Sen Şimdi Gidecen ya Cehennem’in Dibine Git Ben Bağrıma Taş Basarım

'Kitap, Resim ve Dergi' forumunda Siraç tarafından 16 Haziran 2009 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sen Şimdi Gidecen ya Cehennem’in Dibine Git Ben Bağrıma Taş Basarım konusu
    [​IMG]


    Erdal Demirkıran
    KASHNA KİTAP AĞACI




    Kendisini Dünyanın En Akıllı Adamı ilan eden Erdal Demirkıran’ın kıvrak kalemi bu kez “Sen Şimdi Gidecen ya Cehennem’in Dibine Git” diyen bir sevgilinin dilinden sesleniyor

    Fi tarihinde adamın biri bir kızı sevdi. Kız adamı hiç sevmedi. Adam kıza sürekli güzel sözler söyledi. Kız adama hiç güzel söz söylemedi. Adam çok üzüldü. Kız hiç oralı olmadı.

    Adam kızı bırakmak istiyordu; ama bırakamıyordu. Çünkü bırakmaya kalktığında içinde, tam göğüs kafesinin altında derin bir sızı oluşuyordu.
    Canı yanıyordu. Kıvrana kıvrana ağlıyordu her gece. Söylediğine göre ölüm acısı gibi bir acıydı kızın ona çektirdiği. Aldı başını gitti adam. Bir adamla karşılaştı. Nerede olduğunu karşılaştığının kim olduğunu bilmiyordu adam. Aklı gitmişti.

    -Senin derdin nedir?

    Diye sordu yabancı adama. Adam uzun uzun anlattı. Zaten kimi görse ona anlatıyordu derdini.

    Yabancı tam 40 gün 40 gece dinledi genç adamı. 40. gün sordu adam yabancıya,

    -Sen kimsin?


    Gülümsedi,
    -Kim olduğumu boş ver! Sen sadece dediğimi yap, bütün acıların dinsin.
    Dedi.

    Adam sessizlerin en sessizi oldu bir anda.
    Yabancı anlatmaya devam etti:
    - Bak delikanlı. Senin de içinde tıpkı diğer insanlarda olduğu gibi, sevgi diye bilinen bir yaşam kaynağı var ve sen sevmek zorundasın. Kimi sevdiğin önemli değildir. Sevgin önemlidir. Sevgini bir şeye yansıtmazsan şimdi olduğu gibi her gece kıvranmaya ve acılar çekmeye devam edersin. Bağrın kanar. İçinde tarifsiz bir boşluk oluşur.
    Dedikten sonra sırtında taşıdığı ve üzerinde ‘Kashna’ yazan o çantadan minik siyah bir taş çıkardı.
    -Al bunu. Bunu sev sevilmediğinde. Buna anlat dinlenilmediğinde. Bununla dertleş dostların kaybolduğunda. Bunun adı ‘Bağır Taşı’ ihanet etmeyen, hep dinleyen hiç gitmeyen. Sadakatiyle tüm sevgililerden daha sadık olan, aldatmayan o taş bu. Önce buna inan. Sonra canını sıkan biri olursa zihnindeki o cehenneme yolla onu ve bas bu taşı bağrına, bununla dertleş.
    Bununla konuş. Tüm sıkıntıların bitecek….

    diyor ve devam ediyor, “bağrıma taş basarım” diyenlere hitap eden kitaptan alıntıladığımız öykü…

    Onu okurlar ilk kez 2002 yılında Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım adlı kitapla tanıdı ve bir hayli sevdi. 2004 yılında İflas Etmenin Yolları adlı kitabını yayınladı. Dünyanın En Akıllı İnsanı’ndan Masallar adlı kitabının ardından 2006 yılında Sadece Aptallar 8 Saat Uyur adlı kitabıyla bir kez daha zekasını konuşturan yazar hemen ardından aynı yıl Yerim Seni ÖSS, adlı eseriyle öğrencilerin ufkunu açan bir metne imza attı.

    Kıvrak kalemini bu yıl terkedilen sevgililer için konuşturan Erdal Demirkıran, sevginin gücünü ve yönlendirileceği kaynağı sorgulayan Sen Şimdi Gidecen ya Cehennem’in Dibine Git Ben Bağrıma Taş Basarım adlı eseriyle bir kez daha karşınızda.

    Eserin başlığı ilk başka gerçekten sevenler için itici gibi gelebilir ama işin icinde “Dünyanın en akıllı adamının” zeka oyunları olduğunu göz önüne aldınığınız zaman başlığın aslında masum olduğunu fark edebiliyorsunuz

    Sevgi üzerine kafa yoruyorsanız, sevdanın anlamı ve sevgili dediğinizin vefasızlığından dertliyseniz ve sizi rahatlatacak, keyfinizi yerine getirecek metinler arıyorsanız, Dünyanın en akıllı adamı bir kez daha emrinizde..

    Bağır taşı hediyeli olan Sen Şimdi Gidecen ya Cehennem’in Dibine Git Ben Bağrıma Taş Basarım adlı kitabı aldığınızda taşın ne işe yaracağını merak ediyorsunuz ilk başta. Kitabı bitirdiğinizde ise o taşın aslında gerçekten değerli olduğunu fark ediyorsunuz..

    Meraklısı için kitabın bölümleri şöyle:

    Birinci Bölüm : Aşk Hakkında Her şey

    Kitabın birinci bölümünde Erdal Demirkıran enine boyuna aşkı tartışıyor. Fakat aşkın enini de boyunu da abartanlar için sınırların ötesine geçmeyi de ihmal etmiyor

    İkinci Bölüm : Evlilik Hakkında Herşey

    Yazar bu bölümde evlilikle ilgili tüm bilinenlerin ötesine geçerek, yeni bir şeyler söylemek ihtiyacı hissetmiş…

    Üçüncü Bölüm : Cehennem Hakkında Bazı Şeyler

    Zihinde oluşturulan bir Cehennemle aşk acısına yepyeni bir çözüm üreten Erdal Demirkıran, birçok insanın acısını mutluluğa dönüştürebileceğini gösteriyor..

    Kitabın son bölümünün adı daha da ilginç ve hediyeniz olan taşın önemini burada fark ediyorsunuz: Bağır Taşı..

    Yazar bu bölümde kitap boyunca size neler anlattığını hatırlatıyor ve bağır taşınızı elinize alıp düşünmenizi sağlıyor…

    Erdal Demirkıran’ı tanıyan ve üslübunu sevenler kaçırmasın, kim bu adam yahu diyenler mutlaka göz atsın, Aman bana ne sevgiden, aşktan, diyenler kitabı eline bile almasın…

    Kitabın nasıl bir aşkı savunduğu ise şu cümlerlerle gayet net şekilde veriyor:

    Sevdin mi Mecnun gibi sevip düşme çöle.. Sevdin mi Ferhat gibi sev hiç olmazsa; git dağ del, su getir köyüne de aşkın bir işe yarasın…
     

Bu Sayfayı Paylaş