Serbest Muhasebede Etik Kuralları

'Muhasebe' forumunda mynq tarafından 7 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. mynq

    mynq Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Serbest Muhasebede Etik Kuralları konusu
    SERBEST MUHASEBEDE ETİK KURALLARI


    Her meslek dalında olduğu gibi muhasebe biliminde de çeşitli etik kuralları bulunmaktadır. Bu kurallar yasanın ilgili maddesince tespit edilmiş ve her serbest muhasebeci tarafından uyulmaları mecburi kılınmıştır.

    Ülkemizde bu konuya olan özeni belirtmek için koyulmuş olan kuralları şu şekilde özetlemek mümkündür:

    Öncelikle bu kurallara uymak zorunda olanlar mutlaka unvanı almış olan kişiler olacaklardır ve burada önemli bir husus ta serbest muhasebecilerin aldıkları unvan dışında başka unvan kullanmamaları zorunluluğudur.

    Mesleğin temelini oluşturmakta olan dürüstlük, güvenirlik ve tarafsızlık ilkeleri her muhasebecinin öncelikle önem vermesi gereken kurallardandır. Çünkü bunlardan yoksun kişi mesleğinde başarıyı elde etmekte zorlanacaktır. Serbest muhasebeciler, mesleğe gerekli özeni göstermeli ve aralarında çıkar çatışmalarına izin vermemelidirler.

    Muhasebeciler mesleğinde çalıştıkları süre zarfında edindikleri bilgileri ve sırları mesleklerini icraya son verdikten sonra, adli incelemeler dışındaki durumlarda ortaya atamazlar.

    Muhasebecilerin mesleki faaliyetleri sırasında toplum ve devlete karşı sorumlulukları bulunmaktadır. Bunların işletme yönetici ve sahiplerine karşı sorumlulukları, onların akıllı kararlar alabilmeleri için verecekleri bilgilerin doğru ve güvenilir olmalarına dikkat etmeleridir. Muhasebe mesleğine mensup olan kişiler, eğitimleri sırasında birbirlerine her türlü bilgiyi vermek ve dayanışmada bulunmak durumundadırlar. Ayrıca bu kişiler adres değişikliklerini odaya bildirme ve yıllık aidatlarını süresi dahilinde odaya ödeme gibi sorumluluklar taşımaktadırlar. Tabi, 3568 no’lu yasaya ve yönetmeliklerine de uymaları gerekmektedir.

    Beyanname imzalarken, denetim yaparlarken ilgili yasal düzenlemelerle ilan edilmiş olan norm ve standartlara uygun olarak hizmet vermelidirler. Muhasebeciler vasıtasıyla sahte veya içeriği itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği resmi kurum ve kuruluşlarca saptanan iş sahiplerinin Odalar ve Birlik tarafından ilanından sonra defterlerinin tutulmaması ve işlerinin görülmemesi gerekir.

    Bu mesleğin temelini oluşturan ve vazgeçilmezliği olan bir diğer unsur ise bağımsızlıktır. Muhasebeciler, bağımsızlıklarına engel olacak davranışlardan kaçınmalıdırlar.

    Bu mesleğe tabi olan kişiler mesleki çalışmalarına başlamadan önce mutlaka bir işyeri açmak zorundadırlar. Bunun dışında yapılacak işler kaçak sayılır. Şube açılabilir ancak, mesleğin gereği gibi yürütülmesini sağlayacak şekilde şubenin bağlı olduğu Oda’nın çalışanlar kütüğüne kayıtlı sorumlu ortak görevlendirmeden ve bu ortak sayısından fazla şube açılamaz. Odaların çalışanlar listesine kayıtlı olmadan unvan kullanarak mesleki faaliyette bulunulamaz. Ayrıca, çalışanlar kütüğüne kayıtlı olmadan birden fazla beyanname imzalanamaz. Muhasebeciler, hiçbir durumda sahip oldukları ruhsatları kiraya veremezler. Ayrıca, mesleki faaliyette bulunmayan meslek mensupları ikametgahlarının bulunduğu bölgenin odasına kaydolurlar. İşyerini veya ikamet adresini değiştiren meslek mensupları ise on beş gün içinde yeni adreslerini bağlı oldukları odalara bildirmek zorundadırlar.

    Muhasebeciler, çalıştıkları mesleğin sorumluluğunun bilincinde olmalı ve herhangi bir şekilde haksız rekabete yol açacak her türlü davranıştan kaçınmalıdırlar.

    Muhasebede önemli kurallardan biri de, başka bir muhasebeciyle anlaşması bulunan bir kişi ve kuruluşa hizmet verme teklifinde bulunamamasıdır. Bunun gibi, muhasebeciler birbirlerine zarar verecek şekilde ücret ve eleman temininde bulunamazlar.

    Her muhasebeci; işyerinin bulunduğu binanın bir yerine herkesin kolaylıkla görebileceği biçimde, sadece adı ve soyadı ile meslek unvanını taşıyan bir tabela asmak zorundadır. Birden çok muhasebeci çalışmalarını ortaklık bürosu veya şirket şeklinde birleştirdikleri takdirde, tabelaya ayrıca ortaklık bürosu veya şirket unvanı yazılır. Ayrıca ortaklar ad ve soyadları ile unvanlarını da tabelaya yazabilirler.

    Bununla birlikte muhasebeciler hizmet verdikleri müşterilerini altı ayda bir kayıtlı oldukları odalara bildirmek zorundadırlar. Serbest muhasebeciler, teşebbüs veya işletme sahiplerinin defterlerini kendi bürolarında tutarlar. Ayrıca, bu kişiler tutmakta oldukları defterleri ve ilgili belgeleri dikkatli bir şekilde korumakla yükümlüdürler.

    Türk Ticaret Kanunu’na göre, muhasebeciler esnaf sayılmalarını gerektirecek olan herhangi bir faaliyette bulunamazlar. Yine bu kişiler, kendi mesleki faaliyetleri dışında serbest meslek çalışmalarında bulunamazlar. Ticari mümessillik, ticari vekillik ve acentelik yapamayacakları gibi adi ve kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirketlerde komandite ortak ta olamazlar. Ayrıca, limited ve anonim şirketlerin yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığı görevlerinde de bulunamazlar. Tabi serbest muhasebeciler gerçek ve tüzel kişilere tabi ve onların işyerlerine bağlı olarak hizmet akdi ile de çalışamamaktadırlar.

    Ayrıca muhasebecilerin tabi oldukları etik kuralları dahilinde onlara getirilmiş olan reklam yasağından da bahsedilebilir. Muhasebeciler, hiçbir şekilde iş elde etmek için, açık ve kapalı dolaylı veya dolaysız yöntemlerle reklamlarını yapamazlar ve yaptıramazlar. Tabi diğer yanda onlar için reklam sayılmayacak bazı durumlar da vardır. Mesela, tabelalarına, kartvizit, rapor ve bunlara benzer diğer yazışma kağıtlarına; meslek unvanlarını, iletişim araçlarının numaralarını, açık adreslerini yazmaları reklam sayılmaz. Fakat bunlar dışındaki konuların yazılması reklam sayılır ve yasaktır. Öte yanda, muhasebeciler unvanlarını kullanarak mesleki konularda ve bilimsel nitelikte, gazete ve dergilerde devamlılık arz etmemek üzere yazı yazabilirler ancak yayıncılık yapamazlar. Ayrıca sadece iş tekliflerinde kullanılmak ve yazılı, sözlü ve görüntülü yayın araçları ile yayınlanmamak üzere kendilerinin, ortaklık veya şirket kuruluşlarında görev yapan diğer meslek mensuplarının öz geçmişlerini kapsayan tanıtıcı broşür bastırabilecekleri ve bu broşürlerde önceden veya halen iş yaptıkları müşterilerin açıklanamayacağı kanunlarca belirlenmiştir. Reklam konusunda son olarak şunları söyleyebiliriz: Kendileri veya mesleki ortaklık veya şirketleri adına işin gerektirdiği ciddiyet ve boyutta eleman arama ilanı verebilirler ancak iş ilişkisinde bulunduğu firmalar adına bu ilanları veremezler.

    Muhasebeciler, müşteri adına Vergi Dairesi, SSK, Bağ-Kur ve benzeri kurumlara ödeme yapmak üzere her ne isim altında olursa olsun para, çek, senet, menkul değerler ve benzerlerini alamazlar ve emanet para makbuzu veya benzeri belge kullanamazlar.

    Çalışanlar kütüğüne kayıtlı muhasebeciler, imzalamak durumunda bulundukları resmi ve mesleki belgelerde TÜRMOB tarafından darphanede yaptırılan kaşeleri kullanmak zorundadırlar.

    Muhasebeciler, başka bir meslek mensubu ile sözleşmesi bulunan müşterilere bilerek iş öneremez ve diğer meslek mensubu hakkında olumsuz yorumlarda bulunulmazlar.

    Defter tutmak, süreklilik arz eden müşavirlik hizmetinde, inceleme, tahlil ve denetim yapmak ve bunlarla ilgili, rapor ve benzerlerini düzenlemek gibi işlemlerde muhasebecinin sözleşme yapma zorunluluğu bulunmaktadır.

    Muhasebecilerin, asgari ücretin altında iş kabul edemeyeceği gibi ücret yönetmeliğine aykırı davrandığı için işi geri verilmiş ve Oda ve Birlikçe ismi okunmuş iş sahiplerinin işleri de kabul edilemez.

    Tarafların haklı nedenlerle veya karşılıklı rızaları ile, aralarındaki sözleşmeyi feshetme hakları bulunmaktadır. Bu durumda muhasebecilerin almış olduğu defterleri ve belgeleri geri vermeleri gerekmektedir. Tazminat haklarıysa genel hukuk kurallarıyla belirlenir.

    Muhasebeciler, kendilerine tevdi edilen defter ve belgeleri işlerinin gerektirdiği süre içinde iyi niyetle korumak ve işin bitiminde de geri vermek zorundadırlar. Onlar için defterlerin iş bitiminden itibaren saklanması gereken süre bir aydır. Sahibine yazı ile bildirilmiş olmasına rağmen bir aylık süre zarfı içerisinde geri alınmayan defter ve belgeler ilgili kişilerin bağlı oldukları vergi dairelerine teslim edilirler.

    Muhasebecinin, mesleki faaliyette bulunmayacağını yazılı olarak bildirmesi veya çalışma bürosunu kapatmış olması, çalışma bürosunu oda bölgesi dışına nakletmiş olması, kanuna göre meslekten çıkarmayı gerektiren cezalara çarptırılması, meslek mensubu olmak için kanunun aradığı şartların sonradan kaybedilmiş olması, ruhsatnamenin verildiği tarihte, verilmemesini gerekli kılan sebeplerin varlığının sonradan tespit edilmiş olması durumlarında muhasebecinin adı çalışanlar listesinden silinir.

    Mesleğin onuru ile ters düşen birtakım davranışlar şu şekilde sıralanabilir: Yanında çalıştırdığı kişilere karşı uygunsuz davranışlarda bulunmak, aşırı içki ve kumar düşkünlüğü ile tanınmak, meslektaşlarına, müşterilerine ve kanunlara göre bilgi vermek zorunda olduğu kişi ve kuruluşlara bilgi vermemek veya kasten yanıltıcı bilgi vermek, kanunlara göre yapılması yasak olan işlerden herhangi birini yapmak... Bu tip davranışlar muhasebe etiğine ters düşmektedirler.

    Meslek etiği baz alındığında buna ters düşmeyecek olan bazı davranışları da şöyle sıralayabiliriz: Bilirkişilik, tasfiye memurluğu, hayri ve ilmi kuruluşların yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulunmak, limited veya anonim şirketlerde ortak, komandit şirketlerde komanditer ortak olmak veya murakıplık yapmak, meslek mensuplarının, üyesi oldukları ve kurumlar vergisinden muaf olan yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri ve yardım sandıklarının yönetim ve denetim kurulları üyelikleri görevlerinde bulunmak, kadrolu olarak çalışmamak şartıyla öğretim ve eğitim amacı ile ders vermek, devamlılık arz etmemek kaydı ile gazete ve dergilerde yazı ve makale yazmak, seminer ve konferanslara katılmak...

    Yukarıda uzunca listelenmiş olan hal, durum ve davranışlar Türkiye’de tüm serbest muhasebecilerin uyması gereken etik kurallarını özetlemektedir. Bu kurallara, ilgili kişilerin uymamaları durumunda uyarma cezası, kınama cezası, geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezası hatta meslekten çıkarılmaya kadar gidebilecek cezalara çarptırılma durumları sözkonusu olmaktadır.
    -----------------
     
  2. Google

    Google Özel Üye

    paylaşım için teşekürler
     
  3. serseriöğrenci

    serseriöğrenci Yeni Üye

    3. MUHASEBE MESLEĞİNDE ETİKLE İLGİLİ DÜZENLEMELER
    3.1. Uluslararası Alandaki Düzenlemeler
    Başta ABD olmak üzere uluslararası alanda muhasebe mesleğinde etikle ilgili çalışmalar üç başlık altında toplanabilir(Sözbilir, 2000; 54).
    *Şirketlere etik memurlarının atanması,
    *Etik konusunda muhasebe meslek birliklerinin yayınları,
    *Şirket yıllık genel kurullarında gündeme etiğin dahil edilmesi.
    Muhasebe mesleğinde etiği sağlamaya yönelik olarak yapılan çalışmaların başında, işletmelerde etik memurlarının görevlendirilmesi gelmektedir. Bu görevin yürütülmesi ve kontrolü için 1992 yılında Etik Memur Birliği (Ethics Officer Association) kurulmuştur. Söz konusu birliğin amaçları şöyle özetlenebilir:
    *Etik memurları arasında birlik ve beraberliğin oluşturulması için çeşitli olanakların sağlanması, *Ortak ilgi alanındaki özel sorunlara birlikte yaklaşım sağlayacak bir yapının oluşturulması,
    *İşletme etiği alanında araştırma, öğrenme, paylaşma ve uygulama ile iyileştirmelerin yapılması.
    Muhasebe meslek birliklerinin yayınlarında yoğun bir şekilde etik kavramı üzerinde durulmaktadır. Ayrıca şirketler muhasebe sistemlerinin güvenilirliği açısından bu konu üzerinde yoğunlaşmakta ve yönetim kurullarında gerekli kararları almaktadırlar.

    3.1.1.Amerika Sertifikalı Kamu Muhasebecileri Enstitüsü Tarafından Yapılan Düzenlemeler
    Amerika’da Amerika Sertifikalı Kamu Muhasebecileri Enstitüsü (AICPA) tarafından 1966 yalında “Muhasebe Mesleğinde Meslek Ahlakı Standartları” yayınlanmıştır. Bu standartlar 1988 yılında Enstitünün Mesleki Davranış Yasası’nda yapılan değişiklikle yeniden düzenlenmiştir. Söz konusu davranış kuralları, olması gereken davranışları içeren prensipler ve meslek ahlakına uygun olmayan davranışları açıklamaktadır ve muhasebe mesleği ile uğraşan tüm üyeler için uyulması zorunludur (Uslu, 1997; 26).
    Mesleki Davranış Yasası’nda 6 prensip ve 11 tane de kural vardır (Uslu, 1997; 27-28). 6 prensip kısaca şu şekilde açıklanabilir.
    Sorumluluk: Meslek mensupları mesleklerini icra ederken mesleki duyarlılık ve moral değerleri göz önünde bulundurmalıdırlar.
    Kamu Yararı: Üyeler kamu yararına hizmet etmek zorundadırlar ve kamu güvenini sarsacak davranış içinde bulunamazlar.
    Dürüstlük: Kamu yararını sağlamaya yönelik olarak meslek mensupları mesleki sorumluluklarını dürüst bir şekilde yerine getirmek zorundadırlar.
    Tarafsız ve Bağımsız Olma: Meslek mensubu müşterilerine hizmet sunarken tarafsız olmalı ve hizmet sunduğu işletmeyle hiçbir çıkar ilişkisi içinde olmamalıdır.
    Özenli Çalışma: Meslek mensubu görevini özenle yerine getirebilmek için teknik ve ahlaki meslek standartlarını incelemeli, yeteneğini ve sunduğu hizmetin kalitesini geliştirmeye çalışmalıdır. Ayrıca mesleki sorumluluklarını disiplinli ve düzenli bir çalışma içersinde yerine getirmelidir.
    Sunulan Hizmetin Kapsam ve Niteliği: Meslek mensubunun sunacağı hizmetin kapsam ve niteliği Mesleki Davranış Yasası’nın prensipler bölümünde açıklanmıştır. Bu nedenle meslek mensubu sunulan hizmetin kapsamı ve niteliğini belirlemek için bunları incelemek durumundadır.
    Mesleki Davranış Yasası’nın 11 kuralı şunlardır;
    Bağımsızlık: Meslek mensubu mesleğini icra ederken ilgili firmadan tamamen bağımsız olmalıdır. Denetçinin kişisel olarak veya bağlı bulunduğu denetim firmasının müşterisiyle mali bir ilişki içersinde olması, iş ilişkisi içinde olması, yönetim danışmanlığına bulunması ve hukuki bir ihtilaf olması bağımsızlığı zedeleyen unsurlar olarak kabul edilir. Denetçi veya muhasebeci denetim hizmetini yerine getirirken bağımsız olmak zorundadır.
    Dürüst ve Tarafsız Olma: Meslek mensubu işleri yaparken dürüst ve tarafsız olmalıdır.
    Genel Standartlar: Tüm üyelerin uyması gereken 4 tane genel standart vardır. Bu standartlar; mesleki yeterlilik standardı, mesleki özen standardı, planlama ve denetleme standardı ve yeterli ve geçerli veri standardıdır.
    Standartlara Uyma: Üyeler mesleki faaliyetlerini yürütürken ilgili mesleki kuruluşlar tarafından yayınlanmış bulunan standartlara uymak zorundadır.
    Muhasebe Prensipleri: Bu prensipler Devlet Muhasebesi ve Finansal Muhasebe Standartları Kurullarınca yayınlanmış muhasebe standartlarıdır ve tüm üyeler için geçerlidir.
    Müşteriyle İlgili Bilgilerin Gizliliği: Muhasebeci edindiği bilgileri müşterinin izni olmadan açıklayamaz. Mahkeme çağrısı olması durumunda üye buna uymak zorundadır ve edindiği bilgileri ilgili ve sorumlu kişilere aktarmakla yükümlüdür.
    Şarta Bağlı Ücret: Meslek mensubu gerçeklerin çarptırılmasına yönelik olarak ücret tekliflerini hiçbir zaman kabul edemez.
    Uygunsuz Davranışlar: Uygunsuz davranışlar meslek adını ve dürüstlüğünü zedeleyen davranışlardır. Bu davranışlar şunlardır;
    a- Müşteriye ilişkin kayıtların ve denetim çalışma kağıtlarının saklı tutulup müşteriye geri verilmemesi,
    b- İstihdamda ayrılık yaratma,
    c- Muhasebe prensip, standart ve kurallarına uymamak,
    d- Finansal tabloların düzenlenmesinde ihmalkar davranmak.
    Reklam Yapma ve Hizmet Satışına Yönelik Diğer Talep Biçimleri: Meslek mensubu yanlış ve aldatıcı reklam ve beyanlarla müşteri çekemez. Baskı uygulayarak, taciz ederek ve dolandırıcılıkla iş yapmak kesinlikle yasaktır.
    Komisyon ve Danışma Ücretleri: Hiçbir meslek mensubu bir mal veya ürün için veya başka bir meslektaşına tavsiye ve tanıtma için müşterilerden komisyon ve benzeri ücret talebinde bulunamaz.
    Mesleği İcra Biçimi ve İsim: Bu kurala göre meslek mensubu mesleğini icra etmek için şahıs işletmesi, adi ortaklık veya anonim şirket biçiminde örgütlenebilir. Kullandığı isim yanıltıcı olmamalıdır. Örneğin ayrılmış veya ölmüş ünlü bir ortağın adını kullanmak doğru bir davranış biçimi değildir.

    3.1.2. Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu Tarafından Yapılan Düzenlemeler
    Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu (IFAC) tarafından “Profesyonel Muhasebeciler İçin Ahlak Kuralları” yayınlanmıştır. 18 bölümden oluşan bu kuralların 7 bölümü bütün muhasebecilere, 7 bölümü serbest meslek faaliyetinde bulunan muhasebecilere, 4 bölümü de bağımlı çalışan muhasebecilere uygulanabilir (Pekdemir, 1999; 22).
    Bütün muhasebecilere uygulanabilecek ahlak kuraları şunlardır;
    Doğruluk ve tarafsızlık,
    Ahlak çatışmalarının çözümlenmesi,
    Mesleki yeterlilik,
    Gizlilik,
    Vergi uygulaması,
    Sınır ötesi faaliyetler, yani bölgesel teknik standartların ve ahlak kurallarının önceliği,
    Tanıtım.
    Serbest meslek faaliyetinde bulunan muhasebecilere uygulanabilecek ahlak kuralları şunlardır;
    Bağımsızlık,
    Mesleki yeterlilik ve muhasebeci olmayanlardan yararlanılmasına dair sorumluluklar,
    Ücretler ve komisyonlar,
    Serbest muhasebecilikle bağdaşmayan uygulamalar,
    Diğer serbest meslek faaliyetinde bulunan muhasebecilerle ilişkiler,
    Kamu yararına uygulamalar,
    Reklam ve teşvik.
    Bağımlı çalışan muhasebecilere uygulanacak ahlak kuraları ise şunlardır;
    Sadakat çatışması,
    Meslektaşlara destek,
    Mesleki yeterlilik ve bilginin sunuluşu.

    3.2. Türkiye’de Yapılan Düzenlemeler
    3.2.1. Maliye Bakanlığı Tarafından Yapılan Düzenlemeler
    Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne (MSUGT) göre muhasebenin temel kavramları 12 başlık altında toplanmıştır. Bu kavramlardan sosyal sorumluluk kavramı, tarafsızlık ve belgelendirme kavramı, tutarlılık kavramı ve tam açıklama kavramı MSUGT’ye göre muhasebe mesleğinde etikle ilgili düzenlemelerdendir (İSMMMO, ty; 8).
    · Sosyal Sorumluluk Kavramı:
    Bu kavram, muhasebenin işlevini yerine getirme noktasındaki sorumluluğunu belirtmektedir. Sosyal sorumluluk kavramı; muhasebenin organizasyonunda, muhasebe uygulamalarının yürütülmesinde ve mali tabloların düzenlenmesinde ve sunulmasında belli kişi veya grupların değil tüm toplumun çıkarlarının gözetilmesi ve dolayısıyla bilgi üretiminde gerçeğe uygun, tarafsız ve dürüst davranılması gereğini ifade eder.
    · Tarafsızlık ve Belgelendirme Kavramı:
    Muhasebe kayıtları gerçek durumu yansıtmalı, kayıtlar usulüne uygun olarak düzenlenmiş, objektif belgelere dayandırılmalı ve muhasebe kayıtlarına esas alınacak yöntemlerin seçilmesinde tarafsız ve önyargısız davranılması gerekir.
    · Tutarlılık Kavramı:
    Tutarlılık kavramı, muhasebe uygulamaları için seçilen muhasebe politikalarının birbirini izleyen dönemlerde değiştirilmeden uygulanması gereğini ifade eder. İşletmelerin mali durumunun, faaliyet sonuçlarının ve bunlara ilişkin yorumların karşılaştırılabilir olması bu kavramın amacını oluşturur. Tutarlılık kavramı benzer olay ve işlemlerde, kayıt düzenleri ile değerleme ölçülerinin değişmezliğini ve mali tablolarda biçim ve içerik yönünden tek düzeni öngörür. Geçerli nedenlerin bulunduğu durumlarda işletmeler, uyguladıkları muhasebe politikalarını değiştirebilirler. Ancak bu değişikliklerin ve bunların parasal etkilerinin mali tabloların dipnotlarında açıklanması zorunludur.
    · Tam Açıklama Kavramı:
    Mali tabloların, bu tablolardan yararlanacak kişi ve kuruluşların doğru karar vermelerine yardımcı olacak ölçüde yeterli, açık ve anlaşılır olması gerekir. Mali tablolarda finansal bilgilerin tam olarak açıklanması yanında, alınacak kararları etkileyebilecek, gerçekleşmesi muhtemel olaylara da yer verilmesi bu kavramın gereğidir.

    3.2.2.Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odalar Birliği Tarafından Yapılan Düzenlemeler
    3.2.2.1. 3568 Sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu
    3568 sayılı kanunda meslek mensuplarının uyması gereken kurallar belirtilmiştir. Bu kurallar ile muhasebe mesleğinde çalışma disiplini, mesleki güven ve etik amaçlanmıştır. Bu amacı gerçekleştirmeye dönük düzenlemeler şunlardır;
    · Unvanların haksız kullanılmaması:
    3568 sayılı kanunun 3. maddesine göre; kanunen kullanmaya yetkisi olamayanlar tarafından serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavir unvanlarının veya bu unvan veya kavramlara karışacak veya onlara benzer her türlü unvan, ibare veya remizlerin kullanılması yasaktır.
    · Meslek mensubu olabilmenin genel şartları:
    Kanunun 4. maddesinde meslek mensubu olabilmenin genel şartları sayılmıştır. Aşağıda açıklanan şartlardan birinin mevcut olmaması durumunda meslek mensubu olmak mümkün değildir. Bu şartlar şunlardır;
    a-T.C. vatandaşı olmak,
    b-Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmak,
    c-Kamu haklarından mahrum bulunmamak,
    d-Ceza veya disiplin soruşturması sonucunda memuriyetten çıkarılmış olmamak,
    e-Meslek şeref ve haysiyetine uymayan durumları olamamak. Taksirli suçlar hariç olmak üzere, affa uğramış olsalar dahi ağır hapis veya 5 yıldan fazla hapis cezası almamış olmak. Zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma ve dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma veya devlet sırlarını açığa vurma, vergi kaçakçılığı veya vergi kaçakçılığına teşebbüs suçlarından dolayı hüküm giymiş bulunmamak.
    · Yemin:
    Yeminli Mali Müşavirlik mesleğine kabul edilenler, görevlerine fiilen başlamadan önce Asliye Ticaret Mahkemesinde “Yeminli Mali Müşavirlik mesleginin, bir kamu hizmeti oldugunu bilerek, T.C. kanunlarina, meslek kuralari ve meslek ahlakina uyacagima, meslegimi tam bir bagimsizlik, tarafsizlik ve dürüstlük içinde yapacagima, üzerime aldigim işleri dikkat ve özenle yapacagima, namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.” diyerek yemin eder (madde 11).
    · Tasdik ve tasdikten doğan sorumluluk:
    Kanunun 12. maddesine göre Yeminli Mali Müşavirler gerçek veya tüzel kişilerin veya bunların teşebbüs ve işletmelerinin mali tablolarını veya beyannamelerini mevzuat hükümlerine, muhasebe prensiplerine ve muhasebe standartlarına uygunluğunu tasdik ederler. Ayrıca hesapların denetim standartlarına göre incelendiğini tasdik ederler. Yeminli Mali Müşavirler yaptıkları tasdikin doğruluğundan sorumludurlar. Yaptıkları tasdikin doğru olmaması halinde, tasdikin kapsamı ile sınırlı olmak üzere, zıyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
    · Meslekle ilgili konularda çalıştırılamayacak olanlar:
    Meslek mensupları kişisel veya ortak bürolarında mesleği yasaklananları çalıştıramayacakları gibi bunlarla her ne şekilde olursa olsun meslekleri ile ilgili işbirliği yapamazlar (madde 13).
    · Meslek sırları:
    Kanunun 43. maddesinde meslek sırları açıklanmıştır. Meslek mensupları ve bunların yanlarında çalışanlar, işleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları ifşa edemezler, çeşitli kanunlarla muhbirlere tanınan hak ve menfaatlerden faydalanamazlar. Ancak suç teşkil eden hallerin yetkili mercilere duyurulması mecburidir. Tanıklık sırrın ifşası sayılmaz.
    · Reklam yasağı:
    Meslek mensupları iş elde etmek için reklam sayılabilecek faaliyetlerde bulunamazlar. Tabela veya basılı kağıtlarında ruhsatname ile belirlenen mesleki unvanları dışında başka sıfat kullanamazlar (madde 44).
    · Yasaklar:
    Madde 45’e göre Serbest Muhasebeciler, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler bu unvanlariyla, Yeminli Mali Müşavirler de unvan ve tasdik yetkileriyle kanunun 2.maddesinde sayili işlerin yürütülmesi sirasinda gerçek ve tüzel kişilere tabi ve onlarin işlerine bagli olarak hizmet akdi ile çalişamazlar, ticari faaliyette bulunamazlar, meslekle ve meslek onuru ile bagdaşmayan işlerle ugraşamazlar.
    · Ücret:
    Tarifedeki asgari miktar altinda iş kabulü yasak olup, aksine hareket disiplin cezasini gerektirir(madde 46).
    · Disiplin suçlari:
    Kanunun 48. maddesinde disiplin cezalari açiklanmiştir. Ilgili maddeye göre disiplin cezalari; uyarma, kinama, geçici olarak mesleki faaliyetten alikoyma, yeminli sifatini kaldirma ve meslekten çikarmadir. Meslegin vakar ve onuruna aykiri fiil ve harekette bulunanlarla; görevlerini yapmayan veya kusurlu olarak yerine getiren veya görevinin gerektirdigi güveni sarsici harekette bulunan meslek mensubu hakkinda, muhasebe ve müşavirlik hizmetlerinin geregi gibi yürütülmesi maksadi ile durumun niteligine ve agirlik derecesine göre yukaridaki disiplin cezalari uygulanir. Örnegin mesleki kurallara, meslegin vakar ve onuruna aykiri fiil ve hareketlerde bulunmak ve görevin gerektirdigi güveni sarsici hareketlerde bulunmak uyarma cezasini gerektirecek davraniştir. Bu durumda meslek mensubuna meslegin icrasinda daha dikkatli olmasi gerektigi yazi ile bildirilir. Eger meslek mensubu işi dolayisiyla ögrenmiş oldugu mesleki sirlari ifşa ettigi mahkeme karari ile sabit olursa, meslekten çikarma cezasi uygulanir ve meslek mensubunun ruhsatnamesi geri alinarak bir daha meslegi icra etmesine izin verilmez.
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 4 Mayıs 2011

Bu Sayfayı Paylaş