Satanizm - İnanç mı, Din mi Nedir?

'Konu Dışı Başlıklar' forumunda UquR tarafından 21 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. UquR

    UquR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Satanizm - İnanç mı, Din mi Nedir? konusu Satanizm - İnanç mı, Din mi Nedir?

    İnançlarımız sorumluluk, yaşama saygı ve amaca ulaşma üzerine kuruludur. Genel anlamda, bu temel öğeleri uygularken çocuklarımıza ve hayvanlara hoşgörülü davrandığımız söylenemez, her iki durumda da acımasız olduğumuz dahi söylenebilir. Yetişkin bir insana acımasızca davrandığımızda, her zaman eyleme dönüşmese de benzer bir tepkiyle karşılaşırız (Sen onlara ne yaparsan, onlar da sana öyle yaparlar). Kötülük görecelidir, hatta siyasi, askeri ve kimi zamanda düşünsel platformlarda kötülük yasal olarak uygulanır ve teşvik bile edilebilir. Satanik Kilise´nin bu noktada görüşü şöyledir; "Yaşama ve canlılara duyduğumuz saygı ile barış içinde birarada yaşam için gösterilen çabalar, başkalarına zarar vermeden veya haklarına tecavüz etmeden yaşamsal yasalara uyabilmek, Şeytan Kilisesi´nin bilgelik doğrultusu ve temel görüşüdür. Bizler Şeytan´a tapmıyoruz çünkü bir Şeytan yoktur, Satanistler tapınmazlar, çalışma yaparlar." Doğal olarak, Satanistler´in "Şeytan"la ilişkide oldukları veya benzer bir gücü kullandıkları ya da bir güçle kurulan ilişki doğrultusunda tavır alındığı ve de Satanist ilkelerle toplumsal bir öğretinin amaçlandığı düşünülür. Aslında geçerli olan yani görünürdeki tavır düzenin dışında kalmaktır, uyuşturucu kullanımı, hayvanların kurban edilmesi ve kan içmek gibi davranışlar bu yöndeki belirtiler olarak görülebilirler. Ama örnek olarak alınan ABD´li Satanistler´in iddialarına göre, özellikle uyuşturucu konusunda polisle işbirliği yapılmakta ve aralarında böyle insanların girmemesi için çaba gösterilmektedir. Peki öyleyse, nedir bu Satanizm? Daha da doğrusu, bilinen klasik Orta Çağ kökenli Satanizm´le modern Satanizm´in farklılıkları nerededir?

    Şeytan ve insan eşitlemesi

    Modern Satanistler´in ilk karşı çıktıkları şey, dinlerin çizdiği Şeytan tiplemesi ve karakteridir, meleklerin, şeytanların, cinlerin insanlar tarafından uydurulduğuna inanırlar. Bütün bunlar insanlar tarafından ortaya atılmış sembollerdirler, insan ruhunun gerekli parçaları olarark sembolik arşetipler olarak düşünülürler. Şeytan´ın tüm güç yani insanda varolan tüm güç olduğu inancı simgeseldir, gücün ve gururun ortaya çıkmasıyla bizler yargıç ya da sanık oluruz. Satanistler için doğaötesi kökenli veya ilahi kaynaklardan geldiğine inanılan yazılı bir metin yoktur, yazılı kitaplar insandan insanadır ama Satanizm´in bir felsefe olmadığı da özellikle belirtilir, bir tanıma göre Satanizm belki felsefeyle, ritüelin yani ayinin bütünleşmesidir. Satanistler, bir insanın yaşamındaki her alanda sorular sorulması gerektiğini ve sorgulamanın felsefi olması gerektiğini öne sürerler. Fakat felsefede ayin yöntemi yoktur ve felsefe insan doğasının duygusal yanına hitap etmez. İnsandaki ilkel duygular, oyun oynamak isterler yani oyunlarla tatmin edilirler, bu nedenle de insanların ayinlere ihtiyacı olduğu kabul edilir. İnsanın bir merak elementine ihtiyacı vardır, ihtiyaç teşhir edilerek tatmin edilir ve böylece doğamızın entellektüel olmayan yönü doyuma ulaşır.

    Saklanmadıklarını iddia ediyorlar

    Satanistler´in ilahı veya tanrısı yaşam veya Yaşamsal Güç´tür. Burada, yaptıklarımızı hesaplayan ve yargılayan ilahi bir yargı yoktur. Bir insan ya da bir ruh, bir yaşamda yaptığı hatalarla öğrenim görür, çok sayıda yaşamlarla öğrenim tamamlanır. Buna göre de modern Satanistler´in reenkarnasyona yani yeniden doğuşa inandıkları ortaya çıkar, kişi ya da ruh sürekli dönüşerek yani bedenlenerek doğruya ulaşacaktır. Her yaşam özgündür ve yaşanarak uyuma ulaşılmalıdır. Yüzyıllardan beri, dinler doğal arzuların bastırılmasını öğütlemiş ve arzunun nedensilliğini Şeytan´a yüklemiş, yaşamın zevklerinden kaçınılmış ve böylece zevklerin öteki dünyada yaşanacağı ve dünya yaşamında bu yolda yaşanarak hazırlanılması öğretilmiştir. Satanistler için arzular Şeytan´dan kaynaklanmaz ve öteki bir dünya yoktur. Bu yaklaşım, bilinçsizlik veya umutsuzluk anlamına gelmez. Satanistler için sadece moral verici bir "ilahi" kaynak veya "doğaüstü" kavramı yoktur. Davranışlarımızın kökeninde kendimizin bulunduğu kabul edilirken, doğamızın gereği olarak yaptıklarımızı gözleyemediğimize inanılır. Bize gerekli olan dinsel bir standart içinde kalınmadan, kendimize karşı sorumlu olabilmektir, Satanistler açıklığa inanırlar ve bu nedenle de sorumluluklarını kanıtlayabilmek için saklanmazlar. Örgütlenme gereğini de duymamakta ve dinsel gruplarda olduğu gibi baskıya dayalı, iyi organize edilmiş kuruluşlar oluşturmamaktadırlar. Sonuç olarak, "New Age-Yeni Çağ", "Neo Pagan-Yeni Çoktanrıcılık" benzeri sınıflandırmaların ve karmaşık terminolojilerin içinde yer almak istemezler. Felsefelerinde ilk Hıristiyanlar´daki gibi günah/sevap etiketler yer almadığndan, mistik olmadıklarını ileri sürerler. Hiçbirisi donuk ve belirsiz uzayda cevaplar aramaz ve beklemez. Kilise´nin lideri Anton LaVey; "Kimse kendisinden başka bir benliği bulamaz" der..

    Majikal enerji gerçek mi!

    Satanistler´in temel inanç ve pratikleri Anton LaVey´in Satanik Maji kuramlarına dayanır. Majikal enerji gerçek bir güçtür, insandan kaynaklanarak, iletilebilir ve kullanılabilir bir niteliğe dönüştürüldüğüne inanılır. Efektif olarak güçlendirilmiş yani iyice uyarılmış duygular kullanılır, sonra ayinin doğasına göre yünlendirilir. Bir majikal çalışmanın amacı, uyarılmış güçlü duyguları kullanarak majikal enerji üretmektir, bu amaca yönelik olarak çeşitli anlamlar taşıyan senaryolar oluşturulur sonra üretilmiş olan enerji dönüştürülerek amaca yönlendirilir. Bu eylem için doğru ve uygun zamanlar vardır ve belirlenirler. Rasyonel Maji pratisyenleri enerjinin renksizliğine inanırlar, kişinin amacı ya da niyetine göre gücün karateri "iyi" veya "kötü" olarak oluşur ama Satanistler için böyle bir ayrım yoktur çünkü enerjinin kişisel amaçlar için kullanılmasına karşı çıkarken, enerjinin kötülük adına kullanılamayacağına ve kullanıldığında kullanana geri döneceğine inanırlar. Tek bir alanda enerjiyi kullanırlar; o da sağlık içindir. Buna karşın, gerçekten kötü olan ya da kendilerine kötülük eden birini hedef aldıklarında gerekeni yaptıklarını ve bundan da suçluluk duymadıklarını belirtirler. Satanik Kilise´nin majisi itici ve boş yere değildir, amaç kesindir ve iyi tanımlanmıştır.

    Satanizm nedir? Ve Ekoller

    (Webster´s Encyclopedic Unabridged Dictionary of the English Language-1989) sözlüğüne baktığımızda, şu cümleleri okuruz; "Şeytan´a ve Şeytani güçlere tapmak-Hıristiyan ayinlerinin dönüştürülerek Şeytan´a tapılması-Şeytani tavırlar ve eylemler." Ama bu yeterli bir açıklama değildir. Hiçbir özetleme veya komprime tanımlama Satanizm´i açıklayamaz. Çünkü tüm doktrinler ve kutsal metinler genellikle Satanistler tarafından reddedilmektedir. Ancak Satanistler, kendilerini tanımlayabilirler ama bunu yaparken de paylaşma oranları çok küçüktür. Tarihin derinliklerinde, gerçek veya imajinatif Satanizm´in geleneksel düşmanının Hıristiyanlık olduğu görülür. Şimdilerde ise, Satanistler daha ılımlıdırlar ve düzene daha çok insan hakları ve özgürlük çizgisinde karşı çıkarlar. Buna bir anlamda liberalizm de denebilir, birçok Satanist liberal çizgide parti ve dernek üyesidirler. Ama sonuç olarak sözlük anlamında olduğu gibi, tüm Satanistler ve Satanizm "Şeytan" karakterini taşırlar ve sergilerler. Geçerli ahlak kurallarına karşı çıkmaları, kendilerine aşırı güvenleri, isyanları ve düzene zıtlıkları bu görüşü kanıtlar. Tüm inanç sistemlerinde olduğu gibi, Satanik gruplar da çeşitlidir. Farklılıklar ya da akımlar günümüzdeki birçok sosyal etkiden kaynaklanır;

    1. Dabbler´ler: Daha çok bu yola eğlence için sapanlar; ciddi bir amaçları yoktur. Bu kategoriye daha çok gençler girerler.

    2. Şeytan Kilisesi: Anton LaVey´in öğretisine göre kurulmuş ve çalışmaktadır. Bireyselliğe, egonun tatmin edilmesine, öz güvene ve Nietzche tarzı üstün insana inanırlar. Bu gruplar majiyi dünyasal güç için araç olarak kullanırlar. Şeytan´ı insanlığın ardındaki itici güç olarak kabul ederler.

    3. Gnostikler: İki gruba ayrılırlar;

    a. Promethian Gnostikleri: Edebi Şeytan´a inanırlar ama dünyayı yaratan "Jehovah"nın kötü bir ilah olduğunu kabul ederler. Şeytan"Işığı Getiren"dir. Bu çok eski veya mitolojik tanımlama, Anadolu´daki Yezidiler´de veya Ophitler´de de görülür.

    b. Karanlık Gnostikler: Doğanın karanlık güçlerine inanırlar. Geçici ve kaprisli bir tanrıya inanırlar, birçok batılıya göre bu kötü güçtür. Burada, bazı tarihsel Hıristiyan akideleri görülür; örneğin Hindu ilah Kali´ye tapanlar da bu grubun içindedir.

    4. İkincil Satanist´ler: Hıristiyanlığa karşıdırlar, çoğu Satanist tanımlamasını ve kimliğini kabul etmez; kuşkucudurlar ve sabit inançların tümünden kaçarlar. Bazı Voodoo inançları, Orta Çağ türü Cadıcılık ve Tantrik Budizm´in bazı formları bu katagoriye girerler.

    5. Cehennem Kulüpleri: 18. Yüzyıl´dan kalma bir ekol. Ekolün kurucusu 1700´lerde yaşayan Wharton Dükü´dür. İçlerinde, Sir Francis Dashwood, Benjamin Franklin ve İngiliz asili Earl of Sandwich´in adlarının geçtiği bu özel kulüp, gizli ayinlerinin yanısıra, politik entrikaların, hizipleşmelerin ve okkült eylemlerin merkezi olarak bilinir. Günümüzde New York ve Londra´da hala yaşamaktadır.

    6. Romantik/Promethean Satanistler: Sadece edebidirler. İzledikleri önemli isimler William Blake, Charles Baudelaire, Maupertin, Lautremont and Gabriele D´Annunzio´dur.

    7. Sol El Yolu Paganları: Daha çok küçük gruplar halinde Avrupa´da görülürler ve bazıları Satanist olarak tanımlanır. İki ana grup dikkat çeker; "Fraternity of Baelder" ve "Order of Nine Angles-ONA" Bu gruplar gelenekçidirler ve antik kaynaklara saygı gösterirler, daha keskin ve katı yaklaşımları vardır.

    Sonuç ve Türkiye

    Bazı kaynaklara göre Satanistler, bebekleri kurban etmişler veya etmekteler. Aslında kurban geleneği hemen tüm eski din ve geleneklerde vardır. Genel olarak kan ve yaşam için cinayetler işlenmiş ve olaylar ortaya çıkarılmıştır. Kan ayinleri ve kurban adına insanların hala kaçırıldığı duyulmakta ve anlatılmaktadır ama günümüz Satanizm´inde kurban geleneğinin pek yeri ve anlamı yoktur. Sonuç olarak Satanizm günümüz çizgisinde bile sağlıklı bir inanç türü değildir. Kaldı ki, günümüz Satanizm´i Heavy-Metal´leşmiş, Alice Cooper, Black Sabbath ve biraz da Mick Jagger´in öncülüğünde, hard-rock müziğin ötesine de geçerek ritüeltistik bir felsefe kimliğinden uzaklaşarak sokağa düşerek yozlaşmıştır. Manevi açlık çeken, aile sevgisinden yoksun, silik ve kompleksli bireyler, bu tuzağa kolayca düşmektedirler. Düzen düşmanı, uyuşturucu bağımlısı, seksomanyak ve asosyal grupların yaşam biçimi haline gelen Satanizm günümüzde gerçek bir tehlikedir. Tatminsiz, bilinçsiz ve uyuşturulmuş genç kitleler, yoz bir müziğin eşliğinde, yüzüncü sınıf düzeysiz Hollywood filmlerine özenerek ölümcül bir tehlikeye dönüşmektedirler. Bu tür grupların özentilerine Türkiye´de de raslanmakta, disko-bar, uyuşturucu, seks ve şiddet dörtgeninin içine düşen gençler, hem toplumdan koparak yararlı olma niteliklerini yitirmekte, hem de potansiyel suçlu olmaktadırlar. Özetle Türkiye´de Satanizm yoktur ve hiç olmamıştır. Çok kolay silah sahibi olunabilen ülkemizde, medyanın ve kendisini skandallardan kurtaramayan politik sistemin de bu gençler üzerindeki etkisi büyüktür. Kısacası unutulmamalı ki, Satanizm ismen negatif bir etki üretmekte ve ne kadar felsefi ideler ileri sürülse de, işin karanlık yönü ortaya çıkmaktadır.



    Bülent kısa ile bir söyleşi

    Soru: İlgi alanınızı bize anlatır mısınız?

    Cevap: Otuz yıldan bu yana dünyanın her yanındaki, İslami Tasavvuf, İslami Havas, İbrani Kabalası, Avrupa Witchcraft ekolleri, Hint ve Uzak doğu majikal ekolleri, Zen Budizm, Türk ve Batı Spiritüalizmleri (Ruhçuluk), Amerika ve Avrupa´daki Satanizm gibi Okült uygulamaların yanısıra Tarot, Yi King ve Astroloji gibi Kehanet yöntemlerini inceliyorum. Özel uygulama alanlarım Tarot, Yi King (ya da, I Ching), Astroloji ve bazı çalışma arkadaşlarımla beraber geliştirdiğimiz kendi özel ekolümüzdür. Biz, ekolümüze "Kblan Tragna" ismini veririz. Zen Budizm, İslami Havas ve İbrani Kabala´sı arasında bir sistem sayılabilir. Ana amaç kişinin kendisini geliştirebilmesidir. Bunun dışında kalan ve yukarda sayılan ekoller sadece incelenmiş ve haklarında bilgi sahibi olacak kadar ilgilenilmiştir.

    Soru: Bu konuda nasıl tanındınız?

    Cevap: Bundan yıllar önce Arkadaşım Nazım Güven´le birlikte önce Hürriyet gazetesinde bir haber röportajımız yayınlandı. Bu yazı bizi Satanistler olarak tanıtıyordu. Hiç birimizin ismi ve yüzü belli değildi. Bize Satanist denilmesine aldırmadık. Hatta gürültü koparttığı için hoşumuza bile gitti. İnsanların dikkatini okkült konulara çekmiştik. Nasıl olsa kimliğimiz belli değildi. Bundan sonra akıllarda çok kalan, Nokta dergisindeki yazı yayınlandı. Burada da yüz ve kimliklerimiz belli değildi. Bu yazıdan son günlerdeki intihar olayı dolayısıyla Hürriyet gazetesinin haberinde de bahsedildi. Yazıda geçen B.N. ya da N.B. Harfleri bir kişi değil, iki kişinin isimlerinin baş harfleridir. O çalışma gurubu topu topu beş kişiden oluşuyordu ve benimle Nazım haricinde hiç kimse uygulayıcı değildi. Hatta resimlerdeki bir kişi de sadece kalabalık olsun diye, eşimin normal sokak kıyafeti olan pelerinini giymiş olan ilgisiz bir kişi idi. Yazıdaki bütün söz ve fikirler bana aittir. Anlatılan majikal şeyler doğruydu fakat Satanist bir olay veya çalışma değildi. Gene Hürriyet gazetesinde bahsedilen Levent Gurubu, benimle kontak kuran ve bu konuları meraklı olarak araştıran bir çiftti. Gurup, gurup diye basında çıkanlar sadece iki kişiydiler ve faaliyetleri entellektüel seviyedeydi.

    Soru: Türkiye´de Satanizm var mı?

    Cevap: Hiç mütevazi davranma gereği duymadan söyleyebilirm ki, Türkiye´de Satanizm konusunda benden daha ehliyetli kimsenin varlığını kabul etmiyorum. Belirtmem gereken birşey daha var ki, o da şudur, istemeyerek bile olsa Türkiye´deki Satanizm konusundaki her söylentinin kaynağı bizim araştırmalarımız ve bunların basındaki yansımaları, çarpıtılmalarıdır. Otuz yıllık araştırmalarımın ışığında söyleyebilirim ki, Türkiye´de Anadolu´da yaşayan Yezidi´ler haricinde Satanizm yoktur. Dönem dönem varmış gibi görülen şeyler bazı gençlerin Şeytancılık oynamaları, kendilerine bir hava vermek istemeleri ve Batı özentiliğinden başka birşey değildir. Gerçek bir uygulama hiçbir zaman olmamıştır.

    Soru: Son günlerde gündeme gelen Satanizm olayı için ne diyorsunuz?

    Cevap: Ataköy´deki intihar olayı basın tarafından şişirilmiş bir uydurmadan başka birşey değildir. Televizyonlarda gördüğümüz harap binanın içindeki resimler sadece bazı metal guruplar ile ilgilidir. Hiçbir Satanik sembol hatta maji, büyü, Voodoo akla ne gelirse onunla ilgili hiçbir ciddi sembol yoktur. Bu mekan bazı gençlerin toplandıkları, metal müzik dinledikleri ve belki uyuşturucu aldıkları bir yer olabilir fakat asla bir Satanik toplantı yeri değildir. Televizyon kanallarından birinin haberlerinde işte en büyük kanıt diye gösterilen "Şeytan burada" yazısına gelince; bu çocuklar her yere İngilizce yazılar yazıyorlar, itina ile resimler yapıp, boyuyorlar fakat nedense "Şeytan burada" yazısını ilkokul öğrencisine yakışır şekilde çakı ile kazıyıvermişler. Üstelik yazı diğer resimlere göre çok yeni. Bence o yazı, söz konusu haberi yapanlar tarafından yazılmış olabilir. Gene bir başka televizyon kanalı, bununla da kalmayıp, iki üç uyduruk metalciyi çıkartıp, çaldıkları yerin ismini dahi vererek aleni bir şekilde bir müzik gurubunun reklamını yapmak için o çocukların ölümünü sömürmüştür. Kafalarına file kadın çorabı ve boyanmış ameliyat maskeleri geçirmiş bu gençler, ancak özenti olmaktan ileri gidemeyen, bu yolla şöhret kazanacaklarını sanan zavallılardır. Bu şekilde ortaya çıkmadan önce biraz daha yabancı klip izlemeleri gerekir. Kısaca herşey bu olayın sadece uydurma olduğunu ispatlamaktadır. Bu talihsiz çocuklara "Satanist" damgası vurabilmek için ortaya atılan tek kanıt aynı semtte bulunan içine metalik resimler çizilmiş metruk bir binadır. Ayrıca medyada sürekli olarak "İsmi açıklanmayan birisi" denerek Satanizm yakıştırmaları yapılmıştır ama bu kişinin kim olduğunun üzerinde hiç durulmamıştır.

    Soru: İntihar olayı ve "Satanist" yakıştırması için düşünceniz nedir?

    Cevap: İntihar eden gençlere gelince. Bunların intihar olduğu bile şüpheli. 14-16 yaşlarındaki çocuklar öyle Satanizm, Matanizm bilemezler. Çocuk zaten psikiyatrik tedavi görüyor. Bunlar, intiharcılık oynamaya çalışmış olamazlar mı? Ya kız ya da çocuk diğerini heyecanlandırmak için pencereye çıkmış ve dengesini kaybetmiş, diğeri de onu tutmaya çalışırken düşmüş olamazlar mı? Denizde boğulmakta olan kişiler, kurtarmaya geleni de böğmuyorlar mı? Kimse bunu hesaplamıyor da çocuklara şeytana tapar damgası vurularak ailelere acı çektiriliyor ve utandırılıyorlar.

    Soru: Sonuç olarak ne diyorsunuz?

    Cevap: Bu olay basının uydurmasıdır. Gündem yaratmak ve haber bulmak için uyduruldu. Hepsi bundan ibaret...

    Satanizm Gerçeği

    Aşağıda Satanizm ve benzeri şeyler hakkında bazı yaklaşımlar var. Bunlar Avrupa ve İslam Şeytan inançlarıyla ilgilidir. Satanik ayinler için Madam de Montespan ve Kara Ayin bölümleri dikkatle okunmalıdır. Anlaşılacağı gibi Satanik ayin Metal müzik klipleri ve korku filmlerinde gösterilenlerden çok farklıdır.

    Soru: Şeytan kimdir? Nasıl tanımlanır?

    Cevap: Şeytan´ın dört ayrı tanımı ya da açıklaması vardır;

    Şeytan: Kuran´da, batıdaki gibi Lucifer, Satan. Devil. Demon gibi çeşitli özel isimler yer almaz. Şeytan ismi bazen tek bir varlık, bazen de bir varlıklar topluluğunun cins ismi olarak geçer. Batı´da, Müslümanlık´daki çoğul "Şeytanlar" ismi "Demonlar" olarak ayrı bir türdür. Bu nedenle İslami kavramları ıçaklamak biraz güçleşmektedir. Temel olarak Şeytan, evrenin kötülüğe teşvik edici ve şerrinden sakınılması gereken gücüdür. Bununla beraber İslami Şeytan kavramı Hıristiyanlık´daki kadar korkunç değildir. Hz. İsa, Şeytan tarafından imtihan edilir. Hz. Muhammed ise Şeytan´ı kovalamış, taşlamış veya yakalamıştır. Şöyle veya böyle ona karşı manevi veya fiziksel bir üstünlük ortaya koyar. Gerçi her iki peygamberin de bizzat Şeytan´ın kendisi ile karşılaştığına dair akılcı bir kanıt yoktur (İncil´de Hz. İsa´nın Beelzebub ile karşılaştığı yazılıdır.) Fakat yukardaki özellikler dinlerin müridlerinde de inanç ve korku olarak kendilerini gösterirler. Genel olarak Şeytan ismi tekil olarak ele alınırsa, İblis´in kovuluşundan sonraki ismidir. Çoğul olarak ele alınırsa, Demonlar´ın karşılığıdır. İslami Şeytan´ın fonksiyonları ölüm veya öldürmek değildir, o baştan çıkarıcıdır, kötü yola sevk eder ve her türlü suça teşvik edicidir.

    İblis: İblis, Lucifer isminin değilse bile Batı´daki bu günkü Lucifer kavramının İslami karşılığıdır. İblis, Şeytan´ın Cennet´ten kovuluşundan önceki ismidir. İnanca göre, Allah tüm varlıkları yarattıktan sonra İblis´i dünya göğüne hakim tayin eder. İblis, Cin denilen bir kabiledendi. Onlar Cennet´in bekçileri oldukları için kendilerine Cin denildi. İblis, dünya göğüne sahip olmasının yanısıra Cennet´in bekçilerindendi. Bu yüzden gurura kapıldı ve öğünmeye başladı. Allah, onun bu duygusuna muttali oldu ve meleklere; "Ben yeryüzünde bir halife kılıcıyım" dedi. Bir başka rivayete göre Adem yaratılmadan önce yeryüzünde cinler vardı. Allah, İblis´i cinlere hakim (kadı) olarak gönderdi. İblis görevini, bin yıla yakın bir zaman içinde başarıyla yürüttükten sonra semaya çıkarıldı ve İblis adını o zaman aldı. Eddahhak´tan İbni Abbas´ın naklettiğine göre, İblis Allah´a asi gelen ve yeryüzünde cinayetyer işleyip, fesat çıkaran cinlerle savaşıp onları öldürdü (Adem´den önce). Bu yüzden gurura kapıldı ve kendisinin üstün olduğuna inandı. Bir diğer rivayete göre, İblis meleklerin kovaladığı cinlerdendi. Melekler onu esir alıp, semaya götürdüler. O zamanlar İblis küçüktü. O da diğer meleklerle birlikte Allah´a ibadet etmeye başladı ve çok ilerledi fakat Adem yaratılınca secde etmekten kaçındı. Allah, "İblis müstesna, o secde etmedi. İblis cindendir." dedi. Bu da İblis´in diğer meleklerden ayrı bir soydan geldiğini gösterir. Şöyle veya böyle Kuran´da mevcut ayetlere göre, İblis´in secde etmekten kaçındığı ve cennette kovulurken Allah´ın, İblis´e "Sen bekletilenlerdensin.." demesi de başka bekletilenlerin olabileceğini de açıklar. Dünyaya inişinden sonra şehvet hissine sahip olan İblis, Şeytan ismini alır, çocukları da vardır. Kendisine şeytanlardan ve cin-şeytanlardan yardımcılar tayin ederek faaliyette bulunur. Kuşkulu bir hadise göre, İblis´in tahtı deniz üzerindedir.

    Lucifer: Cehennemin en güçlü prenslerinden birisi. Birçok Demonolojist tarafından Satan´ın orjini olarak düşünülür. Bu durumda Lucifer, Savan´ın kovuşulundan önceki ismidir. Lucifer´in "Gözcüler" denen ve dünya kadınlarıyla yaşamak için Cennet´ten ayrılan meleklerin lideri olduğuna da inanılır. O, bazen Sabah Yıldızı olarak tesbit edilir ve çok yakışıklı bir genç şeklinde tasvir edilir.

    Satan: Eski Yahudi el yazmalarına göre Satan´ın görevi, insanı tanrının gözünde küçük düşürmek olan bir suçlayıcıdır. İnsanın temelinin insiyaki olduğunu göstermeye ve onun cennete giremeyeceğini ispatlamaya çalışır. Bu önemli görevi yüzünden çoğu zaman dini yorumcular tarafından insanın baş düşmanı olarak görülür. Hıristiyanlık´da İngilizce "Devil" ismiyle tanınır. Kişiliği insanı tek tanrı imanından ayıran bütün kurnazlıklar ve kötülükler üzerine kuruludur. Satan, Tanrı´yla olan savaşında takipçilerinden sadece itaat beklemez, aynı zamanda onları kudret ve zenginlikle de teçhiz eder. Bütün habis faaliyetlerden güç alır ve dine zıt olan bütün eylemleri sever.

    Soru: Satanizm nedir?

    Cevap: Satanizm, İsa´dan sonraki ilk yıllarda türeyen Gnostik inançlardan kaynaklanır ve beslenir. Bu inanç şöyledir; "Dünyayı yaratan ve idare eden kötü güçtür. Bütün madde kötüdür ve Hıristiyanlık´ın tanrısı, insanlara yardım edemeyecek kadar uzaktadır. Burada özellikle kasdedilen din Hıristiyanlık´tır çünkü İslamiyet´te Satanizm yoktur. İnancın temelinde ait referenslar İncil´de görülebilir. Satan, bu dünyanın görevlisidir ve çölde İsa´yı baştan çıkarmaya çalışmıştır. Bu ayartmada rüşvet olarak vereceği muhakak olan yaşamın iyi yanlarını teklif etmiş ve kendisi için çalışmasına karşılık vereceği krallıkları göstermiştir. (Bunları verebilmesine imkan olmasaydı veya vermek niyetinde olmasaydı zaten İsa bunu bilir veya anlardı, demek ki yok yere böyle bir teklifte bulunmamıştır.) Satanist pratikler bu kaynaktan güç alır. Satanist geleneksel değerler terstir. Hıristiyan tanrısı iyi yerine kötüyken, Satan kötü değil iyidir. Bu yüzden Hristiyanlık´taki bütün prensipler, eylemler ve ahlak kuralları kötülenir, Satanist inanca göre Satan idareci olduğu için ona biat etmeli ve tanrının iyi olduğuna dair en ufakbir fikir bile beslenmemelidir. Genel olarak, Satanist pratikler, Kara Büyü sayılır.
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 25 Mart 2011

Bu Sayfayı Paylaş