Selülitlere nasıl veda edilir

'Güzellik & Bakım' forumunda Siraç tarafından 30 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Selülitlere nasıl veda edilir konusu
    Selülitlere nasıl veda edilir

    Bayanlar, bir numaralı düşmanınız selülitlerden bir kaç şeyden uzak durarak kurtulabilirsiniz.

    Selülit veya gerçek tıbbi adıyla hidrolipodistrofi özellikle ergenlik, hamilelik ve menopoz dönemi hanımlarda yüzde doksana varabilen oranlarda görülebilen bir hastalıktır. Cildin sıkılmasıyla portakal kabuğu görünümü verir. Selülit oluşumunda en büyük neden östrojen ve progesteron adlı dişilik hormonlarıdır. Bu hormonların etkileri ile çevre kapiller dolaşımı bozulmakta ayrıca cilt altında su ve tuz tutulmaktadır.

    Selülit oluşumunu şöyle özetleyebiliriz: östrojen ve progesteron hormonları kapiller toplardamar duvarlarının kas yapısını bozar ve gevşetir ki bu da bu kapiller toplardamarlardan doku aralığına sıvı kaçışına neden olur. Normalde cilt altı bölgelerdeki biriken sıvının toplayıcı sistemi olan lenf sistemi de tembelleşmiş olduğundan bu sıvı birikimini atamaz ve bu bölgelerde sıvı birikimi artar. Yani atık sıvılar artar ve basınç oluşturur.

    Bu basınç oluşumu yağ hücrelerine bası yaparak onların metabolizmasını da olumsuz yönde etkiler. Zaten hormon etkileri ile daralmış olan kapiller atardamarların da yeterli oksijeni yağ hücrelerine sunamaması nedeniyle yağ hücrelerinin metabolizması iyice yavaşlar ve yağ hücreleri gittikçe şişerek meşhur portakal kabuğu görünümüne sebep olur.

    SELÜLİTLE İLGİLİ YANLIŞ BİLİNENLER:

    Selülit hanımların en çok şikayetçi olduğu estetik sorunlardan biri olsa da selülit yalnız estetik bir sorun değil dolaşım bozukluğu veya cilt altı yağ dokusunun yeteri kadar beslenememesi durumudur. Selülit hanımların yüzde sekseninin ortak sorunudur. Sorun bu kadar yaygın olunca da her yeni gün selülitle ilgili yeni bir fikir bununla birlikte selülitin gerek oluşumunda gerekse ortadan kaldırılmasında birçok yanlış kanı ortaya çıkıyor.

    KAHVE TETİKLEYİCİDİR

    Kahve içinde buluna kafeinin selülit etkisi oldukça eski bir düşüncedir.

    FORMA GiRME REHBERi

    Dayandığı gerekçede kafeinin cilt damarları üzerindeki büzücü etkisidir. Her ne kadar bu da sellit oluşumunda bir sebep olarak kabul edilebilirse de kafeinin yağ hücreleri üzerindeki yağ yakıcı etkisi oldukça güçlüdür. Selülit tıbbi olarak hidrolipodistrofi olarak adlandırılır ve cilt altı dokuları tutan bir hastalıktır.

    Ayrıca metabolizmayı hızlandırıcı etkisi çok güçlü olduğundan bir bütün olarak bakıldığında aslında kafein son yıllarda selülit yapıcı değil aksine selülit tevdilerinde yararlanılan bir madde haline gelmiştir. Bunun en açık örneği son 20 yıldır selülit tedavisinde çok yaygın olarak kullanılan mezoterapi tedavisinin ilaç içeriğinin kafein ve kafein türevi olmasıdır.

    TUZ TÜKETİMİNE DİKKAT

    Selülitle mücadelede asıl gözden kaçırılan tuz tüketimidir. Eğer tuz tüketimini azaltmaz tuzlu gıdaları hayatınızdan çıkarmazsanız selülit oluşumundan kurtulamazsınız. Selülit oluşumunda fazla tuz tüketmek bu konuda önemli bir ssdbeptir. Zira sodyum (tuz) selülitin oluştuğu doku aralığına sızarak bu aralığa su çekerek bu bölgede şişmeye neden olur bu da selülitin önemli nedenlerinden biridir.

    SİGARADAN UZAK DURUN

    Selülitte gözden kaçan bir diğer önemli etken sigara kullanımıdır. Dolaşım üzerine olumsuz etkileri vardır. Sigara içmek vücuttaki oksijen oranını azaltacağı için dolaşım problemlerine neden olur. Bu da selülitin en önemli etkenlerinden biridir.

    KİLO VEREREK SELÜLİTTEN KURTULAMAZSINIZ

    Selülitte en önemli sebep dişilik hormonları ve bu dişilik hormonlarının yola açtığı dolaşım bozukluğu olduğundan dolaşımı bozuk dokulardaki yağ hücrelerinin erimeside hayli zor olur. Bu nedenle diyet yaparak bu bölgedeki yağ hücrelerinin istenildiği gibi yanmasını sağlamak çok zordur.

    Öncelikle yağ hücrelerinin dolaşımını düzenlemek ve yağ hücrelerine iyi oksijen sunumunu sağlamak gerekmektedir. Ayrıca yine hormonal sebeplerle bozulmuş olan kılcal toplar damar duvarlarını sağlamlaştırmak ve bu bölgedeki çöpçü görevi gören lenf sistemini canlandırmak gerekir. Ancak bu dolaşım sorunlarının tümünün bir arada çözülmesiyle beraber diyet yaparak zayıflamak selülite çözüm olabilir.

    SELÜLİTTEN NASIL KURTULABİLİRSİNİZ?

    Bahsettiğimiz gibi selülit aslında bir dolaşım problemidir. Ve selülit tedavisinde öncelikle bu dolaşım sorunlarının ortadan kaldırılması gerekir. Bunun için mezoterapi yirmi yılı aşkın süredir bilinen ve uygulanan etkili yöntemlerdendir. Mezoterapi bu üç tip dolaşım bozukluğuna yönelik ilaç kombinasyonu ve ayrıca yağ metabolizmasını hızlandırıcı ilaçlarlarla kombine edilmektedir.

    Mezoterapiyi ağrılı bir yöntem olarak değerlendirenler için bir yenilikten söz etmek faydalı olacaktır. Yeni nesil kompresörlü mezoterapi ile mezoterapi uygulaması artık hemen hemen ağrısız hale geldi diyebiliyoruz. Mezoterapi uygulaması gerek bölgesel zayıflamada gerekse selülit tedavisinde uzun yıllardır kullanılan ve kendini kanıtlayarak klasik ve referans tedavi olmuş bir yöntemdir.

    SORUNU ÇÖZEMEYENLER BAHARI BEKLEYİN

    Türk hanımları içinde yaygın olan basen bölgesindeki fazlalıklar ve selülitler hanımları harekete geçirir. Oysa sık yapılan yanlışların başında gelen bu tutum kısa sürede soruna geçici çözüm getirmekten öteye gidemez. Öncelikle sorununuzla ilgili çözümleri ve tedavileri zamana yaymak süreç içinde koruma programlarına katılmak kalıcı sonuçlar getirir.

    TEDAVİ YÖNTEMİ

    Bipolar radyofrekans tedavisi, selülit ve basendeki şikayetlere uygulanan bir yöntemdir. Çoklu frekansın cildin çesitli derinliklerine ulaştığı bu yöntem cilt kolajen sentezini tetiklerken ciltaltı yağ dokusu metabolizmasını hızlandırır. Selülit, lokal kilo ve sarkma problemlerinin üstesinden gelir.

    Portakal kabuğu görünümünün giderilmesine, vücut bölümlerinin sıkılaşmasına,dokunun daha iyi bir görünüme kavuşmasına yardımcı olur.

    Sırt, basen, kalça , kol sarkmalarında, karın, bel bölgesinde, baldırlarda daha konforlu bir tedavi sağlar, sorunlu bölgelerde başarılı sonuç verir.

    Vücut kontürünü yeniden şekillendirir ve kolajen üretimini arttırır. Cilt daha sıkı ve genç görünür.

    Dr. İsmail Ağar

     

Bu Sayfayı Paylaş