Satranç Tarihi

'Tarihi Bilgiler' forumunda DilzaR tarafından 8 Ocak 2009 tarihinde açılan konu

  1. DilzaR

    DilzaR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Satranç Tarihi konusu Satranç Tarihi

    [​IMG]

    Satranç 2 bin yıldır var olmasına rağmen eğitimde değerli bir araç olarak kullanılabilmesi yeni yeni kavranılmaktadır. 1997 yılında yapılan araştırmalar matematik, fen ve okuma alanlarında görülen başarıların arkasındaki gizli başarının satranc sporuna ait olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte kavrama yeteneğindeki ciddi gelişmenin yanısıra bilgiye ve mantığa dayalı çıkarımlarda, varsayım, stratejik düşünebilme, mantık, geleceği kurgulama ve karar verme gibi alanların gelişiminde satranç çok önemli rol oynamaktadır. Zihin ile ilgili konular dışında, satranç sporunun : kişisel değerleri güçlendirme, başkalarına saygılı olma, sabır ve farklı bakış açılarını kabullenebilme gibi sosyal davranışların üzerinde de etkisi çok önemlidir.

    Yine yapılan araştırmalar göstermiştir ki satranç sporu için gerekli olan beceriler dil öğrenmek için gerekli olan becerilerle benzerlik göstermektedir. Özetle, teknik bilgi ( taşların ve hareketlerinin öğrenilmesi, açılışlar ve diğer yöntemler) ve bu bilginin uygulanmasından ibarettir. Edinilen bilgi eğitim ve deneysel geri bildirimle desteklenerek geliştirilir. Öğrencilerin otomatik olarak daha karmaşık düşünme becerilerini kazanması sağlanır. Bilimadamları, matematikçiler ve satranç sporcuları arasında yapılan karşılaştırmalarda düşünme tarzlarının yeni fikirlerden çok kaliteli yaratıcılık şeklinde olduğu gözlenmiştir.

    Satranç, eski�nin yeni çağdaş kültüre en değerli hediyesidir. Bu değer zaman içinde karşılaştığımız her sınıf insan ile, konuşulan her dilde, tüm uluslarda, hem erkek hemde kadınlar tarafından test edilmiş yegane olgudur. Öylesine nadir bir değerdir ki ; öğrenme, öğretme, paylaşma, yaratma, rekabet etme, eğlenme, başkalarına ve kendimize zarar vermeden faaliyette bulunduğumuz tek aktivitedir. Satranç bütün bu akviteleri içine alır ve bunun karşılığında yalnızca istediği : Meraktır.

    Altıncı yüzyılda Hindistan'da doğan satranç, tüccarlarla İran'a geçti. Yedinci yüzyılda Araplar İran'ı alınca satranç Arap topraklarında yayılmaya başladı. Arap akıncıları ile birlikte Kuzey Afrika'dan İspanya'ya geçen satranç ortaçağda şövalyelerin gözde oyunu oldu. Arap ve Avrupa el yazmalarından sonra İspanyol Lucena'nın ilk basılı satranç kitabında (1497) satranca eklenen yeni kurallar açıklandı: Vezirin ve filin hareket alanlarının genişletilmesi, rok, geçerken alma, erin vezir olması. Böylece günümüze kadar değişmeden gelen kuralları ile dinamik, ustalık ve incelik dolu, bilgiye dayanan modern satranç dönemi başladı ve satranç, İspanya'dan sonra, İtalya, Fransa, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya'da hızla yaygınlaşmaya başladı.

    On dokuzuncu yüzyıl sonlarında satrancın ilk büyük yıldızları belirdi: Anderssen, Morphy, Rubinstein ve Steinitz. Güçlü oyuncuların katıldığı turnuvalar yapıldı: 1851 Londra, 1857 New York, 1883 Londra, 1889 Hastings ve Saint Petersburg.

    İlk dünya satranç birincisi sayılan Steinitz'den sonra, Yirminci yüzyılın başlarında Lasker, Capabalanca, Alekhine ve Euwe, İkinci Dünya Savaşından sonraki yıllarda, Botvinnik, Smyslov, Tal, Petrosian, Spassky, Fischer, Karpov, Kasparov, Khalifman ve Anand dünya satranç birincisi unvanının sahibi oldular.

    Böylece, olimpiyatlar, turnuvalar, uluslararası karşılaşmalar, dünya birinciliği maçları, turnuva kuralları, oyunların yazılması, oyunların ve bilgilerin binlerce kitapta toplanması, satranç saati, oyuncuların sınıflandırılması ve herkese açık satranç kulüpleri ile bir spor dalı olan satrancın bu özelliği en belirgin şekilde ortaya çıkmış oldu.
     
  2. DilzaR

    DilzaR Üye

    Satranç ile ilgili Özdeyişler

    Açarak şah: Bir taşın oynayarak, diğer bir taşın önünü açmak suretiyle şah çekmesi.

    Ajurne : Turnuvada belirli bir zaman zarfında tamamlanamayıp başka bir güne bırakılan parti (Çok eskilerde kaldı..)

    Açmaz: Yerinden kaldırılınca kendi Şah'ını rakibin atağına açık bırakan bir figür veya bir Piyon'un durumunu anlatan deyimdir.

    Ağır figürler: Vezir ve Kale'ler.

    Aktif satranç: Taraflara verilen toplam sürenin 30 dakika olduğu oyunlar.

    Ayrık Er: Komşu düşey sütunlarında aynı renkten başka Piyon bulunmayan Piyon.

    Bekleme hamlesi: Başlıca amacı oyun sırasını rakibe bırakmak olan hamle

    Blitz (Yıldırım): Taraflara genelde en çok 5 dakikanın verildiği hızlı oyun tarzı

    Boğmaca matı: Şah'ın kendi taşlarıyla sıkıştırılması sonucunda At'la yapılan mat

    Caissa ("Kaisa"): Mitolojide satranç ilahesi

    Çatal: Bir Piyon'un iki figüre karşı aynı anda hücumu

    Çifte şah: Bir taşın hareketiyle hem hareketlenen taşın hem de aynı taşın yolunu açması sayesinde başka bir taşın şah çekmesi durumu.

    Çoban Matı: Oyunun ilk hamlelerinde Vezir ve Fil ile f7 ve f2 haneleri üzerinde yapılan mat. Örneğin:1.e4 e5 2.Fc4 Ac6 3.Vf3 d6?? 4.Vf7 mat

    Daimi şah: Sürekli şah veya devamlı şah. Şah'lardan birinin rakibin şahlarından doğru oynanması halinde kurtulamama durumu

    Değirmen: Açma şahı kullanarak kurulan taktik bir motif.

    Değişme: Tarafların taş alıp vermeleri.

    Diyagonal (çapraz): Yan yana ve aynı renkli kareler.

    Duble Piyonlar: Üstüste piyonlar (erler). Aynı renkte iki Piyonun bir düşey sütun üzerinde bulunması.

    En Passant ("e.p" "Geçerken"): İlk karesinde bulunan bir Piyonun iki sürülmesi sonrası, yanyana pozisyon elde ettiği rakip Piyon tarafından alınabilmesi durumu. Bu hak ilk hamlede kullanılmazsa ilerleyen aşamalarda bir daha o durum için kullanılamaz. Etüd: Taraflardan birinin koşulan şartlara göre oyunu kazanmak veya beraberliği sağlamak zorunda bulunduğu, dizili bir durumdur.

    Feda: Belli bir amaç uğruna taraflardan birinin sahip olduğu materyalden vazgeçmesi.

    Fianchetto: Filin büyük çapraz sütun üzerinden gelişmesi.

    FM: Usta için kısaltma (FIDE Master)

    FIDE: Federation International des Echecs=Uluslararası Satranç Federasyonu.

    Figür: Taş, alet. Piyonlar haricindeki diğer taşlar için kullanılan ifade.

    Gambit: Hızlı gelişim amacıyla er veya figür feda edilerek oynanan açılış.

    Geçer Piyon: İlerleyişi rakip Piyon'larla engellenemeyen Piyon

    GM: Büyükusta için kısaltma (Grand Master)

    Hafif figürler: Fil'ler ve At'lara verilen genel isim.

    İsviçre Sistemi: Turnuvaların organizasyonu için bir sistem

    IM: Uluslararası usta için kısaltma (International Master)

    J'adoube ("Jadub"): Herhangi bir taşı düzeltirken, oynama zorunluluğunda kalmamak için söylenen söz. Düzeltiyorum anlamına gelir.

    Kalite: Kale ile hafif bir figür arasındaki kuvvet farkı. Bir hafif figürü rakibin Kale'siyle değişmeye kalite kazanmak denir.

    Kanat: Satranç tahtası iki kanattan oluşur. Vezir'in bulunduğu yarıya Vezir kanadı, Şah'ın bulunduğu yarıya Şah kanadı denir. Kombinezon: Hamle zorunluluğu içeren fikir yapılarına denir.

    Kompansasyon: Feda edilen materyale karşı elde edilen girişim üstünlüğü

    Karşı hücum: Hücumu defanstaki tarafın hücumla yanıtlaması.

    Konsültaston (Danışma) Partileri: Tarafların (veya yalnız bir tarafın) 2-3 kişi tarafından oluşturulduğu oyunlara denir. Taraflar farklı yerlerde bulunurlar ve taşları hareket ettirme şansına sahiptirler.

    Körleme: Tahtaya bakmadan, notasyon aracılığıyla oynanan oyun.

    Manevra: Figürleri daha iyi konumlara getirebilmek veya rakip kampta bir takım zayıflıklar yaratmak amacıyla yapılan hamlelere denir.

    Mat ağı: Şahın, açık bir yerde, mat tehlikesini içeren kuvvetli hücumlara uğramasıdır. Merkez: d4, d5, e4, e5 karelerine verilen ad.

    Notasyon: Bir oyunun, daha önceden belirlenmiş koordinat kurallarına göre yazılması.

    Piyon: Er

    Piyon zinciri: Bir çapraz sütun üzerinde aynı renkten birkaç piyonun sıralanmasıdır, c7, d6, e5, f4 gibi.

    Problem: Taraflardan birinin mat ettiği kompozisyon.

    Satır: Yatay

    Satranç körlüğü: Açık, basit bir hamlenin oyuncunun gözünden kaçması.

    Simultane: Çok masa gösterisi. Bir ustanın pek çok sayıda rakibe karşı aynı zamanda oynamasıdır.

    Sütun: Dikey

    Şah Çekme: Şahı tehdit etmek. Kiş çekme

    Taşlar: Şah, Vezir, Kale, Fil, At ve Piyon'ların tümünü kaplayan bir deyimdir.

    Tempo: Bir tempo = bir hamle birimi. Tempo kaybı zaman kaybını ifade etmek için kullanılır.

    Varyant: Sürdürüm veya devam yolu. Belli bir amacı güden hamle zinciri.

    Yarı açık hat: Üzerinde yalnız bir Piyon bulunan düşey sütun.

    Zayıf hane: Zayıf kare. Rakip figürlerin hücumu karşısında savunulması zor olan karelerdir. Genelde bu tür kareler piyon desteğinden de yoksundurlar.

    Zeitnot(Zaman kıtlığı, Tzaytnot): Saatle oynanan oyunlarda zaman sıkışıklığını ifade için kullanılır.

    Zugzwang (Almanca, tsugtsvang): Oyun sırasında bir hamle yapmak gerekliliğinin çekinilecek olduğu durumlara denilir.
     
  3. DilzaR

    DilzaR Üye

    Satranç'ın Yararları

    - Kötü alışkanlıklar edinilmesine engel olur.
    - Planlı hareket etmenin önemini ve gerekliliğini kavratır.
    - Süratli, doğru ve çabuk düşünebilmeye yardımcı olur, olaylara doğru yorumlarla yaklaşabilme yeteneklerini geliştirir.
    - Kişiliği ve karekteri olumlu yönde etkiler ve geliştirir.
    - "Kendine güven" duygusu aşılar ve bunu geliştirir.
    - Kendi güç ve yeteneklerini daha iyi tanıyarak, bireysel güç ve yetenekleri açığa çıkarmaya ve bireysel doğru kararlar alabilmeye yardımcı olur.
    - Dikkatini tek konu üzerinde yoğunlaştırabilme alışkanlığı kazandırır.
    - Diğer ders konularının daha iyi anlaşılıp kavramasına yardımcı olur. Bilimselliği ön plana alarak araştırmalar yapmaya yönlendirir.
    - Konulara karşı şüpheci yaklaşımı benimsetir, onları ezberci zihniyetten arındırır.
    - Kişileri düşünen, araştıran, yargılayan varlıklar haline getirir ve yaratıcılıklarında özgür bırakan bir ortam hazırlar.
    - Başarıya ancak ve ancak sistemli ve disiplinli bir çalışmayla varılabileceğini gösterir.
    - Mücadeleci bir ruh yapısına sahip olmanın gerekliliğini benimsetir.
    - Başarısızlıklar karşısında yılmamayı, başarı için daha da çok çalışmanın gerekli olduğunu öğretir.
    - Başarılardan büyük hazlar duyarak daha da başarılı olmaya yönlendirir.
    - Yepyeni hedefler göstererek bu yeni hedefler doğrultusunda motivasyon sağlar.
    - Kişilerin olumsuz bir yönünü, eksikliğini, veya bir davranış bozukluğunu hızlıca ortaya çıkarır.
    - Kurallara uymayı, dostça oynamayı, kaybetmeyi kabullenmeyi, kazananı kutlamayı öğretir.
    - Yakın dostluklar kurup daha çok sosyalleşmeye ve sosyal yaşamının zenginleşmesine yardımcı olur.
    - Satrancın yararlarını gösteren bütün bu maddeler, Milli Eğitimin de temel amaçlarındandır, Türk Milli Eğitimi�nin öğrenciler tarafından kazanılmasını istediği temel davranışlardır. Bu kadar pozitif etkisi olan bir araç kesinlikle bir 'EĞİTİM ARACI'dır. Yeryüzünde başka hiçbir araç, bu kadar olumlu davranışların hepsini birden bireylere kazandıramaz!
    Öyleyse, çocuklarımızın olabildiğince küçük yaştan başlayarak 'Kişilik gelişiminde satrancın pozitif etkilerinden yararlanma� amaçlanmalı,çocuklarımızın olumlu davranışlar sergilemelerini sağlamaya çalışmalı bu amaç bir 'görev' olarak benimsenmelidir.
     

Bu Sayfayı Paylaş