Senin Gemilerin Camdan Sevgili

'Şiirler' forumunda NeslisH tarafından 13 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Senin Gemilerin Camdan Sevgili konusu
    Senin Gemilerin Camdan Sevgili

    Duydum ki yine umudunu kesmişsin insanlardan,
    dostluklardan...
    Duydum ki yine acımaya başlamışsın kendine...
    Yolunu kimselerin bilmediği, bilmek de istemediği
    sevginin o hayal ülkesinde birilerini beklerken çok üşümüşsün...
    İnsan ancak kendisine sevgili olabilir, diyormuşsun.
    Şimdi artık yollarda ve binbir hayalin peşinde
    sürüklediğin ve yıprattığın sevgine minnet borcunu ödeyecekmişsin...
    Acıyan sevgini şımartacak, onu örtülere
    saracakmışsın. Onu kendini güçlü ve korunaklı
    olduğunu hissetmediğin hiçbir yerde ortaya çıkarmayacakmışsın...
    Sevgini yırtıcı bir kuş gibi yetiştiriyormuşsun.
    En iyi savunmanın saldırı olduğunu ve yokolmamak
    için yoketmek gerektiğini öğretiyormuşsun ona...
    Ona onu,sabırlar, merhametler ve inceliklerle değil,
    hazlar, hayranlıklar ve kıskanç ilgilerle
    besleneceğini vadediyormuşsun.
    Her gece uyumadan önce arkasında Che
    Guevera’nın resmi olan aynanla konuşuyormuşsun:
    Bir sen varsın önemli olan, bir sen varsın gerçek olan...
    Hem onca acıya rağmen hala güzelim...
    Ve artık kendime yasaklıyorum başkalarına acımayı ve hayatın acısını...
    Aynadaki nefesinin buğusunu görüyorum buradan.
    Gözlerinle gözgöze gelemediğim için tutup
    aynadaki buğuyu öpüyorsun.
    Yaralı kendini öpüyorsun...
    Çekmeceden cüzdanının çıkarıp içindeki kredi
    kartlarını seyrediyorsun zoraki bir hayranlıkla.
    İçinde sevgini sakladığğın kaleyi daha da
    güçlendirmeyi geçiriyorsun aklından.
    Kredi kartlarını yalıyorsun dilinle ve onların zehirli
    tadını içine akıtıyorsun.
    Bankamatikten her para çektiğinde kulağına gelen
    ölüm çığlıklarına alıştırmak istiyorsun kendini böylece.
    Hem senden güçsüzlerin ölümü, hem bu ölümleri
    gizleyen ve bütün katliamları anında temize çeken
    teknolojinin zehirli tadı sarıyor şimdi sevginin yaralarını.
    Bankamatikten her para çektiğinde kulağına gelen
    çocukların ve kimsesizlerin ölüm çığlıklarına
    dayanamadığını hissettiğin anlar, senin için hayatta
    sadece annenin babanın ve kardeşlerinin önemli
    olduğunu söylüyorsun kendine ve akşam iş dönüşü
    onlara hediyeler alarak evine dönüyorsun...
    Ve eskiden, sevgini bir kalenin ardına saklamadan
    önce sadece kendi çocuklarını sevenleri kınadığını
    unutmak içinse bu defa başkaları değil kendin kanatıyorsun sevgini.
    Sonra küçük, tüylü bir köpek almak istiyorsun
    kendine.
    Köpegi severken, kucaklarken sana acımasızlık
    eden dostlarının, seni sevginin o hayal ülkesinde
    yıllarca bekletip düşlerini ve ömrünü çalan
    sevgililerin yüzleri geçsin istiyorsun karşından.
    Onların yüzleri geçtikçe sahibin olduğun için senden
    başka kimseyi sevmeyecek ve bağlanmayacak
    olan köpeğine daha da sıkıca sarılmak istiyorsun, öpüp koklamak.
    Kendini öper gibi, yaralı ve belki de artık hiç
    iyileşmeyecek olan kendini.
    Hiç iyileşmeyeceğini artık kendinden bile
    saklayamadığın böyle anlarda para kazanmak
    istiyorsun, iş kurup daha çok para kazanmak.
    Böyle anlarda bir kalenin ardında gizlediğin
    herşeye yanlışlarla dolu olsa da senden izler
    taşıyan tarihine bile düşman oluyorsun.
    Seni bu hale getirenlerle bir olup bu belki de artık hiç
    iyileşmeyecek yaralı kendini yoketmek istiyorsun...
    Sonra yorgun düşüyorsun... Artık dinlenmek istiyorsun.
    Yarına daha dinlenmiş ve korkularından kurtulmuş
    olarak uyanmak istiyorsun...
    Ve uykuya dalmadan önce vitrinlere bıraktığın
    dalğınlığın geliyor aklına...Kendine bir kez daha
    acıyorsun ve bu yüzden pahalı bulup da almadığın
    giysileri almaya karar veriyorsun.
    Bu pahalı giysiler sayesinde ilgilerin kölesi değil,
    ilgilerin merkezi olmayı istiyorsun.
    Bu giysiler sayesinde sızlayan sevgilerini örtmek,
    örtmek, örtmek istiyorsun. Görünmez olmak istiyorsun.
    Oysa senin gemin camdan sevgili...
    İşte güçlü balığın güçsüz balığı yokettiği kanlı
    denizin her tarafından seni görebiliyorum...
    Sadece ben değil dost düşman herkes uykuya
    daldığını görebiliyoruz buradan.
    Çünkü senin gemin camdan sevgili.
    Sıkıntından yediğin tırnaklarının kenarlarını...
    Korkulu bir rüya gördüğünde birden silkinişini...
    Yaralı sevgini korumak için aldığın onca kötücül
    karara rağman nasılsa hep masum kalan
    sayıklamalarını görüp duyuyorum buradan...
    Kaleni ve kalenin ardında sakladığın yaralı sevgini.
    Boşuna saklama sevgini. Senin gibiler hiç örtünemez sevgili...
    Seni bu kanlı deniz ve düşmanların da dostların da hemen tanır.
    Ya benzerini bulup gidersin buralardan.
    Ya da seni yokederler sevgili...
    Herkes gibi ve herşeyi bilerek yaşamaszın sen
    Senin gibiler örtünemez...
    Bu kanlı denizde senin gemin camdan sevgili. ​
     

Bu Sayfayı Paylaş