Serbest Şiir Nedir - Serbest Şiir Özellikleri - Garip Şiir

'Şairlerimiz Ve Şiirleri' forumunda SeLeN tarafından 15 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Serbest Şiir Nedir - Serbest Şiir Özellikleri - Garip Şiir konusu Birinci Yeni Garip Şiiri - Garip Şiiri ve Özellikleri - Garip Akımı - Garip Akımının Ortaya Çıkışı - Orhan Veli Kanık ve Garip Akımı


    Garip,Birinci Yeni veya Serbest şiir, Orhan Veli, Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Anday'ın öncülüğünü yaptığı şiir akımının adıdır. Türk şiirinde o güne kadar yer etmiş kalıp ve anlayışlardan kurtulmak gerektiğini savunur ve biçimciliğe, duygusallığa karşı çıkıp, söyleyiş güzelliğini esas alır. 1941'de Orhan Veli, M. Cevdet Anday ve Oktay Rifat üçlüsü, şiirde var olan aşırı duygusallığa, şairaneliğe, basmakalıp söyleyişe başkaldıran şiirlerini Garip adıyla bir kitapta topladılar. Kitaba koyulan Garip adı zamanla hem üç şairi yansıtan bir kimlik kazandı hem de Türk şiirinde yeni başlayan akımı yansıttı. Şiirde her türlü kurala ve önceden belirlenmiş kalıplara karşı çıkıp kuralsızlığı kural edindiler. Şiirin ölçü, uyak ve dörtlükle ilgisiz olduğunu, özgür yazılması gerektiğini savundular ve şiirin konularını genişlettiler. O güne kadar "seçkin" bir tür sayılan şiirin her konuda yazılabileceğini savundular. Konuşma dilini şiire dahil ettiler; "nasır" gibi bayağı bir sözcüğün de şiirde kullanılabileceğini gösterdiler. Halk deyişlerini şiire aktardılar. Bütün bu aykırı özellikleriyle şiir gibi görünmeyen ve Türk Edebiyatı içinde tepki toplayan Garip Akımı, ancak günümüzde anlaşılabildi.(vikipedi-özgür ansiklopedi)

    Orhan Veli ,Yaprak adlı dergide arkadaşlarıyla(Melih Cevdet Anday,Oktay Rifat)birlikte yeni ortaya atılan Garip akımının ilkelerini belirlemeye çalışacaklardır(3).Onlara göre geleneksel şiir, anlaşılması güç, halka ulaşmaktan ziyade burjuva kemsine hitap eden bir şiirdir,ama bu yeni akım bu döngüyü ters çevirerek artık halkında anlayabileceği, günlük konuşma diliyle kurulan bir şiir ortaya atmaktadır(4).Garipçilere göre:“…An’ane (gelenek), şiiri nazım dediğimiz bir çerçeve içinde muhafaza etmiştir.Nazımın belli başlı unsurları vezinle kafiyedir.Kafiyeyi ilk, insanlar ikinci satırın kolay hatırlanması için, yani sadece hafızaya yardımcı olmak maksadıyla kullanmışlardır,fakat daha sonra bu oyunlarda bir güzellik görerek vezinle kafiyeyi şiirde gelenekselleştirmişlerdir.Ancak o zamandan bu zamana insanlık epey yol kat etmiştir.Bu günün insanı artık vezinde kafiyede, kendilerini hayrete düşüren bir güçlük yahut da büyük heyecanlar temin eden bir güzellik bulamayacaktır ….Bir şiirde eğer ahenkten bahsedeceksek, o ahenk vezinle kafiyenin dışında da,vezinle kafiyeye rağmen de mevcuttur(5)”
    İşte böylece gelenek şiirinin bütün hantallığını üstünden atarak, gündelik dilin berraklığıyla donatılmış,anlaşılması kolay şiirler üretmeye başlayacaktır garip akımının temsilcileri.Bu şiirlerde gündelik insanın dertleri, işçi ve memur sınıfı konu edilecektir.Tabi bu değişimde dünya tarihinin de çok etkisi olmuştur.T.S Eliot’ın başını çektiği modernizmin ustaları,Birinci Dünya Savaşı’yla birlikte büyük bir değişime uğrayan Avrupa’nın göbeğinde kalmışlardır,dertlerini anlatmaya mevcut dil yetmemektedir,şiir dilini önceki dönemlere göre farklı kurmaya başlayacaklardır.Anlatmaya çalıştıkları özü ancak bu şekilde dile getirebilirler artık.Çünkü Avrupa,”Çorak Ülke” haline gelmiştir.Bu gelişme Garip şiirini doğurduğu gibi İkinci Yeni’ye de vesile olacaktır, ama en önemlisi Nazım Hikmet’in ta bin dokuz yüz yirmilerde başlattığı toplumsal belleği canlı tutmaya- yani toplumun unutmasını engellemeye yönelik şiir anlayışını- Garip şiirinin sade diliyle birleştiren bir grup şair çıkacaktır(6).Kendilerine sosyal realist diyen bu şairlerin başını Atilla İlhan çekecektir.(3,4,5)( O.Veli Bütün Şiirleri,Adam yayınları,2001,istanbul)
    Türk şiirinin bu iki akımı arasında(Garip ve İkinci Yeni) çok garip bir ilişki vardır.Bu iki akımın şiir anlayışı bir birleriyle zıt oldukları kadar kardeştirler.Garip’in Türk şiirine getirdiği yenilikleri( vezin ve kafiyenin kaldırılması,gündelik dilin kullanımı…vb) baz alarak daha imgeci,anlaşılması zor( katmanlı ) bir şiir oluşturacaktır İkinci Yeni.Bu akımın doğmasına sebep olan şair ise,Garip’in temsilcilerinden olan Oktay Rifat’dır. Perçemli Sokak ile İkinci Yeni’nin sinyallerini vermeye başlamıştır.İşte bu dilemma Türk Şiirinin iki zıt ve kardeş akımını oluşturacaktır.
    Buradaki bir diğer enteresanlık ise bin dokuz yüz ellilerin edebiyat tartışmalarının,İkinci Yeni ile Garip şiirinin yerine, sosyal realist şairlerle İkinci Yeni’nin temsilcileri arasında geçmesidir.Bir akımın ana rahmi ve zıttı, diğerinin de ana öğelerde benzeri olan Garip’in bu edebi tartışmaların içine dahil olmamasına şaşmamak gerek çünkü o günlerde Garip’in yerini,revizyon yaparak Sosyal Realizmin savunucularının aldığı görülmektedir . A.İlhan,İkinci Yeni Savaşı,BilgiYayınevi ,İst.)

    Orhan Veli 1941 yılında yazdığı ve Garip Şiirinin manifestosu sayılan önsözde görüşlerini açıklıyordu: “Bugüne kadar burjuvazinin malı olmaktan ve yüksek sanayi devrinin başlamasından evvel de dinin ve feodal zümrenin köleliğini yapmaktan başka hiçbir işe yaramayan şiirde değişmeyen tek şey egemen sınıfların zevkine hitap etmiş olmaktır. Egemen sınıfları yaşamak için çalışmak zorunda bulunmayan insanlar teşkil ediyor, şiir de onların zevkine sunuluyordu. Ama yeni şiirin dayandığı zevk artık azınlığın oluşturduğu o sınıfın zevki değildir. Bugünkü dünyayı dolduran insanlar, yaşama hakkını sürekli bir didişmenin sonunda buluyorlar, şiir de onların hakkıdır, onların zevkine hitap edecektir. Fakat bu kitlenin ihtiyaçlarını eski edebiyatın aletleriyle anlatmak demek değildir. Mesele bir sınıfın ihtiyaçlarının müdafaasını yapmak değil, sadece zevkini aramak, bulmak ve onu hakim kılmaktır. Şimdiye kadar edebiyatımıza şekil veren bütün kalıpları atmalı, yapıyı temelinden değiştirmeliyiz”…


    GENEL ÖZELLİKLERİ:


    1:ölçü ve uyak gibi geleneksel şiir öğeleri kaldı rılmış, serbest şiir anlayışı benimsenmiştir.
    2. Şairane söyleyişten kaçınılmış, konuşma dili nin doğallığından yararlanılmıştır
    3. Anlam ve söz sanatları kullanılmamıştır.
    4. Espri ve şaşırtmacaya dayalı bir şiir anlayışla rı vardır.
    5.Günlük, sıradan İnsanın yaşamı şiire sokul muştur.
    6. Günlük yaşamın bazen kaba sayılabilecek sözcükleri ( cımbız, nasır, ayna…gibi) okuru rahat sız etmeyecek bir biçimde kullanılmıştır.
    7. Sürrealizm akımından belli ölçüde etkilenilmiştir.
     
  2. çok teşekkür ederim...
     

Bu Sayfayı Paylaş