SAS: Secure Tomorrow- İnceleme

'Oyunların Tam Çözümü' forumunda Mavi_Sema tarafından 28 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    SAS: Secure Tomorrow- İnceleme konusu ]SAS: Secure Tomorrow- İnceleme


    [​IMG]


    OYUN TÜRÜ: FPS
    YAPIMCI: City interactive
    DAĞITICI: City Interactive
    EDİTÖR: Troply
    OYUNCU SAYISI: Min: 1 Max: 1
    ONLİNE DESTEĞİ: YOK
    RESMİ SİTESİ: Tıklayın
    ÇIKIŞ TARİHİ: 26 Ekim 2008



    Heyecanla açtığım kargo paketinden Onur'un bana hangi oyunları gönderdiğine bakarken SAS oyunlarının başarısız geçmişini bildiğim için SAS: Secure Tomorrow ismini görünce burun kıvırmadım değil. Zira serinin önceki oyunları başarısızlıktan kıvranıyorken, yeni oyuna umutla bakma hayli zor oluyor. Ama her şeye rağmen bir oyun inceleme editörünün hiçbir şeyden etkilenmeden objektif olması gerektiğini bildiğim için hızlı bir şekilde incelemenin yoluna koyuldum. Ama ne var ki, ben ne kadar objektif olursam olayım bazı gerçekler asla değişmiyor…

    Oyunu açtığımızda oldukça sade hazırlanmış bir menü karşımıza çıkıyor. Menüde yer alan Single Player ve Multiplayer seçenekleri üzerinden oyunu oynamak mümkün. Single Player seçeneğine tıkladıktan sonra zorluk seviyesini seçmemiz isteniyor. Üç çeşit zorluk seviyesi var. Bunlar Low, Modern ve High. Her ne olursa olsun High zorluk seviyesini seçmenizi öneririm. Zira oyun fazlasıyla kolay bir halde. Bu türe yeni adım atanlar ya da kötü bir FPS oyuncusu olanlar içinse Modern zorluk seviyesini seçmelerini öneririm. Aksi halde oyun fazlasıyla monoton bir yapıya bürünebiliyor. Zorluk seviyesini seçtikten sonra bekleme ekranıyla karşılaşıyoruz. Bu ekranda oyunun senaryosu ve görevlerimiz bize bildirildikten sonra oyuna başlıyoruz.

    [​IMG]

    Oyunun açar açmaz çok itici grafiklerle karşılaştığımı itiraf etmeliyim. Oyunda kullanılan motor beni Soldier of Fortune Double Helix oynadığım zamanlara götürdü. Yani baya bir yıl öncesine. Çevredeki birçok nesne özensiz bir şekilde hazırlanmış. Hatta çevredeki telefon, dolap, kitap vb. objelere yaklaştıkça tasarımlarda büyük bir çizgisellik göze çarpıyor. Diğer yandan kaplamalar feci halde kötü. Oyunun bölümleri genellikle kapalı alanlarda geçtiği için dış mekanlardaki tasarımları pek göremiyoruz. Ancak birkaç bölümde gördüğümüz bu modellemelerde oldukça baştan sağma hazırlanmış. Hiçbir şekilde özen gösterilmemiş. Ayrıca gerçekçilikte çok çok gerilerde. Mesela kapı önündeki bir kutuya ateş ettiğinizde ne kadar çok mermi sıkarsanız sıkın kutu kırılmıyor ya da yerinden büyük bir oynama görülmüyor. Ayrıca yine yıllar önce karşılaştığımız bir sürü durumu SAS: Secure Tomorrow'da görüyoruz. Örnek vermek gerekirse, zarar verdiğimiz objelerde hasar modellemeleri ciddi anlamda kötü. Genelde çizgisel olarak gördüğümüz hasarlar aradan geçen birkaç saniyede eski haline dönüyor. Zarar verdiğimiz bir obje de yine eski şekline dönüyor. Gelgelelim karakter modellemelerine. Bu özellik de aynı şekilde çok gerilerde. Oyundaki düşmanlarımız birbirini çok tekrar ediyor. Zaten topu topu iki çeşit düşman var. Kar maskeli olanların suratını pek göremiyoruz. Ancak sivil düşmanların surat modellemeleri çok donuk ve çizgisel. Olaylara karşı şaşırma, kızma veya başka bir tepki vermedikleri gibi çok ruhsuz hareket ediyorlar. Birer robot gibi hareket ettiklerini söyleyebilirim. Grafikleri bu şekilde sonlandırırken fizik modellemesine de değinmeden geçemeyeceğim.

    [​IMG]

    Oyunda bilhassa düşmanlar feci halde kötü hareket ediyorlar. Birbirlerine çarptıklarında ya da koşarken inanılmaz bir başarısızlık hakim. Öte yandan bir düşmanı vurduğunuzda fena halde komik ölüyor. Yere çuval gibi yıkılmaklarını geçtim, vurulduklarında yerde takla atmaları özellikle dikkatimi çekti. Sonuç olarak SAS: Secure Tomorrow grafik ve fizik anlamında fena halde çuvallıyor. Bu yüzden oyunu oynamayı düşünenler grafiksel anlamdaki beklentilerini oldukça düşük tutsunlar, aksi halde hayal kırıklıklarına uğrayacaklar.

    Koruyun beni! Ya da dur, unut gitsin…

    [​IMG]

    Oyunun isminden anlaşılacağı gibi Anti-Terörist timini yönetiyoruz. Bu yüzden SAS: Secure Tomorrow takım arkadaşlarınızla ilerlediğiniz bir oyun. Yalnız kaldığınız birkaç bölüm dışında oyunun neredeyse tamamını ekibinizle oynuyorsunuz. Oyundaki görevler tahmin edebileceğiniz cinsten oldukça basit. Terörist gurupları ele geçirme, önemli kişileri korumak ve birkaç saldırı olayını durdurma şeklinde oldukça monoton ve yaratıcılıktan uzak görevler oyuna hakim. Daha önce de dediğim gibi oyunun neredeyse tamamı dört duvar arasında geçiyor. Bu yüzden mantık önüne geleni indir - bir sonraki bölüme geç şeklinde. Önümüze sürekli nerden geldiklerini anlamadığımız düşmanlar çıkıyor ve onları vurarak ilerliyoruz. Zaten dört duvar arasında geçtiği için yol bulma konusunda sıkıntı çekmiyoruz.

    Oyundaki bulmacalarında kapı şifrelerini çözme, bilgisayar sistemine girme gibi basit oluşundan oyunun havası oldukça monotonlaşıyor. Aslında oyunun ilerlemeli senaryosu fena halde sıkıcı. Bu sebeple oyunu çoklu olarak denemenizi öneririm. Oyunda kullanabileceğimiz silah yelpazesi yeterli düzeyde ama daha fazla da olabilirmiş. Makineli tüfekler, pompalı tüfekler, sniper’lar ve el bombaları silah cephemizi büyük ölçüde oluşturuyor. Bu noktada silah kullanımından biraz bahsetmek istiyorum. Oyunda silah kullanımı hiçbir şekilde sorun çıkarmıyor. Ancak biraz fazlaca kolaylaştırılmış diyebilirim. Zaten düşmanlarla yakın planda savaştığımız için nişan almak ve düşman vurmak çok kolay. Silah kullanımı da basit olduğundan oyun fazlaca kolaylaşabiliyor. Bilhassa sniper kullanımı çok kolay vaziyette. Bunun dışında anda üç ya da dört silah üzerimizde taşıyabiliyoruz.

    [​IMG]

    Oyun boyunca mermi sıkıntısı çekeceğinizi düşünmüyorum. Zira oyun bölümleri fazla kısa ve genelde seyrek düşmanla karşılaştığımız için mermi sıkıntısı çekmiyoruz. Zaten yeni bölüme geçtiğinizde mermi miktarınız yenileniyor. Silahlar dışında karakterimiz yumruk atabiliyor. Ayrıca şunu da belirtmekte fayda var. Oyunda karakter seçme ya da karakter yaratma ekranı bulunmuyor. Oysa değişik ekip elemanlarından istediğimizi seçebilsek hoş olabilirdi. Ancak maalesef bu özelliği oyuna dahil etmemişler. Oyunun atmosferi genel anlamda çatışma sahnelerinden oluşuyor. Maalesef herhangi bir taktik yapmanız gerekmiyor. Ayrıca ekibin diğer elemanlarını yönetme ya da onlarla iletişime geçmek gibi bir lüksümüzde yok. Gerçi bu durum son zamanlarda lüks olmaktan çıkıp, bu tür oyunlara kural haline geldi. Ama maalesef birçok konuda yoksun olan SAS: Secure Tomorrow bu konuda da gerilerde kalmış. Çatışmalara tekrar dönecek olursak genel anlamda bir sıkıcılık mevcut. Bu durum silah kullanımındaki basitlikten ve az sayıda düşmanla karşılaşmaktan kaynaklansa da yapay zekanın da etkisi büyük. Zira oyunda genellikle dengeli işleyen yapay zeka bazı durumlarda ciddi anlamda saçmalayabiliyor. Düşmanlar çoğu zaman açık hedef oluyor ya da birbirlerinin görüş ve vuruş alanlarını kapatıyorlar. Ya da en önemlisi birbirlerini ele verebiliyorlar. Bu noktada oyunun tüm heyecanı tadı tuzu ve büyüsü bozulabiliyor. Ama dediğim gibi genel anlamda yapay zeka dengeli.

    Övülecek bir durumu yok ama düşmanlar sürekli hareketli oluşları ve açıkları iyi değerlendirdiklerini düşünürsek SAS: Secure Tomorrow!u mazur görebiliriz. Düşmanların yapay zekaları bu şekildeyken ekip arkadaşlarımızın yapay zekaları feci halde kötü. Operasyonlarda bize katkılarının bulunmamasını bir kenara bırakın, işimizi bile zorlaştırabiliyorlar. Bazı durumlarda düşmanlar önümüze geçip düşmanları vurmamızı engelledikleri gibi yaralanmamızı hatta ölmemize bile sebep oluyorlar. Bazı durumlarda ise birbirlerine takılı ve oldukça komik bir hale gelebiliyorlar ki, bazen yüzünüzde hafif bir gülümseme yaratıyorlar. Sonuç olarak düşman yapay zekası dengeliyken, ekip arkadaşlarımızın yapay zekasının feci halde kötü olması ve operasyonlardaki başarısızlıkları yapay zekanın olumsuz yönde etkilese de, oyunun genel anlamda kolay olması ve ekip arkadaşlarımıza pek ihtiyaç duymamamız gibi sebeplerden bu durumu sanırım mazur görebiliriz. Ama oyunun monoton yapısı, sürekli kendini tekrar etmesi ve bölümlerin sürekli aynı olması ve dört duvar arasında geçmesi gibi daha sayamadığım bir sürü sebepten dolayı SAS: Secure Tomorrow ilerlemeli senaryo bakımından sınıfta kalıyor. Daha çok çalışılsaymış olabilirmiş gibi bir şeylerde maalesef söyleyemeyeceğim. Çünkü SAS: Secure Tomorrow genel bir ihmal ve özensizliğe maruz kalmış.

    Multiplayer

    [​IMG]

    Öncelikle şunu kabul etmek gerek, SAS: Secure Tomorrow yeni nesil oyunların arasında bu geride kalmışlığı ve tekrarlayan yapısı ile oynanacak gibi değil. En azından Single olarak oynamak işkence gibi. Ancak Multiplayer olarak biraz daha eğlenceli olduğunu söyleyebilirim. Her ne kadar Multi senaryonun çok basit olması ve bu moda heyecan getirecek alt modların bulunmaması Multi olarak da oyunu itici kılsa da, SAS: Secure Tomorrow’u bu şekilde oynamaktan başka şansımız yok gibi. Oyunu Multi olarak ofisteki arkadaşlarla 45-50 dakika kadar deneme fırsatı bulduk ve bu süreçte az da olsa eğlendiğimizi söyleyebilirim. Ama şunu da belirtmeliyim ki, oyunumuz Single olduğu gibi Multi olarak da, kısa ömürlü. Yani uzunca bir süre oynayacağınızı sanmıyorum. Çünkü oyunun bu modu sürekli aynı senaryolarda geçiyor ve “Counter tarzı” bir mantıktan öteye gitmiyor. E haliyle sürekli aynı bölümlerde, aynı şeyleri yapmak da bir süre sonra sıkıcı bir hale geliyor. Bun yüzden bu tür oyunlara meraklı olmadığınız sürece bu oyuna yaklaşmanızı tavsiye etmem. Zira paranıza yazık olur. Ama illaki oynayacağım derseniz, Counter Strike’ı tekrar yükleyin derim.

    Ses ve Müzikler

    [​IMG]

    Bir oyunda sesler her zaman oynanabilirlik ve grafiğin gerisindedir. Her zaman seslere bu iki ayrıntıdan daha az önem verilir. Hatta bir forumda oyunla ilgili beklentiler yazılırken “sesler acaba nasıl olacak” diye bir merak mesajı gördüğümü hiç hatırlamıyorum. Tabi oyun müzik konulu olmadığı sürece. İşte müzikler bu şekilde hep geri plandadır. Oysa müziklerin bir oyunun atmosferine katkısı çok büyük boyutlardadır. Hele ki, bu oyun grafiksel ve oynanabilirlik anlamında yerlerde sürünüyorsa işte o zaman seslerin kıymeti daha iyi anlaşılır. İşte SAS: Secure Tomorrow tam da tarif ettiğim türde bir oyun. Oynanabilirlik ve grafikler çok alt seviyelerde. Bu durumda en azından seslerin iyi olmasını beklerken maalesef seslerde hiç de iç açıcı değil. Çatışma anlarında ya da bazı özel durumlarda etkileyici bir müziğin oyuna girmesini bekledim durdum ama nafile! Oyunda bırakın fon müziğini sesler bile yarım yamalak hazırlanmış. O kadar operasyon yapılıyor ve telsizden gelen sesler dışında grup üyeleri arasında ne bir taktik alış verişi ne de bir diyalog geçiyor. Hadi bunu da geçtik oyundaki silah ve patlama sesleri de mi bu kadar kötü yapılır be arkadaş? Aslında boşuna konuşuyorum. Oynanabilirliğe ve grafiklere önem vermeyen firmadan sesler konusunda iyi bir şey beklemek çok saçma. Zaten sesler hep geri planda ya… Anlayacağınız üzere seslerde aynı şekilde bir ihmale maruz kalmış. Bu kadar sıkıcı eksikliğin yanında sessiz sedasız oyunu oynamak, monotonlaşan yapıyı iyice itici kılıyor.

    Final Bölümü
    Evet sayın okuyucular bir oyun incelemesini daha sinirlerim hat safhada, sitemkar duygular içerisinde sonlandırıyorum. Sizlere oyun hakkında son olarak söyleyebileceklerim, monoton yapı, tekdüze işleyiş, basit senaryo ve görevler, geride kalmış grafik ve fizik motoru ve yokluğunu büyük ölçüde hissettiğimiz başarısız ses özellikleriyle SAS: Secure Tomorrow bu yıl içerisinde oynadığım “en kalitesiz ve kötü oyunlar” arasında göze çarpan bir listede yer alıyor. Dediğim gibi sadece bu tür (Anti-Terörist) severlerin ilgisini çekecek bir oyun. Onun dışında asla ve asla oynamanızı tavsiye etmem. Hepinize iyi eğlenceler, bol oyunlu günler dilerim.

    Kaynak : xoyun.com
     

Bu Sayfayı Paylaş