Sedef

'Cilt Hastalıkları' forumunda Dine tarafından 10 Eylül 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sedef konusu Sedef (Psoriasis)

    Psoriasis yunanca kaşınmak anlamına gelir. Psoriasis kalıcı bir hastalıktır. Sedef hastalığında kırmızı ve üzerinde sedefimsi beyaz pullar bulunan yaralar, özellikle kafa derisi, diz ve dirseklerde ortaya çıkar.
    Bazı vakalar o kadar hafiftirler ki bu kişiler sedefleri olduğunu bile bilmezler. Bunun tam tersi bir şekilde psoriasis vücutta geniş alanları tutabilir. Psoriasis ailesel özellik gösterebilmesine rağmen, kişiden kişiye bulaşma özelliğine sahip değildir.
    Psoriasisin sebebi nedir?
    Hastalığın nedeni bilinmemektedir. Bununla beraber son zamanlarda yapılan araştırmalar beyaz kan hücrelerindeki anormal fonksiyonun derideki enflamasyonu uyardığı saptanmıştır. Bu enflamasyon yüzünden, deride ki ölü hücreler daha hızlı bir şekilde 3-4 gün içerisinde dökülür. Derideki herhangi bir kesik, sıyrık veya yanıktan 10-14 gün sonra bu alanlarda sedefe ait bulgular çıkmaya başlar. Psoriasis boğaz enfeksiyonu gibi bazı enfeksiyonlardan ve bazı ilaçların alımından etkilenir. Kış aylarında cildin kuruması ve güneş ışığının azalması nedeni ile alevlenmeler görülür.
    Psoriasis tipleri
    Hastalık bir çok şekilde görülebilir. Hastalığın şiddeti, süresi, vücutta dağılımı ve şekli kişiden kişiye değişiklik gösterir. Sıklıkla açık kırmızı renkli lekeler şeklinde başlar. Zaman içinde genişleyerek üzerinde pullar gelişir. Yüzeydeki pullar kolaylıkla kaldırılabilirken, altta yerleşenler deriye daha yapışıktırlar. Bu kabuklar kaldırıldığında deri kanamaya hassasiyet gösterir. Bu kırmızı alanlar genişleyerek oldukça büyük alanları kaplayabilirler. Diz, dirsek, kasıklar ve cinsel bölge, kollar, bacaklar, avuç içi ve ayak tabanı, saçlı deri sedefin sık görüldüğü alanlardır. Daha çok hep aynı alanlarda görülme eğilimindedir.
    Tırnaklarda ince çukurcuklar meydana gelebilir. Tırnaklar kalınlaşabilir ve yatağından ayrılabilirler.
    Kıvrım bölgesindeki psoriasis koltuk altlarında, göğüslerin altında, kasıklarda kalçaların arasında ve cinsel bölgede görülür.
    Guttat psoriasis genellikle çocukları ve genç erişkinleri etkiler. Genellikle bir boğaz enfeksiyonunu takiben küçük yağmur damlası biçiminde küçük kırmızı üzeri pullu noktacıklar şeklinde ortaya çıkar. Haftalar veya birkaç ay içinde kendiliğinden geriler.
    Psoriasis vakalarının bir kısmında bir eklem rahatsızlığı da bulunabilir.Deri tutuluma yaygın olduğunda eklem bulguları da şiddetlenir. Bazen de deri lezyonları iyileştiğinde eklem bulguları da geriler.
    Psoriasis tanısı nasıl konulur?
    Dermatoloji uzmanları deri tırnak ve kafa derisini muayene ederek tanıyı koyarlar. Tanı da eğer bir şüphe var ise biyopsi alınır.
    Psoriasis nasıl tedavi edilir?
    Tedavideki amaç inflamasyonu azaltmak ve ölü hücrelerin atılımını yavaşlatmaktır. Nemlendirici kremler pullanmayı azaltır, ölü hücrelerin atılımını kontrol altına alır ve kaşıntıyı azaltır. Bazı nadir hastaların dışında diyet yapılması psoriasiste fayda sağlamaz.
    Tedavi seçeneği hastanın genel sağlık durumu, yaşı, yaşam sitili ve hastalığın şiddetine göre belirlenir. Doktorunuz kortizon, sentetik D vitamini veya antralin içeren kremleri tedaviniz için verebilir. Bu tedaviler doğal güneş ışığı veya ultraviyole ışığı ile birlikte uygulanabilir. Çok şiddetli psoriasisli hastalar ışık tedavisi ile birlikte veya yalnız başına alınan hap tedavileri kullanabilir. Güneş ışınları psoriasise iyi gelir, fakat dikkatli olunmalıdır. Ultraviyole(mor ötesi) ışık tedavisi bu cihazın bulunduğu bir merkezde yapılabilir.
    Tedavi Tipleri
    Steroidler ( Kortizon) - Kortizonlu krem, merhem, losyonlar sedefi geçici olarak iyileştirir ve hastalığı kontrol altına alır. Cinsel bölge, kasıklar ve yüz gibi bölgelere hafif kuvvette kortizon içeren ilaçlar uygulanmalıdır. Yüksek kuvvetteki ilaçlar saçlı deri, diz, dirsek, ayak tabanı ve avuç içi gibi bölgelere kapalı olarak uygulanırlar. Bu uygulama dikkatli bir biçimde Dermatoloji uzmanının kontrolünde yapılmalıdır. Güçlü kortizonlu kremlerin deride incelme, kılcal damarlarda genişleme ve deri renginde değişiklik yapma gibi yan etkileri vardır. Bu ilaçları birden bire kesmek hastalığın alevlenmesine neden olabilir. Bir kaç aylık bir tedaviden sonra psoriasis kortizonlu kremlere direnç kazanabilir. Dermatoloji uzmanları tedavi edilemeyen alanlara kortizon enjeksiyonu yapabilir. Yan etkilerden kaçınmak için küçük miktarlarda enjeksiyon yapılmalıdır.
    Saçlı derinin tedavisi - Bu bölgenin tedavisi hastalığın şiddeti, saçların uzunluğu ve hastanın yaşam stili gibi faktörlere göre değişir. Bir çok çeşit şampuan, yağ, solüsyon ve sprey tarzında ürün kullanılabilir. Bu tip ürünler kömür katranı veya kortizon içerirler. Hastalar saç diplerini tahriş etmeden nazikçe şampuanlamalıdır.
    Antralin - Bu tedavi psoriasisli alanların kalınlığını azaltır. Ciltte hafif tahrişe, elbise ve deride hafif boyanmaya neden olur.
    Vitamin D - Sentetik olarak üretilmiş D vitamini olan kalsipotriol tedavide kullanılabilir. Bu tedavi sınırlı alanda psoriasisi olan hastalarda etkilidir ve diğer tedavilerle birlikte de uygulanabilir.Yan etkilerden kaçınmak için sınırlı miktarda uygulanır. Eczanelerde satılan sıradan D vitamini ilaçlarının sedef üzerine bir etkisi yoktur.
    Retinoidler - Vitamin A ile bağlantılı ilaçlar içeren jeller psöriasisde tek başına ve kombine tedavide uygulanabilirler. Gebelerde ve gebe kalmak isteyen bayanlarda kullanılmamalıdır.
    Işık tedavisi - Güneş veya yapay ultraviyole ışığı, hızlı hücre büyümesini durdurur. Güneş ışığı veya yapay ultraviyole deri kırışıklıkları, deri kanseri ve göz hasarlarına yol açmasına rağmen, doktor kontrolünde kullanıldığında etkili ve güvenli bir tedavi yöntemidir. Vücudunun her yerinde sedef bulgusu olan hastalar yapay ultraviyole ışığı yayan kabinlerde, tüm vücutlarındaki sedef bulgularını Dermatoloji uzmanlarının kontrolünde tedavi ettirebilirler. Ilıman bölgelerde yaşayan psoriasis hastaları direk doğal güneş ışığından dikkatli bir şekilde yararlanabilirler. Fakat yapay veya doğal ultraviyole ışınları ile yapılan tedaviler Dermatoloji uzmanının kontrolü altında olmalıdır.
    PUVA - Eğer psoriasis diğer tedavilere cevap vermiyorsa ve vücudun her yerinde sedef mevcutsa PUVA tedavisi % 85-90 oranında faydalı olur. Bu tedavinin adı psoralen ve UVA kelimelerinin kısaltılması ile oluşur. Hastalar psorelen denen bir ilacı aldıktan sonra uygun miktarda ultraviyole A (UVA) ışığına maruz bırakılırlar. Hastalığın iyileşmesi için ortalama 25 seanslık 2-3 ay süren bir tedavi gerekir.Yılda 30-40 tedavi seansı hastalığı kontrol altında tutar. Psoralen göz lensinde biriktiğinden hastalar psorelen aldıktan sonraki 24 saat güneş gözlükleri takılmalıdır. Uzun süreli PUVA tedavilerinin kırışıkları ve deri kanseri riskini arttırdığı bilinmelidir. Bu nedenle PUVA tedavisi Dermatoloji uzmanının gözetiminde dikkatlice yapılmalıdır.
    Metotreksate - Diğer tedaviler başarısız kaldığında kanser tedavisinde kullanılan bir ilaç olan metotreksat psoriasiste dramatik bir iyileşmeye neden olur. Özellikle karaciğer üzerine olan yan etkilerinden dolayı düzenli olarak kan tahlilleri yapılarak takip edilmelidir. Bazen karaciğer biyopsisi de gerekebilir. Diğer yan etkileri mide rahatsızlığı, bulantı ve kusmadır.
    Retinoidler - şiddetli psoriasisi olgularda A vitamini türevi olan ilaçlar tek başına veya ultraviyole ışığı ile kombine olarak kullanılabilirler. Deride dudaklarda ve gözlerde kuruma, kan yağlarında yükselme gibi yan etkileri vardır. Retinoidler gebe olan veya gebe olmayı düşünen gebe hastalarda kullanılmamalıdır. Bebekte önemli hasarlara yol açabileceği için tedavi esnasında ve tedavinin sonlanmasından 3 yıl içinde gebe kalınmamalıdır. Düzenli kan testleri ile dikkatli takip yapılmalıdır.
    Siklosporin - Organ transplantasyonu yapılan hastalarda organın reddini engellemek için kullanılan bağışıklık sistemini baskılayıcı bir ilaçtır. Diğer tedavilerin başarısız olduğu psoriasis olgularında kullanılabilir. Böbrek ve kan hücrelerine olan yan etkileri nedeniyle düzenli kan tahlilleri ile sıkı takip yapmak gerekir.
    Yukarıda bahsedilen tedaviler psöriasisde büyük oranda iyileşme sağlamalarına rağmen, kalıcı bir tedavi sağlamazlar. Yeni ilaçlar üzerinde yapılan çalışmalar halen devam etmektedir
     

Bu Sayfayı Paylaş