Seni aradım - Abdullah Oral şiiri

'Şairlerimiz Ve Şiirleri' forumunda ozan vurguni tarafından 10 Temmuz 2010 tarihinde açılan konu

  1. ozan vurguni

    ozan vurguni Yeni Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Seni aradım - Abdullah Oral şiiri konusu
    Seni aradım


    Seni aradım. Umutlar tazelenirken yüreğimde.
    Seni aradım, Yaşamın kuytularında Boy verirken hayat.
    Seni aradım,
    Çocukluğum Karanlık gecelerin Dehlizine gömülürken.

    Seni aradım, Fabrika köşelerinde,
    Karpit, potas, yanık yağ Kokularıyla dolarken bronşlarım.
    Anahtarda, çekiçte Kumpasta, mikrometrede,
    Demiri delen çelikte-
    Dönerken torna aynası Sömürüden yana,
    Akıp giden demir talaşlarına karışan
    Alın terimde seni aradım.

    Seni halklılığım linç olurken, Sanayi köşelerinde,
    Alanlarda çığlık çığlığa.
    Ekinde, tütünde, pamukta Ve narenciye tarlasında
    Kıpkırmızı narın çekirdeklerinde seni aradım.

    Seni aradım.
    Seni açlığa doyurulmuş bebelerin Solmuş benizlerinde.
    Seni yeni doğan bebelerin Dünyaya açtığı gözlerinde,
    Sömürürken Annesinin memelerini
    Bebelerin damaklarında çatlayan dişlerde,
    Seni aradım.

    Seni gökyüzü ve yeryüzü arasında,
    Karadeniz gibi çalkalanırken yüreğim,
    Sahilleri kucaklayan dalgalarda, Çakıl taşlarında
    seni aradım.


    Seni alev alev yanarken, Aynı gökyüzünün altında-
    Sevdadan yana Kadınımın kollarında
    Umutlar devşirirken yarınlara, Seni aradım.

    Nem rutubet kokan, Kondu muzun kuytu bir odasında,
    Çocuk devrederken sırdaşıma, Seni aradım.



    Seni özgürce akıp giden nehirlerde,
    Alabalığın yüzgeçlerinde.
    Seni fırtınalı gökyüzünde,
    Uçuşan kırlangıçların kanadında.

    Seni türkülerde, Seni şiirlerde,
    Seni 1968ler de Ortadoğu yollarında.
    İnsanca bir yaşam düşlediği için
    Kurşunlanırken gençlerimiz,
    Kan kusan namlulardan, Fırlayan mermilerde.

    Seni 1972de dar ağaçlarında,
    Seni yargısız infazlarda.
    Seni 1977 yılında Şişli meydanında.
    Seni Maraşta,
    Seni Sivasta,
    Seni Gazide,
    Seni 1996 yılının Temmuz ayında
    Ölüm oruçlarında, Seni aradım..

    Zulüm boy verirken demir parmakların arkasında,
    Taş duvarlarla Paylaşırken acılarımı,Seni aradım.
    İşkencelerde, Ölümler düşerken gözlerime.
    Açlığın kollarında seni aradım.

    Ama sen hiç yoktun Ülkemden çok uzaklarda-.
    Ulaşamadığım bir sevdaydın, Sen özgürlüktün.
    Her zaman ülkeme yabancı kalan.
    Sen özgürlüksün.
    Dili yüreklenmiş serçeciğin yanı başında.
    Sen özgürlüksün
    Uğruna sol yanlarımın Mahpuslarda kaldığı.
    Sen özgürlüksün
    Düşler savrulur yamaçlarından yaşamın-
    tutunarak adına hürriyet aşkıyla.

    Sen özgürlüksün Soluğu kesilen yiğitlerimizin-
    Dudaklarında adı kalan.
    Sen özgürlüksün, Sen özgürlük ............

    Temmuz 1996

    Abdullah Oral
     
  2. ozan vurguni

    ozan vurguni Yeni Üye

    SENSİZLİĞE


    Hani bırakıp gittiğin o gün var ya
    O an kavgasını verdim sensizliğin
    Önce sana ait anıları kovdum odamdan
    Sonra sensizliğe
    Hüzün damıtırken gözlerimden
    Anladım ki söküp atamamışım
    Seni yüreğimden

    Yokluğunla yandığım
    Ateşi körükleyen
    Hasret dizeleşiyordu sensiz

    Cıgaram kalemim ve ben
    Mısralarda sen
    Sensizliği paylaştık
    Geceyi gün ağartır'ken




    Ocak 2001
     

Bu Sayfayı Paylaş