Savrulan külleri ömrümüzün...

'Şiirler' forumunda NeslisH tarafından 3 Şubat 2009 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Savrulan külleri ömrümüzün... konusu
    Bir kızın kocaman gözlerinde gördüm
    bulutların dağlara sessizce çöküşünü
    Çocuksu susuşları gördüm, kırılan sevinci
    Ve kalbimi puslu yamaçlardaki pusulara saldım
    çobanlar çoktan inmişlerdi ovaya
    bense yapayalnız bir ağaçtım doruklarda

    Harelenen sularda bir yanık kokusu
    ve uzun boyunlu bir kızın gülümseyişi
    Işık zamana bağlı zamansa onun
    kocaman gözleridir artık
    Anladım tarih de yazılmaz
    bir aşkın sayfalarına düşmüyorsa gün

    Yalnızdım, yapraklarım dökülmüştü bir bir
    deryalara savrulup çöllere düşmüştü
    Bir duman tütüyor yine hangi kent yandı
    hangi sokakta vuruldu sevgilim
    Bir demet menekşe bir avuç toprak
    burkulan bir yürek miyim hep

    Sesimde bir yanma bir kekrelik
    uzayıp giden bir çöl yalnızlığı
    Gazeteleri okumuyorum başım dönüyor
    sulanmamış çiçekler gibi kuruyor her şey
    her şey bir yolculuğun hüznünü taşıyor
    gidip de gelmemek üzere bütün yüzler

    Puslu yamaçlarda bir çakal gölgesi
    bir dağ suskunluğu yürüyor kentlere
    yenilen biz miyiz yoksa aşklar mı
    bir kızın kocaman gözlerinde görüyorum
    savrulan küllerini ömrümüzün
    Bu kenti ayrılıklar yıkacak birgün biliyorum

    Ölümden şikâyeti yok ölüp gidenlerin
    ama bir kızın kocaman gözlerinde yangınlar çıkıyor
    Acılar dehşetli kinlendiriyor beni
    Kabarıp duruyor içimde, kabarıp duran bir okyanus
    yurdumu arıyorum batık bir tekne değilim
    yurdumu arıyorum kızgın küller ortasında
     

Bu Sayfayı Paylaş