seni seviyorum. Çünkü çok güzelsin/yakışıklısın! '
    'Seni seviyorum. Çünkü o kadar popüler, o kadar
    zengin, o kadar ünlüsün ki..'
    'Seni seviyorum. Çünkü bana o kadar güven veriyorsun
    ki..'

    Yazar, Çünkü türü sevginin, Eğer türü sevgiye tercih
    edileceğini anlatıyor. Eğer türü sevgi, bir beklenti
    koşuluna bağlı oldugundan büyük ve ağır bir yük haline
    gelebilir. Oysa zaten sahip olduğumuz bir nitelik
    yüzünden sevilmemiz, hoş birşeydir, egomuzu okşar.

    Bu tür, olduğumuz gibi sevilmektir.
    İnsanlar oldukları gibi sevilmeyi tercih ederler. Bu
    tür sevgi onlara yük getirmediği için rahatlatıcıdır.

    Ama derin düşünürseniz, bu türün, 'Eğer' türünden
    temelde pek farklı olmadığını görürsünüz.
    Kaldı ki, bu tür sevgi de, yükler getirir insana...
    İnsanlar hep daha çok insan tarafından sevilmek
    isterler.

    Hayranlarına yenilerini eklemek için çabalarlar.
    Sevilecek niteliklere onlardan biraz daha fazla sahip
    biri ortaya çıktığı zaman, sevenlerinin, artık ötekini
    sevmeye başlayacağından korkarlar.

    Böylece yaşama, sonsuz sevgi kazanma gayretkeşliği ve
    rekabet girer.
    Ailenin en küçük kızı yeni doğan bebeğe içerler.
    Sınıfın en güzel kızı yeni gelen güzel kıza içerler.
    Üstü açık BMW'si ile hava atan delikanlı Ferrari
    ilegelene içerler.
    Evli kadın kocasının genç ve güzel sekreterine
    içerler.
    'O halde bu tür sevgide güven duygusu bulunabilir mi? '
    diye soruyor, yazar. ''Çünkü türü sevgi de, gerçek ve
    sağlam sevgi olamaz' diyor.

    Bu tür sevginin güven duygusu vermeyişinin iki ayrı
    nedeni daha var...
    Birincisi; 'Acaba bizi seven kişinin düşündüğü kişi
    miyiz? ' korkusu...
    Tüm insanların en az iki yönü vardır.
    Biri dışa gösterdikleri..
    Öteki yalnızca kendilerinin bildiği...
    'İnsanlar sandıkları kişi olmadığımızı anlar ve bizi
    terkederlerse' korkusu buradan doğar.

    Ikincisi de; 'Ya günün birinde değişirsem ve insanlar
    beni sevmez olurlarsa..' endişesidir.
    Japonya'da bir kuru temizleyicide çalışan dünya güzeli
    bir kızın yüzü patlayan kazan yüzünden parçalanmış.
    Kız fena halde çirkinleşince, nişanlısı nişanı bozup
    onu terketmiş Daha acısı aynı kentte oturan anne ve
    babası onu artık ziyarete bile gitmemişler... Sahip
    olduğu sevgi, sahip olduğu güzellik temeli üstüne bina
    edilmiş olduğundan bir günde yok olmuş
    Güzellik kalmayınca sevgi de kalmamış.
    Ve kız birkaç ay sonra kahrından ölmüş...

    Japon yazar 'Toplumlardaki sevgilerin çoğu 'Çünkü
    türündendir ve bu tür sevgi, kalıcılığı konusunda
    insani hep kuşkuya düşürür' diyor.

    Peki o zaman, gerçek sevgi, güvenilecek sevgi ne?

    Ve işte sevgilerin en gerçegi! ..
    Nedir peki, gerçek sevgi..
    Asıl sevgi..
    En güzel sevgi? .. 'Üçüncü tür sevgi, 'Rağmen' diye
    adlandırdığım türdür' diyor yazar. Bir koşula bağlı
    olmadığı
    için ve karşılığında birşey beklenmediği
    için, 'Eğer' türü sevgiden farklıdır bu... Sevilen
    kişinin çekici bir niteliğine dayanıp, böyle bir şeyin
    varlığını temel olarak almadığından, 'Çünkü türü sevgi
    de
    değildir bu.

    Bu üçüncü tür sevgide, insan 'birşey olduğu için'
    değil, 'birşey olmasına rağmen' sevilir.
    Güzelliğe bakar mısınız? ..
    'Rağmen' türü sevgi! ..
    Esmeralda, Qusimodo'yu dünyanin en çirkin, en korkunç
    kamburu
    olmasına 'rağmen' sever. Yakışıklı ve zengin
    delikanli da Esmeralda'ya çingene olmasına 'rağmen'
    tapar! ..
    Kişi dünyanın en çirkin, en zavallı en sefil insanı
    olabilir.
    Bunlara 'rağmen' sevilebilir.
    Tabii bu sevgiyle karsılaşması şartı ile..
    'Burada insanin, iyi, çekici, başarılı ya da zengin
    bir konum edinerek sevgiyi kazanması gerekmiyor.
    Kusurlarına, cahilliğine, kötü huylarına ya da kötü
    geçmişine 'rağmen', olduğu gibi, o haliyle
    sevilebiliyor kişi. Bütünüyle çok değersiz biri gibi
    görünebiliyor ama en değerli gibi sevilebiliyor.
    Japon yazar 'Yüreklerin en çok susadığı sevgi budur'
    diyor.
    'Farkinda olsaniz da, olmasanız da, bu tür sevgi sizin
    için yiyecek, içecek, giysi, ev, aile, zenginlik,
    başarı ya da ünden daha önemlidir.'

    'Bugün yaşamınızı sürdürebilmenizin nedeni 'Rağmen'
    türü sevgiyi şu anda yaşıyor olmanız ya da birgün bu
    sevgiyi bulacağınıza inancınızdır.'

    Son sözlerinde biraz umutsuz, Toyotome:
    'Bugün yaşadığımız toplumda herkesi doyuracak ve mutlu
    edecek bu sevgiyi bulmak çok zor. Çünkü herkesin
    sevgiye ihtiyaci var ve başkalarına verecek kadar
    fazlası kimsede yok!
    ALINTI
     

Bu Sayfayı Paylaş