Sanskritçe - Sanskritçe Hakkında Bilgi

'Ülke Kültürleri' forumunda Mavi_Sema tarafından 29 Haziran 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sanskritçe - Sanskritçe Hakkında Bilgi konusu Sanskritçe
    Vikipedi, özgür ansiklopedi

    Sanskrit yazısı
    [​IMG]

    Sanskrit, Hint-Avrupa dil ailesinin Hint-İran koluna bağlı en eski belgeli lisânıdır.

    Etimolojisi
    Sanskrit, sözcük olarak cilalanmış, düzenlenmiş, kusursuzlaştırılmış manalarını taşımaktadır.

    Tarihçesi
    Tarihçiler Sanskritçeyi ilk konuşanların Hindistan, Hazar Denizi ve Ortadoğu'ya kadar yayılan çok geniş bir topluluk olduğunu öne sürer; bazıları da bu lisanın hiçbir zaman dini ve ilmi çevre sınırlarını aşıp, halk tarafından kullanılmadığını iddia etmektedirler.
    Sanskritçeyi konuşanların ilk vatanları Pencap (Yukarı İndus Vadisi)tır. Burada Sanskritçenin en eski şekli olan Veda lisanı ortaya çıkmıştır. M.Ö. 2. bin yılın ilk yarısına tekabül eden dönemde, Veda dili gelişmiş, esneklik kazanmıştır. M.Ö. 1. bin yılda, Ganj Vadisine kadar yayılan Hint- Ari topluluğu bu lisanı iyice benimsemiş ve daha sonra da Prakrit denilen dil ortaya çıkmıştır. Bu arada komşu kültürlerden birçok sözcük ve kullanılış şekli de Sanskritçeye karışmıştır.
    İlk gramer çalışmalarını ise M.Ö. 5. yüzyılın edip ve bilginleri yapmıştır. Araştırmacılar, Sanskritçeyi hakiki zenginliğine kavuşturanların Panini adlı edebiyat bilgininin başını çektiği bir grup olduğunda ittifak halindedirler. Ancak Panini'nin kurduğu gramer kuralları o devirde halkın hemen hemen tamamının konuştuğu Sanskritçenin Veda ve Prakit kollarından birçok yerde ayrılan bir Sanskritçeydi.

    Sanskritçenin Yayılması
    Devrin aydınları önlerine çıkan bu intizamlı lisânı memnuniyetle kabullenmişlerdir. Buna rağmen halk hiçbir zaman Panini'nin gramerini benimsememiştir. Sanskritçe'nin asıl olarak ehemmiyet kazanması Hint kutsal metinlerinin yazılmasıyla başlar. Genellikle Devanagari harfleriyle yazılan bu metinlerin Brahmi ve Haroşti harfleriyle yazılmış olanları da vardır. Ancak hepsinde de lisan olarak Sanskritçe kullanılmıştır.
    Sanskrit lisânı, yapı bakımından hem çekime hem de eklemelere imkân tanıyan bir dildir. Birçok dilden farklı olarak sözcüklerin birbirlerine defalarca eklenmeleri mümkündür. Bu lisânda sözcük kombinasyonları nihâyetsizdir. A sözcüğü, B sözcüğü ve C sözcüğüyle ABC, AABC, BCA vb. şeklinde türetilebilecek yüzbinlerce sözcük vardır ve hepsinin manaları birbirinden farklıdır. Bu yüzden Sanskritçe, sözcük bakımından yeryüzünün en zengin birkaç dilinden biridir.

    Benzer Diller
    Veda, Prakrit ve Sanskritçe'nin diğer lehçeleri yapı olarak %90 oranında gramer ve sözcük hazînesi olarak en çok Avesta Eski Farsça ve Medce olan en eski belgeli İrani dillere, sonra da Eski Yunanca ve Latinceye çok benzemektedirler. Bu benzerlik sözcüklerde görüldüğü gibi sıfat, fiil, zamirlerde de mevcuttur. Yine çoğullandırma, cisimlerin tasnifi (dişil, eril, nötr); nominatiflik, akkusatiflik, vokatiflikte, yardımcı fiillerde (pasif, aktif, kozatif, desideratif) ve zamanlarda da çok büyük bir paralellik görülmektedir.
    Sanskritçenin en son halinde 15'i ünlü, 37'si ünsüz olmak üzere toplam 52 harf vardır. Bunlar da kendi aralarında genizden çıkma, bükümlü vs. gibi bölümlere ayrılmaktadırlar.
    Günümüzde halk tarafından kullanılmayan Sanskritçeyi bilenler, bu dilden Hint tarih ve dinini araştırma alanında faydalanmaktadırlar.

    Türkler ve Sanskritçe
    Türkler, sık sık Hindistan'a girip çıkmışlardır. Türklerin bölgeye ilk inişleri Sakalar devrine denk gelmektedir. Buda'nın, yani gerçek adıyla, Sidharta Sakyamuni'nin, soyadı ile Saka hükümdâr ailesinin adı olan Sakyamuni ile aynı olması ilginçtir.
    Sakalardan sonra Hunlar, Gazneliler, Timurlular dönemlerinde de Hindistanla ilgisini kesmeyen Türkler, Timur soyundan Babür Şah zamanından sonra bütün Hindistan'a egemen olmuştur. Bu dönemde Türkçe ile Sanskritçe arasında iletişim olmuştur.
    Türkçe'de bugün kullanılan sözsel ifâdeler olan "bir, iki, üç" gibi sayma sayıları Sanskritçe'de kullanılan sayma ifâdelerinin birebir aynısıdır.
     

Bu Sayfayı Paylaş