Seçilmiş En Güzel Dini Msn Nickleri

'Dini Nickler' forumunda Dine tarafından 23 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Seçilmiş En Güzel Dini Msn Nickleri konusu Seçilmiş En Güzel Dini Msn Nickleri




    ♥ Comertligin uc belirtisi vardir: sozunun eri olmak, gereksiz yere ovunmemek ve sorgusuz sualsiz bagislamaktir♥



    ALLAHIM! DEĞİŞTİREBİLECEĞİM ŞEYLERİ DEĞİŞTİRMEK İçİN CESARET DEĞİŞTİREMEYECEKLERİMİ KABUL İçİN SABIR İKİSİNİ BİRBİRİNDEN AYIRMAK İçİN AKIL İHSAN EYLE




    Bu dünyada amel var,hesap yoköbür dünyada hesap var,amel yok






    ALLAHIM,bana senin sevgini,seni sevenlerin sevgisini ve beni sana yaklaştıracak olanların sevgisini nasip et





    Acziyet ümitsizliğe sevkeder Gurur ise, haddini bilmezliğe



    Blaise Pascal






    Hangi sofrada doyarsan doy, rızkı veren Allahtır



    Hafız-ı Şirazî





    Fakih de olsa, mürşid veya mürid de olsa, kişi bu alçak dünyaya bir kez kapıldı mı, bala düşmüş sineğe döner



    Sadi-i Şirâzî






    Zamana uyun, sözü cahil ve zavallıların söylemidir Zaman size uymuyorsa zamanla savaşın



    Muhammed İkbal




    SÖZÜ VE KALBİ BİR OLMAYAN KİMSENİN YÜZ DİLİ BİLE OLSA,



    O YİNE DİLSİZ SAYILIR(MEVLANA)








    Bütün kötülüklerin anahtarı, hiddettir (Cafer bin Muhammed)







    Güzel ahlak; bağışlayıcılık, sabır ve tahammüldür (Hasan-ı Basri)





    Leş, bize göre rezildir ama, domuza,
    köpeğe şekerdir, helvadır (MEVLANA)








    BİR KALPTE İKİ SEVGİ OLMAZİYİ DüŞüNMEK LAZIM ALLAHI SEVİYOR MUYUZ?SEVİYORSAK SORUN YOKFAKAT BEN BAŞKASINI DA SEVİYORUM ONU DA DİYEMEZSİNİZİYİ DüŞüNüN MUTLAKA BİRİ SAF DIŞI KALACAKTIR Kİ BU FANİ DüNYADAKİLER OLMALI










    Kazanmak adına attığın bir adım sana bir şey getiriyor ise de, Kaybetmek adına attığın bir adım senden iki şey götürüyor






    çalişmak Adetim;tefekkür Halimdir(hz Muhammed Sav)




    geldik Dünya Denilen Pazara

    4 Metre Kefen Aldik,
    Gidiyoruz Mezara







    çok Biliyorsan Konuş Ibret Alsinlar,

    Bilmiyorsan Sus Dinle Insan Sansinlar








    Aptallar, akıllılardan pek az şey öğrenirler; ama akıllılar aptallardan çok şey öğrenirler





    Sınırda kalmışlardanız biz,
    Sınıfta kalmışlardan çok uzakta,
    Sıkıntı çekmişlere yakın bir yerde
     
  2. Dine

    Dine Özel Üye

    Seçilmiş En Güzel Dini Msn Nickleri

    7242 - Abdullah İbnu'z-Zübeyr radıyallahu anhüma'nın anlattığına göre, "Kendilerinin müslümanlığı kabul etmeleri ile, Allah'ın onları azarladığına dair (şu) ayetin inmesi arasında dört yıldan fazla zaman olmamıştır"

    "Onlar, daha önce kendilerıne kitap verilen ve zaman geçtikçe kalpleri katılaşan kimseler gibi olmasınlar Çünkü onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdi" (Hadid 16)

    7243 - Hz Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Çok gülmeyin, çünkü çok gülmek kalbi öldürür"

    7244 - Berâ radıyallahu anh anlatıyor: "Biz Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'la birlikte bir cenazede beraberdik Aleyhissalâtu vesselâm kabrin kenarına oturup ağladılar, öyle ki (göz yaşlarıyla) toprak ıslandı Sonra da: "Ey kardeşlerim İşte (başımıza gelecek) bu aynı (ölüm hadisesi) için iyi hazırlanın" buyurdular"

    7245 - Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki: "Sinek başı kadar bile olsa, gözünden Allah korkusuyla yaş çıkan ve bu yaşı yanak yumrusuna değecek kadar akan hiçbir mü'min kul yoktur ki, Allah onu (ebedi) ateşe haram etmesin!"

    7246 - Hz Muaviye İbnu Ebi Süfyan radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resülullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: "Ameller kap(ta bulunan madde) gibidir En aşağısı (yani dipteki kısım) güzelse en yukarısı (yani üst kısmı) da güzel olur; en aşağısı bozulursa en üstü de bozulur"

    7247 - Hz Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Eğer kişi namazını herkesin gözü önünde kılınca (edebine uygun kılar) güzel yapar, tek başına kimsenin görmediği durumda kılınca da (edebine uygun kılar) güzel yaparsa, Allah Teâla hazretleri (onun ibadetinden memnun kalır ve "Bu (kulluğunu riyasız yapan) gerçek bir kulumdur" der"

    7248 - Hz Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "(Ey mü'minler! Amel ve ibadetlerinizi) itidal üzere yapın, ifrattan kaçının Zira sizden hiç kimseyi (ateşten) ameli kurtaracak değildir"

    Sahabiler: "Seni de mi amelin kurtarmaz, ey Allah'ın Resülü!" dediler Aleyhissalatu vesselâm: "Beni de, buyurdular Eğer Allah kendi katından bir rahmet ve fazl ile benim günahlarımı bağışlamazsa beni de amelim kurtarmaz!" buyurdular"
     
  3. Dine

    Dine Özel Üye

    Uzun mesafelere ulaşmak, yakın mesafeleri aşmakla mümkündür (İmam Gazali)
    Tarih değil, hatalar tekerrür ediyor (Abdulhamid Han)
    En büyük felaketler içinde bile ümidini kaybetme, unutma ki ilik, sert kemiğin içinden çıkar (Hafız Şirazi)
    Cahillerin kalbi dudaklarında, alimlerin dudakları kalplerindedir (Hz Ali (ra))Her kalbin çarpıntısı kendi ecelinin ayak sesleridir (Beyazidi Bestami)
    Mal cimrilerde, silah korkaklarda, karar da zayıflarda olursa işler bozulur (Hz Ebubekir (ra))
    Gecenin ne kadar uzun olduğunu ancak hastalar bilir (Sadi)
    Kibir, bele bağlanmış taş gibidir Onunla ne yüzülür ne de uçulur (Hacı Bayram-ı Veli)
    Zalimler için yaşasın cehennem (Bediüzzaman Said Nursi)
    Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır (Bediüzzaman Said Nursi)
    Tatlı suyun başı, kalabalık olur (Mevlana)
    Kurdun elinden çobanlık gelmez (Sadi)
    Eğri ok, doğru yol almaz (Hz Ali (ra))
    Hiçbir acı, cehaletten daha fazla zahmet verici değildir (Hz Ali (ra))
    İnsanı maskara eden, dilidir (Sadi)
    Ham düşünceleri, ancak akıl pişirir (Firdevsi)
    Fırsatlar da bulutlar gibi çabucak geçer gider (Hz Ebubekir (ra))
    Hasedciye rahat, kötü huyluyu da şeref yoktur (Ahnef bin Kays)
    Çocuklarınızı kuzu gibi büyütmeyiniz ki, ileride kuzu gibi güdülmesinler (Şeyh Sadi Sirazi)
    Hükümetlerin en kötüsü, suçsuzu korkutandır (Beydeba)
    Hükümdar köylünün yumurtasını alırsa, adamları bütün tavukları alır (Sadi)
    Bin zulme uğrasan da, bir zulüm yapma (Hz Ali (ra))
    Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez (Mevlana)
     
  4. Dine

    Dine Özel Üye

    BESMELEYLE BAŞLAYALIMİNŞA’Allah
    بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
    İÇİNİZDEN KİM BENİM KIRK HADİSİMİ ÖĞRENİR VE TAŞIR İSE( YAŞAMINDA UYGULAR İSE) KIYAMET GÜNÜ SALİH KİŞİLER İLE HAŞROLUNACAKTIR.
    40 HADİS
    1
    اَلدِّينُ النَّصِيحَةُ قُلْنَا: لِمَنْ )يَا رَسُولَ اللَّهِ ؟( قَالَ: لِلَّهِ وَلِكِتَابِهِ وَلِرَسُولِهِ وَلأئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ وَعَامَّتِهِمْ
    (Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ RasûlAllah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.
    Müslim, İmân, 95.
    2
    اَلإِسْلاَمُ حُسْنُ الْخُلُقِ
    İslâm, güzel ahlâktır.
    Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.
    3
    مَنْ لاَ يَرْحَمِ النَّاسَ لاَ يَرْحَمْهُ اللَّهُ
    İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.
    Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.
    4
    يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا
    Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.
    Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6.
    5
    إنَّ مِمَّا أدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلاَمِ النُّبُوَّةِ:
    إذَا لَمْ تَسْتَحِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ
    İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.
    Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.
    6
    اَلدَّالُّ عَلىَ الْخَيْرِ كَفَاعِلِهِ
    Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
    Tirmizî, İlm, 14.
    7
    لاَ يُلْدَغُ اْلمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ
    Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)
    Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.
    8
    اِتَّقِ اللَّهَ حَـيْثُمَا كُنْتَ وَأتْبِـعِ السَّـيِّـئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا
    وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ
    Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.
    Tirmizî, Birr, 55.
    9
    إنَّ اللَّهَ تَعَالى يُحِبُّ إذَا عَمِلَ أحَدُكُمْ عَمَلاً أنْ يُتْقِنَهُ
    Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.
    Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat, 1/275; Beyhakî, fiu’abü’l-Îmân, 4/334.
    10
    اَلإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً أفْضَلُهَا قَوْلُ لاَ إِلهَ إِلاَّاللَّهُ وَأدْنَاهَا إِمَاطَةُ اْلأذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ اْلإِيـمَانِ
    İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illAllah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.
    Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.
    11
    مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أضْعَفُ اْلإِيـمَانِ
    Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.
    Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.
    12
    عَيْنَانِ لاَ تَمَسُّهُمَا النَّارُ: عَيْنٌ بَـكَتْ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَعَيْنٌ
    بَاتَتْ تَحْرُسُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ
    İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.
    Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12.
    13
    لاَ ضَرَرَ وَلاَ ضِرَارَ
    Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.
    İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31.
    14
    لاَ يُؤْمِنُ أحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ
    Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.
    Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.
    15
    اَلْمُسْلِمُ أخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ مَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
    Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter.
    Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.

    16
    لاَ تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلاَ تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا
    İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.
    Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56.
    17
    اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ النَّاسُ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ
    Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.
    Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.
    18
    لاَ تَبَاغَضُوا وَلاَ تَحَاسَدُوا وَلاَ تَدَابَرُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إخْوَانًا
    وَلاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أنْ يَهْجُرَ أخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثِةِ اَيَّامٍ
    Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.
    Buhârî, Edeb, 57, 58.
    19
    إنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إلَى الْبِرِّ وَ إنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إلَى الْجَنَّةِ وَإنَّ الرَّجُلَ لَيَصْدُقُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ صِدِّيقًا وَ إنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إلَى الْفُجُورِ وَ إنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إلَى النَّارِ وَ إنَّ الرَّجُلَ لَيَـكْذِبُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ كَذَّابًا
    Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe ***ürür. İyilik de cennete ***ürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye ***ürür. Kötülük de cehenneme ***ürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır.
    Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.
    20
    لاَ تُمَارِ أخَاكَ وَلاَ تُمَازِحْهُ وَلاَ تَعِدْهُ مَوْعِدَةً فَتُخْلِفَهُ
    (Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.
    Tirmizî, Birr, 58.
    21
    تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ وَأمْرُكَ بِالْمَعْرُوفِ وَ نَهْيُكَ عَنِ الْمُنْكَرِ صَدَقَةٌ وَإِرْشَادُكَ الرَّجُلَ فِي أرْضِ الضَّلاَلِ لَكَ صَدَقَةٌ وَإِمَاطَتُكَ الْحَجَرَ وَالشَّوْكَ وَالْعَظْمَ عَنِ الطَّرِيقِ لَكَ صَدَقَةٌ
    (Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.
    Tirmizî, Birr, 36.
    22
    إِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأمْوَالِكُمْ وَلـكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأعْمَالِكُمْ
    Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.
    Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;
    Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.
    23
    رِضَى الرَّبِّ في رِضَى الْـوَالِدِ وَسَخَطُ الرَّبِّ في سَخَطِ الْـوَالِدِ
    Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır.
    Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.
    Tirmizî, Birr, 3.
    24
    ثَلاَثُ دَعَوَاتٍ يُسْتَجَابُ لَهُنَّ لاَ شَكَّ فِيهِنَّ:
    دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ ، وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ لِوَلَدِهِ
    Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir:
    Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası.
    İbn Mâce, Dua, 11.
    25
    مَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدًا مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ أدَبٍ حَسَنٍ
    Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir
    hediye veremez.
    Tirmizî, Birr, 33.
    26
    خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ
    Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.
    Tirmizî, Radâ’, 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50.
    27
    لَيْس مِنَّا مَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيُوَقِّرْ كَبِيرَنَا
    Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı
    göstermeyen bizden değildir.
    Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66.
    28
    كَافِلُ الْيَتِيمِ لَهُ أوْ لِغَيْرِهِ أنَا وَ هُوَ كَهَاتَيْنِ فيِ الْجَنَّةِ وَأشَارَ بِالسَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى
    Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: “Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız” buyurmuştur.
    Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.
    29
    اِجْتَنِبُوا السَّبْعَ الْمُوبِقَاتِ قَالُوا يَا رَسُولَ للهِ وَمَا هُنَّ قَالَ: اَلشِّرْكُ بِاللَّهِ وَالسِّحْرُ وَ قَتْلُ النَّفْسِ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إلاَّ بِالْحَقِّ وَأكْلُ الرِّبَا وَأكْلُ مَالِ اْليَتِيمِ وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلاَتِ الْمُؤْمِنَاتِ
    (İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.
    Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144.
    30
    مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلاَ يُؤْذِ جَارَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أوْ لِيَصْمُتْ
    Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.
    Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.
    31
    مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ
    Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki;
    ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.
    Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.
    32
    اَلسَّاعِي عَلَى الأرْمَلَةِ وَالْمِسْكِينِ كَالْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ
    أوِ الْقَائِمِ اللَّيْلَ الصَّائِمِ النَّهَارَ
    Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden
    veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle
    geçiren kimse gibidir.
    Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41;
    Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78.
    33
    كُلُّ ابْنِ آدَمَ خَطَّاءٌ وَخَيْرُ الْخَطَّائِينَ التَّوَّابُونَ
    Her insan hata eder.
    Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.
    Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.
    34
    عَجَبًا لأمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ وَلَيْس ذَاكَ لأحَدٍ إِلاَّ لِلْمُؤْمِنِ: إِنْ أصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَـكَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ وَإِنْ أصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ
    Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.
    Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61.
    35
    مَنْ غَشَّـنَا فَلَيْس مِنَّا
    Bizi aldatan bizden değildir.
    Müslim, Îmân, 164.
    36
    لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ نَمَّامٌ
    Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe)
    cennete giremezler.
    Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.
    37
    أعْطُوا الأجِيرَ أجْرَهُ قَبْلَ أنْ يَجِفَّ عَرَقُهُ
    İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz.
    İbn Mâce, Ruhûn, 4.
    38
    مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا أوْ يَزْرَعُ زَرْعًا فَيَـأكُلُ مِنْهُ
    طَيْرٌ أوْ إِنْسَانٌ أوْ بَهِيمَةٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ بِهِ صَدَقَةٌ
    Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.
    Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.
    39
    إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ
    وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ ألاَ وَهِيَ الْقَلْبُ
    İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.
    Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.
    40

    اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ



    ALINTIDIR !!!!!
     
  5. Dine

    Dine Özel Üye

    ♥ Affımıza vesile olması dileklerimle miraç kandilinizi tebrik ederim

    ♥ Allah Teâla Hazretleri Şaban ayının yarısında dünya semasına nüzul eder ve Kelb kabilesinin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı, o kadar çok sayıda insanı af ve mağfiret eder

    ♥ ALLAH'ın daveti üzerine peygamberiz bir gece melekler tarafından mekkeden kudüse götürülmüştür Burada cebrail ile birlikte bütün gökleri aşarak ''sidretül münteha'' denilen makama yükselmiş ve ALLAH ile görüşmüştür Bu yolculuğun Mekke?den Kudüs?e kadar olan bölümüne isra Kudüs'ten ALLAH ile görüşmesine kadar ise Mirac denir Bu görüşmede pegamber efendimize ümmet'i için vakit namaz ve Mirac hediye edilmiştir Hayırlı Kandiller!

    ♥ Allah'ın nimet, rahmet ve mağfiretinin müminlere bol bol ihsan edildiği gece manasına gelen Regaib Kandili'nde, bir yıllık yaşantımızı, ibadetlerimizi ve iyiliklerimizi iyi düşünecek ve ona göre hayatımıza çekidüzen vererek samimi bir teslimiyetle nefis muhasebesine gireceğiz Bu gece hayırlı bir gece, yüreklerimiz ibadetle çarpsın, gönüllerimiz bir olsun Kandiliniz mübarek olsun!
     
  6. Google

    Google Özel Üye

    paylaşım için teşekkürler
     

Bu Sayfayı Paylaş